film

 

  • A ClockWork Orange Otomatik Portakal

    Clockwork Orange Otomatik PortakalStanley Kubrick filmleri çevrildiği dönemlerde önemli tartışmalara yol açmış ve bir takım sırlar barındırmıştır. Son filmi olan Eyes Wide Shut da ise, bu sırları göründüğü halde kimsenin algılayamadığını ifade etmektedir. 2001 A Space Odyssey'de varolan sırların neler olduğunu açıklamaya çalışmıştık ve ilginç sonuçlar olduğu söylenebilir.

     

  • Animal Farm George Orwell

    Animal Farm

    Animal Farm George Orwell'in aynı adlı masalından senaryolaştırılmış bir çizgi film.


    Hayvanlar Alemi ile Düzeni Anlatmak

    Hayvanlar aleminin bir çiftlikteki başkaldırışını anlatan filmde iktidar mücadelesinin ne boyutlara ulaşabildiğini gösteriyor. Domuzların başlattığı ve  iktidarı ele geçirdiği anlatılan filmde değişen bir şey olmadığını, seçkinler ve çalışanlar arasındaki bağlantılar, köpeklerin bağlılıkları, diğer hayvan davranışları, biraz da seyirciyi taciz edecek şekilde sorgulanıyor.  İktidar, güç, ticaret, işbirlikleri ve savaşlar. Animal Farm'da hepsi var. Çağı ve zamanı anlamak için güzel bir örnek.Tabii bir de ihtiyar domuz. Seyretmenizi tavsiye ederim.

     

    Türkçe Altyazılı olarak izleyebilirsiniz.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

     İlgili Linkler: Lions For Lambs Robert Redford Meryl Streep Silence Martin Scorsese\'s film Metropolis FRitz Lang filmi American Dream Film (yetişkinler için) Zoraki Kral King\'s Speech Oscar\'lı bir Film

     

  • Arrival

    Arrival FilmNeden 11?

    Neden geldiler? Dünyanın 11 yerine inen uzay gemileri dünyada korku ve heyecan yaratıyor. Herkes neden geldiklerini sorguluyor. Ancak film sonunda ortaya çıkan sonuç bu defa farklı. Neden 11 yer sorgulanıyor ama  11 sayısı ise sorgulanmıyor. Neden 11??


    Benzer filmlerde gelen uzay gemileri dünyayı yoketmeye, madanlerini veya magma enerjisini çalmaya gelirdi. Hep bir mesih beklentisi de olurdu. Biri gelip dünyayı kurtarırdı. Matrix filmindeki NEO'dan başlayarak bir çok isim sayabiliriz. Sorun çok tabii olarak yine Amerika'da çözülüyor.

    Bu kez savaş dışında iletişim kurmaya çalışılıyor. Linguist bir öğretim görevlisi ise, burada seçilen kişi. Bu kişi dile hakim olduğu kadar bir takım hayaller veya hatıralar görüyor.  Duru görü özelliğine sahip olduğunu ise daha sonra anlayacağız. Geleceği görmek.

    Sınırlanmış Zihinler

    Amy Adams'ın başrolünü oynadığı film iletişimde ne kadar sınırlı olduğumuzu ve yanlış kullanılan kelimeler ve anlamlarının açtığı sonuçlar ilginç. Sorunu silahla ve savaş ile çözmek isteyen askeri kesim ve politikacıların bağnazlıklarını da seyirciye iletiyor. İletişim konusunda verdiği mesajlar bu anlamda güzel. Filmi görenler bu iletişim modelinin hayatta çok kullanıldığını, herkesin birbirini yanlış anlayabileceğini göstermesi açısından anlamlı. 

    Sonunda anlaşılan ise çok farklı bir sonuç. 

    Amy Adams, Jeremy Renner, Forest Whitaker'in rolleri paylaştığı film görsel efektleri ve ilginç bir yazı modeli ile de ilginç. Amy Adams oynadığı  rol ile çok sayıda aday olduğu Oscar'ı alabilir. Ama rakip olarak karşısında Jackie filminde başrol oynayan Natalie Portman var.

    Cengiz Eren

    http://www.erenlp.com

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

     

  • Big Short Büyük Açık Oscar adayı bir film

    Big Short Büyük Açık Oscar adayı bir filmAmerika'daki gayrimenkul balonunun patlaması ile ortaya dünyayı etkileyen bir kriz çıkmıştı. Bu krizde çok sayıda insan evini kaybetmiş, borçlarını ödemek zorunda kalmışlardı. Lehman Brothers'ın iflası ile sonuçlanan dönemden sonra, Amerikan devleti Lehman Brothers'ın batışından sonra finansal kuruluşları kurtarmış ama insanların maddi kayıpları için hiç bir şey yapmamıştı.


     

    Big Short filmi, hem bu finansal balonun oluşmasını ve hem de bunun patlamasını anlatıyor. Sistemin nasıl oluştuğunu ve fonların tekrar tekrar fonlanarak büyütüldüğünü filmde net olarak gösteriyor. Bir başka kesim ise bu finansal balonun patlayacağını düşündüğü için ters yatırım yaparak, ortaya çıkacak batıştan para kazanmaya çalışıyorlar. Bu kişilerin özellikleri ise, herhangi bir korku duymadan bu riske girebilmeleri ve patlamayı heyecanla beklemeleri. Finansal sistemi, insanların nasıl ikna edildiğini ve daha sonra da nasıl çaresiz bırakıldıklarını anlamak için filmi seyretmek iyi olabilir.

    Filmde anlatılmayan ama etkisinin çok olduğunu düşündüğüm önemli bir nokta var. 11 Eylül 2001'de yıkılan 2 kuleden yayılan tozlar insanların zihnine kapladığı için, karar alma süreçlerinde önemli bir etki yarattı. Böylece insanlar çok düşünmeden karar almaya başladılar. Zira yaşanan olay kişisel geleceklerinin de alacakaranlığa girmesini sağladı. Böylece insanlar 150.000 dolarlık evlere iki katı, üç katı kadar kredilerle sahip olmaya çalıştılar. Sonrasında krediler ödenemedi ve yaklaşık 6 milyon civarında insan evinden oldu. Krizle işlerini kaybedenleri düşünürsek,bu rakamın çok daha büyük olduğunu söyleyebilir. Ama sermaye büyümeye devam etmeliydi.

    Christian Bale, Steve Carrel, Ryan Gosling, Brad Pitt'in başrollerinde oynadığı film Oscar'a aday. Yönetmen Adam McKay Bu filmle de Hollywood yine geçmişini temizlemeye çalışıyor.

    Zira 11 Eylül'den sonra insanlar şehirlerden uzaklaşmak için evlerini satıp sakin ve sessiz alanlara yönelmeye başladığında, beldelerdeki yalnız evlerde yaşayanların öldürüldüğü çok sayıda korku filmi çevirerek, insanların şehirlere dönüşünü sağlamaya, ya da şehirlerden uzaklaşmasını engellemeye çalışmıştı.

    Bir dönem İstanbul'un nüfusunun çok arttığı ve gelenlerin izinle gelmesi gerektiği kamuoyunda konuşulurken, “ Hadi gelin Köyümüze geri dönelim” şarkısını bestelemişti.

    Big Short filmi de Akademinin en iyi film ödülüne aday gösterdiği geçmişi temizlemek istediği filmlerinden biri.

    Cengiz Eren

    http://www.erenlp.com

     

     

  • Bir Zamanlar Anadolu'da Nuri Bilge Ceylan

    Bir zamanlar Anadolu'da Nuri Bilge Ceylan Filmi, Cengiz Eren YorumuBir Zamanlar Anadolu'da NBC

    Bir zamanlar Anadolu^'da filmi uzun reklamlardan sonra başladı. Buğulu bir cam ve ardındakiler. Bildiklerimiz, bilmediklerimiz ve garip bir yolculuk. Bu yolculukta filmde yeralan karakterler arasındaki ilişkiler, ve içsel ve kişisel sorgulamalar var. Çocukluk hayallerinden çok uzakta, geçmişi özlemle arayan ama bulundukları koşullarda yaşamaya razı olmuş, devleti temsil eden insanlar.  Çekimler çok doğal görünüyor ve insanı içine alıyor. Manzaralar benim de bir müddet çalıştığım Divriği'dekine benzer atmosferleri içeriyor.

