uçak korkusu

 

  • Değişim Mesajları : Korkular

    korku uçak korkusu korkularKorkular

    Hayatı yaşarken kişi bir çok tecrübe ve çok sayıda olay yaşıyor. Bu tecrübeleri yaşadığında bilmediği stratejilerin hayatını farkında olmadığı şekilde etkilediğini aradan çok uzun zaman geçtikten sonra öğrenebiliyor, belki de hiç öğrenemiyor. Hayatını etkileyen stratejiler hep aynı sonuçları elde etmesini sağlıyor ama "neden hep bunlar benim başıma geliyor" sorusunun cevabı bir türlü bulunamıyor.


    Değişim Mesajları

    Aslında yaşadıklarımız içinde önemli değişim mesajlarını alıyoruz.  Bu mesajların farkına varamıyoruz. Korkular da bu mesajlardan sayılabilir. Uçak korkusu, deprem korkusu, dışarı çıkamama korkusu, sahne korkusu ve benzeri bir sürü korku. Dikkatli olarak bakıldığında, örnek olarak kişi uçaktan korkuyorsa, uçak içinde yaşadığı durumların ortaya çıkardığı bir sonuç olarak görünüyor, kişiye. Derley ya kazın yaz da martının ayağı öyle değil.  Yüzmeyi sağlayan ayaklar ağaca konmayı engelliyor. Bu yüzden kargalar martılara kavga edip ağaca konduklarında martıların yapabileceği hiçbirşey yok. Onların ayakları kumlar ve kayalar için organize edilmiş durumda.

    Uçak Korkusu

    Uçak korkusu aslıdan uçakta yaşananlarının zihindeki kapakları açmasından kaynaklanıyor. Hele kişi kendi hayatında çok güçlü ve iktidar sahibi ise, uçak korkusunun ortaya çıkması daha kolay hale gelecektir.  Kapattığı hatırlamak istemediği tecrübelere ait duygular yüzeye taşındığında ortaya dayanılmaz bir duygu çıkıyorsa, bu uçak korkusu adı ile adlandırılacaktır. Aslında uçak korkusu dediğimiz şey kişiyi uçaktan uzak tutmaya çalışan bir mekanizma diyebiliriz. Uçak korkusu kişiyi uçaktan korkuyor ve böylece uçakta yaşanacak duyguların yaşaması engelleniyor.

    Diğer korkularda ayni şekildeki bir sistematiğin sonucudur diyebiliriz.  Böylece daha genel bir tanımla korkular kişiyi koruyan mekanizmalardır şeklinde bir yazım yanlış olmayacaktır.

    Korkular Korktuğunuz Oranda Gerçekleşebilir

    Bir düşünün siz nelerden korkuyorsunuz. İşşiz kalmaktan korkuyorsanız, kaynaklarınıza ve kendinize güvenmiyorsunuz demektir.  Parasız kalmaktan korkuyorsanız, daha önce parasızlıkla ilgili tecrübeler yaşanmış demektir.  Aldatılmaktan korkuyorsanız aldatılmış, güvenmekten korkuyorsanız güveninizi sarsan birileri olmuş demektir.

    Buna benzer çok sayıda örnek verilebilir.  Korkular ortaya çıktığında bunların değişim mesajı olarak algılanması gereği ortadadır.  Bu değişim mesajı  olarak algılanmazsa yaşam kalitesi hayattab alınan zevk giderek azalacak ve kişi kendisini daha kötü hissetmeye başlayacaktır.  İçine kapanan, duygularını ifade edemeyen bir durumu yaşamaya devam edecektir.

    Yapılması gereken değişim sürecini başlatmaktır ama geçmişte yaşanan tecrübelerin etkisi ortadan kaldırılmadıkça değişi süreci de zor ve acılı bir süreç olacaktır.

    NLP ve Zİhinsel Detoks

    Uçak korkusundan dolayı Zihinsel Detoks programına katılan kişi ile yapılan görüşmelerde uçak korkusundan çok fazla konuşulmadığı halde uçak korkusu ortadan  kolaylıkla kalkmaktadır.  Zira korkular ya da yaşanan sorunlar buzdağının görünen kısımlarıdır şeklinde bir metafor kullanılabilir.  İç tarafta neler olduğu farkedildikten ve değiştirildikten sonra uçak korkusu  kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.

    Aynı şey diğer korkular ve yaşanan sorunlar içinde söylenebilir. Kişi değişim istiyorsa, bu değişim kolaylıkla sağlanabilmektedir.

    Korkular ortaya çıkmadan önce neler yaşadıklarınızı düşünün.  Mutlaka önemli bir darbe yemiş olduğunuzu, beklenmedik bir durumla karşılaştığınızı göreceksiniz.

    Hayatınızın korkulardan arınması dileğiyle.

    Cengiz Eren

    http://www.erenlp.com

    23 Kasım 2012

    İlgili Linkler:

     

  • Değişim Mesajları: Uçak Korkusu

    Uçak Korkusu, Uçuş KorkusuUçak Korkusu

    Uçak çağımızda kullanılan en hızlı ve emniyetli ulaşım araçlarından biri. Bir şehirden bir şehire, bir ülkeden başka ülkeye kolaylıkla ve kısa zamanda gidebilirsiniz.


    Seyahat Güzeldir

    Bilet alıp, check-in yaptıktan sonra kapıda bekler ve büyük hava alanlarında otobüsle gidip sizi istediğini yere götürecek uçağa binersiniz. Kapıda hostesler ve kaptan sizi karşılar. Sonra da yerinize oturursunuz. Emniyet kemerinizi bağlarsınız. Anonslar yapılır ve uçak pistte taksi pozisyonuna geçer. Pistin başında durur ve kalkış izni verildiğinde motorlar tam güçle çalışır ve koltuğunuza yapışır gibi hissedersiniz. Önce ön tekerlek yerden kalkar sonra da uçak pistten ayrılır. Tırmanışa geçerken rotaya geçilirken hafif düşüşler ve dönüşler hissedilir. Uçak yola devam eder. Bir müddet sonra motorların sesi azalır. Sonra da iniş anosları yapılır. Böylece uçak gideceğiniz şehrin havalimanına iner. Bazen 45 dakika, bazen bir saat, bazen 10 saat uçuyor olabilirsiniz, gideceğiniz yere ulaşmak için.

