nlpbraingineering

 

  • KURUMSAL NLP

    nlpnedirKurumsal NLP ve Kurumsal Detoks

    NLP tekniklerini çalışanlarınızın öğrenmesini sağlayabilir, hem işletmenizin performasını ve hem de çalışanlarınızın kendilerini iyi hissetmelerini sağlayabilirsiniz.

     

  • 'Başbakan Erdoğan sevilmek istiyor'

    Nilüfer Kas'ın NLP Uzmanı ve Eğitmeni Cengiz Eren ile Yaptığı Röportaj.

     

  • Bayram Yolcuları İçin Trafik Kazalarından Korunma

    NLP bilgileri ve NLP Teknikleri

    NLP bilmek önemli. Uyarıların zihnimizde farketmeden ortaya çıkardığı sonuçlar, istenmeyen durumların yaşanmasına neden olabilir.  Doı dünyadan çok sayıda uyarılar alıyoruz.  Bu uyarılar genellikle olumlu sonuç ortaya çıkması için yapılsa da zihinsel süreçler farklı çalıştığı için kişiler , insanlar, aileler üzülüyor.  Bilgisayarda oynama, televizyon seyretme, dışarı çıkma gibi annelerin babaların yaptığı uyarılar. Beni aldatma diyenler, kavga etmeyelim diyenler ve daha çok fazlası. Sonuç,  ya huzur kalmıyor ya da kavgalar gerçekleşiyor.

    Trafikte de bu nevi uyarılar var. Bu uyarılar insanların kaza yapmasını engellemek için ortaya atılsa da, kazalar fazlalaşıyor, ölümler yollarda kol gezmeye başlıyor: Özellikle uzun bayram tatili olduğunda biraz daha artan uyarılar var.

    Bayram ve Uyarılar

    Bayram tatilinde yola çıkacaklar çok dikkatli olmalılar. Ama ne zaman? Bu hafta. Yarından itibaren televizyonlarda gazetelerde ve radyoda çeşitli haberler çıkacak. Geçen bayramlarda yapılan kazalarla ilgili bilgiler, istatistikler, görüntüler ve yolda dikkatli olun uyarıları. Bunları seyredip de yola çıktığınız takdirde kaza yapma riskinizin artacağını öğrenmenin zamanı geldi.

    Danseden pembe noktaları düşünme cümlesini okuduğunuzda aklınıza gelen pembe noktalar ise, bu güne kadar birşeyi yanlış yapmışız demektir. Beynimiz negatifi kabul etmiyor ve negatif önermeleri de pozitif olarak algılıyor. Yapma dediğinizde yapmak istiyor, yada hızlı gitme dediğinizde hızlı gitmek istiyor insanlar.

    Uyarılar ise uyarıldıkları yönde davranmaya yöneltiyor bizi. Eğer kaza ile yapılmış bir uyarı var ise bize kazayı hatırlattığı gibi, bizi tedirgin de ediyor. ""Dikkatli olun"" uyarısı bizi tedirgin ettiği için yola çıkarken biz kaza konusunda uyarılmış oluyoruz. Böylece yolda giderken farkında olmadan tedirgin şekilde ve kaza korkusu ile arabayı sürüyoruz. Böylece çok kolay kurtulabileceğimiz durumlarda bile kaza yapabiliyoruz veya kaza yapmak ihtimalini arttırıyoruz.

    Korkularımız korktuğumuz oranda gerçekleşiyor çünkü.

    Bu yüzden yola çıkmadan önce daha önceki bayramlarda yapılan kazaları hiç aklınıza getirmeden gideceğiniz yolu ve tatil yerine ulaştığınızda neler yapacağınızı gözünüzde canlandırın, çok güzel ve eğlenceli bir seyahatten sonra. Yoldaki kazalarla da -eğer yardım etmeyecekseniz- ilgilenmeden ve kaza üzerinde hiç konuşmadan yolunuza devam edin.

    Yolda her gördüğünüz Trafik Canavarı Olmayın sloganını okuduktan sonra kendi kendinize Ben insanım cümlesini söyleyin. Bu slogan çıktıktan sonra Türkiyede trafik kazalarının arttığına inanıyorum. Trafik Canavarı kimdir sorusuna cevap olmadığı halde, nasıl trafik canavarı olunur sorusunun binlerce cevabı var. Bir düşünü cevapları .Bu negatif bir önermeyle sonuçlanırsa, tabii ki trafik canavarı olma ihtimalini arttıracaktır.

    Kendinizi kötü hissediyorsanız, korkulu ve tedirginseniz verdiğiniz söz, ödediğiniz para ne olursa olsun seyahatinizi başka bir tarihe erteleme kararını verin. Kendinizi iyi hissederek direksiyonun başına oturun, marşa basın, bakımını yaptırdığınız arabanızın sesini dinleyin ve aracınızı trafik kuralları içinde sürmeye devam edin. Göreceksiniz ki kendinizi iyi hissederek çıktığınız seyahat ve planladığınız eğlenceli, kahkahalı şekilde ve sizi yormadan sona erecektir.

    Frene Değil Kurala Güven

    Bu yıl ortaya atılan bu slogan yine işe yaramadı.  Zira insanların zihninde varolan Türkiye'de Trafik Tehlikelidir inancının yüzeye taşınmasını sağladı. İnsanlar bu inançları yüzünden trafikte daha az süre kalmak istiyorlar. O yüzden de uzun yollarda olmasa da ulaşacakları şehre yaklaştıklarında bir an önce trafikten çıkmak istediklerinde ortaya çıkan sonuç çok farklı. Zira uzun yolun verdiği yorgunluk ve kan dolaşımının da yavaşlamasında dolayı, kurtulabilecekleri kazalardan kurtulamıyorlar ve hem can kayıpları ve hem de maddi kayıplar meydana geliyor. Ulaşacağınız yere yaklaştığınızda yavaşlamanız ve  dikkatinizin artması yerinde olur. Birer saatlik sürüşten sonra durmak ve  biraz yürümek kan dolaşımınızı rahatlatacaktır.

    Eğer arabanızda yaşlılar var ise , duruşları daha sık yapmalısınız. Zira yaşlılarda kan dolaşımının yavaşlaması kalp sorunlarının yakın gelecekte ortaya çıkmasını sağlayabilir.  Trafik işaretlerini ve yol çizgilerini takip ettiğinizde tarfik kazası olması o kadar  kolay değil. Trafiğin tehlikleri olduğuna dair inançların değişmesi için yapılacak çalışmalar çok önemli. Tabii Karar Sizin.

    Size iyi yolculuklar ve iyi bayramlar diliyorum.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı Ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

    İlgili Linkler:

     

  • Cengiz Eren

    cengiz.eren

    • Cengiz Eren NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    • Elektrik Mühendisi
    • İ.Ü. İşletme iktisadi Enstitüsü
    • NLP Uzmanı ve Eğitmeni
    • NLP İçerik Sizi Düşünmek,  Okunmuş Yazılar, Küçük Büyük Yazılar kitaplarının yazarı
    • http://www.erenlp.com
    • http://www.facebook.com/cengiz.eren
    • http://twitter.com/cengiz_eren
    • http://www.linkedin.com/cengizeren
    •  

    • Cengiz Eren Kimdir

      Cengiz ERen
      Cengiz Eren

      Elektrik Mühendisi  (Yıldız)

      İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü

      NLP Uzmanı ve Eğitmeni


      Yaşanan Tecrübeler ve NLP

      Uzun yıllardır NLP Konusunda bilgi aktarımlarında bulunan Cengiz Eren Kişisel ve Kurumsal seminerlerle çalışmalarına devam etmektedir. Hayatı yönetmeni değişimin kolay olduğuna inanmaktadır. Bilinçaltı kavramının yanlış olduğuna insanın yaşadığı her tecrübeyi farkında olmasa da hissettiğine ve bu tecrübelerin oluşturduğu stratejiler bütün hayatı etkilediğini bilmektedir.

      Zihinsel Detoks

      Ayrıca bildiği zihin temiz olmadıktan sonra değişimin kolaylıkla gerçekleşmeyeceğini görmüştür.  Bu yüzden çok sayıda kitap okuduğu, seminerlere katıldığı halde aynı stratejileri kullanan çok sayıda insanlar görüşmüştür.  Sevgilisinden ayrıldıktan sonra benzer bir sevgiliyi bulmak, mobbing gördüğü için ayrıldığı işyerinden başka bir yere geçtiğinde mobbing görmeye devam etmek, çok çalıştığı halde istediği notu alamamak, kazandığı paraları sürekli olarak kaybetmeye devam etmek, herşeye sahip olmak isteyip hiçbirşeye sahip olamamak gibi sonuçları görebilmek mümkündür. Bu sebeplerden dolayı zihnin temiz olması çok önemlidir. Zihinsel Detoks Programı değişimin nasıl gerçekleşeceğini kişilere göstermektedir.

      NLP ve Kavramlar

      Cengiz Eren, NLP konusunda olduğu kadar şu anda kullanılan çok sayıda kavramı da üretmşitir.  Farkındalık Hipnozu, Duygusal Kekemelik, Zihinsel Detoks, NLP Kullanıcı, NLP Uygulayıcı, NLP Aktarıcı, Elektik Modeli, Su Modeli ve benzeri kavramlar da şu anda çok sayıda kişi ve kurum tarafından kullanılmakatadır.

      Ereğli Demir Çelik Fabrikaları

      Cengiz Eren, Ereğli Demir ve Çelik fabrikasında Mustafa Kemal'in annesinin adı verilen (Zübeyde) Yüksek Fırın Montajında ve daha sonra aynı kuruluşun Çelikhanesinde 3.ncü konverter tevsiatında 3,5 yıla yakın bir süre çalıştı. Daha sonra İstanbul'da açtığı mühendislik bürosunda Elektrik Mühendisliği ve proje hizmetleri veren Cengiz Eren, yaşadığı Ereğli tecrübesinden sonra farkettiği, yönetim konusunda bilgi sahibi olması gereğini hissederek İşletme İktisadı Enstitüsü akşam bölümüne başladı ve 1981 yılında bitirdi.

      İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü

      İşletme İktisadı Enstitüsüne başlarken Business Week dergisinde çıkan bir reklama müracaat ederek bağlantı kurduğu The McGraw-Hill Companies'in Türkiye Temsilciliğini aldı. İşletme İktisadı Enstitüsünü bitirdikten sonra İşletme İktisadı Enstitüsü Mezunlar Derneği İMED yönetim kurulunda da 4 yıl görev yaptı.

      Tennis The Mind Game

      1985 yılında tenis oynamaya başladı.Tenis oynamaya başladıktan sonra kendisine hediye edilen’Tennis The Mind Game’ isimli kitaptan Neuro Linguistic Programming NLP’nin varlığını öğrendi. Bu modeli oluşturan iki kişiden biri olan Richard Bandler’den Meta Master Practitioner, Master Practitioner, Design Human Engineering, Persuasion Engineering, ve Trainer of NLP eğitimlerini ve sertifikalarını aldı.

      Chomsky, Universal Grammar ve NLP

      Bu sürede en önemli faaliyeti İngilizce içerikte öğrendiği modeli içeriksiz hale getirip Türkçe olarak modellemeye de başladı. 1998 yılı Ocak ayından itibaren kurduğu Türkiye’deki ilk NLP Enstitüsünde Kozyatağı, Gülbahar Sokak . No 10 Daire 1’de kişisel uygulamalara ve grup eğitimleri ile çalışmalarına devam etmekte. Türkiye’de NLP ve değişim konusunda ilk defa yapılan bu uygulama, Tempo dergisinin 29 numaralı 22 Temmuz 1998 tarihli sayısında '4 Saatte Kendinizi Değiştirin' başlığıyla kapak konusu olarak işlendi. Bu tarihten sonra çeşitli radyo, TV programlarında, basın ve yayın organlarında yer aldı. NLP teknikleri kullanılarak şirket yöneticilerine ve çalışanlarına, karar stratejileri, öğrenme stratejileri, motivasyon stratejileri, iletişim ve ikna teknikleri ve İş Hayatında NLP uygulamaları konusunda seminer ve danışmanlık hizmetlerini de isteyen kişi ve kuruluşlara vermeye başladı.

      Kİtaplar: NLP İçerik Sizi Düşünmek, 4 Saatte Kendinizi Değiştirin, Okunmuş Yazılar, Küçük Büyük Yazılar 

      Tempo dergisi ile birlikte verilen ‘4 Saatte Kendinizi Değiştirin’ ve Beyaz Yayınları tarafından yayınlanan ‘İçerik Sizi Düşünmek’, "Küçük Büyük Yazılar",  kitaplarının da yazarı olan Cengiz Eren, NLP Braingineering’in kurucusu olup kaynaklarımızın kullanılması konusunda uygulama ve seminerlere devam etmektedir. Gelişmenin istek ve merakla olabileceğine ve beynimizin düşündüğümüzden daha hızlı düşündüğüne , zihinsel açıdan engelsiz ve sınırsız yaşamanın bizi bütün isteklerimize kaynaklarımız ölçüsünde kolayca ulaştırabileceğine bütün duyuları ve vücuduyla inanmaktadır.

      İçeriksiz Düşünme Modeli, Context-Free Thinking

      Bize aktarılan bilgilerin İçeriksiz modelinin algılanması gerektiğini ifade eden Cengiz Eren, bize ulaşan dış önermeleri gücümüz varsa reddetmemiz gerektiği, eğer bu mümkün değilse mutlaka dış önermelere karşı önerme üretmemiz gereğinin düşündüğümüzden daha önemli olduğunu da belirtmektedir.

      Değişim için istediğiniz yolları deneyip istediğiniz sonuca ulaşamadıysanız, NLP Braingineering Merkezimizi ziyaret etmeniz de yarar var.

      Tedavi için Doktor, Değişim için NLP Braingineering

      0216 464 1727 numaralı telefondan bizi arayabilirsiniz.

      This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

      İlgili Linkleri

       

       

    • Cengiz Eren Röp.

      cengiz erenNLP Uzmanı ve Eğitmeni Cengiz Eren'in Röportajları

      NLP Uzmanı ve Eğitmeni Cengiz Eren'in çeşitli medya organlarında yayınlanmış röportajları. Bu röportajlarda  NLP bilgileri ve NLP teknikleri ile bilgiler olduğu gibi, insanın kendi hayatını yönetebilmesi için  çeşitli bilgiler aktarılmaktadır. NLP seminerleri (NLP Practitioner, NLP master Practitioner, NLP Trainer) hakkında bilgiler olduğu gibi, Zihinsel Detoks programına ait bilgiler de yer almaktadır.  NLP Braingineering değişim ve zihinsel süreçler konusunda uzun yıllardır yer alan bir kuruluştur.

       

    • Cengiz Eren'in Yeni Kitabı : Küçük Büyük Yazılar yayınlandı.

      kucukbuyukyazilarNLP Küçük Büyük Yazılar

      Cengiz Eren'in yeni kitabı Küçük Büyük Yazılar yayınlandı. Milliyet Gazetesi 2002-2007(ocak)  yılları arasında önce Milliyet  Cuma ve daha sonra da Milliyet  Cumartesi eklerinde yazılan yazılar, konularına göre sistematize edilerek düzenlendi.  Yazılar üzerinde herhangi bir değişiklik yapılmadan hazırlanan kitapta, hem gündem ile ilgili, hem de  değişim ve gelişim süreçleri için her zaman önemli olan içeriklerdeki yazılar okunabilir.  Bir çok konuda farklı bakış açısı getiren Küçük Büyük Yazılar'ın okunduğunda kişinin "Hayatı Anlamak ve Yönetmek" yönündeki davranış ve düşüncelerin katkıda bulunacağını düşünüyoruz.  Küçük Büyük Yazılar'la ilgili bilgileri okuduktan sonra Facebook, Twitter, Google+, Linkedin gibi sosyal paylaşım sitelerinde paylaşırsanız, kitabın görünürlüğüne katkı sağlamış olursunuz.  Şimdiden teşekkürler.

       

    • Çiftlik Bank İkna Edilmek

      Çiftlik Bank ve İkna Cengiz ErenÇiftlik Bank ve İkna'nın Temelleri

      Çiftlik Bank olayı patladığında herkes hayretler içinde kaldı. Kalmalarına gerek var mıydı? Hayret edenler kendileri hiç aldatılmamışlardı.
      Bu ülkede böyle çok olay yaşandı. Yaşanmaya da da devam edecek görünüyor.

      İkna'nın temel kurallarını gözden geçirmek yerinde olur. Zira nasıl ikna edildiklerini incelemek önemli hale geliyor. İkna edildiğinizde hayatınızın ya da paranızın yönetimibaşkalarına geçmiş olacaktır. O zaman geçmiş olsun diyebiliriz.

      Benzeşim

      İkna edebilmek için ikna edeceğiniz kitleye benzemeniz gerekir, öncelikle. Sizi dinleyenler ve görenler "aynı bizden biri gibi" diyebilmeliler.
      Onlar gibi küçük hatalar yapmalı ve bu hataları da kendisi anlatabilmelidir.

      Bilgi ve Otorite

      Aynı zamanda çalıştığı konuda derin bilgiye sahip olduğunu da göstermelidir. Kimsenin bilmediği hatta üzerind e düşünmediği örnekleri onlara anlatabilmelidir. Bir tarikat lideri "Kuran'ı Kerim'i yorumlarken, bir başkası "inekler" hakkındaki bilgisini ortaya koyabilir.

      İkna edecek kişi zaman zaman otoritesini göstermelidir. Otoritesini gösterdiğinde geri adım atmayacaktır ki, kendisine inanan, ikna olan kişiler onun gerçekten otorite olduğunu anlayabilsinler. Gerektiğinde otoritesini en sert şekilde kullanabilmelidir.

      Hayır

      Bunun kadar önemlisi "hayır" diyebilmesidir. İknanın temel kurallarından biri bu olsa gerektir. Kendi önermelerini kabul ettirirken kendisine gelen önermeleri reddetmesi onun liderliğini vurgulayacaktır. Aynı zamanda ikili önermeler sunarak önermelerinden birini kabul ettirmesi gereği ortaya çıkar. Böylece i önermelerini kabul ettirmesi liderliğinı biraz daha vurgulayacaktır.

      Böylece gruba ikna edilerek katılanlar artmaya başlar. Bu artış genellikle başlangıçta aritmetik dizi halindedir. Gruba katılanlar grup dışında olan kişilereyapılan faaliyetin ne kadar yararlı olduğunu anlatmaya başlayacak ve liderin özelliklerini anlatmaya başlayacaklardır. Böylece liderim olmayan özellikleri varmış gibi algılanacaktır. İnsanların gözünde farklı bir hale gelirken, bu imajın kaybolmaması için liderin grup üyeleri ile yakın ilişkide olmaması ve kendini gizlemesi önemlidir.Zira kendisi ile konuşanlar veya sohbet edenler gerçeği kavrayabilir ve gruptan kopabilirler.

      Vaat

      Bir de şunu gözden kaçırmamak gerekir. İkna etmek için bir "vaat" olması önemli. Bu vaat, madd i bir kazanç olabildiği gibi, manevi bir kazanç, gelişmek, hatta ahiret bile olabilir. Bir gruba dahil olması isteği, yalnızlık, gelecek korkusu da yapılacak vaatle giderilmesi insanları buna yönlendirecektir. Eksik olduklar ınoktada bir vaat planlamak ise, ikna etmek istediğiniz grubu tanımanız gerektiğini de anlatır.