     

  • Citizen Kane Yurttaş Kane Orson Welles

    citizenkaneCitizen Kane Orson Welles Rosebud

    Orson Welles film dünyasına Citizen Kane filmi ile girmiş ve film büyük sansasyon yaratmış ve sinema tarihini etkilemiş ve değiştirmişti. Sonrasında ise Hollywood'dan aforoz edilmesine neden oldu. Filmin yorumunu okuduğunuzda, filmi yeniden daha dikkatli seyretmek isteyecek olabilirsiniz. Belki de hepimizin bir Xanadu'su ve Rosebud'ı var olabilir. Sizinki hangisi?

     

  • Dogtooth Köpek Dişi Film Yorumu

    Dogtooth film yorumu köpekdişiDoogtooth Köpek Dişi

    Bana tavsiye edilen ikinci Filmin adı ise Dogtooth'du. Bu film beni diğerinden daha çok etkiledi. Zira çocuklara uygulanan eğitim modeline bakıldığında benzer bir uygulama söz konusu.

    Aile ve Eve Kapatılan Çocukları

    Film bir evde geçer. Anne, baba ve çocuklar. Ancak annenin korkusu dolayısı ile çocuklar hiç evden çıkarılmazlar ve çıkamazlar. Yaşamları bahçeli evin duvarları arasında geçmektedir. Evde telefon saklıdır ve tuzluk telefon olarak adlandırılmaktadır. Cinsellik mekanik şekilde yaşanır ve hiçbir duygu yoktur. Anne çocuklarını dış dünyadan koruma adına bunları yaparken, çocuklar da bunu kabullenmişlerdir.  Dışarısı onlar için yoktur. Evden sadece baba işine gitmekte ve gelmektedir. 

    Sınırlı Bir Dünya

    Çocukların hazırladığı partiler ve eğlenceler de aynı şekilde kendi kendilerinedir. Televizyon, bilgisaya yoktur. Dış dünyadan hiçbir bilgi girişi olmamaktadır. Zihinlere konan sınırlar hiç açılmamak üzere devam edeceği düşünülürken, değişim de farkında olmadan başlar. Filmde çok etkili çekimler ve sahneler var. Bunlardan biri babanın ev dışında birşey ararken çocukların  kapının dışına sadece kafalarını uzatma sahnesidir. Dış dünya tehlikelidir, mesajı derinden verilmektedir, çocukların zihnine.

    Eğitim Sistemi ve Oluşturulan Sınırlar

    Filmi iki noktada yorumlamak gereğini hissettim. Bunlardan birincisi aslında eğitim sistemi ile zihnimize çok sayıda bilgi aktarılmakta ve bu bilgiler zihinsel yapımızı oluşturmakta ve sınırlamaktadır, bence. Geçmişte bulunan bilimsel olduğu söylenen bilgilerin zihnimize yerleşmesi bu bilgileri üreten kişilere olması gerekenden fazla önem verilmesini ve zihnimizde sınır oluştuğurduğunu farketmemiz gerekiyor. Farkında olmadan oluşan bu sınırın farkına varılmadığı sürece aşılması da mümkün olmayacaktır. Elma dediğimizde hem Havva ve  hem de Newton aklımıza gelmektedir. Newton'un yaşadığı çağda mesih beklentisinde olan bir kişi olduğundan bahsedilmemektedir. Aynı şekilde Kristof Kolomb Portekiz kralını mesih olarak görmekte ve kendisini ise İncil'de yazılı yeni yerler bulma ve bin yıllık altınçağ beklentisini gerçekleştirecek kişi olarak algılamaktadır.  Sabetayist Bilgeler kitabı mesih beklentisinin nedenlerini ve kimlerin mesihi nasıl beklediği ve aşgıladığını yazmaktadır. Kristof Kolomb seyahatinden geri dönmeyi düşünürken, kendisinin vahiy aldığını duymakta ve böylece yoluna devam etmektedir.

    Bİlginin Oluşturduğu Sınırlar

    Bu anlamda bilgi sınır yaratabilir. Filmde geçen evi bir okul olarak düşünürsek, orada aktarılan sınırların ne kadar çarpıcı olduğunu anlayabiliriz. Filmi bir eğitim eleştirisi olarak ele almak çok mümkün hale gelmektedir. Ancak insan zihnine ne kadar sınır koyarsanız koyun, sonuçta insan sınırlarını dışına bir şekilde çıkmaya çalışacak ve bunu köpek dişini bile kırarak sağlayacaktır. Truman Show filminde olduğu gibi Adem elma yediği için kendi cennetinden kovulmamış, Havva'nın peşinden exit yazısı yazan stüdyo kapısına gelmiş ve sınırı aşmıştır. Sınırlı bir ortamdan yine yine sınırlı bir ortama hareket edilse bile, hareket başlamış demektir. Bundan sonra hareket devam edecek ve hiçbirşey eskisi gibi olmayacaktır.

    Anne Ve Babalar Konan Kurallar

    Bunun kadar önemli bir nokta ise anne ve babaların çocuklarını korumak için onların gelişmesini nasıl engellediğine dair veridir, filmde anlatılan. Anne veya baba veya anne ve baba çocuklarını dış dünyadan korumaya çalışırken düşünüldüğünden çok daha fazla zarar vermektedirler, farkında olmadan. Onların doğa ve insanla olan bağlantılarını kesmekte ve bilgi alma süreçlerini sınırlamakta ve kendilerine bağımlı hale gelmesini sağlamaktadır. Kendi yaşadıklarını yaşamasın diye çabalayan ebeveyn farkında olmadan çocuklarının kendileri ile aynı sonuçlarla karşı karşıya kaldığını göreceklerdir, yıllar geçtikten sonra. Çok sevdikleri ve sorunlu olduğunu düşündükleri çocuklarını oradan oraya kaçırarak veya evlerinde saklayarak önlara verdikleri zarar görülemez hale gelmektedir. Doğal olarak kendisini çok sevdiğini düşündüğü ebeveynini kırmamak ve üzmemek için kendi kararlarından vazgeçebilecektir, kolaylıkla.

    Anne Sevgisi

    Kendi örneğimde annenin fazla sevgi vermesinin sorun olduğunu çoktandır farketmiştim. Okullarda verdiğim seminerlerde öğretmenini çok seven öğrencinin öğretmeni gibi olmaya çalışarak diğer fırsat ve seçenekleri göremez olması da ona verilen bir zarardır. Basketbol, tenis, voleybol oynarken, yüzerken, yoga, reiki, tango yaparken dışarıdan alınan emirleri uygulayan kişilerin yapabileceği çok fazla birşey olmadığını farketmeleri için uzun zaman geçmesi gerekecektir. Annesinin memnun etmeye çalışan küçük çocuk, daha sonra koçunu, antrenörünü, ustasını memnun etmeye çalışacak, aldıkları emirleri yerine getirerek onları da mutlu etmeye çalışacaktır, tıpkı annesini veya babasını mulu etmeye çalıştığı gibi.

    Sorunlar

    Hele anne veya baba, anne ve baba, birlikte veya ayrı ayrı çocuğunun sorunlu olduğunu düşünmeye başlamışsa çocuklarda sorunların arttığı görülecektir. Gördüğüm örnekler bana hep şunu farkettirdi. Anne veya baba kendi sorunlarından uzaklaşmak için çocuklarının sorunlarına yönelmekte ve böylece bir rahatlama sağlamaktadır. Kendi sorunları çözülmeden durduğu için değişim bir türlü gerçekleşememektedir. Annesinin veya babasının hayatının  kendisine hayatına adandığını gören çocuk ise kaç yaşında olursa olsun, onların mutsuz olduğunu görmemek için sorunlarını devam ettirecektir. Zira kendi sorunları çözüldüğünde anne ve/veya baba daha sert sorunlarla- "yaşanmak istenen" ama yaşanamayan ve benim "yaşanılasılıksız" diye adlandırdığım kavrama uygun olarak - karşı karşı karşıya kalacaktır.