    Bazı insanların uçak içinde çok tedirgin olduğunu görürsünüz. Bazıları ise ilaç ya da içki alarak uçağa binebilirler. Bazıları da hiç binemezler, uçağa. Buna uçuş korkusu veya uçak korkusu adı verilir.

    Uçak Korkusu ve NLP

    Aslında uçak korkusu olarak görünen şey, buzdağının ucudur, kişiyi uçaktan uzak tutmaya çalışan bir mekanizma da sayılabilir. Zira kişi başka yerlerde değil de uçakta veya uçağa binmeyi düşündüğünde bu korkuyu yaşamaya başlamakta, şiddetine göre ya zorla binmekte, ya da hiç binememektedir, uçağa.

    Daha önce de yazdığımız gibi, korkular biz kendimizi koruyamadığımızda bizi koruyan mekanizmalardır, diyebiliriz. Aynı zamanda korkular korktuğumuz oranda gerçekleşebilir. Ne kadar çok korkuyorsak, o kadar tehlike var demektir.

    Bir çok kişi uçağa korku duymadan binerken, bir şey olur, önce korkmaya ve sonra binememeye başlar. Mutlaka bir şey yaşanmiş ve zihinsel süreçlerde ortaya çıkan durum bu bu korkuyu yaşanır hale getirmiştir.

    İki temel korkumuz farkında olmadan uçakta tetiklenmektedir. Motorun aşırı gürültüsü ve uçağın kalkışta sallanması.

    Kişinin geçmişte yaşadığı ve üzerini kapattığı tecrübeler bir şekilde açılabilir.

    NLP ve Zihinsel Süreçler

    Bu açılma bir ameliyat ya da doğumda sonrasında açılabildiği gibi, uçakta yaşanan büyük bir türbülansta, bir yakın vefatından veya trafik kazasından sonra açılabilir. Son dönemde yaşadıklarımız, Suruç ve Ankara'daki patlamalar, uçak düşürülmesi ve benzeri olaylar da bu etkiyi sağlayabilir. Geçmişte yaşanan tecrübelerin kapakları açıldığında yaşanan kötü tecrübelerin sayısı fazla ise, kişi kendisini çok kötü hissedecektir. İşte bu açılma uçakta da tekrarlanıyorsa, kişi kendisini uçakta da çok kötü hissetmeye başlar ve uçağa binmekten uzak durmaya çalışır.

    Uçak korkusu ortaya çıktığında anlaşılması gereken en önemli nokta şu olmalıdır. Hayatın geçmiş modelde yönetilemediği ve değişim ihtiyacının ortaya çıktığı. Değişim gerçekleşmediği takdirde uçak korkusu giderek artacaktır hatta başka korkulara evrilecektir. Genellikle yaşadığı dünyayı çok iyi kontrol ettiğini düşünen zeki insanlarda ortaya çıkma ihtimali büyüktür.

    Uçak Korkusu değişim için önemli bir mesaj sayılmalıdır. Genel olarak bakıldığında başkalarını, işini, başarısını, kariyerini olması gerekenden fazla önemsemekte ve kişi kendisini bir türlü merkeze koyamamaktadır. Hayat bu şekilde yürütülmeye devam ettiğinde, farkında olmadan kişi kendisi için bir şey yapamamakta, ama başkaları ve işi için önemli kararları alırken, kendisi için hiçbir karar verememektedir.

    Örnek olarak şu verilebilir. Bir anne, kendisi seyahat için uçağa binmeyi düşündüğünde uçak korkusu hissettiği için istediği seyahati yapamadığı halde, çocuğunun sağlığında bir sorun ortaya çıktığında hiç korkmadan uçağa binip seyahat edebilir.

    Değişim Zamanı ve Zihinsel Detoks

    Yukarıda anlatılan nedenlerden dolayı uçak korkunuz veya uçuş korkunuz var ise, değişim zamanı gelmişte geçiyor demektir. Kendi kararlarınızla kendiniz için birşeyler yapmaya başlamanız önemli değişim noktası sayılabilir. Geçmişte yaşadığınız tecrübelerin duygusal etkilerinden kurtulmanız da çok önemli. Bu şekilde zihninizin temiz olması ise, sorunun bütünüyle ortadan kalkmasını ve değişimin gerçekleşmesini sağlayacaktır.

    Değişim kararını ise sadece siz verebilirsiniz. Karar Sizin

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni.

    Facebook.com/cengiz.eren
    twitter.com/cengiz_eren

    Posta Gazetesi Bölge Eklerinde NLP ile Hayatın Yönetimi Sende köşelerinde yayınlanmıştır.

    Not: Uçak korkusu zihinsel detoks programı ile kolaylıkla ortadan kaldırılabilir..

    İlgili Linkler:

     

  • Deprem Korkusu ve NLP ile Zihinsel Detoks

    cerenDeprem Korkusu ve Zihinsel Detoks

    Depremler hayatımızda önemli ve de bazı acı sonuçlar ortaya çıkaran doğal olaylar. İnsanlar yapıları itibari ile deprem, sel, yangın, yanardağ patlaması, kasırga ve benzeri olaylara karşı güçsüzler. Bu olaylar karşısında olay yaşanırken yaşanılan durumlar kişinin hayatında farkında olmadıkları halde, zihinsel süreçlerde önemli değişikliklere yol açmaktadır.

