Ağzını Öpeyim Senin NLP Yorumu

Deniz Türkali Murat Çelikkan Daha Dans Edicem"Ağzını Öpeyim Senin"

Murat Çelikkan'ın yazdığı ve Deniz Türkali ile yaptığı Daha Dans Edicem kitabını okuyorum. Kitap röportaj olmasına rağmen hem Türk siyasi tarihi, sinema ve tiyatro tarihi önemli bilgiler aktarıyor. Aynı zamanda Deniz Türkali'nin hayatını nasıl yaşadığını veya yaşayamadığını okurlarına yansıtıyor.Murat Çelikkan'ı yazdığı ve Deniz Türkali'yi de yaşadıklarını bu kadar içten paylaştığı için teşekkür ediyorum.


Kitaptan yapılacak alıntılar ve yorumlar zihnimizi aydınlatabilir.

 

Deniz Türkali İlk okul üçüncü sınıfa giderken babası Vedat Türkali'yi Harbiye Cezaevi'nde ziyaret eder.

 

“Dedim ya içeride tartışmalar başlamıştı.Anlaşmışlar aralarında siyasi savunma yapabilmek için birbirlerini ihbar edecekler. Böylece Türkiye Komünist Partisi ve üyeler olarak TKP adına siyasi savunma olmuş olacak.Babam bana “ Bize ahlaksızlık edin dediler, ihbarcılık yapın dediler, biz yapmadık bunu. Bazı arkadaşlarımız yapmadı dedi. Ben de çocuk aklımla “İyi ki yapmamışsınız” dedim. Ahlaksızlık deyince ne anladığımı hatırlamıyorum.Yani ahlaksızlık o yaşta benim için ne demekti.bilmiyorum ama kötü kir şey olduğunu biliyorum. Babam, benim “iyiki yapmamışsınız” dememe çok sevindi. “Ağzını öpeyim senin” dedi. Bu lafa çok sinir oldum yani babam niye ağzımı öpüyor diye. Onu hatırlıyorum. O “Ağzını öpeyim”lafına çok sinirlendiğimi, çok gıcık olduğunu hatırlıyorum. Hala da sevmem o lafları.” Sayfa 52-53 Daha Dans Edicem. Doğan Kitap.

 

Buradan anladığımız Deniz Türkali'nin çok küçük yaşta cezaevini, komünist ideolojiye ait ağır bilgileri öğrendiği görüyoruz. O yaşta bir çocuk için saşırtıcı. Ama burada bahsetmek istediğim konu bunlar değil.

 

Babasını onaylayan Deniz Türkali'nin aldığı cevap ve ortaya çıkan duyguları. “Ağzını öpeyim senin” cümlesi karşısında hissettiği duygu aslında çocuklara nasıl davranılmaması gerektiğini de anlatıyor.

 

Çocuklara Sevgi Göstermek ve Metafor Kullanımı

 

Dil Jayatımızda çok önemli. NLP konusunda uzun yıllardır çalışan biri olarak, çok sayıda bilgiyi köşe yazılarımda, bu internet sitesinde ve bilgi aktarımlarında ifade etmeye çalıştım.  Dil bazen hayatımızın gidişatını belirler, söylenen cümleler insanın kaderi haline dönüşebiliyor.

 

Çocuklara söylenen bu ve benzeri kelimeler onların zihni herşeyi düz algıladığı için ortaya bu ve benzeri sonuçları çıkaracaktır. “Ağzını öpeyim” gibi, “Yerim seni, “İçime sokarım”, “Isırırım “bitanesiymis”, “bebisi de bebisi”, “fistikim benim”, “askim”, “bademim benim”, “sincabım”, arslanım” benzeri kelimeler çocuklar tarafından düz olarak algılanacak ve onları rahatsız edecektir.

 

Çocuklar metafor kullanımlarını da düz olarak algılayacakları için, onlara söylenecek sözler önemlidir. "Yerim seni" derken sevgi ifade ediliyor olsa da çocuk söyleyen kişinin kendisini yiyeceğinden korkacaktır. “Arslanım”, “kaplanım”, “minik kuşum”, gibi ifadeler de söylenme nedeni öyle olmamasına rağmen, hayvan ile bilgi aktarıldığı akılda tıutulmalıdır.

 

Çoğu annenin çocuğuna “anneciğim” kelimesi ile hitap etmesinin de yanlış olduğunu söyleyebilir. Anne bunu söylerken farkında olmadan kendisini anne olduğuna inandırmaya çalışmaktadır, diyebiliriz.

 

Yukarıda yazılanlardan dolayı çocuklara adı ile hitap etmenin en doğrusu olduğunu söyleyebiliriz. Babası Vedat Türkali yaptığından emin olsa idi, ilkokul üçüncü sınıfa giden çocuğu tarafından onaylanmaktan memnun olmaz, hatta bundan kızına bahsetmeyebilirdi.

 

Bu konuyu gündeme getirdikleri için kitabın yazarı Murat Çelikkan'a ve Deniz Türkali'ye teşekkür ediyorum. Kitaptan alıntı ve yorumlar devam edecektir.

 

Cengiz Eren.

http://www.erenlp.com

#deniztürkali #muratçelikkan #dahadansedicem #vedattürkali #kitap #nlp #cengizeren

 

TOP