      Bu şekilde aritmek dizi ile artan grup üyelerinde artma olur ve artma hızı geometrik dizi haline gelir. Birer birer üye bulunurken gruba katılanlar birer ikişer üye getirdiklerinde artış hızı 1+2+4+8+16 serisi ile devam eder. Böylece aslında lider veya lider kadrosunun ikna ettiğinden çok fazlası gruba dahil edilir ve sonra birden büyük bir kalabalık oluşur.

      Politikada, internette,tarikatlarda, insan ilişkilerinde, zincir pazarlama konusunda çok sık kullanılan bir modeldir, yukarıda anlatılanlar.

      Süreklilik

      Süreklilik de iknanın olmazsa olmazlarından bir özelliktir. Benzer dil motifleri, ses tonu benzer kavramlar, sürekli olarak aynı şekilde kullanılmalı ve kişilerinzihninde bir takım mimler yaratılmalıdır. Bunu televizyonda, ya da youtube videolarında kolaylıkla takip edebilirsiniz.

      Sonrası ise biliniyor. Eğer kurulan sistem akıcı olarak devam etmediğinde tıkanır ve sistenmden kaçış logaritmik dizi halinde başlar. Sistem çöker.

      İkna edilen insanlara baktığımızda bu insanların iyi hayat yaşamak için beklentileri olduğunu bilmek gerek. Ama bunu kendileri nasıl yapılacağını bilmedikleri için kendisi gibi olan insanların arasına katılmalarışaşırtıcı olmasa gerek. Bunları yargılamanın, aşağılamanın hiçbir anlamı yok. Koca koca profesörlerin, komutanların, politikacıların ikna edildiği yerlerde, ortalama insanın ikna edilmesi kolaylaşacaktır.

      Facebook Twitter Google

      Facebook, Twitter, İnstagram ve diğer sosyal medya hesaplarında da ikna edilmek için benzer yönetmeler kullanılmaktadır. Sosyal medya ve Google sizden topladıkları bilgileri toplayıp bunları satmakta ve aynı zamanda size uygun reklamları göstererek ikna etmeye çalışmaktadır. Enson Amerikan seçimlerinde belirli bir algoritme üzerinden muhalifleri ikna etmeye çalışan Cambridge Analytica isimli kuruluş Facebook'un 50.000.000 üyesinin bilglierini kullanarak onları ikna etmeye çalşımıştır. Seçimleri Trump'ın kazanmasında önemli bir payı olduğu ifade edilmektedir Türkiye seçimlerinde de bu bilgiler kullanılabilir. Bu yüzden Çİftlik Bank mağdurlarını eleştirmek çok anlamlı olmayacaktır.

      Kendini Korumak ve Hayır Diyebilmek

      Kişinin kendisini koruması bu anlamda da önemli. Gerçekten kararı siz mi veriyorsunuz? yoksa ikna ediliyor musunuz? Sürekli olarak benzer bilgiler size aktarılıyorsa, kendinizi korumaya başlamanız ve söylenen cümlelerin yapısına bakmanız, neden ısrar ediyorlar diye düşünmeniz yerinde olacaktır.

      Aktarılan bilgileri yorumlayabildiğinizde ve hayır diyebildiğinizde daha sonra mağdur olmaktan kurtulmanızı kolayca sağlayacaktır. Bunun için NLP tekniklerini öğrenmeniz yararlı olabilir.

      Cengiz Eren
      NLP Uzmanı ve Eğitmeni
      http://www.erenlp.com

       

    • Copy Paste Yazarlar

      Zülfü Livaneli'nin Kitabını Çaldılar

      İhsan Yılmaz'ın Hürriyet gazetesindeki köşesindeki yazıda bu başlık var. İlgi ile okumaya başladığımda Livaneli'nin Kardeşimin Hikayesi isimli kitabı aynen kopyalanmış.   Nurlen Karayanız kopyaladığı kitabına Kıyamet çiçekleri adını koymuş. Bu çok görülen bir şey değil. Copy Paste veya ihtihal hem bilimsel ve hem de kültürel alanda sık görülen bir durum.  Yaratıcılık ve yorumlamak zor olduğu için bir çok insan kolaya kaçıyor.

      Bir öğrenci Cambridge Üniversitesi'nde doktora tezi hazırlar. Danışmanı tezini okur ve sonra da doktora tezini savunur öğrenci. Tez kabul edilir. Ancak danışmanı tez kabul edildikten sonra kendisini bir kenara çeker ve der ki: "tezin gerçekten çok güzel hazırlanmış. Tebrik ediyorum. Ancak tez içinde bir paragraf var ki bunu sen yazmış olamazsın. Ancak ben kimden aldığını bulamadığım için tezine evet dedim."  Oğrenci böylece Cambridge Üniversitesi'deki bölümünden doktor ünvanını alır. Aradan 6 yıl geçer. Ph.D Ünvanını alan öğrenci bölümüne çağrılır.  Danışmanı karşısındadır.  Kendisine o pragraf hakkında söylediklerini hatırlatır ve der ki: " O paragrafı kimden aynen kopyaladığını buldum ve bunu bulduğum için Üniversite yönetimine müracaat ettim ve doktor ünvanınız elinizden alınmış bulunuyor". 6 yıl sonunda ünvanın elinden alınan kişi aynı zamanda bilgi hırsızı damgasını da yemiştir.

      Tarih 16.09.2006  Milliyet Gazetesi Cumartesi eklerinden yazdığım bir yazı var. Ahtapot Kadınlar. Bu yazıda kadınların bir çok işi üstlenerek kendi yakınındaki insanları  hiçbirşey yapamaz hale getirdikleri yazıyordu.  Yazının Linki http://www.milliyet.com.tr/ahtapot-kadinlar/cumartesi/haberdetayarsiv/16.09.2006/171523/default.htm

      Ahtapot Kadınlar ve Ayşe Giraud

      Yayın Tarihi 13.12.2007 olan bir kitap var. Adı Ahtapot Kadınlar.  Kitabın yazarı Ayşe Giraud. Öz geçmişinde annesi ile yaşadığı sorunları dile getiriyor ve bu yüzden bir Fransız ile evlendiğini yazıyor. Sonra da Tekstil işini bırakıp yogacı olduğu da var öz geçmişinde. Ayşe Giraud Özgeçmiş.  Kitabına koyduğu adın kendisine ait olmadığını bilmiyor ama internette araştırsa kolaylıkla bulabilirdi.  Kendisi de aynı şekilde bilgi hırsızlığı yapmış durumda.

      Şirin Kartal ve Zihinsel Detoks

      Benzer durum Zihinsel Detoks kavramı için de söz konusu. 2004 yılında onaylanmış ve bana ait olduğu tescil edilmiş olan Zihinsel Detoks  Bu isimle bir kitap yayınlanmış. Yayın tarihi 04.05 2015.  Kitabın yazarı Şirin Kartal.  Fransızca Öğretmeni olan ve otelcilik sektöründe çalışan bu kişi başkası tarafından üretilen bir kavramın adını kitabına koyduğunu bilmez görünse de, Google da yapacağı küçük bir arama ile bunun kime ait olduğunu farkedecektir. Kitabı için isim bulma zahmetine girmeyen bu kişi de aynı şekilde bilgi hırsızı konumuna düşmektedir.  Quantum konusunda temel eğitimler aldığını öğreniyoruz ki, ben kuantumculara NİYETİSYEN diyorum.

      Yaşadığımız dünya da buna ait örnekleri bulabilmek mümkün. Bunu Mümin Sekman'ın bir çok kitabında copy paste örnekleri bulmak mümkün. Hatta başkalarına yazdırdığı kitapları olduğunu da biliyoruz.  Ama bilgi üreten kişiler ile bilgileri kopyalayan kişileri ayırmak gerek. Zira bilgi üretmek için için düşünmek, yazmak, kavram haline dönüştürmek zor ve uzun bir süreç.  Bu kadar yorucu bir süreçten sonra üretilen kavramları veya isimleri kopyalayarak olumlu bir sonuç ortaya çıkması pek mümkün görünmüyor.  Bu kopyacı yazarlar kadar bunu yayınlayan kitabevlerinin de aynı suça ortak olduğunun bilinmesi yerinde olur.

      Şimdi İhsan Yılmaz'ın  Hürriyet köşeşinde yazdığı yazıyı okuyalım.

      BİR kitabın çok satması için ne yapmak gerekir diye sorsalar, asla aklıma gelmeyecek bir cevapla karşılaştım bu hafta.

      Basitmiş meğer.

      Alırsınız çok satan bir romanı, kapağını, içindeki kahramanların isimlerini değiştirip bir-iki cümle de eklediniz mi tamamdır.

      Yayınevine de yutturursanız, başarılı bir romanın yazarısınız artık. Tanıtım için de klip çekmeyi unutmayın ama.

      “Yok artık!” dediğinizi duyar gibiyim.

      Ben de aynı tepkiyi verdim ama iki kitabı alıp şöyle bir karşılaştırdığımda şaşkınlığım tarif edilecek gibi değildi.

      Zülfü Livaneli’nin ‘Kardeşimin Hikâyesi’ adlı romanı 2013 yılında yayımlanmıştı. Okuru çok sevdi ve satışı 500 bini geçti. Konusu, anlatımı ve kurgusuyla gerçekten iyi bir Livaneli romanıydı.

      Romanın yayıncısı Doğan Kitap’ın editörlerinden Tanıl Yaşar gittiği bir kitapçıda yeni yazarların kitaplarını karıştırırken oldukça tanıdık cümlelerle karşılaşmış.

      Nursen Karayanız’ın bu yılın başlarında Kariyer Yayınları’ndan çıkmış romanı ‘Kıyamet Çiçeği’ymiş bu.

      Romanın sayfalarında ilerledikçe Zülfü Livaneli’nin ‘Kardeşimin Hikâyesi’nin içinde bulmuş kendini Yaşar. Farklı bir yazar adı, farklı bir kapak ama cümleler Zülfü Livaneli’nin.