    17 Ağustos depreminden sonra özellikle Marmara bölgesinde yaşayan insanların korkularında önemli artışlar oldu. Gece uyuyamamak, tepki verememek ve bazı içeriklerde çok aşırı tepkiler vermek, sıkıntı, sinir, terleme ve benzeri durumlar deprem olmadığı halde yaşanmaya başladı.

    Deprem kişinin zihninde farkında olmadığı açılımlara ve sonuçlara yol açmakta ve kişi hayatını deprem öncesinde de yönetemediği için, depremden sonra kendi kararı ile bir değişim yaşamıyorsa, sorunlar daha da büyümektedir.

    NLP Zihinsel Detoks Programı ile oluşan süreçlerin ne olduğu  konusunda farkındalık sağlanmakta, farkında olmadan kullanılan stratejilerin neler olduğu mekanik olarak gösterilmekte ve kişinin geçmişte yaşadığı tecrübelerin sonuçları ve bu sonuçlardan ortaya çıkan stratejiler de irdelenmektedir. Böylece kişinin kendi kararı ile kendisini değiştirme süreci başlamakta ve insan hayatında en önemli nokta olan "karar" vermek ve hemen harekete geçmek kolaylıkla gerçekleştirilmektedir.

    Korkular ve NLP

    Diğer korkular gibi deprem korkusu da kişi için zihnimizden bize aktarılan bir değişim mesajıdır ve bu mesajın algılanması ve harekete geçilmesi Zihinsel Detoks semineri sonrasında gerçekleştirilmektedir. Tabi değişim süreci başlayıp devam ettiği için deprem korkusu da kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.

    Deprem Korkusu ile olarak yapılan bilgi aktarımları Zihinsel Deteoks programı adı altında yapılmaktadır. Toplam ücret 2.500 TL dir.3- 4 defa yaklaşık 2-3 saat süren görüşmelerle gerçekleştirilmektedir. İlk görüşmelerden sonraki görüşmeler değişim süreçlerinin takip edilmesi ve geleceğin planlanması üzerinde yoğunlaşmaktadır. Görüşmeler Cengiz Eren ile birebir olarak yapılmaktadır.

    Randevu ve Rezervasyon için 0216 464 17 27'i hemen arayabilirsiniz.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

    Deprem Terör Zihinsel Süreçler ve Bizi Koruyan Korkular Doğa, Doğal Afetler, İnsan ve Van Depremi 5 Yaşında yaşanan deprem ve sonuçları : Hıncal Uluç

     

  • Köşe Yazısı 13 Eylül 2015

    Korkular Korktuğunuz Oranda Gerçekleşebilir.

    İnsan hayatı yaşarken birçok korku hissediyor. Korkular çeşitli. Uçak korkusu, deprem korkusu, kapalı yerde kalma korkusu, hastalık korkusu, kirlenme korkusu, karanlık korkusu, sınav korkusu, kaybetme korkusu, terkedilme korkusu, gelecek korkusu, yalnızlık korkusu, iktidarı kaybetme korkusu ve daha yüzlercesi.

    Korkular nasıl oluşur? Neden korkularımız var? Bu doğrudan beynimizin çalışma biçimi ile ilgili. Beynimiz boşluk kabul etmez ve boşlukları doldurur. Bu boşlukların doldurulmasının en kolay yolu, korkular olacaktır. Anne baba herhangi birşeyden korkuyorsa, çocuk da korkacaktır. Hele bir de korkutulmuşsa. Tanımsız kelimelerle çocuğun korkutulması daha da kötü sonuçlara yol açabilir. Çocuk kendi hayal gücü ile bunları şekillendirdiğinde korkusu biraz daha büyüyecektir.

    Kendimizle, kendi kaynaklarımızla ilgili boşluklarımız varsa, bunlar da korkularla doldurulabilir. Başarısız olma korkusu, gelecek korkusu, kaybetme korkusu ve benzeri korkular da hissedilebilir. Eğer kişi yeni bir durumla karşılaştığında hayatını yönetebileceğine inansa, bu korkular kendiliğinden ortadan kalkacaktır.

    Uçak Korkusu Deprem Korkusu Panik Atak

    Uçak korkusu, deprem korkusu ve panik atak benzeri durumlarda insanın hayatını yönetmesi engelleyen ve sınırlayan korkulardır, her korku gibi. Bilmediği veya kalabalık bir yere giren bir kişi kalbi yerinden çıkarcasına çarpıyorsa, bu durumda kalabalık bir yere girmekten vazgeçecektir. Ya da uçağa bindiğinde, ya da binmeyi düşündüğünde kendisini çok kötü hissediyorsa, uçağa binmekten vazgeçecektir. Ya sakinleştirici alarak, ya da içki içerek uçağa binebilebilecektir. Asansöre binmekten korkuyorsa, merdivenleri kullanacaktır.

    Kişinin geçmişte yaşadığı olayların korkular üzerindeki etkisi büyük sayılabilir. Geçmişte yaşanan tecrübeler bu anlamda insan hayatında çok önemli. Hatırladığımız ya da hatırlamadığımız bir sürü tecrübeye ait duygular yüzeye taşındığında, kişi kendisini çok kötü hissedecek ve bir şey yapamaz hale gelecektir. Buna zihinsel kapakların açılması diyoruz ki, bu köşede bu duruma ait ilave bilgileri bulabileceksiniz.

    Korkular

    Bu anlamda korku iki nedenle ortaya çıkar. Birinci neden korkutulan kişi kolay yönetilir. Korkutulan çocuk daha uslu olur. Uslu çocuklar ise herkesin sözünü dinlerler, bunun iyi bir şey olduğunu duşunmek ise hata olacaktır. “Bir bakışla çocuğumu mum gibi yaparım” diyen anne ve babalar var. Korkutulan insan ve korkutulan toplum daha kolay yönetilir. Son günlerde yaşadığımız terör olayları hepimizi üzüyor. Ancak bu yüzden yaşamımızdan ödün veriyor, sinemaya, tiyatroya, gidemiyorsak, toplu taşıma araçlarına binemiyor, hatta evden çıkamıyorsak, terörü yaratanlar bizi korkutarak hedeflerine ulaşmış olacaklardır.