    Dogtooth Filmi ve NLP Yorumu

    Bu yüzden Dogtooth filmi önemli. Sınırların aşılması için diş kırmaya gerek yok, acı çekmeye gerek yok. Elif Safak "bize acıyı en çok sevdiklerimiz verir" derken bir noktayı atlamış durumda. Aşırı sevgi vererek çocuğunu kendisine bağımlı hale getiren ve "içeriye" kapatan anne ve babalar da aynı şekilde sevgi ile zarar vermektedirler. Filmin bana düşündürdükleri bunlardı. Bu filmleri öneren arkadaşıma da buradan teşekkür ediyorum.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

    İlgili Linkler :

    Lion Oscar adayı bir film

    Trumbo oscar adayı bir film

    Hero Kahraman Film Yorumu

    The Trial, Dava Orson Welles\'in Kafka Yorumu

    2001 A Space Odyssey Sırları

     

  • Hero Kahraman Film Yorumu

    Quentin Tarantino Sunar

    Çinli yönetmen tarafından çekilen filmin afişinde  “Quentin Tarantino sunar”  yazısı ilgi çekiyor. Kill Bill ve Kill Bill Volume 2 filmleri ile önemli bir ciro sağlayan ve kanlı olması gereken filmlerin kansız olabileceğini de gösteren Tarantino bu filmin  seyredilmesinde de en önemli etkenlerden biri, afişteki adı ile.

    4 Kişi 4 Hikaye

    4 kişi ve imparator arasında geçen filmde 3 ayrı bölüm var. Geriye dönüşlerle anlatılan olaylar, renklerle de ilişkilendirilmiş. Kırmızı, Mavi, Beyaz bölümlerin hepsi ve film bir görsel şölen niteliğinde ve fantastik öğelerle ve durumlarla da bağlantıları kurulmuş.

    Qin kralının korktuğu 3 suikastçı Kırık Kılıç, Gökyüzü ve Uçan Kar yaptıkları ile kralın kurtulmak istediği kişiler. Üçü aynı amaca yönelmiş durumda görünüyor ama gerçeğin ne olduğunu film sonuna kadar öğrenemiyoruz. Sonunda ise gerçek ortaya çıkıyor, hem de düşünmediğimiz bir şekilde.

    Bu kişileri öldüren kişi ile içki içecek ve onunla sohbet edecek olan Qin kralı bu arzusuna ulaşmak  için oldukça uzun zaman korku ve tedirginlikle yaşıyor. Krallığındaki alanları korku yüzünden sadeleştiren kral bu amacına ulaşıyor mu? bunu öğrenmek için filmi seyretmek gerekiyor.

    4 Renk ve Gerçek

    Kırmızı bölüm yüzeysel gerçeği anlatıyor ve eksiklikler olduğunu da farkediyoruz. Mavi hikaye ise gerçeğe biraz daha yaklaşıyor, ancak eksikliklerin hala olduğunu görüyoruz. Beyaz hikaye ise gerçeğe en yakın olanı. Ancak yine de gerçekle eş değil. Gerçek ise düşünüldüğünden çok farklı ve sarı hikaye de gizli.

    Kılıç Kullanma ve Kaligrafi

    Filmde kılıç kullanma ile kaligrafi sanatı arasındaki bağlantıların kurulması da çok ilginç şekilde veriliyor. Kalem ve kılıç kullanmanın aynı temele dayandığını ve birinin diğerini geliştirebildiğini de gösteriyor. Kılıç kelimesinin 19 adet olan yazılma biçiminin 20.ncisinin bulunmaya çalışılması, yaratıcılığın da nasıl kullanılması gerektiğine dair önemli gösterge ve varsayım. Kılıcın 20. nci yazılışı içinde A ve S harfleri de dikkat çekiyor. A harfinin altına yerleştirilen obje ise iki kişiyi gösteriyor gibi.

    Kılıç kullanan kişinin önce kılıcı ile bütünleşmesi, sonra kılıcını yönetmesi ve daha sonra da kılıçsız da istediği sonuca ulaşabilmesi ile ilgili sözler de öğrenme süreçleri açısından önemli bir veriyi bize sunuyor.  

    Yapılan düelloların müzik eşliğinde ve zihinsel olarak yapılması ve bu sahnelerin başlangıçta siyah beyaz ve daha sonra renkli verilmesi filme ilave bir zenginlik katmış durumda. Olayların zihinsel olarak düzenlenmesi ve konsantre olunabilmesi için müzik ve mum ışığının kullanılması ve duyguların yaydığı pozitif ya da negatif enerjinin algılanabilmesi filmi zenginleştiren unsurlar.

    Sonunda ise “Hepimiz aynı cennetin altında yaşıyoruz” cümlesi dikkati çekiyor. Daha da önemlisi düşmanlardan da öğrenmeye başlamak gelişme sürecini hızlandıracağı yolundaki varsayım. Bu da içeriksiz model de önemli bir bilgi aktarımı.

    Yüzüklerin Efendisi filminden de etkilenilerek hazırlanmış ordu ile çekilmiş sahneler de etkileyici. Binlerce, hatta yüzbinlerce askeri aynı karede gösterebilmek için önemli teknik araçlarda kullanılmış gibi.

    Yeni Yüzyılda Çin Liderliği

    Bütün bunların ötesinde de anlatılmak istenen başka bir şey varolabilir mi? Filmi seyrettikten sonra bunu düşündüm. Bulduğum ise, doğru veya yanlış olabilir ama onu da yazmalıyım. Yeni yüzyılda dünyadaki Çin etkisinin oldukça büyük olacağını vurgulayan film, yakın gelecekte Çin’in dünya liderliğine oynayacağına dair önemli mesajları derinden vermeye başlıyor.  Kırmızı, mavi ve beyaz renkler, amerikan bayrağının renkleri, gerçek ise sarıda ortaya çıkıyor. Bu bağlantılar çok güzel şekilde kurulmuş ve bizim farkedemeyeceğimiz düşünülerek beynimize aktarılıyor. Güzel bir “Neuro” aktarım örneği. Tarihin ordular tarafından değil “isimsiz” bireyler tarafından yazıldığını ve gerçeğin ne olduğunu çok fazla bilemeyeceğimizi de bizlere güzel şekilde gösteriyor.

    Doğuya Doğru Hareket Yıkar

    Bir başka gözlem ise yüzyıllarla bağlantılı olarak dünya iktidarının batıya doğru hareket ettiği. Çin’den başlayan bu süreç daha sonra, Cengiz Han ve Atilla ile batıya doğru hareket ediyor, Sonra Emeviler ve Abbasilerle, biraz daha batıya, sonra Osmanlı ve daha sonra da Avrupa ve son olarak Amerika, dünya iktidarının sahibi. Böylece dünya iktidarının yeni ulaşacağı nokta, Japonya olamayacağı için Çin’e doğru ilerleyeceği. İktidar batıya doğru ilerlerken saldırılar ise çoğunlukla doğuya doğru oluyor iktidar sahibi olan ülkeler tarafından. Doğuya saldırılar ise iktidarın batıya hareketini sağlıyor gibi.

    Buna sayısız örnek verebilmek mümkün. Haçlı seferleri, Napolyon’un, Hitler’in saldırıları,Amerika’nın Afganistan ve Irak saldırısı doğuya doğru. Büyüme döneminde kuzey, güney ve batıya doğru saldırılar olabiliyorsa da, gücün büyüdüğü dönemlerde doğruya doğru hareketleri başlatıyor, sonuçta güç azalıyor ve iktidarda batıya doğru hareket ediyor.

    Bu açılardan “Hero” filmi yeni dönemde dünyanın yeni gücünün “Çin” olacağını anlatıyor, bana göre. Qin adı Çin’i simgelerken, Türkçe açısından “kin” kelimesini çağrıştırıyor. Çin seddini yapan kralın da aynı kişi olması ve bu devasa eserin Türklere veya Moğollara karşı yapılmış olması da filmdeki son ilginç noktalar.

     Görülmesi ve dikkatli olarak takip edilmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum,görsel bir şölen niteliğini de vurgulayarak. Filmin başrol oyuncusu Jet Li ve diğer silahşörler jet adına uygun olarak, uçabiliyorlar ve su üzerinde yürüyebiliyorlar. Tarantino’nun bu filme sadece danışmanlık yaptığını düşünüyorum. Son olarak birinci sıradan seyrettiğim bu filmde kaçırdığım detaylar var ise This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. adresine yazabilirsiniz.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com 

     

  • Hidden Figures Gizli Sayılar

    Uzay Savaşları

    1960'lı yıllar. Ruslar ve Amerika'lılar arasında uzay savaşı bütün hızı ile devam ediyor. Yuri Gagarin'in uzaya gönderilmesinden sonra Amerika'lıların geri kalması ve John Kennedy'nin meşhur konuşması. Özgürlüğü uzaya taşıyabilmek. Siyahi insanlara yapılan ayrımcılık, tuvaletlerin bile ayrı olması, insanların kendilerini "colored" insanlardanuzak tutması, ayrı odalarda barındırılması gibi süreçler çok, Türk insanının anlayabileceği sonuçlar değil.

