sınırlar

 

  • Dogtooth Köpek Dişi Film Yorumu

    Dogtooth film yorumu köpekdişiDoogtooth Köpek Dişi

    Bana tavsiye edilen ikinci Filmin adı ise Dogtooth'du. Bu film beni diğerinden daha çok etkiledi. Zira çocuklara uygulanan eğitim modeline bakıldığında benzer bir uygulama söz konusu.

    Aile ve Eve Kapatılan Çocukları

    Film bir evde geçer. Anne, baba ve çocuklar. Ancak annenin korkusu dolayısı ile çocuklar hiç evden çıkarılmazlar ve çıkamazlar. Yaşamları bahçeli evin duvarları arasında geçmektedir. Evde telefon saklıdır ve tuzluk telefon olarak adlandırılmaktadır. Cinsellik mekanik şekilde yaşanır ve hiçbir duygu yoktur. Anne çocuklarını dış dünyadan koruma adına bunları yaparken, çocuklar da bunu kabullenmişlerdir.  Dışarısı onlar için yoktur. Evden sadece baba işine gitmekte ve gelmektedir. 

    Sınırlı Bir Dünya

    Çocukların hazırladığı partiler ve eğlenceler de aynı şekilde kendi kendilerinedir. Televizyon, bilgisaya yoktur. Dış dünyadan hiçbir bilgi girişi olmamaktadır. Zihinlere konan sınırlar hiç açılmamak üzere devam edeceği düşünülürken, değişim de farkında olmadan başlar. Filmde çok etkili çekimler ve sahneler var. Bunlardan biri babanın ev dışında birşey ararken çocukların  kapının dışına sadece kafalarını uzatma sahnesidir. Dış dünya tehlikelidir, mesajı derinden verilmektedir, çocukların zihnine.

    Eğitim Sistemi ve Oluşturulan Sınırlar

    Filmi iki noktada yorumlamak gereğini hissettim. Bunlardan birincisi aslında eğitim sistemi ile zihnimize çok sayıda bilgi aktarılmakta ve bu bilgiler zihinsel yapımızı oluşturmakta ve sınırlamaktadır, bence. Geçmişte bulunan bilimsel olduğu söylenen bilgilerin zihnimize yerleşmesi bu bilgileri üreten kişilere olması gerekenden fazla önem verilmesini ve zihnimizde sınır oluştuğurduğunu farketmemiz gerekiyor. Farkında olmadan oluşan bu sınırın farkına varılmadığı sürece aşılması da mümkün olmayacaktır. Elma dediğimizde hem Havva ve  hem de Newton aklımıza gelmektedir. Newton'un yaşadığı çağda mesih beklentisinde olan bir kişi olduğundan bahsedilmemektedir. Aynı şekilde Kristof Kolomb Portekiz kralını mesih olarak görmekte ve kendisini ise İncil'de yazılı yeni yerler bulma ve bin yıllık altınçağ beklentisini gerçekleştirecek kişi olarak algılamaktadır.  Sabetayist Bilgeler kitabı mesih beklentisinin nedenlerini ve kimlerin mesihi nasıl beklediği ve aşgıladığını yazmaktadır. Kristof Kolomb seyahatinden geri dönmeyi düşünürken, kendisinin vahiy aldığını duymakta ve böylece yoluna devam etmektedir.

    Bİlginin Oluşturduğu Sınırlar

    Bu anlamda bilgi sınır yaratabilir. Filmde geçen evi bir okul olarak düşünürsek, orada aktarılan sınırların ne kadar çarpıcı olduğunu anlayabiliriz. Filmi bir eğitim eleştirisi olarak ele almak çok mümkün hale gelmektedir. Ancak insan zihnine ne kadar sınır koyarsanız koyun, sonuçta insan sınırlarını dışına bir şekilde çıkmaya çalışacak ve bunu köpek dişini bile kırarak sağlayacaktır. Truman Show filminde olduğu gibi Adem elma yediği için kendi cennetinden kovulmamış, Havva'nın peşinden exit yazısı yazan stüdyo kapısına gelmiş ve sınırı aşmıştır. Sınırlı bir ortamdan yine yine sınırlı bir ortama hareket edilse bile, hareket başlamış demektir. Bundan sonra hareket devam edecek ve hiçbirşey eskisi gibi olmayacaktır.