    Korkuların ortaya çıkmasının ikinci nedeni, biz kendimizi koruyamıyorsak, korkular bizi koruyan araçlar olarak ortaya çıkar. Burası önemli “korkular bizi korur”. Uçağa binen bir kişi kendisini çok kötü hissediyorsa, uçak korkusu kişiyi uçaktan uzak tutmaya çalışan bir koruma mekanizmasıdır diyebiliriz. Kişi uçağa binemeyecek ama çok uzağa da gidemeyecektir. Uçakla bir kaç saatte gitiğiniz bir yere başka vasıta ile gitmeyi bir düşünün.

    Yukarıda korkular biz kendimizi korumadığımızda , bizi koruyan yapıda olduğu gibi, bir başka önemli sonucu olduğu söylenebilir. Bu sonuç ise, korkuların değişim mesajları olarak algılanması gerektiği. Eğer herhangi birşeyden korkuluyorsa veya bir korku giderek artıyorsa, değişimin zamanı gelmiş demektir. Değişim gerçekleşinceye kadar da bu korkular artmaya devam edecek veya daha etkili bir korku sistematiği üretilecektir. Uçağa binemeyen kişinin, daha sonra deniz otobüsüne veya asansöre binememesi gibi.

    Değişim ve Hayatı Yönetmek

    Değişim nasıl gerçekleşir sorusuna verilecek cevap şu olabilir. Kişinin kendi kararlarını verip, istediklerini yapabilmesi ve gerektiğinde istemediklerine hayır diyebilmesidir. Ancak burada geçmiş stratejilerden de kurtulması önemli bir nokta sayılabilir. Herhangi bir içerikte yapılacak değişim veya yeni bir öğrenme süreci yeni fırsatları yaratacak ve yeni kapılar açacaktır. Değişim süreci başladığında kişinin çevresindeki insanların bu değişimi önlemeye çalışmak istemelerinin nedeni ise başka bir yazının konusu.

    Kendinize güvenerek ve inanarak, hayatınızı korkmadan yönetebilirsiniz. Karar sizin!!

    facebook/cengiz.eren
    twitter/cengiz_eren

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

     

  • NLP ve Uçak Korkusu Değişim Radikal Röportajı

    Uçak Korkusu, uçuş korkusu, nlp, zihinsel detoksHayat değiştiren teknik NLP

    Uçaktan ya da depremden korkuyorsunuz, istediğiniz üniversiteye girmek istiyorsunuz... NLP uzmanı Cengiz Eren' göre sıkıntılarınız son bulabilir.

    MELİS DANİŞMEND Radikal Gazetesi

    Hayatınızı zehir eden korkularınızdan 3.5 saat içinde kurtulabileceğinizi söylesek inanır mıydınız? Muhtemelen hayır. Fakat ister inanın ister inanmayın, NLP'nin bunu mümkün kıldığı söyleniyor. Neuro Linguistic Programming'in kısaltılmışı olan NLP'nin iddiası şu: Yaşadığınız dünyayı ve bu dünyadaki her anı yönetebilirsiniz. Ya da 49 yaşındaki NLP uzmanı Cengiz Eren'in tanımıyla "Konfeksiyon giyinebilirsiniz, butikten giyinebilirsiniz, terziden giyinebilirsiniz. Bir de giysinizi kendiniz üretebilirsiniz." İnsanın kaynaklarının farkına varmasını sağlayan bu teknikler, dışarıdan bakıldığında soru işaretleri, içeri girildiğinde ise çözümler barındırıyor. NLP'ye gidenler, uçak ve deprem korkularının, gelecekle ilgili plan yapamama sıkıntılarının yok olduğunu söylüyorlar.

    Nasıl bu işe merak sardınız? Sizin de korkularınız mı vardı?

    Hayır. Ben tenis oynuyorum. İngiliz bir arkadaşım bana NLP'yle ilgili bir kitap hediye etti. Bu yöntemleri uygulayarak 14 tane kupa aldım teniste. Konu ilgimi çekti ve başka kitaplar okudum. Sonra da Amerika'ya eğitimini almaya gittim. Bu modeli oluşturan iki kişiden biri olan Richard Bandler'dan sertifika aldım.

    Kaç senedir bu işi yapıyorsunuz?

    Profesyonel olarak 98'den beri.

    Peki amacınız, yapmaya çalıştığınız şey nedir?

    NLP'deki temel iddia şu: Yaşadığınız dünyayı ve her anı yönetebilirsiniz. Burada tedavi söz konusu değil. Hayatımızı nasıl yöneteceğimiz konusunda bilgiler aktarılıyor. Duygu, kelime ve cümlelerimizin, kaynaklarımızın farkına varmamız sağlanıyor. Farkında olduğumuz ve farkında olmadığımız aklımız var. Amaç farkında olduğumuz aklımızı sadece yeni şeyler öğrenmek için kullanmak. Geçmişinizde var olan kötü tecrübeleri ortadan kaldırırsanız kendinizi kötü hissetmezsiniz.

    Bir psikologtan daha farklı ne vaat ediyorsunuz?

    Gerçekten kişinin kendisi için yaşamaya başlamasını öğretiyoruz.