      Zülfü Livaneli’nin romanını çaldılar

      Bildiğin kopyala yapıştır yöntemiyle çalınmış ünlü yazarın romanı. Yazının devamı : http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ihsan-yilmaz/zulfu-livanelinin-romanini-caldilar-40803394

      Cengiz Eren

      NLP Uzmanı ve Eğitmeni

      http://www.erenlp.com

       

    • Harita, İletişim ve Ulaşım

      İletişime geçmek için formu dikkatlice doldurunuz.

      Mail Adresiniz:
      Konu:
      Mesajınız:
      2+5 kaça eşittir?

      İletişim Adresimiz

      E R E N L P

      NLP Braingineering

      Bayar Caddesi, Gülbahar Sokak
      No:10 Demirkaya Apt. D:1, Kozyatağı, İstanbul

      Telefon: 0216 464 1727
      Email: cengizeren [ @ ] erenlp.com
      Web: www.erenlp.com

      Ofis ziyareti öncesi telefon veya mail adresiyle randevu almanız, beklememek için yararınıza olacaktır. Teşekkürler

       

    • Küçük Prens kİtabı ve NLP Yorumu

      Kuçük PrensKüçük Prens Kitabı ve NLP yorumu

      Antoine de Saint-Exupery'nin yazdığı, Cemal Süreya ve Tomris Uyar'ın Türkçe'ye çevirdiği bir kitap Küçük Prens. Uzun zamandır okunmaya devam ediyor. Dünyada çok sayıda dile çevrilmiş, hatta dünyada en çok okunan kitaplardan biri olduğu da söyleniyor. Son günlerde sosyal paylaşım sitelerinde kitap içindeki içinden bazı sözler ve kavramlar paylaşılmaya devam ediyor.

      Kitabı önemli kılan nedir? Neden çok okunur? Sorularına olduğu kadar Nasıl Yazılmış?, Neden yazılmış? sorularına da cevap aramak gerektiğini düşünüyorum.

      Leon Werth

      Yazar kitabını Çocukluk çağlarındaki Leon Werth'e ithaf etmiş. “Şimdiye kadar bu adamdan daha iyi bir dostum olmadı” cümlesinden Leon Werth'in kendisi için önemini anlıyoruz. “Bu adam Fransa'da oturuyor, şimdi, aç açıkta” cümlesi kitap 1943 yılında yayınlandığına göre, ikinci dünya savaşının o kişiye getirdiği zorlukları da anlıyoruz. En iyi dostunu avutmak için onu kitabının ithaf kısmına koymuş “Avutulmak ister “ cümlesi ile. Aslında kitabı yazarak esas olarak avuttuğu kişi 4 yaşındaki kendi çocukluğu.

      İthaf kısmında annesine, babasına, sevgilisine herhangi atıf yok, sadece Leon Werth için yazılmış cümleler. Nedeni ise, herhalde çok zor geçen çocukluğu olsa gerek.

      Orhan Pamuk

      Orhan Pamuk Nobel Edebiyat Ödülünü kazandığında yaptığı “Babamın Bavulu” konuşması içinde, bir tane “anne” kelimesi olmaması da ilgimi çekmişti. Annesinin kendisini sevmediğini düşünen Orhan Pamuk bunu yaparken, kendisine verilmeyen sevginin veya sevgisizliğin hesabını görüyor olabilir mi? Küçük Prens yazarı da, erken öldüğü için babasından, kendisine zorluk yaşatan ailesinden bu yüzden bahsetmiyor olabilir mi? sorusu sorulabilir.

      Babasını 4 Yaşında Kaybeden Çocuk

      Kitabın başında yazarın hayatı anlatılırken ise, 4 yaşında kont olan babasını kaybettiği yazılmış. 4 yaşında baba kaybı, ölümü bilmeyen ve tanımlayamayan bir çocuk için çok sarsıcı ve donup kalmasını sağlayan bir durum yaratacaktır. Bu durum daha sonra yaşadığı hayatının her anını etkileyecektir, sonrasında, farkında olmadan.

      Kitap içinde kendisine ait önemli bilgiler olduğu gibi, büyüklerin çocukları anlamadığına dair bilgiler de bulunmaktadır. Kendi çocukluğunda hayal gücünün ortaya çıkardıklarını büyüklerin anlamaması ve hissettiği yalnızlık derin bir şekilde hayatında sürmüş olsa gerektir yazarın. Tek kişilik uçağı ile gezerken dünyaya yukarıdan bakıp izlemeyi sağlarken yalnızlığını daha da artmakta ve devam etmektedir.

      İşte böyle altı yıl önce, büyük çöl üstünde uçağım kazaya uğrayana kadar, içimi dökecek gerçek bir dostum olmadan yapayalnız yaşadım” cümlesi yaşadığı yalnızlığın derinliğini de göstermektedir. Kitabı yazdığı zamanlarda, kitabın başında bahsedilen Leon Werth'in de hayatında olmadığını anlıyoruz.

      Yalnızlık

      Küçük Prens kitabının içine yalnızlık derinlemesine kaydedilmiş durumda. Gezegenlerde yaşayan insanların hepsi yalnız. Kral, Kendini Beğenmiş, Sarhoş, İşadamı, Bekçi, Coğrafyacı, yalnız ve hatta dünyada bile Küçük Prens'in yalnızlığı devam etmektedir. İnsanlardan çok yılanlarla, çiçeklerle ve koyunlarla sohbet etmektedir.

      Bu şekilde bakıldığında Küçük Prens yazarın kendisidir diyebiliriz. Geçirdiği kazada 4 yaşında babasının ölümü ile donup kalan çocuk yaşadığı kazada canlanmış ve kendisi kendisi ile sohbet eder hale gelmiştir.

      Bu açıdan Küçük Prens kitabı  -kendi küçük gezegeninde yaşayan çocuk-, yalnızlığı ve hüznü anlatmaktadır. Büyüklerin küçükleri anlamadığı, “Biliyor musun insan üzgün olunca gün batımının tadına daha iyi varıyor” benzeri cümleler hüznü anlatırken,  yalnız olan büyüklerin boş iilerle uğraştığı için, çocuklara “büyümeyin” mesajı da aktarmaktadır.

      Çölde sohbet sonunda kendi gezegenine çölde kum tanaleri haline gelerek kaybolarak giden Küçük Prens, yazarın kendi kaderi de olmuştur aynı zamanda. Kendisi de ikinci dünya savaşında bir keşif uçusu sırasında kaybolmuş ve uzun yıllar sonra öldüğü anlaşılmıştır.

      Stanley Kubrick 2001 Space Odyssey ve 33 yıl

      Stanley Kubrick'te 2001 Uzay Yolu macerasında son sahneyi çekerken kendi kaderini yazdığını bilmiyordu büyük bir olasılıkla. O da filmin bu sahnesinde yatakta yatan yaşlı Dave Bowman'ın monolith ile karşılaşma sahnesinde olduğu gibi, kendi yatağında kalp krizinden vefat etmiştir. 1968 yılında çektiği film sahnesi, 1999 yılında kaderi olmuş ve 2001 yılını görememiştir. Filmin senaryo yazımından itibaren, çekiminin de iki yıl sürdüğünü Arthur C. Clarke'ın The Lost World's of 2001 günlüğünden anlıyoruz. Film yayınlandığı tarihten 33 yıl sonrasını anlatacaktır. Film çalışmaları 1966 yılında başlandığına göre, 33 yıl sonrası 1999 olacaktır, 

      1920 ve Mustafa Kemal

      Küçük Prens kitabında ise bir tek tarih vardır, 1920 yılı. "Asteroid B-612'yi bulan Türk'ün fes ve şalvar giydiği için dikkate alınmamış,büyükler böyledir” işte cümlesi ile paragraf sonlanmış. Sonrasında yazılan cümleler ise daha ilginç. “Bereket versin Asteroid B-612'nin onurunu kurtarmak için “dediği dedik” bir Türk Önderi tutmuş, bir yasa koymuş. Herkes bundan böyle Avrupalılar gibi giyinecek, uymayanlar ölüm cezasına çarptırılacak. 1920 yılında aynı gökbilimci bu kez çok şik giysiler içinde Kurultay'a gelmiş. Tabii bütün üyeler görüşüne katılmışlar”.

      Bu cümlelerde anlatılan Mustafa Kemal Atatürk'tür. Dediği dedik ve uymayanların asılacakları cümleleri ise oldukça ağır. 1920 yılında meclis kurulduğunda kıyafet devrimi henüz yapılmamıştı. Yazar kılık kıyafetin Avrupalılar için önemini anlatmaya çalışırken, Mustafa Kemal'i de bu kitabı okuyanların zihnine adını vermeden diktatör olarak kaydetmeye çalışmaktadır. Ayrıca büyüklerin ancak asılmaktan korktukları için değişebildiklerine dair mesaj da göz ardı edilmemelidir.

      İçinde tarih, coğrafya, matematik bilgilerinin yer aldığı kitap, çocukları yalnızlaştıracak, onları hayali arkadaşlarla iletişim kurmaya zorlayacak, hüznü ve acıyı yaşamayı kolaylaştıracaktır.

      NLP Teknikleri Örgüsü

      Kitabın örgüsü ve bölümlerin birbiri ile bağlantıları NLP teknikleri açısından bakıldığında güzeldir. Her bölümde bir bölüm öncesine veya dha sonraki bölümde okunacak bölümlere çağrışım bağlantıları kurulmaktadır. NLP Bilgileri ve teknikleri açısından kitabın nasıl yazıldığı başka bir yazının konusudur.

      Yazar ve Marillyn Hewson

      4 yaşında babasını kaybeden çocuk, çektiği acı ve duyguları, babasını kaybetmeyen çocukların da yaşamasını sağlamaya çalışmaktadır, tıpkı babası küçük yaşta ölen Marillyn Hewson'un, bugün Lockheed Martin CEO'su olarak üretilen savaş silahları ile (F-35'de bu silahlardan biri) erkek ölümünü yaygınlaştırmaya sağlaması gibi.