    Anne Ve Babalar Konan Kurallar

    Bunun kadar önemli bir nokta ise anne ve babaların çocuklarını korumak için onların gelişmesini nasıl engellediğine dair veridir, filmde anlatılan. Anne veya baba veya anne ve baba çocuklarını dış dünyadan korumaya çalışırken düşünüldüğünden çok daha fazla zarar vermektedirler, farkında olmadan. Onların doğa ve insanla olan bağlantılarını kesmekte ve bilgi alma süreçlerini sınırlamakta ve kendilerine bağımlı hale gelmesini sağlamaktadır. Kendi yaşadıklarını yaşamasın diye çabalayan ebeveyn farkında olmadan çocuklarının kendileri ile aynı sonuçlarla karşı karşıya kaldığını göreceklerdir, yıllar geçtikten sonra. Çok sevdikleri ve sorunlu olduğunu düşündükleri çocuklarını oradan oraya kaçırarak veya evlerinde saklayarak önlara verdikleri zarar görülemez hale gelmektedir. Doğal olarak kendisini çok sevdiğini düşündüğü ebeveynini kırmamak ve üzmemek için kendi kararlarından vazgeçebilecektir, kolaylıkla.

    Anne Sevgisi

    Kendi örneğimde annenin fazla sevgi vermesinin sorun olduğunu çoktandır farketmiştim. Okullarda verdiğim seminerlerde öğretmenini çok seven öğrencinin öğretmeni gibi olmaya çalışarak diğer fırsat ve seçenekleri göremez olması da ona verilen bir zarardır. Basketbol, tenis, voleybol oynarken, yüzerken, yoga, reiki, tango yaparken dışarıdan alınan emirleri uygulayan kişilerin yapabileceği çok fazla birşey olmadığını farketmeleri için uzun zaman geçmesi gerekecektir. Annesinin memnun etmeye çalışan küçük çocuk, daha sonra koçunu, antrenörünü, ustasını memnun etmeye çalışacak, aldıkları emirleri yerine getirerek onları da mutlu etmeye çalışacaktır, tıpkı annesini veya babasını mulu etmeye çalıştığı gibi.

    Sorunlar

    Hele anne veya baba, anne ve baba, birlikte veya ayrı ayrı çocuğunun sorunlu olduğunu düşünmeye başlamışsa çocuklarda sorunların arttığı görülecektir. Gördüğüm örnekler bana hep şunu farkettirdi. Anne veya baba kendi sorunlarından uzaklaşmak için çocuklarının sorunlarına yönelmekte ve böylece bir rahatlama sağlamaktadır. Kendi sorunları çözülmeden durduğu için değişim bir türlü gerçekleşememektedir. Annesinin veya babasının hayatının  kendisine hayatına adandığını gören çocuk ise kaç yaşında olursa olsun, onların mutsuz olduğunu görmemek için sorunlarını devam ettirecektir. Zira kendi sorunları çözüldüğünde anne ve/veya baba daha sert sorunlarla- "yaşanmak istenen" ama yaşanamayan ve benim "yaşanılasılıksız" diye adlandırdığım kavrama uygun olarak - karşı karşı karşıya kalacaktır.

    Dogtooth Filmi ve NLP Yorumu

    Bu yüzden Dogtooth filmi önemli. Sınırların aşılması için diş kırmaya gerek yok, acı çekmeye gerek yok. Elif Safak "bize acıyı en çok sevdiklerimiz verir" derken bir noktayı atlamış durumda. Aşırı sevgi vererek çocuğunu kendisine bağımlı hale getiren ve "içeriye" kapatan anne ve babalar da aynı şekilde sevgi ile zarar vermektedirler. Filmin bana düşündürdükleri bunlardı. Bu filmleri öneren arkadaşıma da buradan teşekkür ediyorum.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

    İlgili Linkler :

    Lion Oscar adayı bir film

    Trumbo oscar adayı bir film

    Hero Kahraman Film Yorumu

    The Trial, Dava Orson Welles\'in Kafka Yorumu

    2001 A Space Odyssey Sırları

     

  • Duvarlar ve Zihinsel Sınır'lar Cengiz Eren'den

    Duvarlar ve Zihinsel SınırlarHero Filmi

    Jet Li'nin oynadığı Hero-Kahraman filminde de anlatılan Qin hanedanından Shi Huang çeşitli hanedanlarla savaşıp onları yenerek Çin'i birleştiren kişidir. Çin'i birleştirdikten sonra kuzeyden gelen saldırılara engel olmak için dünyanın en büyük duvarı, Çin Seddi'ni tamamlamıştır. Qin Shi Huang ülkeyi birleştirdikten sonra eyalet sistemine geçmiş ve kendisine Afang sarayı ve Lishan mezarını inşa ettirmiştir. Aynı zamanda tanrıdan uzun ömürlülük ilacını bulmak içinde bir doktoru ve binlerce genci görevlendirmiş ama hastalanarak vefat etmiştir.

    Duvar Çin Seddi

    Hem duvarlar ve hem de duvar veya bina ile çevrili iç bahçeler zihinlerde sınır yaratır. Çin Seddi de Çinlilerin zihninde sınırlar yaratmış ve medeniyete bir çok yeniliği getiren Çin, Çin Seddi yapıldıktan sonra kendi içine kapanmıştır. Bu içeri kapanıs süreci bir kaç 10 yıl önce ancak aşılabilmiştir. Bu aşıldıktan sonra ise Çin dünyanın en büyük ekonomilerinden biri haline gelmiştir.