    Peki psikologlar nasıl bakıyor NLP'ye?
    Kişileri daha kolay tedavi edebilmeleri için psikologların da NLP öğrenmeleri gerekiyor. NLP bilen psikologlar çok daha başarılı oluyorlar.
    Tel: 0216 464 17 27
    http://www.erenlp.com

    NLP'YE GİDENLER ANLATIYOR

    Murat Çelikkan (Gazeteci),

     "Seyahate çıkmadan yaklaşık 24 ya da 48 saat önce uçak korkum başlıyordu. Uykularım kaçıyordu. Uçağa her binişimde, bunun son olacağı düşüncesiyle yolculuk ediyordum. Mideme kramplar giriyor, biri ayağa kalktığında uçağın dengesi bozulacak diye sinirlerim bozuluyordu ve sürekli motor sesi dinliyordum. Bir tek, okyanus aşırı yolculuklarda böyle olmuyordu.
    Cengiz Eren askerlikten beri arkadaşım. Çok yakın bir arkadaşımın NLP'yle deprem korkusunu yendiğine şahit oldum. İnanmadım böyle bir şeye. Fakat sonuç olarak kaybedeceğim sadece 3.5 saat diye merakımdan gittim. Bir işe yaramazsa hiç değilse haberini yaparım diye düşünerek... Fakat işe yaradı. Uçak korkusunun altından bambaşka bir şey çıktı. Artık yolculuk öncesi gerilmiyorum. Fırtınada Mersin'e uçtum. Uzun yolculuklarda ise sadece sıkılıyorum."

    Soner Arıca (Sanatçı)

    "Aşırı duygusal, romantik tarafımı dengelemek için NLP'ye gittim. Sevdiğim şeylerden kolay kopamayan bir insanım. Hem kendimle hem de hayatla ilgili olaylardan çok fazla etkileniyordum. NLP'yi bir dergide okudum ardından konuyla ilgili kitaplar okudum. Öğrendikten sonra neyi niye yaptığımı, niye yapamadığımı anladım. Bu anlamda her türlü performansa etkisi olduğunu düşünüyorum. Artık seçimlerimin kendime ait olduğunu biliyorum."

    Deniz Alphan (Milliyet Ekler Yayın Yönetmeni)

    "Uzun zamandır uçak korkum vardı. Eskiden korkmazdım fakat bir gün İzmir'e giderken uçak iyice yana yattı, hostes düştü. Çok korktum ve bu korku giderek arttı. Uçağa bineceğim zaman ya içki içiyordum ya da yatıştırıcı alıyordum. Seyahat günü yaklaştıkça 'Keşke ertelense,' diye düşünüyordum. Bir ülkeye gittiğim vakit, geçirdiğim zaman zehir olurdu çünkü nasıl döneceğimi düşünürdüm.
    Bir gün Murat Çelikkan'la yemek yerken, laf arasında 'Ben artık korkmuyorum,' dedi. Ne olduğunu bile sormadan bahsettiği kişinin telefon numarasını aldım. Psikolog mudur, büyücü müdür, kurşun mu döküyor... O kadar çaresizdim ki, hiç sormadan aradım.
    3.5 saat süren bir seans. Ne tür korkularınız olduğunu, korkunun renkli mi, kokulu mu olduğunu soruyor, Eren. NLP'den sonra Japonya'ya gittim. Herkes uçmanın tadını çıkarırken ben zangır zangır titrerdim. Artık ben de tadını çıkarıyorum."

    Hamdiye Baran (NLP uzmanı)

    "Aslında deprem korkum hep vardı. Ama 17 Ağustos'tan sonra çok şiddetlendi ve bu şehirde yaşayamaz hale geldim. İkide bir yurtdışına ya da başka şehirlere kaçıyordum. Sonunda korkum o kadar arttı ki Amerika'ya kaçtık. 9 ay içinde bir sürü doktora gittim, ilaçlar aldım ama işe yaramadı. Sonunda bir arkadaşım beni Cengiz Eren'e yolladı. Cuma günü gittim, cumartesi günü hiçbir şeyim kalmamıştı. Arkasından konuyla ilgili kitaplar okudum. Ve Richard Bandler'ın İskoçya'daki seminerine katılıp sertifika aldım."

    Ahmet Dalyancıgil (Chicco Türkiye Genel Müdürü)

    "Biz şirket olarak, daha etkin iletişim kurabilmek ve ekibimizin birbirini daha iyi tanıyabilmesi amacıyla NLP Değişim ve
    İletişim Semineri'ne katıldık. İki günlük bir programdı. Şirket için etkili oldu. Herkes kaynaklarının daha çok farkına vardı. Motivasyonumuz arttı. İş yaşantısında öğrendiklerinizi hemen uygulamak çok kolay değil ama bizim için bir başlangıç noktası oldu."

     Kabus: Uçak korkusu

     Uçak korkusu, altında neleri barındırıyor?

    Farkında olduğumuz ve farkında olmadığımız aklımız var. Farkında olduğumuz aklımızla o anda ilgilendiğimiz içerikleri takip edebiliyoruz. Bu 5-9 arasında bir rakamla sınırlı. Daha fazla bilgi geldiğinde farkında
    olduğumuz aklımız karışıyor ve karıştıran içerik neyse beynimizde benzer içerikte kayıtların hepsi yukarıya çıkıyor. Bu kayıtlar kötü kayıtlarsa kendimizi kötü hissediyoruz. Örneğin, uçağın kalkışı sırasında çok fazla gürültü var. Hostesin konuşmaları, kemer, vs. Bunlar aşırı bilgiler. Farkında olduğu aklı karışıyor insanın. Farkında olmadığı aklındaki sorunlar
    yüzeye çıkıyor. Uçak korkusu diyoruz ama aslında değil. Çoğunlukla bu sorunlar kendi hayatımızı yönetemediğimiz, yönetimi başkalarına devrettiğimiz durumlarda çıkıyor, ki uçakta bu teslimiyet çok net. Bir de uçak korkusu gazetecilerde daha sık görülüyor.

    Neden?