    Film bu sürecin arka planının anlatırken, dikkatini siyahi çalışan kadınlara yöneltmiş. Özgürlüğü uzaya taşımak isterken, siyahilerin özgür olamaması ve yapılan ayrımcılık güzel şekilde aktarılmış. Colored tuvaletler ve kahve makineleri ve ayrı odalarda çalıştırılmaları anlatılırken 3 siyahi kadının başkaldırışını ve yaptıklarını izlememizi sağlıyor, Hidden Figures.

    Bilgisayar ve Fortran dili

    Bilgisayar öncesi dönemde hesaplamaların siyahi insanlar ve hesap makineleri ile yapılması, gizli bilgilerin onlarla paylaşılmaması, geçmiş bir dönemi anlamamızı sağlıyor.  Uzay yarışında ne olduğu bilinemez bir yolculuğun heyecanı da. Bu süreç Amerika'nın dünya liderliği açısından önemli. Aya seyahat ile başlayan bu süreç İkiz kulelerin yıkılması ile sona erdi. Ancak Trump yönetiminin geçmişe dönme isteği "Make America Great Again" sloganında belirleniyor..

    IBM'in kartlı mainframe bilgisayarlarını görmek, Fortran bilgisayar dili, uzay kapsülü imalat süreçlerini izlemek ilginç. Araya birkaç küçük duygusal hikaye de sıkıştırılmış durumda. Gerçek hayatta yaşanan olayları aktaran filmin oyuncular Taraji P. Henson, Octavia Spencer, Janelle Monae, Kevin Costner, Kirsten Dunst, Jim Parsons. Yonetmen koltuğunda ise Theodore Melfi oturuyor.

    Bu Oscar'da çok sayıda siyahi oyuncunun oynadığı filmler, geçen yıllardaki beyaz Oscar'a karşı duyulan tepkilerden olsa gerektir.

    Cengiz Eren

    https://www.erenlp.com

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

     

     

  • İradenin Zaferi veya bir caninin doğuşu

    Triumph des willen İradenin Zaferi 1934 yılında çekilmeye başlanan ve 1935 yılında yayınlanan  İradenin Zaferi, Ya da Zafer yolu isimli film, Almanya'daki insanların nasıl etki altına alındığını ve inandırıldığını da gösteriyor.  Hitler'in etrafında yaratılan buğu ve görkemli topluluklar halkın ikna edilmesinde kullanılıyor. Ellerine kürek ve bayrak verilen insanlar söylenen herşeyi yaptıkları için, daha sonra silah verildiğinde isteneni yapar haşe geliyorlar.

     

    Propogandanın ve reklamın insanı etkilediğini farkeden yöneticiler, bunu etkin şekilde bu filmle de kullanmışlar. Buna inananlar ise, başlarına neler geleceğini bilmeden yollarına devam ettiklerinde, Almanya'nın, hayallerinin ve imparatorluk özlemlerinin yerle bir olacağını görecekler. Yaşayanlar görecekler, çoğu ise hiç düşünmedikleri şekilde hayatlarını savaşlarda kaybedecekler.

     

    İşin ilginç tarafı, senaryosu olmayan bu film  o zaman yapılan bir çok festivalde ödül alarak, o dönem başka ülkelerde yaşayan insanlarında etkilenebildiğini ortaya koymuş. Sıraya dizilen, blok haline getirilen, ellerin kürek ve bayrak verilen insanlar ve sayılarının çokluğu ve görünüşü ile etkili. Tören ritüelleri ve sunum teknikleri görülmeye değer.

     

    İstenen tek şey ise, her faşist yönetimde, cemaatlerde  ve tarikatlarda olduğu, sadece itaat. Düşünmenin ve yorumlamanın yönetenlere, ya da Hitler'e bırakılması. Kendisinin de, kendisine inananların da ölüme doğru gidişlerinin başlangıcı. Dört yıl sonra savaş başlar ve  1945'te ise Almanya yeniden yerle bir olur ve Hitler ve yöneticileri intihar etmek zorunda kalır. Nürnberg de başlayan film Nürnberg mahkeleri ile sona erer. Bir caninin doğuşu da denebilir bu film için.

     

    Yine bu siteden bulunan Bertolucci'nin Conformist filmi ile breaber seyredildiğinde daha da anlamlı hale gelecektir, Alman halkının güç ve   imparatorluk umutları ile kandırılarak  gözüne ışık tutulan tavşan davranışı ve etkilenmesi, milyonlarca insanın ve yahudinin hayatını kaybetmesi sonucunu görmeleri hayatta kalanların. 

     

    O zamanı ve yapılanları anlamak için ilginizi çekeceğini düşünüyorum. İyi seyirler.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

     

     

     

     

  • Jackie Natalie Portman

    Jackie Kennedy NLP Teknikleri ile Film Yorumu

    Bugüne kadar kimin yaptığı kapalı kalan ve üzerinde sayısız komplo teorilerinin üretildiği Kennedy suikastı.Bu suikast  sonrasında kadınn olarak yaşananların aktarıldığı Jackie filmi, güç, iktidar, beyaz saray, basın ve insanlarla ilişkileri çok güzel vermiş.


    Natalie Portman Jackie Kennedy

    Natalie Portman bu rolü ile en iyi Kadın oyuncu Oscar'ına en önemli adaylardan biri.

    Amerika'nın First Lady'si iken başkana sıkılan bir kurşun herşeyi altüst ediyor. John F. Kennedy'in suikastının hala çözümlenememiş olması ve üzerine sayısız komplo teorileri üretilmesi de bir başka konu.

    Suikast sonrasında Jackie kanlı elbiseler içindeyken, Lyndon Johnson'un ettiği başkanlık yemini görülmeye değer. Bu konuda iki şey yazılabilir.

    John Kennedy Dünya Ticaret Merkezi'nin yapılacağı Port Authority'ye ait projeyi onaylamaz. Söylenen o dur ki, Lyndon Johnson başkanlık yeminini ettikten sonra ilk onayladığı projenin bu proje olduğu söylenir. İlginç olan bu iki kulenin de bu gün yerinde olmaması. 11 Eylül'de iki uçağın çarpması ile dünyanın kaderini de değiştirdi, diyebiliriz. Bugün Ortadoğu'da süren karmaşa bu iki kuleye yapılan saldırılarla başladı.

    Lyndon Johnson ve İnönü

    İkincisi Lyndon Johnson'un o zamanın başbakanı İsmet İnönü'ye yazdığı meşhur mektuptur. İnönü bu mektuba cevaben, “dünya yeniden kurulur ve Türkiye o dünyada yerini alır cevabıdır”. O mektup yüzünden Kıbrıs'a herakat yapılamamış, ancak 1974 yılında Barış Harekatı gerçekleştirilebilmiştir.

    Güçten düşen insanların etrafındakilerin ne kadar çabuk değişebildikleri ve gücün aslında manyetik bir etkisinin olduğu, bu etki ortadan kalkınca dağılmanın hızını görmek ilginç. Bu filmde çok güzel aktarılmış.

    Eski bir gazeteci olan Jacklin Kennedy'nin, gazeteci ile yaptığı röportajı yönetmesini sağlıyor. Yalnızlık ve güçlü görünmek isteğini Amerika içinde gerçekleştiremediğinden, daha sonra dünyanın en zengin kişisi olan Onassis ile evlenecektir. Güce alışan birinin güç arayışına güzel bir örnek sayılabilir.

    Natalie Portman'ın bu filmdeki perfomansı çok iyi. Kırılgan, dokunulmaz, zayıf, güçlü görünmek isteyen geçmişteki güçlü bir kadını güzel şekilde perdeye yansıtmış. Benim en iyi kadın oyuncu olarak favorim sayılabilir. Karşısında ise Viola Davis var. Beyaz oyuncuya verilirse Natalie Portman en iyi kadın ödülünü kazanabilir.

    Cengiz Eren

    http://www.erenlp.com

    NLP uzmanı ve Eğitmeni

     

     

     

  • Jackie Natalie Portman

    TJackie Kennedyarihi bir suikast sonrasında yaşananların aktarıldığı Jackie filmi, güç, iktidar, beyaz saray, basın ve insanlarla ilişkileri çok güzel vermiş.