    Duvarlar sınır yaratır demiştik. Özellikle okul bahçesi duvarları. Yüksek okul duvarları, telçitten duvarlar, jiletli telden yapılmış duvarlar orada okuyan çocukların zihinlerinde farkında olmadan sınır yaratacak ve çocukların yaratıcılıklarını engelleyececektir. Okul duvarları neden yapılır? Dışarıdaki insanların okula girmemesi için mi? Yoksa okulda okuyan öğrencilerin dışarı kaçmaması için mi? Yoksa farklı bir nedenle mi? Bu konu üzerinde düşünmek gerekebilir.

    Aynı şekilde şehirde yüksek duvarlı siteler içinde yaşayan insanlarında zihninde benzer sınırlar yaratılabilir.

    Doğada ise sınır yok. Doğal ve sınırsız ortamlarda yetişen çocukların daha yaratıcı olduğu söylenebilir.

    İnsan

    İnsanı hayvandan ayıran en önemli özellik diye sorsam aklınıza ne gelir? Cevap ise şöyle olabilir. Hayvan uyum sağlar. İnsan ise çevreyi kendisini korumak için hemen değiştirmeye başlar. Daha önce mağaralarda yaşayan insan, yerleşik düzene geçtikten sonra korunmak için yüksek duvarlar yapmaya başladı. Site-şehirler bunun ilk örnekleri idi. İnsanın daha güvenli yaşamasını sağlayan duvarlar insanı korur ama doğadan uzaklaştırır.

    Berlin duvarı, İsrail'in Batı Şeria'da yakın zamanda yapmaya başladığı ve tarihte yapılmış MS 122 yılında yapılan Hadrian duvarına benzer duvarlar, bunu yapanların gelişmelerini farkında olmadan engellemiştır, diyebiliriz.

    Türkiye'de yaşanan durumlardan dolayı Suriye sınırına duvar yapmaya başladı. Zorunlu olarak yapılan bu duvar da Türk insanının yaratıcılığını kullanmasını engelleyebilir.

    Yaratıcılık

    Yaratıcılığın kullanılabilmesi için zihinsel sınırların ötelenmesi düşündüğümüzden daha önemli. Zihinsel sınırlar doğa içinde yer alarak, ülkeyi, dünyayı gezerek, dolaşarak, ülkeler arası seyahat ederek ötelenebilir. Bu anlamda havayolu şirketlerimiz çok önemli bir işlev yerine getiriyor yaratıcılık süreçleri için.

    Kin Tutmak

    Qin Hanedanından Shi Huang, ülkeyi birleştirip, Çin Seddi'ni yaptığı gibi bu gün dilimizde kullandığımız “Kin Tutmak” terimini de bize kazandırmış olabilir.

    Zihinsel sınırların ötelenmesi, hem kendimiz ve hem de çocuklarımız için önemli. Sınırları ötelemek kararı ise, tabii ki yine sizin.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    Yazı Posta Gazetesi bölge eklerinde yayınlanmıştır. NLP Teknikleri, NLP Bilgileri ve NLP bakışı ile farkında olunmayan sonuçların farkına varılmasını sağlamaya çalışmaktadır.

     

     

  • Requiem For a Dream, Bir Rüyaya ağıt, Film Yorumu

    requiem for a dreamYeşim Ceren Bozoğlu Tavsiyesi

    Bir arkadaşımın tavsiyesi ile iki film seyrettim. Bu filmleri seyrettiğimde birazdan aşağıda okuyacağınız yorumları yazmak istedim.  Ne hissettirdiyse ve aklımda ne kaldıysa. Bu filmler sayesinde daha önce düşündürtülen, şimdi apaçık hale gelen, yeni bir kavram da ortaya çıkmış oldu.


    Yaşanılasılıksız

    Kavramın adı "Yaşanılasılıksız". Bu kavramla ilgili bilgiyi yakın bir zamanda kayda geçirmek istiyorum.

    Requiem for a Dream

    Filmlerden ilki Requiem for  a Dream idi. Rüyaya ağıt olarak tercüme ebileceğimiz film, kapalı bir çevre içinde kalan bir anne, çocuk ve arkadaşlarının hikayesi. Geleceğe dair umutlar, beklentiler, kazanmak ve başarılı olmak için yapılan planlar ve tabii ki ün. Oğlu ile tek başına yaşayan anne, sürekli olarak oğlunun uyuşturucu almak için sattığı televizyonu gider satın alır, yeniden ve yeniden. Zenci  olan arkadaşı ve zengin ailenin tek başına yaşayan kızı da sevgilisidir. Uyuşturucu almak için satılan televizyon anne tarafından yeniden ve yeniden eve götütülürken, onlar maddeyi alıp uçarlar, zihinlerinin farklı kanallarını açarak ve tabii zehirlenerek.