    Gazetecilerin temel amacı izlemek ve duygusal  bir bağ kurmadan olaylar hakkında bilgi aktarmak. Olaylarla duygusal bağlantı kurmamak için farkında olmadan ikiye bölünüyorlar. Biz buna NLP'de 'ayrışma' diyoruz. Farkında olmadan meslek davranışını kendi hayatına aktarıyor. Hayatı acı çekmeden yaşamaya devam ediyor. Çekmediğini düşündüğü fakat vücudunun çektiği acılar uçak korkusu olarak ortaya çıkıyor. İzleyicilikten aktör haline geldiği durumlarda bu bütünleşme gerçekleşiyor. Siz diyelim bir trafik kazasını görüyorsunuz. Habere yöneliyorsunuz ama algılarınızda çektiğiniz acılar var. Herkes bu tür haberler yapmıyor ama...
    Bu daha çok acılı olayları takip eden, daha doğrusu iyi gazetecilerde ortaya çıkan bir sorun.

    Biz kötü gazeteci miyiz?

    Hayır ama sizin de uçak korkunuz varsa hayatınızın herhangi bir noktasında bir bölünme yaşıyorsunuz. Belki gazeteciliği seçme nedeniniz de böyle bir bölünme.

    P.S. Radikal Gazetesinde yapılan bu röportaj NLP teknikleri ve NLP bilgilerinin kullanıldığı kişisel seminer sonuçlarını göstermektedir. NLP 'nin Türkiye'ye yayılması noktasında önemli bir mihenk taşıdır. Röportay veren kişilere teşekkür ediyorum.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

     

  • NLP ve Uçak Korkusu (Uçuş Korkusu)

    uçak korkusu, nlp teknikleri ile değişimUçak Korkusu ve NLP İle Zihinsel Detoks

     
    Uçak Korkusu  kişileriin uçağa binmekten korktuğu durumları ifade ediyor. Ancak Uçak veya Uçusş korkusu çeken insanların lunaparklardaki sandal veya kamikazeye binemediklerini, rafting yapamadıklarını, yamaç paraşütüne binemediklerini de görüyoruz.

     


    Uçak korkusu ortaya çıkmadan önce kişinin mutlaka beklenmedik bir darbe yemesi veya bir olayla karşılaştığını da görüyoruz.
    Yaşanan bu olaylar kişinin o güne kadar olan zihinsel yapısını farklı hale getirdiği ve kişi de bunun farkında olmadığı için sonucu uçak korkusu olarak adlandırıyor veya adlandırılıyor.

    Bu anlamda uçak korkusu buzdağının sadece görünen ucu.  Zihinsel süreçler farkedildikten ve iç tarafta neler olduğu net olarak anlaşıldıktan sonra  uçak korkusu kendiliğinden ortadan kalkıyor

    Uçak Korkusu Uçak Korkusu Değil

    Biraz daha dikkat edildiğinde uçak korkusunun ortaya çıktığı an gerçekten kişinin o güne kadar kullandığı stratejilerin yetersizliğini gösteren bir yapının olduğunu gösteriyor. Bir çok korkumuz gibi uçak korkusu bir değişim sinyali. Kişi bu değişimi gerçekleştirmedikçe uçak korkusu artarak devam edecektir ve kişi farkında olmasa da değişime zorlayacaktır.

    Kişisel seminerlerde aktarılan bilgiler ve yapılan uygulamalarla Uçak Korkusu ortadan kalkmakta ve kişi kolaylıkla uçabilmektedir.  Zira süreçler ve stratejilerin ve elde edilen sonuçların dikkatli şekilde incelenmesi, kininin o güne kadar neden değişime direnç gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır. O andan sonra geleceği planlayabilmek için farkında olmadan oluşan etkiler ortadan kalktığı için karar vererek harekete kolaylıkla geçebilmektedir.

    NLP ve Uçuş Korkusu

    Uçak korkusu ile ortaya çıkan durumların neler olduğunu farketmek ve bunun ve diğer korkularınızın ortadan kalmasını istiyorsanız Zihinsel Detoks programına katılabilirsiniz.

    NLP ile Zihinsel Detoks programı yaklaşık 12-16 aat sürmekte ve kişi bir uçağa binip sonuçları gördükten sonra  1 yada iki kez daha görüşülmektedir.

    Uçak Korkusu ile olarak yapılan bilgi aktarımları için Zihinsel Detoks programı uygulanmakta ve  2.500 TL+ KDV ücret alınmaktadır. İlk görüşmelerden sonraki görüşmeler değişim süreçlerinin takip edilmesi ve geleceğin planlanması üzerinde yoğunlaşmaktadır. Uçak korkusu ortadan kalktığı gibi, hayatın başka içeriklerini de yönetmede, kaynakları daha zengin olarak kullanmada önemli farklılıklar ortaya çıkmaktadır.

    Randevu ve Rezervasyon için 0216 464 17 27'den randevu  alabilirsiniz.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

    NLP ve Zihinsel Detoks Köşe Yazısı Hannibal ve Zihinsel Detoks Geçmişi Maziye Gönderen Program: NLP İle Zihinsel Detoks Zihinsel Detoks Programı

     

     

  • Panik Atak Benzeri durumlar

    Panik Atak'tan kurtulmak

    Panik Atak  ve NLP Teknikleri

    Panik atak adını duyduğunuzda panik atak yaşıyorsanız farklı, panik atak yaşamıyorsanız farklı düşüneceksiniz. Düşündükleriniz ise farkında olmadan yaşadığınız süreçlerin veya yönetemediğiniz durumlarla karşı karşıya kalmanızla ilgi

     

  • Play-Back veya Sahibinin Sesi

    Play Back şarkılarPlay Back

    Bildiğiniz gibi play-back terimi televizyonlardan dilimize düşen bir kelime. Arka planda çalınan müziği veya sesi anlatan birlikte kullanılan bu iki kelime aslında düşündüğümüzden daha fazla şey anlatıyor olabili mi? Televizyon programların hızı ve stüdyo olanakları elvermediğinden sanatçılar kendi şarkılarını söylerken bu tekniği kullanırlar. Arka planda müzik çalar ve bu ses ekranda duyulur. Sanatçı ise elinde çalışmayan mikrofona şarkıyı söylüyormuş gibi yapar. Zira mikrofonu eline almasa play-back olduğu kolaylıkla anlaşılacaktır. Bazen ses ile dudaklar arasında senkronizasyon kaybolduğunda play-back yapıldığı anlaşılır, tabii sanatçının da play-back yapamadığı söylenebilir.  Özellikle sanatçının kaseti yeni ise ve bütün şarkıları henüz ezberleyememişse, bu terslikler çok sık tekrarlanır.  