    Natalie Portman oynadığı bu rol ile en iyi Kadın oyuncu Oscar'ına en önemli adaylardan biri.

    Amerika'nın First Lady'si iken başkana sıkılan bir kurşun herşeyi altüst ediyor. John F. Kennedy'in suikastının hala çözümlenememiş olması ve üzerine sayısız komplo teorileri üretilmesi de bir başka konu.

    Suikast sonrasında Jackie kanlı elbiseler içindeyken, Lyndon Johnson'un ettiği başkanlık yemini görülmeye değer. Bu konuda iki şey yazılabilir.

    John Kennedy Dünya Ticaret Merkezi'nin yapılacağı Port Authority'ye ait projeyi onaylamaz. Söylenen o dur ki, Lyndon Johnson başkanlık yeminini ettikten sonra ilk onayladığı projenin bu proje olduğu söylenir. İlginç olan bu iki kulenin de bu gün yerinde olmaması. 11 Eylül'de iki uçağın çarpması ile dünyanın kaderini de değiştirdi, diyebiliriz. Bugün Ortadoğu'da süren karmaşa bu iki kuleye yapılan saldırılarla başladı.

    İkincisi Lyndon Johnson'un o zamanın başbakanı İsmet İnönü'ye yazdığı meşhur mektuptur. İnönü bu mektuba cevaben, “dünya yeniden kurulur ve Türkiye o dünyada yerini alır cevabıdır”. O mektup yüzünden Kıbrıs'a herakat yapılamamış, ancak 1974 yılında Barış Harekatı gerçekleştirilebilmiştir.

    Güçten düşen insanların etrafındakilerin ne kadar çabuk değişebildikleri ve gücün aslında manyetik bir etkisinin olduğu, bu etki ortadan kalkınca dağılmanın hızını görmek ilginç. Bu filmde çok güzel aktarılmış.

    Eski bir gazeteci olan Jacklin Kennedy'nin, gazeteci ile yaptığı röportajı yönetmesini sağlıyor. Yalnızlık ve güçlü görünmek isteğini Amerika içinde gerçekleştiremediğinden, daha sonra dünyanın en zengin kişisi olan Onassis ile evlenecektir. Güce alışan birinin güç arayışına güzel bir örnek sayılabilir.

    Natalie Portman'ın bu filmdeki perfomansı çok iyi. Kırılgan, dokunulmaz, zayıf, güçlü görünmek isteyen geçmişteki güçlü bir kadını güzel şekilde perdeye yansıtmış. Benim en iyi kadın oyuncu olarak favorim sayılabilir. Karşısında ise Viola Davis var. Beyaz oyuncuya verilirse Natalie Portman en iyi kadın ödülünü kazanabilir.

    Cengiz Eren

    http://www.erenlp.com

    NLP uzmanı ve Eğitmeni

     

     

     

  • Kırmızı Balon 1956 Oscar

    1956 Cannes Film festivalinde Palm d'or ödülünü kazanan  La Ballon Touge Kırmızı Balon filmini izlemenizi öneririm.

     

     

    Yorumlarınızı bekleriz.

    Cengiz Eren

    http://www.erenlp.com

     

     

     

  • Küçük Yalnız Çocuk, Robin Williams

    ROBIN-WILLIAMS büyümeyen bir çocuk, cengiz erenRobin Williams hakkında yazı yazacağım aklıma gelmezdi. Hele kendisinin intihar edeceği hiç aklıma gelmezdi.

     

    Filmlerinde bizi güldüren, eğlenceli ve bilgece mesajlar veren, doğaçlama yeteneğini stand-up'larında kullanan Robin Williams. He zaman gülen, güldüren ve iyi hissettiren. Ama yüzündeki gülen maskenin ardında ne vardı ki, bu sonuç ortaya çıktı.

     

    Önce bıçakla kendisini kesmek isteyip sonra da kemer ile kendisini asması. Mesaj verdiği bir çok insanın hayatını etkileyecek, bu sonuç. Bilenlerin, sevenlerin hayatını etkileyecek. Doğal olarak intiharları da arttıracak. Kendisi bunu bilseydi, yapar mıydı? Zannetmiyorum.

     

    Ama geçmişte yaşanan tecrübeler insan hayatını farkında olmadan etkileyebiliyor ve bu sonuç ortaya çıkabiliyor.

     

    Annesi, bir model Laurie McLaurin. Anne tarafından büyük büyük dedesi Mississipi Senatörü ve valisi.

     

    Babası, Ford Motor'un orta batı bölgesinin tepe yöneticilerinden.

     

    Robin Williams'ın ataları ingiliz, fransız, alman, irlandalı, iskoçyalı. Babasının Chicago'dan Detroit'e transfer olması, 40 odalı bir evde yaşamasını sağlasa da kendisine öğrettiği en önemli şey yalnızlık. Büyük aile evinde 2000 oyuncak askeri ile oynuyor.

     

    "Benimle olan tekşey ve tek arkadaşım, hayal gücümdü, çocukluğumda" demesi de kendisinin ne kadar yalnız olduğunu ifade ediyor.

     

    Baba sürekli seyahat ediyor. Arasıra eve uğradığında ise Robin kendisinden ürktüğünü ve korktuğunu söylüyor.

     

    Annesi de sürekli çalıştığı için kendisi bakıcılarla birlikte çoğu zaman. Kendisi yalnız bırakılmaktan korktuğunu ve bu yüzden "beni sev sendromu" olarak tanımladığı durumu ifade ediyor. Anneannesini annesi olarak tanıdığı zamanlar olduğunu ifade eden Williams, drama okuluna başlayana kadar utangaç ve içine kapalı bir çocuk olduğunu da ifade ediyor.

     

    Sonrasında ünlü olması, kokain bağımlılığı, içki kullanımı ve alkolik olması, onun iyi filmlerde rol almasını engellemiyor. Doğaçlama olarak yaptığı stand-up'lar ve taklitler herkesi güldürüyor. Arkadaşı Jim Belushi'nin uyuşturucudan ölmesi ve oğlu Zak'ın doğması onu uyuşturucu ve alkolden uzaklaştırıyor.

     

    2003'te Alaska'da çalışırken yeniden alkole başlıyor. 2006'da tedavi olmak istiyor. 2009'da ise kalp ameliyatı geçiriyor ve sonrasında girdiği depresyon sonrasında 2014 ortasında yeniden alkolikler için tedavi merkezine yatıyor. 11 Ağustos'ta ise, ölüm haberi ajanslara düşüyor.

     

    Yukarıda yazılanlar http://en.wikipedia.org/wiki/Robin_Williams sayfasından alınmıştır. Bu önemli bilgiler yalnız kalmaktan korkan, oyuncak askerleri ile oynayan küçük utangaç çocuğun hiç büyümediğini de gösteriyor olabilir. Love me Syndrome olarak tanımladığı stratejiye "sevmemek için sevilmek" diyebiliriz.

    Sürekli sevilmeye çalışması onu dünya çapında bir yıldız yaparken, yalnız olmasını engelleyemiyor. Zira daha derinde çalışan strateji "yalnız kalmamak için yalnız kalmak. Kardeşinin, sınıf arkadaşı Christopher Reeves'in ve James Belushi ve annesinin 2001'de ölmesi onun üzerinde önemli etkiler sağlıyor ve yalnızlığı biraz daha derinden hissediyor, olabilir.

     

    Geçirdiği kalp ameliyatı onun geçmişte yaşadığı tecrübelere ait duyguları yüzeye taşımış olmasından dolayı onu fazlası ile etkileyecektir. Aynı evde yaşadığı karısının evden çıkarken kendisini görememesi kendi yalnızlığına ne kadar kapandığını da gösteriyor, olabilir.

     

    Çocukluğundaki gibi kocaman bir evli ama evde yapayalnız olması, aldığı narkoz onun çocukluğundaki korkularını yeniden ve yeniden canlandırmış olabilir. O insanların gülmesini, eğlenmesini istiyor ve dizileri, filmleri, stand-up'ları ilr onların yalnız bırakmıyordu kendisi yalnız olduğu halde. Ama kendis ünlendikçe daha da yalnızlaşıyor.