      Cengiz Eren

      NLP Uzmanı ve Eğitmeni

      http://www.erenlp.com

       

    • Maltepe Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi Cengiz Eren NLP Semineri

      Cengiz Eren tarafından verilen Maltepe Meslek Lisesi NLP SemineriMaltepe Meslak Lisesi NLP Değişim ve İletişim Semineri

      Maltepe Anadolu Meslek ve Meslek Lisesi öğretmenlerine verilen NLP değişim ve İletişim Seminerinde, içsel ve dışsal iletişimin nasıl organize dilmesi gerektiği bilgileri aktarıldı. Bu bilgiler içinde beynimizin çalışması, bağlantıların kurulması, kaynakların kullanılması ve geçmişte yaşanan tecrübelerin etkileri ve bunların nasıl ortadan kaldırılabileceği gibi bilgiler öğretmenlerin kendilerinde değişim yaşamalarını sağlarken, öğrencilerle kuracakları bilgi aktarma içerikli modellerin de kendileri tarafından ve kendi kaynaklarına uygun şekilde yeniden organize edilmesi sağlayacaktır. Seminer çok keyifli ve uygulamaları çok başarılı ve katılımcıların kaynakları düşündüklerinden daha zengindi ve bu da kolaylıkla kendileri tarafından farkedildi. Teşekkür ediyoruz.

      maltepemeslek20.jpgMaltepe Anadolu Meslek Lisesi ve Meslek Lisesi NLP Semineri Cengiz Eren tarafından veridi.maltepemeslek23.jpgMaltepe Meslek Lisesi NLP Semineri Cengiz Eren Tarafından verildiCengiz Eren NLP Semineri Maltepe Meslek Lisesi

       

    • Mehmet Şanlı, Basketbol ve Profesyoneller

      Basketbolcu Mehmet Şanlı'ya Ne Oldu?

      Haberlerde okuyoruz. Basketbolcu Mehmet Şanlı Amerika'ya gidip basketbol oynamak için hava alanında yaşıyor. Hergün kendisine gelen bileti sorup, gelmediğini öğrenince hava alanında kalmaya ve yaşamaya  devam ediyor. Hanerlerden öğrenizyoruz. Anlatılanlar ise aslında Metmet Şanlı'nın hayatının neden böyle olduğunu anlatıyor.

      Anlatılanlara bakalım.

      ANNESİ ÖLMÜŞ, BABASI İSTEMİYOR
      Mehmet Şanlı’nın babası ve kardeşinin kendisini istemediği biliniyor. Dayı Cihan Altın, Mehmet’in annesi Aynur Altın’ı kaybedişini şu sözlerle anlatıyor:“Ablamla Mehmet’in babası ayrıldıktan sonra Mehmet, babasının yanında kalıyordu. Ablam Bodrum’daydı. Babası, ‘Ben bu çocuğu zaptedemiyorum,seni istiyor’ deyip ablamı çağırmış. Ablam da yağmurlu bir günde Mehmet’i almaya gelirken Buca’da trafik kazası yapıp 8 takla attı ve olay yerinde vefat etti.”

      Annesi ve babası ayrılan Şanlı annesi tarafından terkedilmesi ve daha sonra babasının istememesi ile stratejilerini değiştirecektir. Çünkü kendisi
      istenmeyen bir çocuk haline gelecek ve kendisini sürekli olarak istetmeye çalışacaktır. O yüzden de San Fransisco'dan gelen haberi beklemeye devam edecektir.Tabii annesinin ani ölümü onun üzerinde sarsıcı bir etki yaratacak ve hayata tutunmak için bir şeylere bağlanmaya çalışacaktır. Bunun yarattiığı sonuç ise kaybetmemek için kazanmamak gibi bir stratejiyi onun hayatına taşıyacaktır.

      Mehmet Sezer

      Nilüfer Belediyespor'u Mehmet Sezer'in cümleleri de ilginç " “Mehmet bize geldiğinde oynamıyordu. İnsani olarak sahip çıkmak için takıma aldık.Çünkü basketbol için büyük bir değerdi. Fakat oyun anlamında beklentimiz yoktu; oynatmayacağımı bile bile aldım.
      Tesisin ve ortamın Mehmet için tedavi edici olacağını düşündük” dedi.

      Yarışmacı bir sporun tedavi edici bir etkisi olacağını düşünmek önemli bir hata sayılabilir. Zira kazanmak üzerine organize edilen bir sporda,
      sporcu hem kendisini istetmeye çalışacak ama aynı zamanda kaybetmekten çok korktuğu için oyunlarda istediği performansı gösteremeyecektir.
      Bunu yapabilmek için ise neler olduğunu diğer cümleler anlatıyor.

      Mehmet Sezer Devam ediyor "Sezer o dönemde de Mehmet Şanlı’nın takıntıları olduğunu anlatıyor. “‘Kalbim sıkışıyor’ dedi, hocalarla görüşüldü.Kalbine dair sorun olmadığını anlattıktan bir süre sonra ‘Burnumda sorun var, nefes alamıyorum, performansımı gösteremiyorum’ dedi” diyenSezer, bu süreç sonrası Mehmet’i sahaya sürmeye çalışmış, birkaç maçta da oynatmış.

      Kendisini istetmeye çalışan Mehmet Şanlı sadece bazı oyunlarda yer alıyorsa, yeniden istenmeyen olduğu aklına gelecek ve yukarıda anlatılan sorunlar ortaya çıkabilecektir. Aynı zamanda de Mehmet Sezer'in kendisinin bir değer olduğuna inanması ve ona NBA'de oynamalısın cümleleri, kendisini kötü hisseden bir gencinkendisini ispat etmeye çalışmasına yol açacaktır.

      “Mehmet Okur’la da çalıştım. Mehmet Şanlı onun sadece bir kademe altıdır, Allah vergisi büyük bir yetenek. Boyu sebebiyle pota altında 5 numara oynasa da orta mesafeden şutunun yüzdesi yüksek olan, boyuna göre şaşırtıcı derecede atletik bir oyuncu. Öylesine çok kez ‘Sen NBA’de oynamalısın’ dendi ki, bugün San Francisco takıntısı da bundan.”

      Bu cümleler yetenekli bir sporcuya gerekli hazırlıklar yapılmadan söylenmesi ile bunun bir takıntı haline gelmesi kaçınılmaz olacaktır. Önce annesi sonra babası tarafından istenmeyen sporcu kendisini istetebilecek tek yol olarak basketbolcu olmaya çalışacaktır.

      Çağlar Çoşkun

      Haberde 16 yaşından beri manajerliğin yapan Çağlar Çoskun 'un söyledikleri de çok ilginç sayılabilir.
      Mehmet Şanlı profesyonel kariyerine başladığından beri menajer Çağlar Coşkun ve ekibiyle çalışıyor. Coşkun, Mehmet’in durumunda bir ihmalleri olduğunu kabul etmiyor: “Vicdani duyarlılık gösterdiğimiz için 16 yaşından beri Mehmet’i yalnız bırakmadık. Küçük yaşta yetim kalmış bir çocuk, babasının da ilgili biri olduğunu söyleyemeyiz. Bizimki menajerlikten çok ağabeylik gibi, aramızda resmi anlaşma bile yok.”

      Menajerlik ve ağabeylik arasında kurulan bağlantı ile aslında ilşkilerinin profesyonel olmadığını söyleyebiliriz. Zira transfer olursa paramızı alaırı olmazsa ağabeylik yapmış oluruz gibi bir söylem menajerinde profesyonel olmadığını göstermektedir.

      Buradan anlaşılması gereken önemli konu öenmli bir yetenek olan Mehmet Şanlı'nın önce annesi sonra babası ve daha sonra da basketbol profesyonellerinin kendisine verdiği zarardir. Oyuncunun ne hissettiğini bilmedikleri gibi onu doğru şekilde yönelendirmeyerek zihinsel süreçlerine zarar vermiş olabilirler.

      Basketbol gibi kazanmak ve kaybetmek üzerine kurulu sert bir sporun, zihninde böyle etkiler taşıyan birinin, bu etkilerden kurtulmadan kendisi iel çalışmaya başlamakve sonra da ondan birşeyler beklemek tabii ki çok anlamlı değildir. Biraz NLP Teknikleri ve bilgilerini bilseler ve kullanabilselerdi, çok daha farklı bir sonuç ortaya çıkabilirdi.

      Kendisini babasına, ailesine, antrenörüne, menajerine ispat etmeye ve hatta istetmeye çalışarak istediklerini gerçekleştirmesi çok zor olacak, San Fransisco'ya gitse bilebu sorunları yaşamaya devam edecektir.

      Menajer Çoşkun'un diper sporcular hakkında söyledikleri daha da ilginç "Coşkun ayrıca, Mehmet Şanlı’nın temel sorununun ilaçlarını almaması olduğunu ekledi: “Daha küçük yaşta perdelerin açılmasını istemez, boyu uzamaz korkusuyla yerden ağır bir cisim kaldırmayı reddederdi. Mehmet’e söylendiği gibişizofren değil, psikoz teşhisi konuldu. Sorunu da ilaçlarını almaması. Mehmet durumunda sporcular var, ilaçlarını alarak hayatlarını rahatlıkla sürdürüyorlar.Fakat Mehmet, ‘Beni bu ilaçlarla öldürmek istiyorlar’ iddiasında bulunup tedaviyi reddediyor.”

      Mehmet durumunda olan sporcuların kimler olduğunu merak etmemiz normal sayılmalıdır.

      Değişim ve Zihinsel Detoks

      Mehmet Şanlı ise gerçekten sadece kendisi için basketbol oynamak istiyorsa önemli bir değişim yaşamalı ve kendi kararlarını verir hale gelmelidir.Diğer profesyonellere söylenecek şey ise, sadece gaza getirmeyi bilmeni bir işe yaramadığı gibi, farklı çalışan zihinlerde bu gibi sonuçlara yol açacağını öğrenmeleri yerinde olur. İyilik yapmaya çalışırken ortaya çıkan sonuç gerçekten acı ve havaalanında ve eşikte kalan bir sporcu bu şekilde heba edilmiş olabilir.