    Sanatçı ne kadar gerçekmiş gibi söylüyorsa o kadar iyi bir play-back üstadı olduğu söylenebilir. Bu iyi midir? Kötü müdür? Pek düşünülmez.  

    Başka İçeriklerde Play Back

    Play-back aslında hayatın başka içeriklerinde de görülmektedir. Kendisine verilen rolü oynayan kişi de play-back yapmaktadır. Başkasının kullandığı kelimeleri ve cümleleri kullanmak da benzer şekilde play-back olarak adlandırılabilir. Bu sadece bu kadarla da kalmaz. Kendi hazırladığınız bir metni veya prezentasyonu aynı şekilde iki kez bile yapıyorsanız, ikincisinde play-back bile yaptığınız söylenebilir.

    Kişisel Gelişim ve Play Back

    Kişisel gelişim konusunda verilen seminerlerde de bu sıklıkla görülebilir. Tabii yazılan kitaplarda da.  Bir kişi bir anlatıyı başlangıçtan bitişe kadar aynı şekilde ikinci kez anlatıyorsa play-back kişisel gelişimci olduğu söylenebilir. Kişisel Gelişim konusunda yazanlar eğer “copy-paste yazar” ise “play-back” yapıyor olmaları çok da anormal karşılanmamalıdır.  

    Üzerinde bir gramofonun ve bir köpeğin yer aldığı “His Master’s voice” yazan bir logoyu hatırlıyorum.  Galiba gramafon markasının logosu idi, bu yazı ve şekil.  Türkçe’ye ise “Sahibinin Sesi” olarak tercüme edilmişti. Gramofon plağı, teyp, kaset, cd ve şimdilerde mp3’ler üzerinde kayıtlı olanın binlerce defa seslendirilmesini sağlamaktadır. Bu şekilde kayıtlı olan bir şeyi birçok kereler dinlenebilir.  

    Şarkılar ve Kader

    Ses ve müzik sanatçıları, besteci veya söz yazarının şarkılarını yeniden çalar ve söylerken aynı notaları tekrar etmekte veya aynı sözleri söylemektedirler. Bu da bir anlamda kayıtlı olan için play-back demektir. Sadece kendilerine ve seslerine göre bir yorum ortaya koyarak, az da olsa bir farklılık yaratırlar. Klasik müzik dünyasında bu kolaylıkla görülebilir. Yehudi Menuhin notalarını bildiği bir parçayı çalar ve ona kendi yorumunu da katar. Ne kadar çok şarkı veya nota biliyorsa ve bunu farklı yorumluyorsa o kadar ünlü bir sanatçı olur.  

    Şarkıcılar için sürekli olarak söyledikleri şarkılardan biri ve bir kaçı farkında olmadan kaderleri de olabilmektedir. Berkant’ın söylediği Samanyolu şarkısı bunu yazan ve söyleyen kişilerin hayatı boyunca sürecek ve sonra unutulacaktır. “Bir şarkısın sen, ömür boyu sürecek” sözleri bu sonucu yaratabilir mi? Benzer şekilde Mary Hopkin “Those were the days my friends”şarkısı ile büyük başarı kazanmış ancak daha sonra söylediği şarkıların hiçbiri bu başarıya ulaşamamış ve unutulmuştur. Bu şarkıyı yazan Beatles’te bu şarkıdan sonra dağılmış ve sonrasında ise bir araya gelememişlerdir. Benzer bir durum “Bu akşam ölürüm “ şarkısını söyleyen Murat Kekilli'nin de başına gelmiştir. Birden patlayan bu şarkı açıklanması uzun sürecek olan nedenlerden dolayı, Murat Kekilli bir daha benzer etkide bir şarkı yazamayacak veya söyleyemecektir.  

    Zihindeki Şarkılar

    Bir şarkıyı dinlerken benzer süreç dinleyen kişinin zihinde de yaşanmaktadır. Bildiğiniz bir şarkıyı dinlemeye başladığınızda, zihninizdeki kayıtlarda play-back yapmaya başlamaktadır. Bilinen şarkının birkaç notası duyulduğunda zihnimizde şarkı çalınmaya başlamış demektir. Bu şarkı zihnimizde çalınırken şarkı ile ilgili duygusal bir durumda birlikte çağrılıyorsa, o zaman bu şarkının kişi tarafından sevildiği söylenebilir. Sanatçı bir ayrılık şarkısı söylüyorsa, dinleyen kişi de bu şarkıyı zihninde ayrıldığı sevgilisine söylediği anlaşılabilir. Böylece müzik sözleri, sözler, duyguları, duygular ise hissetmeyi sağlamaktadır. Dinleyen kişi de farkında olmadan yaşadığı boşluklarının büyüklüğüne göre duygusal yoğunluğu yaşamaya başlar ve davam ederler. Öyle ki bazı şarkılarda hüngür hüngür ağlandığı da olur.  

    Bu yazının konusu olmamasına rağmen iyi söz yazarları iyi sosyologdur da denebilir. Şarkıların içeriklerini toplumdaki geniş kesimlerin duygusal boşluklarının neler olduğunu fark ederek bunları şarkıları ile uyarmaya çalışırlar. Aşk en çok kullanılan içeriktir. Sonrasında ise ayrılık, ölüm içerikleri kullanılır. Son zamanlarda yoğun olarak cinsellik kavramı da şarkılarda etkili olmaya başlamıştır.  