     

    Anneannesini annesi zanneden çocuk bugün yok. Kendisinden öğrenmemiz gereken şey ise, ünlü olmak, başarılı olmak, çok para kazanmak geçmişte yaşanan kötü tecrübeler fazla ise bir işe yaramayacaktır.

     

    Başkalarının sevmesi ve iyi hissetmesi için yapılan eylemler, söylenen güzel cümleleri ve çok seviliyor plmak'da öyle. Kurtarıcı olmayı düşünenler kurtarılmak durumunda kalabilirler.

     

    Bize önerdiği Carpe Diem (anı yaşamak) kendisi için Carpe Die'm olarak sonuçlanmıştır.

     

    Çok önemli bir sanatçı idi, çoğu çocuğun ve insanın hayal gücünü geliştirdi ve onları etkiledi ve onların kendilerini iyi hissetmelerini sağladı.  Keşke büyüyebilse ve kendisi için birşeyler yapabilse idi.

     

    Mekanı ışıkla dolsun.

     

    Cengiz Eren

    13.08.2014

     

  • Lady Di arafta kalan küçük kız

    princess-diana-çocukluk-erenlp.comLady Dİ

    Seyrettiğim film beni Diana'nın hayatını bir kez daha incelemeye yönlendirdi.

     

  • Manchester By Sea

    Manchester By SeaKüçükşehir insanının hayatını çok güzel şekilde aktarıyor, Machester by the Sea. Konuşması az, duygusu fazla olarak çekilmiş.


    Trajedi

    Bir aile dramının perde arkasını film süresince yavaş yavaş anlıyoruz.. Sonrasında ise dağılan bir aile ve kaybolan mutluluklar. Küçük şehir insanının içki bağımlılığının nelere mal olduğunu da görüyoruz.

    Film yaşanan duyguları ve bu duyguları yaratan tecrübeleri az az veriyor. Kendisini dünyaya ve insanlara kapatmış, hayata küsmüş ve tek odada yaşayan Lee ve ailesinin yaşadıkları.

    Ani bir kayıp sonrasında vasi tayin edildiği Patrick ile arasındaki ilişkileri de ilginç. Yılın beyaz filmlerinden biri. Deniz, balıkçı tekneleri, kar, apartman kapıcılığı, duygular ve kısa flash-backler le yaşananlar anlatılmaya çalışılmış. 

    Küçük Şehir İnsanı

    Küçük şehir insanı küçük şehirde kalmaya devam edecektir. Ayrılsa bile zihnindeki  küçük şehrinde  ve kendi yarattığı hapisanesinde yaşamaya devam edecektir. En iyi film Oscar'ını alabilir mi? Çok fazla şansı olmadığını düşünüyorum.

    Birkaç sahnesi çok etkili. Alkolik ama alkolden arınmış anne, Lee'den ayrılmış ve başkası ile yaşayan Lee'nin eşi, babası ile yaşayan ama kalp krizi sonrasında babasını kaybeden Patrick ve küçük şehir insanının arkadaşlığı. Yalnızlığın yaşanmadığı düşünülen durumlarda yaşanan derin çok derin yalnızlık.

    Deniz Kenarında geçen ve geçmişte yaşanmışları sorgulayan bir film Manchester by the Sea. İzleyenlere bizim başımıza iyi ki böyle şeyler gelmedi dedirterek, insanların rahatlatmaya çalışıyor. Bu anlamda biraz arabesk sayılabilir. Bu film Amerika'da iş yapabilir ama Türkiye gibi terör ve savaştan yoğun kayıpların yaşandığı ülkelerde çok fazla seyredilemez gibi geliyor.Zira biz çok daha fazlasını yaşıyoruz.

    Kenneth Lonergan'ın yazıp yönettiği filmde Casey Affleck, Michelle Williams, Kyle Chandler, Lucas Hedges aba rolleri paylaşıyorlar. Filmin baş rolünde Oscar'da en iyi erkek oyuncu adayı Casey Aflleck içe kapanık oyun yapısı ile başarılı bir preformans sergiliyor.

    Cengiz Eren

    http://www.erenlp.com

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

     

     

     

  • Moonligth

    Moonligth filmSon dönemde seyrettiğim önemli filmlerden. İyi bir kast, iyi bir bir senaryo ve iyi oyuncularla kurgulanan bir film Moonligth. Yine siyahi insanların yaşadıklarını anlatıyor.


    Bir çocuğun evde, okulda ve sosyal hayatta yaşadığı olaylarının etkilerini ağır ve etkili mesajlar vererek anlatıyor. Okulda uygulanan (bully) kabadayılık, gösterilen şiddet, aile ilişkileri içindeki kargaşa, iyi niyetli uyuşturucu satıcısı, uyuşturucu kullanan anne. Bu şartlarda büyüyen Moonligth'ın kafası karışıyor. Anneden alamadığı sevgiyi başkalarında bulmaya çalışıyor. Ay ışığı altında yaşanan küçük bir deneyim daha sonra hayatını düşünülmedik şekilde etkileyecektir..

    Little (Charon), Moonligth ve Black bölümlerinden oluşan Moonligth. bir çocuğun hayatındaki dönemleri gözler önüne seriyor ve Çocuklukta yaşanan olayların geşecekte bir yerde insanı nasıl etkileyeceğini net olarak gösteriyor.

    Zihinsel detoks programlarında anlattığımız bilgilerin ve kullanılan stratejilerin nasıl oluştuğuna dair güzel bir örnek. 

    İn Moonligth Black Boys Look Blue

    Tarell Alvin McCraney'in yazdığı In Moonligth Black Boys Look Blue adlı eserinden yönetmen Barry Jenkins tarafından uyarlanan filmde herbölümde ayrı bir kişi oynadığı için yardımcı oyuncu kategorisinde ödül alma imkanı mevcut. Uyuşturucu bağımlısı anne rolünü oynayan Jannelle Monae ise Oscar'a en yakın adaylardan biri olduğu söylenebilir.

    Baba olmadığı için hissedilemeyen güven, annenin vermediği sevgi ve okulda yaşananlar bu filmde olduğu gibi herkesin hayatını etkilemekte.  Babanın ezmesi, annenin aşırı sevgi vermesi ve öğretmen ve okulda sonuçları daha sonra ortaya çıkacak ve kişi bu stratejileri farkında olmadan kullanacaktır. Filmi her anne ve babanın seyretmesi yararlı olabilir.  Zihinsel karışıklık yaşayan kişilere de yararlı olabilir.

    Oscar alma şansına sahip önemli filmlerden. 

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

     

     

     

  • Mystic River, Gizemli Nehir,

    Mystic River Hesaplar Görülür, Nehre Gömülür

    Film sona erdiğinde “Çok ilginç, çok güzel ve etkileyici” kelimeleri aklıma geldi kendiliğinden . Ağır işleyen ama çok etkili olan film sonunda bir deniz-nehir görüntüsü ile film sona eriyordu ve seyirciyi kendi geçmişleri ile yüzleşmiş olarak eritiyordu.

    Üç Çocuk ve Yollar

    Üç çocukluk arkadaşı, yaşanan olaylar ve bu olayların etkilerinin yeniden ortaya çıkışları ile değişim kişilerin kendi kontrolü ortaya çıkmaya başlaması ve değişimin çok sert ama seyirciye kendisini sorgulatır biçimde sona ermesi. Filmde arasıra gösterilen bulutsuz gökyüzü, yaşadığımız dünyada gökyüzünün altından neler olduğunu da anlatır gibi.  Unforgiven filmini seyrettiğimde de çok etkilenmiştim. Hala aklımda olan kovboy olmak isteyen gencin “Kaç adam öldürdün” sorusuna, Clint Eastwood’un “Bilmiyorum hepsinde sarhoştum” cevabı idi. Daha önce çevirdiği kovboy filmlerinde öldürdüklerinin anlamsızlığını da ifade ediyordu.

    Bir Zamanlar Amerika ama Küçük Amerika 

    Once Upon a Time in America filmi ile de benzerlikler bulabilmek mümkün Mystic River’la. Orada yahudi sokak mafyasından bazı kişilerin sistemde yerini alıp politik hayatı etkileyecek güce erişmesini anlatıyordu. Robert De Niro’nun parlak oyunculuğu vardı. Bu filmde de Sean Penn Robert de Niro’ya nazire yaparcasına oynuyordu. Dead Man Walking de alamadığı Oscar’ı bu filmde alacak gibi görünüyor ama Hollywood sistemi Orson Welles’i sevmediği gibi Sean Penn’i de sevmiyor.