      Cengiz Eren

      NLP Uzmanı ve Eğitmeni

      http://www.erenlp.com

       

       

       

    • Mehmet Şanlı, Basketbol ve Profesyoneller

      Basketbolcu Mehmet Şanlı'ya Ne Oldu?

      Haberlerde okuyoruz. Basketbolcu Mehmet Şanlı Amerika'ya gidip basketbol oynamak için hava alanında yaşıyor. Hergün kendisine gelen bileti sorup, gelmediğini öğrenince hava alanında kalmaya ve yaşamaya  devam ediyor. Hanerlerden öğrenizyoruz. Anlatılanlar ise aslında Metmet Şanlı'nın hayatının neden böyle olduğunu anlatıyor.

      Anlatılanlara bakalım.

      ANNESİ ÖLMÜŞ, BABASI İSTEMİYOR
      Mehmet Şanlı’nın babası ve kardeşinin kendisini istemediği biliniyor. Dayı Cihan Altın, Mehmet’in annesi Aynur Altın’ı kaybedişini şu sözlerle anlatıyor:“Ablamla Mehmet’in babası ayrıldıktan sonra Mehmet, babasının yanında kalıyordu. Ablam Bodrum’daydı. Babası, ‘Ben bu çocuğu zaptedemiyorum,seni istiyor’ deyip ablamı çağırmış. Ablam da yağmurlu bir günde Mehmet’i almaya gelirken Buca’da trafik kazası yapıp 8 takla attı ve olay yerinde vefat etti.”

      Annesi ve babası ayrılan Şanlı annesi tarafından terkedilmesi ve daha sonra babasının istememesi ile stratejilerini değiştirecektir. Çünkü kendisi
      istenmeyen bir çocuk haline gelecek ve kendisini sürekli olarak istetmeye çalışacaktır. O yüzden de San Fransisco'dan gelen haberi beklemeye devam edecektir.Tabii annesinin ani ölümü onun üzerinde sarsıcı bir etki yaratacak ve hayata tutunmak için bir şeylere bağlanmaya çalışacaktır. Bunun yarattiığı sonuç ise kaybetmemek için kazanmamak gibi bir stratejiyi onun hayatına taşıyacaktır.

      Mehmet Sezer

      Nilüfer Belediyespor'u Mehmet Sezer'in cümleleri de ilginç " “Mehmet bize geldiğinde oynamıyordu. İnsani olarak sahip çıkmak için takıma aldık.Çünkü basketbol için büyük bir değerdi. Fakat oyun anlamında beklentimiz yoktu; oynatmayacağımı bile bile aldım.
      Tesisin ve ortamın Mehmet için tedavi edici olacağını düşündük” dedi.

      Yarışmacı bir sporun tedavi edici bir etkisi olacağını düşünmek önemli bir hata sayılabilir. Zira kazanmak üzerine organize edilen bir sporda,
      sporcu hem kendisini istetmeye çalışacak ama aynı zamanda kaybetmekten çok korktuğu için oyunlarda istediği performansı gösteremeyecektir.
      Bunu yapabilmek için ise neler olduğunu diğer cümleler anlatıyor.

      Mehmet Sezer Devam ediyor "Sezer o dönemde de Mehmet Şanlı’nın takıntıları olduğunu anlatıyor. “‘Kalbim sıkışıyor’ dedi, hocalarla görüşüldü.Kalbine dair sorun olmadığını anlattıktan bir süre sonra ‘Burnumda sorun var, nefes alamıyorum, performansımı gösteremiyorum’ dedi” diyenSezer, bu süreç sonrası Mehmet’i sahaya sürmeye çalışmış, birkaç maçta da oynatmış.

      Kendisini istetmeye çalışan Mehmet Şanlı sadece bazı oyunlarda yer alıyorsa, yeniden istenmeyen olduğu aklına gelecek ve yukarıda anlatılan sorunlar ortaya çıkabilecektir. Aynı zamanda de Mehmet Sezer'in kendisinin bir değer olduğuna inanması ve ona NBA'de oynamalısın cümleleri, kendisini kötü hisseden bir gencinkendisini ispat etmeye çalışmasına yol açacaktır.

      “Mehmet Okur’la da çalıştım. Mehmet Şanlı onun sadece bir kademe altıdır, Allah vergisi büyük bir yetenek. Boyu sebebiyle pota altında 5 numara oynasa da orta mesafeden şutunun yüzdesi yüksek olan, boyuna göre şaşırtıcı derecede atletik bir oyuncu. Öylesine çok kez ‘Sen NBA’de oynamalısın’ dendi ki, bugün San Francisco takıntısı da bundan.”

      Bu cümleler yetenekli bir sporcuya gerekli hazırlıklar yapılmadan söylenmesi ile bunun bir takıntı haline gelmesi kaçınılmaz olacaktır. Önce annesi sonra babası tarafından istenmeyen sporcu kendisini istetebilecek tek yol olarak basketbolcu olmaya çalışacaktır.

      Çağlar Çoşkun

      Haberde 16 yaşından beri manajerliğin yapan Çağlar Çoskun 'un söyledikleri de çok ilginç sayılabilir.
      Mehmet Şanlı profesyonel kariyerine başladığından beri menajer Çağlar Coşkun ve ekibiyle çalışıyor. Coşkun, Mehmet’in durumunda bir ihmalleri olduğunu kabul etmiyor: “Vicdani duyarlılık gösterdiğimiz için 16 yaşından beri Mehmet’i yalnız bırakmadık. Küçük yaşta yetim kalmış bir çocuk, babasının da ilgili biri olduğunu söyleyemeyiz. Bizimki menajerlikten çok ağabeylik gibi, aramızda resmi anlaşma bile yok.”

      Menajerlik ve ağabeylik arasında kurulan bağlantı ile aslında ilşkilerinin profesyonel olmadığını söyleyebiliriz. Zira transfer olursa paramızı alaırı olmazsa ağabeylik yapmış oluruz gibi bir söylem menajerinde profesyonel olmadığını göstermektedir.

      Buradan anlaşılması gereken önemli konu öenmli bir yetenek olan Mehmet Şanlı'nın önce annesi sonra babası ve daha sonra da basketbol profesyonellerinin kendisine verdiği zarardir. Oyuncunun ne hissettiğini bilmedikleri gibi onu doğru şekilde yönelendirmeyerek zihinsel süreçlerine zarar vermiş olabilirler.

      Basketbol gibi kazanmak ve kaybetmek üzerine kurulu sert bir sporun, zihninde böyle etkiler taşıyan birinin, bu etkilerden kurtulmadan kendisi iel çalışmaya başlamakve sonra da ondan birşeyler beklemek tabii ki çok anlamlı değildir. Biraz NLP Teknikleri ve bilgilerini bilseler ve kullanabilselerdi, çok daha farklı bir sonuç ortaya çıkabilirdi.

      Kendisini babasına, ailesine, antrenörüne, menajerine ispat etmeye ve hatta istetmeye çalışarak istediklerini gerçekleştirmesi çok zor olacak, San Fransisco'ya gitse bilebu sorunları yaşamaya devam edecektir.

      Menajer Çoşkun'un diper sporcular hakkında söyledikleri daha da ilginç "Coşkun ayrıca, Mehmet Şanlı’nın temel sorununun ilaçlarını almaması olduğunu ekledi: “Daha küçük yaşta perdelerin açılmasını istemez, boyu uzamaz korkusuyla yerden ağır bir cisim kaldırmayı reddederdi. Mehmet’e söylendiği gibişizofren değil, psikoz teşhisi konuldu. Sorunu da ilaçlarını almaması. Mehmet durumunda sporcular var, ilaçlarını alarak hayatlarını rahatlıkla sürdürüyorlar.Fakat Mehmet, ‘Beni bu ilaçlarla öldürmek istiyorlar’ iddiasında bulunup tedaviyi reddediyor.”

      Mehmet durumunda olan sporcuların kimler olduğunu merak etmemiz normal sayılmalıdır.

      Değişim ve Zihinsel Detoks

      Mehmet Şanlı ise gerçekten sadece kendisi için basketbol oynamak istiyorsa önemli bir değişim yaşamalı ve kendi kararlarını verir hale gelmelidir.Diğer profesyonellere söylenecek şey ise, sadece gaza getirmeyi bilmeni bir işe yaramadığı gibi, farklı çalışan zihinlerde bu gibi sonuçlara yol açacağını öğrenmeleri yerinde olur. İyilik yapmaya çalışırken ortaya çıkan sonuç gerçekten acı ve havaalanında ve eşikte kalan bir sporcu bu şekilde heba edilmiş olabilir.

      Cengiz Eren

      NLP Uzmanı ve Eğitmeni

      http://www.erenlp.com

       İlgili Linkler:

       

       

    • Melike Birgölge Cengiz Eren Röportajı

      Melike Birgölge"4 Saatte Kendinizi Değiştirin, Zihinsel Detoks"

      8.11.2009 Hürriyet İnternet

      İşiniz, duygularınız, düşünceleriniz, aşkınız, kariyeriniz, hayatınız ile ilgili bazı şeylerden sıkıldınız ve bundan kurtulmak istiyorsunuz. İyi ama nasıl…

      İçinde bulunduğunuz, mutlu olmadığınız ya da değiştirmek istediğiniz bir durumdan kurtulmanın mümkün olduğunu biliyor muydunuz? Hem de 4 saatte!

      ‘4 Saatte kendinizi değiştirin!’ sloganıyla birçok kişinin hayatını değiştiren Cengiz Eren’le, NLP, değişim ve hayatla ilgili okuduğunuza değecek bir röportaj!