    Medyanın Gücü

    Anneye gelen telefon televizyondaki bir yarışma programına daveti anlatır. Andy Warhol'un herkes 15 dakika ünlü olacaktır cümlesi etkisini burada da gösterir. Anne kırmızı renkli elbisesini giymek ister ama sığamaz. Mektup gelmesi bile arkadaşları arasında ünlenmesini sağlar ve tabii her kadının yapmak istediği gibi zayıflamaya çalışır. Televizyon onun herşeyidir ve şimdi programa çıkacaktır. Bütün ülke onu tanıyacaktır. O yüzden güzel olmalıdır ve kırmızı elbisesinin içine girmelidir.  Doktora gider ve zayıflama hapları alır ve zayıflamaya başlar.

    Benzer zamanda çocuk hayallerini büyütür. Uyuşturucu alıp ikiye bölerek satmayı planlarlar zenci arkadaşı ile.  Amaçları kendilerinde uyuşturucuya almaya ihtiyaç duymayacak kadar uyuşturucuları olmasıdır. Bu plan güzelce işler görünür. Hem alırlar, hem kullanırlar ve hem de satarlar.

    Zayıflama hapları kullanan anne ise zayıflamanın hızlanması için dozu arttırır.  Bu sırda iyi para kazanan çocuk annesine yeni bir televizyon bile alır ve aynı zamanda annesine bu ilaçların zararlı olduğunu söyler ve kullanmamasını ister. Tabii ki kendisi uyuşturucu kullanan biri için bu cümleler garip bir çelişki sayılabilir. Kendi düştüğü duruma annesinin düşmesini istememektedir belki de.

    Uyuşturucu

    Bu noktada belki uyuştucu için bir açıklama yapmak gerekebilir. Uyuşturucu aslında isim olarak yanlış kullanılmış tanımlamadır. Zira kişi uyuşturucu aldığında zehirlenmekte ve bundan dolayı beyinde ortaya çıkan salgılar algıyı değiştirmektedir. Değişen bu durum kişinin farkında olmadığı kaynaklarını ve en önemlisi algılarını açmakta ve algılar daha önce hiç yaşanmamış noktaya yükselmektedir. Etkisi geçtikten sonra algı yeniden normale dönmekte ve yaşanan normal durum kişiye birkaç kat yavaş gelmeye başlamaktadır. Yeniden yüksek algı düzeyini yakalamak için yeniden daha fazla madde alınmalıdır.  Zira vücut geçmşte alınan maddeye karşı tedbirlerini çoktan almıştır. İşte bu anlamda madde alındığı zaman kişi hareket edebilmekte madde alınmadığı zaman ise uyuşmakta ve yavaşlamaktadır. Uyuşturucu acının hissedilmemesi anlamında kullanılmış olsa bile, bu anlamda yanlış sayılabilir.  Zehirleyici belki daha anlamlı olacaktır, uyuşturucu adından.

    Ağıt

    Anne, çocuk, arkadaş ve sevgilinin hayatını izleyen film sonuna doğru tam bir ağıta dönüşür. Hayallerin hiçbiri gerçekleşmediği gibi, sonuçları -siz de filmi seyrederseniz- çok çarpıcı ve hazindir. Hayallerinin çok ötesinde farklı noktalara bir anda savruluverirler. Sonuç tam bir ağıttır, gerçekten. Sevgisizlik ve yalnızlık, ün tutkusu, uyuşturucu kullanımı ve sonra da paramparça olan hayatlar.

    Dış Önermeler NLP

    Dış önermelere açık hale geldikten sonra zihne atılan bir virüsün etkileri düşünüldüğünden çok farklı olacak ve farkında olunmayan bir hipnoz yaşanmasını sağlayacaktır.  Zaten çoğu zaman kişi gerçekleri göremez hale geldiğinde, bu durumu yaşamaya devam etmek isteyecek ve olmayan hayalleri dış önermelerle şekillendiğinde tıpkı bir balonun yükseldiği zaman şişmesi gibi büyüyecek ve çok yüksek bir noktada basınç iyice azaldığında patlayacak ve düşüş sert ve acı verici olacaktır. Sonrası halisünasyonlar, kayıplar, özgürlüğün sona erişi ve dış önermeleri her şekilde ve içerikte kabul etmek sürecı başlayacaktır. 

    Hayatınızı siz yönetmek istiyorsanız, kendinizi korumanız gerektiğiniz de farketmelisiniz. Nasıl mı?

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

    #requiemfor a dream #ünlüolmak #hayaller #uyuşturucu #cengizeren #zihinseldetoks

     

TOP