    Hokey sopaları ile oyun oynayan çocukların görüntüleri ile başlayan film, belediyenin döktüğü beton üzerine, her çocuğun iz bırakmak için yapmak istediği gibi yazı yazan çocukların yanında duran arabanın içinden çıkan bir adamın çocuklardan birinin seçip götürmesi ile başlıyor. Neden o çocuk seçilmiştir? Burası seyirciye bırakılıyor ama aslında üç çocuğun birden seçildiğini de anlıyoruz filmin sonunda. Yaşanan bu olay çocuk üzerinde ciddi izler bırakıyor. Fakat bu tecrübenin hayatında ne denli etkisi olduğunu daha sonra öğrenmeye başlayacağız.

    Bu üç çocuk büyüdüklerinde birisi polis oluyor, diğeri ise küçük bölgedeki mafya lideri, kaçırılan çocuğun ise ne olduğunu bilmiyoruz büyüyünce. Birden bir deprem oluyor bunlardan birinin hayatında ve bu deprem hepsini birden inanılmaz şekilde etkiliyor. Bu deprem Jimmy’nin kızı öldürülmesi. Bu noktadan itibaren geçmişte yaşanan tecrübeler ve etkileri de görülmeye başlanıyor. Cinayet üç çocukluk arkadaşını yeniden ve çok farklı bir içerikte buluşturuyor.

    Yaşanan Tecrübeler ve Sonuçları

    Geçmişte yaşadığımız tecrübeler ve bu tecrübelerin etkisinin, farkında olmadığımız aklımızdan, farkında olmadan ortaya çıkması ile, ne şekilde sonuçlandığını da gösteriyor. Jimmy, Sean ve Dave  karmaşık duygularla yeniden bir arada olurken, çekilen acılar, belki de bir kan davasının hesabının da görüldüğünü ortaya çıkarıyor. Jimmy’nin hapse düşüp çıkmasının nedenlerini ve “lakabı olmayan” Ray’in de bu olaya etkisini de öğreniyoruz.Filmin nasıl sonuçlanacağını dikkatli izleyiciler kolaylıkla farkedebilir ama zaten filmin sonu pek o kadar da önemli değil.

    Cinayet, Jimmy’nin hayatında bir deprem yaratıyor, tıpkı bizim yaşadığımız 17 Ağustos depremi gibi. Eşzamanlı olarak Dave’in gördükleri de geçmişte yaşadığı tecrübenin etkisini ortaya çıkarıyor ve bağlantılar kurulmaya başlanıyor.  Burada Jimmy, Dave ve Sean’ın eşleri ile olan ilişkisi de izlenmeye değer. Bu ilişkilerde de farklılıklar söz konusu. Dave’in eşi korkularını gizleyememekte, Jimmy’nin eşi Jimmy’nin her yaptığını kolaylıkla onaylamakta, Sean’ın eşi de kaçmış ve başka bir eyaletten sessiz telefonlar açmaktadır.

    Filmde yüzler duyguların daha etkili anlatılması için çok büyük olarak kullanılmakta ve diyaloglar akıcı olmayan ama etkili cümlelerle ifadelendirilmektedir. Bu, seyircinin kendi yaşadıklarını da yeniden gözden geçirmesini sağlamakta ve hatta biraz buna zorlamaktadır.

    Değişim

    Bağlantılara gelince filmin başında kanalizasyona kaçan top ve daha sonra yaşanan kaçırılma olayı herkesi etkilemiş ve üç çocuk farklı yollara yönelmiştir. Birisi güçten etkilendiği için polis olmuş, diğeri ise hesaplarını kendisi gören bir insan haline dönüşmüş ve kaçırılan çocuk ise hiçbirşey olamamıştır. Aslında kaçırılma olayında yaşadıkları onun yaşamının temizliğini sona erdirmiştir. Aynı mahalleden kopamamışlar ve yaşanan bu olay, kanalizasyona düşen topa benzer şekilde hepsini kendileri gibi olmaktan uzaklaştırmış ve etkilendikleri şekilde olmalarını sağlamıştır.

    Boşluklar

    Bu filmde kamera parlak gözyüzüne arasıra dönmekte ve 11 Eylül’de Dünya Ticaret merkezinin yıkılması ile ortaya çıkan boşluğu hatırlatmaktadır sanki. Özellikle Sean Penn’in Amerika’nın Irak politikasına karşı  tavrı da hatırlanırsa, bu filmde politik bağlantılarda kurulabilir. Mystic River kirleri temizlemekte, suçları kapatmaktadır.

    Film çocukların kaçırılma olayını yaşadıkları sokakta sona yaklaşır. Beton üzerinde ilk yazılı isim Jimmy’dir, yazmaya ilk teşebbüş eden cesaretli çocuktur. Sean yazısı ise onu takip eder. Dave ise sadece isminin ilk hecesini yazmıştır, zira ismini tamamlayamadan kaçırılmış ve kendisi de bütünlüğünü kaybetmiştir.

    İtiraf Etmek

    İtiraf sahnesi ise gerçekten çok etkili, suç zorlamayla itiraf ettirilir ve cezası da görülür. Ama verilen cezanın geç kalma ile bağlantısı anlaşıldığında artık çok geçtir. Sokakta bir geçit töreni ile film sonlanır. Amerikan rüyası görünürde bütün güzelliği ile devam etmektedir.

    Boston’daki bir nehir adından yola çıkarak yapılan bu film, oyuncularının çok başarılı oyunları ile kişileri etkilemektedir. Dirty Harry filmlerinden de tanıdığımız Clint Eastwood ise kendi rolüne benzer rolü Sean Penn’e vermiştir. Adalet geç çalışır ve bu yüzden kişiler, düşündükleri cezaları polis ve yargıdan önce vermektedir.  Ama Mystic River’ın çamurları sırları örtmüş ancak kendi üstlerine de bulaşmıştır. Irak savaşında da olmayan suç itiraf ettirilmiş ve  yapılan saldırı ile suçlu ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. Bireysel olarak ortaya çıkan durumlar toplumsal olarak da devam eder görünmektedir bu yapı içinde.  Amerikan toplumunda birinin suçlu olduğuna inanılırsa, ceza her içerikte önceden verilmektedir.

    Ama en önemlisi çocuklukta yaşananların insan hayatındaki etkilerinin nasıl sonuçlandığını çok net olarak göstermesi filmin değerini bir kat daha arttırmaktadır. Bu senaryo, bu kadro ve yönetmeni ile film, birkaç Oscar almaya hak kazanmış görünmektedir.

    Cengiz Eren

    Kozyatağı 29 Ekim 2003

    http://www.erenlp.com

     

  • Öyle Sevdim ki Seni film yorumu

    • oyle-sevdim-ki-seni-filmi-Öyle Sevdim ki Seni Film Yorumu

    • Yönetmen: Orhan Tekeoğlu Yapımcı: Nurdan Tümbek Tekeoğlu

    Öyle Sevdim ki Seni filmin Sn. Nurdan Tümbek Tekeoğlu'nun daveti ile gittiğim galada seyrettim. Bir dönemin, yakın geçmişte yaşanan ve paralel dramlara ait dönemin bir kesiti olmuş.

    Aile ve insan ilişkileri, kadına bakış ve Trabzon şehri, Karadeniz'in doğası ve parçalanan aileler ve kalpler.

    Filmin oyuncu kalitesi gerçekten çok iyi. Birçok duyguyu seyircilere aktarabildiler. Kandırılma, koruma, aşk ve aldatılma duyguları senaryoya uygun olarak aktarılmış.

    Bir dönem Karadeniz'deki aile yapısını paramparça eden Nataşa sorununu anlatıyor. İyi karakterler var, pragmatik karakterler, bilge karakterler var filmde.

    Kayahan Yıldızoğlu'nun oyunculuğu gerçekten parlıyor. Türk sinemasında karakter oyuncusu olarak en uzun süre yer alan isimlerden. yaşlılık döneminde de performansından bir şey kaybetmemiş durumde.

    Filmde en beğendiğim sahne Matruşka sahnesi idi ve orası sanki hayattan çok doğan bir an olarak göründü. Herkesin içinde o matruşkalardan, gizlediği söyleyemediği, hatta kendisi ile paylaşamadığı yaşanan tecrübeler.