      HINCAL ULUÇ, BİLMEDİĞİ BİR ŞEY OLDUĞUNDA SİNİRLENDİĞİNİ GÖSTERİYOR!

      Hıncal Uluç’un dediği “İyi de NLP nedir? Mecbur muyuz Nöro Linguistik Program'ın ne olduğunu bilmeye’ cümlesinden yola çıkarak… Bilmeyenler için NLP’yi tanımlamanızı rica ederek başlayalım mı röportajımıza?

      Bence de çok güzel olur. NLP bir araç. İnsanı, insan davranışlarını, duygularını, söylediklerini anlamamızı sağlayan bir araç. Duyularla, duygularla, kullanılan sözlerle, yapılan davranışlarla ilgili. İnsanın olduğu her yerde kullanılabilecek bir araç ve teknikler bütünü. Hepimiz NLP’yi farkında olmadan kullanıyoruz. Farkında olarak kullanmaya başladığımızda değişim süreci de başlıyor. Örneğin Hıncal Uluç’un sorusu da böyle bir şey.  “İyi de nedir NLP’ derken Ayşe Arman’ın röportajını beğendiğini anlatan bir duygusal durumu da ifade ediyor. “Mecbur muyuz” derken ise NLP’nin ne olduğunun açıklanmamasına duyduğu kızgınlığı da belirtiyor. Bu ayrıca Hıncal Uluç’un bilmediği bir şey olduğunda sinirlendiğine gösteren bir durum olabilir. Çünkü kendisi hem ülkeyi ve hem de dünyayı yakından takip eden bir yazar. NLP işte böyle bir şey.

      NLP’Yİ KENDİM İÇİN ÖĞRENDİM!

      NLP’yi Türkiye’ye ile tanıştıran sizsiniz. Peki sizin NLP ile tanışmanız nasıl oldu?

      Benim tanışmam tesadüfen oldu. İngiliz kız arkadaşımın bana hediye ettiği “Tennis the mind game” isimli kitaptan öğrendim. Kitabı elime aldığımda benim için nasıl bir değişim olabileceğini bilmiyordum. Kitabı okuduktan sonra tenisimde önemli gelişmeler oldu ve çok sayıda kupa aldım ve bunu kendim için öğrenmeye karar verdim. Ver elini Amerika. Burada dikkat edilmesi gereken nokta NLP’yi ben insanlara bu bilgileri aktarmak, Ayşe Arman’la veya sizinle röportaj yapmak için öğrenmedim. Kendim için öğrendim.

      NLP’yi kendiniz için öğrendiniz. Sonrasında…

      Sonrasında ise Türk insanının kaynaklarını kullanmasına yardımcı olacağını düşündüğüm için bunu kamuoyuna açtım. 1998 yılında Tempo dergisinde “NLP yöntemi Türkiye’de, 4 Saatte Kendinizi değiştirin” başlığı ile kapak haberi oldu. Bu haberi hazırlayan Nilüfer Kas’a ve o sırada Genel Yayın Yönetmeni olan Muhittin Sirer’e yeniden teşekkür ediyorum. Sonrası gerçekten bir serüven ve önemli bir değişim süreci hem benim için hem de bu bilgileri ve teknikleri kullanan kişiler için.

      Seminerlerinize gelen insanlar NLP ile ne kazanacaklar? Neler vaat ediyorsunuz bu yöntemle?

      Onlara hiçbir şey vaat etmiyorum. Sadece kendilerini sınırlayan düşünce ve davranışların neler olduğunu ve bunların nasıl ortadan kaldırılabileceğini, sınırların nasıl ötelenebileceğini ve hayatın nasıl yönetilebileceği konularında bilgi aktarıyorum. Çünkü çoğu insan kendilerinin altında Ferrari araba olduğu halde, Serçe arabaya bindiklerini zannediyorlar ve bir ayakları gazda ama daha çok frende arabayı kullandıkları için arabanın motorunu yakıyorlar.

      Değişmesi gereken bu. Bir başka önemli nokta ise zeki insanların sorun yaşaması, kendilerini koruyamadıklarında çok daha kolay hale geliyor.

      Bu gözleminiz, benim de dikkatimi çeken bir konu. Zeki insanların sorun yaşaması, kendilerini koruyamadıklarında çok daha kolay hale gelmesi… Onların daha dikkatli olması gerekiyor haliyle.

      Aynen… Onların daha dikkatli olmaları gerekiyor. Zihinsel Detoks seminerlerine katılan insanlar, panik atak, deprem korkusu, uçak korkusu, kekemelik, sahne korkusu ve benzeri durumlar var ise bunlardan kolaylıkla kurtuluyorlar.

      Hiçbir sorunları yoksa kaynaklarını kullanmaya başladıkları için istenen sonuca kolaylıkla ulaşabiliyorlar. Dikkat ederseniz başarı demiyorum, istenen sonuç diyorum. İstenen sonuçlar tariflenebildiğinde ve kaynaklara uygun olduğunda kolaylıkla ulaşabiliyorlar.

      ‘4 saatte kendinizi değiştirin!’ sloganıyla NLP’yi sunuyorsunuz. Bir insan 4 saatte nasıl yenilenir?

      Baktığımızda insanların hayatı saatlerle değil saniyelerle değişebiliyor. 1999’da deprem 45 saniyede 20.000.000 insanın hayatını değiştirdi. Son sel baskını selin ilk vurduğu 45 saniyede orada yaşayanların hayatını değiştirdi. Sahip olduklarının değil kendilerinin ne kadar önemli olduklarını gördüler ve onlar için bütün değerler sistemi değişti. Değişim bu kadar kısa zamanda oluyorsa 4 saatte neler olabilir bunu siz düşünün.

      Bir insanın 4 saatte değişmesi mümkün mü ve bu kadar kolay mı?

      Tabii çok kolay. Burada en önemli nokta kişi değişmek istiyorsa değişiyor. Değişimi isteyen kişiler karar vermeye ve hedeflerini doğru olarak tayin ettiklerinde hareket başlıyor.

      Değişim deyince… Çoğu insanın değişimi kolay kabul edemediğini görürüz. Nedeni nedir bunun?

      Sorduğunuz soru gerçekten önemli. Değişim istenen bir durum mu bunu dikkatli olarak. Dünyaya ve doğaya baktığımızda her şey durağan hale gelmeye çalışıyor. Durağan hale geldiklerinde ise yeniden hareket etmeleri kolay değil. Nehirlerden akan su denize ulaştığında hareket sona eriyor ve sonra sadece rüzgar ve akıntılarla hareket edebiliyor.

      İNSAN, YERİNDE DURMAYA BAŞLADIĞINDA RÜZGAR VE SU ONU AŞINDIRIYOR!

      Hareketin yeniden başlaması için…

      Hareketin yeniden başlaması için buhar olması, yağmur olarak yağması ve sonra nehirlerden denize yeniden ulaşması gerekiyor. Bu çevrimin insan hayatında da olması gerekiyor. Bu olmadığı takdirde taş gibi kişiler yerinde duruyor. Yerinde durmaya başladıklarında ise rüzgar ve su onu aşındırıyor. Bu yüzden ‘taş gibi kadın’ veya ‘taş gibi erkek’ yerine ‘su gibi kadın’ veya ‘su gibi erkek’ demek daha doğru olabilir.

      Değişime direnme nedenleri nedir ve bunlar nasıl ortadan kaldırabilir?

      Değişime direnç birçok nedenden ortaya çıkar gibi görünse de aslında tek nedeni var. Bu nedenlerin başından bilineni yapmak daha kolay. Türkçe’de ‘En kısa yol, bildiğin yoldur!’ diye söz de var. Fakat kısa yollar hayatımızı kolaylaştırır görünse de beynimize duyu organlarımız vasıtası ile bilgi girmesini de engelliyor. Yeni sesler, yeni görüntüler, yeni tatlar, yeni kokular, yeni yüzeyleri algılamadığımızda gelişme sürecimiz engelleniyor.

      ACI ÇEKMEYİ ÖĞRENEN BİRİSİ ACI ÇEKMEYE DEVAM ETMEK İSTİYOR!

      Buradan şunu çıkarabilir miyiz; acı çekmeyi öğrenen birisi acı çekmeye devam etmek istiyor.

      Aynen… Acı çekmeyi öğrenen birisi acı çekmeye devam etmek istiyor, zira sonucunda elde edeceği neler olduğunu biliyor. Gözyaşı dökeceğini bildiği için yapmaya devam ediyor ve sonucunda gözyaşı döküyor. Başarısızlığı öğrenmiş bir öğrenci çalıştığı halde başarısız, borsada kaybetmeyi öğrenmiş olan bir oyuncu, kazanmak istediği halde, kaybetmeye devam etmesi de bu yüzden.

      Oysa değişime direnç her içerikte devam ediyor.

      Evet, dediğiniz gibi… Bunun ortadan kaldırılması NLP seminerlerinde sistematik bilgi aktarımı ile kişilere aktarılıyor.

      Ancak kişiler benim seminerlerime katılmadan kendileri karar vererek yeni bir şeyler yapmaya başlarlar ve süreci tamamlarlarsa sorunların yeniden ortadan kalktığını görebilirler. Yeni şeyler yapabilmek bu anlamda çok önemli.

      Son yıllarda detoks çok bilinen ve uygulanan yöntemlerin başında geliyor. Siz, NLP seminerleri bünyesinde zihinsel detoksu insanlara uygularken nasıl bir yol takip ediyorsunuz? Zihni sıfırlayarak mı yoksa başka şekilde bir yol takip ederek mi…

      Zihinsel detoks programında adını tescil ettirdiğim bir program. NLP teknikleri ile uygulanan zihinsel detoks programında hem NLP bilgileri hem de yaşanan tecrübeler ve bunların farkında olmadan yarattığı stratejilerin sonuçları irdeleniyor. Bu stratejiler şu şekilde ortaya çıkabilir. Kaybetmemek için kazanmamak, düşmemek için yükselmemek.