    Bütün bunlar play-back davranışının yoğun şekilde kullanıldığını göstermektedir. Model başka içeriklerde de devam etmektedir. Masal ve fıkra anlatan kişilerde play-back yapmaktadır. Aynı şekilde başka kişilerin sözlerini kullananlar da aynı şekilde davranıyor denebilir.  

    Dış Dil Kullanımı Play Back'tir

    Kişisel gelişim konusunda da play-back oldukça yaygındır. Zira verilen bilgiler içinde çoğunlukla daha önce ifadelendirilmiş kelime ve cümleler yoğunlukla kullanılmaktadır. Örneğin Konfüçyüs’ün bir cümlesi kullanıldığında farkında olmadan bir süreç de başlamaktadır. Bu cümleyi söyleyen kişinin zihninde Konfüçyüs’ün yeri de belirlenmektedir. His Master’s Voice veya Sahibinin Sesi tanımına uygun olarak Konfüçyüs o kişinin beyninde Master veya sahip olarak yer almakta ve Konfüçyüs binlerce yıl öncesinden o kişiyi yönetmeye başlamaktadır. Bu cümleleri dinleyen kişiler de bu cümleyi, cümleleri doğru kabul ettiklerinde benzer sonuç onların zihninde de gerçekleşmekte ve böylece Konfüçyüs’ün sahiplik alanı genişlemektedir.  

    Bu sadece bir örnek tabii ki.  Kişiler neler yaptıklarının farkında olmayabilirler. Taa ki bu yazıyı okuyana kadar. Ama bu kadarla kalsa iyi . Bir de farkında olarak ve bilerek bu mesajları aktaranlar da olabilir mi? Başkalarının anlattıklarını veya sözlerini kullanan kişiler “dış dil” kullanarak, o bilgileri doğru kabul ettiklerini ve dinleyenlerinde doğru kabul etmeleri gerektiğine dair mesajı vermektedirler. Böylece bilgi aktarımı kişisel gelişimi durağanlaştırmakta ve bu bilgiyi anlatan kişilerde ortaya çıkan “öğrenilmiş gelişememezlik” süreci de başlamaktadır.  

    Hem bilgi sahibi olduklarını  düşünen ama gelişemeyen kişilerde sorunlar giderek artmakta ve kişisel gelişimcilerden öğrendikleri “öğrenilmiş çaresizlik”’in gerçek olduğunu kabul ederek, kesilmeyi bekleyen kurbanlar haline dönüşmektedirler. Bu benzetme yazı kurban bayramında yazıldığı için içeriğe dahil edilmiştir. Yaratıcı düşüncenin ve yaratıcı düşüncenin sözelleştirilmesi, “iç dil” kullanılmaya başlanması ile “play-back” anlatılarınızın önüne geçecek ve “istenen sonuca” daha kolay ulaşmanızı sağlayacaktır. Bir denemenizde bir mahzur olmasa gerektir.  

    Beynimize Aktarılan Bilgiler

    Beynimize aktarılan yazılı, sözlü, müzikli, şarkılı her türlü bilgiye dikkat etmek gereği gün gibi ortadadır. Zira her cümle farkında olmadığımız bir takım sonuçların beynimize aktarılmasına sebep olabilir.  Kitaplarda, televizyon programlarında yorumlarda, yazılarda farkında olmadan alınan bilgilerin sonuçları daha sonra hayatımızda ortaya çıktığında şaşırmamak da gerekmektedir. Bundan kurtulmanın en kısa yolu ise kişinin kendisini korumasıdır. Anlatılan konu kendi sesi ile mi yoksa sahibinin sesi olarak mı aktarılıyor, bu ayrımın fark edilmesi, korumayı çok daha kolaylaştırabilir. Mevlana bile “artık yeni bir şeyler söylemek lazım” cümlesini söyleyene kadar yaratıcılığını kullanmamış olsa gerektir. Bu cümleyi söyledikten sonra başkaları Mevlana’nın cümlelerini bize aktarmaktan başka bir şey yapmamıştır.  

    Daha da ileri giderek size önerilen bir hayatı yaşaıyorsanız da, hayat boyuyunda "long play-back" yapıyor olabilirsiniz.  Ancak bu durumda şarkının sonu hiç de istediğiniz gibi bitmeyebilir.  Dünyayı değiştiren insanlara bakıldığında play-back değil, sadece kendi istediklerini yapan insanlar olduğunu da görürüz.  Ama nasıl yaşayacağınıza dair bir karar vermeniz gerekiyorsa, bunu sadece siz verebilmelisiniz.

    Yeni şeyler söylemekten de ileri olarak kendi dilimizi oluşturup kendi cümlelerimizi dış dil etkisinden uzakta kelimelendirmeye başladığımızda yaratıcılığın kullanılmaya ve sınırların ötelenmeye başladığını siz de kolayca görebilirsiniz, kendinizi hiç olmadığı kadar iyi hissederken.  

    Bu yazıdan sonra play-back, play-back olmaktan çıkacaktır. Daha da iyi anlaşılabilmesi için son cümle şu olabilir. “No Play-back, No copy-paste, please”.

    Cengiz Eren

    http://www.erenlp.com

    Kişisel Gelişim Posta NLP YazılarındanKGM Kişisel Gelişim Müteahhitliği Bir Kishileaks yazısı daha Üstün Dökmen Kişisel Gelişim Dergisi Röportajı

     

  • Uçak Korkusu

    ucak.jpgUçak Korkusu NLP

    Korkular hayatımızda çok farklı içeriklerde ortaya çıkabilir. Söylenmesi gereken ilk şey ,

    "Korkular Korktuğumuz Oranda Gerçekleşiyor".

     

TOP