    Senaryo'nun tek eksiği politik bir duruş sergileyememesi diyebiliriz. Zira duble yolların yapılmaya başladığı dönem gibi görünse HES'ler için hallaç pamuğu gibi atılan güzelim doğayı da görüyoruz, arka planda. Senaryoya bu ilave edilebilir ve o zamanda bu güne bakılarak HES sorununa parmak basılabilirdi.

    Küçük şehir insanın yaşadıkları, dükkanlara ve evlere hapsolmuş zihinler ve doğa içinde yaşayan aileler. Karadeniz doğasının güzelliği de filmde iyi aktarılmış seyirciye.

    Filmin sorunlarından biri de çok sayıda sponsorunun olması. Bu belki de sinemada yeni bir dönemin habercisi. Bundan sonra gizli reklam yerine açıkça ifade edilen sponsorluklar il filmlerin finanse edilmesi söz konusu. Bu konuda Sn. Nurdan tekeoğlu'nun çok başarılı olduğunu söyleyebilir. Bugüne kadar üzerine aldığı her işi başarıli olarak yöneten Nurdan Tümbek, öğretim üyeliği ile gösterdiği öenmli değişime bu film ile yeni ilaveler yapıyor.

    Sahneler arasında bir de Kurtlar Vadisinde görülebilecek bir sahne var ve bu Karadeniz insanının dalgalı ruh halini ve silahı eline almayı sevdiğini de gösteriyor.

    Bir zamanlar İpek yolu'nun en önemli liman kenti olan Trabzon artık eskisi gibi değil. Senarist-Yönetmen Orhan Tekeoğlu konuşmasında bunu vurgulamaya çalıştı. Daha önçok sayıda Kültürün imbiklendiği Trabzon, bugün eskisi gibi değil. Orhan Tekeoğlu "birkaç yüzyıl öncesinin Trabzonunu hayal ediyorum" derken geçmişteki çok kültürlülüğe olan özlemini de vurguluyordu.

    Ancak bütün bunlara rağmen güçlü oyuncu kadrosu ile filmin seyredilmesi gerektiği düşünüyorum. Yönetmenin yeni çekeceği filmlerin kendisini ustalık dönemine doğru ilerleteceğini düşünüyorum.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

    İlgili Linkler:

     

     

     

     

  • Requiem For a Dream, Bir Rüyaya ağıt, Film Yorumu

    requiem for a dreamYeşim Ceren Bozoğlu Tavsiyesi

    Bir arkadaşımın tavsiyesi ile iki film seyrettim. Bu filmleri seyrettiğimde birazdan aşağıda okuyacağınız yorumları yazmak istedim.  Ne hissettirdiyse ve aklımda ne kaldıysa. Bu filmler sayesinde daha önce düşündürtülen, şimdi apaçık hale gelen, yeni bir kavram da ortaya çıkmış oldu.


    Yaşanılasılıksız

    Kavramın adı "Yaşanılasılıksız". Bu kavramla ilgili bilgiyi yakın bir zamanda kayda geçirmek istiyorum.

    Requiem for a Dream

    Filmlerden ilki Requiem for  a Dream idi. Rüyaya ağıt olarak tercüme ebileceğimiz film, kapalı bir çevre içinde kalan bir anne, çocuk ve arkadaşlarının hikayesi. Geleceğe dair umutlar, beklentiler, kazanmak ve başarılı olmak için yapılan planlar ve tabii ki ün. Oğlu ile tek başına yaşayan anne, sürekli olarak oğlunun uyuşturucu almak için sattığı televizyonu gider satın alır, yeniden ve yeniden. Zenci  olan arkadaşı ve zengin ailenin tek başına yaşayan kızı da sevgilisidir. Uyuşturucu almak için satılan televizyon anne tarafından yeniden ve yeniden eve götütülürken, onlar maddeyi alıp uçarlar, zihinlerinin farklı kanallarını açarak ve tabii zehirlenerek.

    Medyanın Gücü

    Anneye gelen telefon televizyondaki bir yarışma programına daveti anlatır. Andy Warhol'un herkes 15 dakika ünlü olacaktır cümlesi etkisini burada da gösterir. Anne kırmızı renkli elbisesini giymek ister ama sığamaz. Mektup gelmesi bile arkadaşları arasında ünlenmesini sağlar ve tabii her kadının yapmak istediği gibi zayıflamaya çalışır. Televizyon onun herşeyidir ve şimdi programa çıkacaktır. Bütün ülke onu tanıyacaktır. O yüzden güzel olmalıdır ve kırmızı elbisesinin içine girmelidir.  Doktora gider ve zayıflama hapları alır ve zayıflamaya başlar.

    Benzer zamanda çocuk hayallerini büyütür. Uyuşturucu alıp ikiye bölerek satmayı planlarlar zenci arkadaşı ile.  Amaçları kendilerinde uyuşturucuya almaya ihtiyaç duymayacak kadar uyuşturucuları olmasıdır. Bu plan güzelce işler görünür. Hem alırlar, hem kullanırlar ve hem de satarlar.

    Zayıflama hapları kullanan anne ise zayıflamanın hızlanması için dozu arttırır.  Bu sırda iyi para kazanan çocuk annesine yeni bir televizyon bile alır ve aynı zamanda annesine bu ilaçların zararlı olduğunu söyler ve kullanmamasını ister. Tabii ki kendisi uyuşturucu kullanan biri için bu cümleler garip bir çelişki sayılabilir. Kendi düştüğü duruma annesinin düşmesini istememektedir belki de.

    Uyuşturucu

    Bu noktada belki uyuştucu için bir açıklama yapmak gerekebilir. Uyuşturucu aslında isim olarak yanlış kullanılmış tanımlamadır. Zira kişi uyuşturucu aldığında zehirlenmekte ve bundan dolayı beyinde ortaya çıkan salgılar algıyı değiştirmektedir. Değişen bu durum kişinin farkında olmadığı kaynaklarını ve en önemlisi algılarını açmakta ve algılar daha önce hiç yaşanmamış noktaya yükselmektedir. Etkisi geçtikten sonra algı yeniden normale dönmekte ve yaşanan normal durum kişiye birkaç kat yavaş gelmeye başlamaktadır. Yeniden yüksek algı düzeyini yakalamak için yeniden daha fazla madde alınmalıdır.  Zira vücut geçmşte alınan maddeye karşı tedbirlerini çoktan almıştır. İşte bu anlamda madde alındığı zaman kişi hareket edebilmekte madde alınmadığı zaman ise uyuşmakta ve yavaşlamaktadır. Uyuşturucu acının hissedilmemesi anlamında kullanılmış olsa bile, bu anlamda yanlış sayılabilir.  Zehirleyici belki daha anlamlı olacaktır, uyuşturucu adından.

    Ağıt

    Anne, çocuk, arkadaş ve sevgilinin hayatını izleyen film sonuna doğru tam bir ağıta dönüşür. Hayallerin hiçbiri gerçekleşmediği gibi, sonuçları -siz de filmi seyrederseniz- çok çarpıcı ve hazindir. Hayallerinin çok ötesinde farklı noktalara bir anda savruluverirler. Sonuç tam bir ağıttır, gerçekten. Sevgisizlik ve yalnızlık, ün tutkusu, uyuşturucu kullanımı ve sonra da paramparça olan hayatlar.

    Dış Önermeler NLP

    Dış önermelere açık hale geldikten sonra zihne atılan bir virüsün etkileri düşünüldüğünden çok farklı olacak ve farkında olunmayan bir hipnoz yaşanmasını sağlayacaktır.  Zaten çoğu zaman kişi gerçekleri göremez hale geldiğinde, bu durumu yaşamaya devam etmek isteyecek ve olmayan hayalleri dış önermelerle şekillendiğinde tıpkı bir balonun yükseldiği zaman şişmesi gibi büyüyecek ve çok yüksek bir noktada basınç iyice azaldığında patlayacak ve düşüş sert ve acı verici olacaktır. Sonrası halisünasyonlar, kayıplar, özgürlüğün sona erişi ve dış önermeleri her şekilde ve içerikte kabul etmek sürecı başlayacaktır. 

    Hayatınızı siz yönetmek istiyorsanız, kendinizi korumanız gerektiğiniz de farketmelisiniz. Nasıl mı?

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

    #requiemfor a dream #ünlüolmak #hayaller #uyuşturucu #cengizeren #zihinseldetoks

     

TOP