      Terk edilmemek için terk ettirmek, sevmemek için sevilmek, sevilmemek için sevmek, utandırılmamak için utandırmak…

      “HOŞÇAKALIN” KELİMESİNİ SIK KULLANAN VE SIK DUYAN İNSANLAR KİLO ALIYOR!

      İçinde bulunulan durumun tersini uygulayarak…

      Tecrübelere bağlı olarak ortaya çıkan bu stratejiler mantıksız gibi görünse de öğrenmemiz gereken önemli noktalardan biri ‘Beynimiz mantıksız çalışıyor.’ Zihne aktarılan bilgiler ve bunların içeriksiz sonuçları mantıksız şekilde devam ediyor. Aşık olduğu ama kendisine acı çektiren bir kişi ile birlikte olmaya devam eden birinin durumunu mantıkla açıklamak mümkün değil. Zihinsel detoks programımızda hem bu stratejilerin ne olduğu ve nerelerden kaynaklandığı açıklanıyor ve beynimizin nasıl çalıştığı ve dilin hayatımızdaki etkileri de net olarak gösteriliyor.

      İlginç…

      Size saçma gelebilir ama “Hoşçakalın” kelimelerini sık kullanan ve sık duyan insanların kilolarının arttığını kolaylıkla söyleyebiliriz. Yüzey anlamı itibarı ile bir ayrılık cümlesi olan kelimeler, farkında olmadan “kalın”ın hoş olduğunu da ifade ediyor. ‘Hoşçakalın’ kelimesini sık kullanmak kilo aldırabilir.

      KENDİ DEĞERİMİZİN FARKINA VARMAMIZ GEREKİYOR. SONRASINDA İSE KARAR VEREBİLMEK VE HAYIR DİYEBİLMEK!

      ‘Hayatınızı siz yönetin!’ diyorsunuz. Toplum ve birey olarak devamlı olarak yönetiliyoruz. Kendimizi yönetmek için hangi adımlarla işe başlanmalı? Neler yaparak…

      Toplum içinde uymamız gereken hem hukuki ve hem de toplumsal kurallar var. Bu kurallara toplumsal hayatı yaşarken tabii ki uymalıyız. Ancak kendi yaşadığımız dünyayı ve hayatımızı yönetebiliriz.  Hayatımızı yönetebilmek için fark etmemiz gereken ilk şey kendi değerimizin farkına varmamız gerekiyor. Sonrasında ise karar verebilmek ve hayır diyebilmek. Bunları yapabildiğimiz takdirde hayatımızı yönetmemiz çok kolay hale geliyor.

      Ancak biz kendi istediklerimize “hayır” başkalarının istediklerine “evet” dediğimiz için hayatımızın yönetimini başkalarına bırakıyoruz. Burada önemli noktalardan biri gücümüz varsa önermelere hayır diyebilimek eğer yeteri kadar gücümüz yoksa bize ulaşan önermelere yeni önermeler üretmek hayatımızı yönetmemizi sağlayabilir. Bir arkadaşınız sinemaya gitmenizi öneriyor ve siz de hemen evet diyorsanız sorun var demektir. Siz sinemaya gitmek istiyorsanız siz teklif edin. Size teklif ediliyorsa ‘Evet, bende sinemaya gitmek istiyorum ama 20:00 seansına Glorius Bastards filmine gitmek istiyorum’ dediğinizde sorun kalmayacaktır. Bunun bencillik olduğunu söyleyenlere, bunu yapmadığınızda sencil olduğunuzu söyleyebilirsiniz!

      DOĞUM İÇİN DOKUZ AY BEKLİYORUZ. SONRASINDA İSE ONAYLANMAYI!

      Ayşe Arman ‘Babam beni onaylamıyordu’, Hande Altaylı ‘Eksik yaratılmışız, onaylanmak istiyoruz’ diyor. Siz de ‘Sizi onaylayacak veya onaylamayacak kimse yok. Sadece siz varsınız.’ diyorsunuz. İnsan, sevgilisi, eşi, babası ya da arkadaşı tarafından neden onaylanmak ister?

      İnsan hayatında ve beynimizde boşluklar varsa bunlar dolduruluyor. Zira beynimiz hiçbir boşluğu kabul etmiyor bunu doldurmak zorunda. Onaylanma ihtiyacı duyan kişilerin bir nedenle geçmişte onaylanmadıklarını ve bunu derine kaydettiklerini söyleyebiliriz. Bu duygular herhangi bir şüphe duyduklarında onaylanma ihtiyacı da ortaya çıkacaktır. Onaylanmayı bekleyen kişilere büyümeleri gerektiğini söylemek en doğrusu. Doğum için dokuz ay bekliyoruz.

      Sonrasında ise on aylanmayı!

      İlginç ama doğru bir gözlem ve güzel bir kelime oyunu bu. Doğum için dokuz ay bekliyoruz. Sonrasında ise on aylanmayı!

      Kelime oyunu gibi görünse de onaylanmak bu nedenlerden ortaya çıkıyor. Belirli bir noktaya gelmiş ve kaynakları zenginleşmiş kişinin onaylanmaya ihtiyacı olmasa gerektir. Hele o anda hayatında olmayan bir kişiden onay bekliyorsa veya o olsaydı ne derdi düşünülüyorsa yaratıcılık yeteri kadar kullanılmayacaktır.

      Günlük hayatımızdaki davranışlarımızdan çok aslında bilinçaltına ittiklerimiz, bilinçaltında bastırdıklarımız mıdır gerçekten yaşamak istediklerimiz?

      Yaşadıklarımız ve hayatta yaşadıklarımız geçmişte yaşadığımız tecrübelerin sonuçları. Ben bilinçaltı terimini kullanmıyorum. Farkında olmadığımız aklımız terimi daha doğru geliyor. Buraya aktardığımız tecrübelerin içeriksiz sonuçları kişinin hayatının sonraki kısmını farkında olmadan etkileyebiliyor. Çıkan sorunların nedeni de bu oluyor ama biz sistemin nasıl çalıştığını bilmediğimiz için bunu fark edemiyoruz. Bu da kendini koruyarak risk almayı ve macera yaşamayı ve daha da önemlisi yaratıcılığı kullanmayı engelliyor.

      KENDİSİ İLE BARIŞIK OLAN VE İSTEDİKLERİNİ YAPAN KİŞİLER AZ RÜYA GÖRÜR!

      Bu yüzden mi rüyalar görürüz? Bu yüzden mi rüyalar insanlara cazip gelir ve gördükleri rüyayı anlamlandırmaya çalışırlar?

      Rüyalar farkında olmadığımız aklımıza aktardığımız bilgilerin ve duyguların sonucu olsa gerektir. Bu sonuçlar, özellikle korkularımız, yapamadıklarımız rüyalarda açık olarak görülüyor. Bunları bir mesaj olarak alıp yapamadıklarımızı yapmaya başladığımızda sorun kökünden çözülecektir. Kendisi ile barışık olan ve istediklerini yapan kişilerin az rüya gördüğünü söyleyebiliriz. Bir arkadaşım yanında çok para taşıyorsun dediğinde o gece gördüğüm rüyada cüzdanımı boş gördüm. Arkadaşım beynime bir bilgi ve korku aktardı ve bu korku da rüyamda ortay çıktı. Ne kadar dikkatli olmamız gerektiğini anlamamız açışından önemli bir örnek olarak gösterilebilir.

      Bir insan beynindeki, bilinçaltındaki kendini rahatsız eden, zarar veren düşünceleri bile bile neden kafasından atamaz?

      Atamamamızın nedeni kendimizi yanlış programlamamızdan kaynaklanıyor. Üzerinde düşündüğümüz ve konuştuğumuz konular beynimizdeki sistematik için önemli hale geliyor. Ne üzerinde konuşuyorsak veya düşünüyorsak, konuştuğumuz konu bizi şekillendiriyor. Sorunlar ve problemler üzerinde konuşan kişinin sorunları artacak ve problemleri çözülemez hale gelecektir. Tabii konuşmak ve düşünmek gibi yazmak da aynı süreci ortaya çıkarıyor. Yemek yedikten sonra bulaşıkları yıkıyorsak, bir kötü tecrübe yaşadıktan sonra hissettiğimiz kötü duyguları da zihnimizde barındırmamalıyız. Yaşadığımız bir kötü tecrübe de ortak olan nokta bir ya da birkaç duyumuzu eksik kullanmamızdan kaynaklanmaktadır. Ya iyi görmedik, ya iyi dokunmadık, ya iyi işitmedik, ya iyi görmedik ya da iyi tatmadık demektir. Hangi duyu organımızı eksik kullanmışsak bunu geliştirmemiz ve hissettiğimiz duygular ve bu olay hakkında düşünmeden ve konuşmadan yaşamak gerekiyor. Ancak gelecek hakkında bir beklentimiz veya hayalimiz yoksa beynimiz sistemdeki etkin duyguları kullanarak boşluğu doldurmak istiyor. Toplumsal olarak başarılarımız ve mutlu olduğumuz durumlar hakkında düşünmediğimiz ve konuşmadığımız için kötü tecrübeler ve duyguların etkin hale gelmesi ile bunları beynimizden atamıyoruz. Sonra da farkında olmadan kaynaklarımızı kullanamaz hale geliyoruz.

      İnsan bile bile aynı hatayı neden ikinci kez yapar?

      Bence iki kez değil ikiden çok fazla defa yapabilir. Bu yukarıda da ifade ettiğim gibi farkında olmadığımız stratejilerin sonuçları sayılabilir. Bu stratejiler değişmeden hayatı yönetmek pek de mümkün olmamakta ve hayatın yönetimini başkalarına bırakabilmekteyiz.

      İş ya da özel hayatımızda çoğu zaman ‘Hayır’ diyemiyoruz karşımızdaki kişiye. Neden?

      Hayır dediğimizde karşı tarafı üzüleceğini düşünüyorsak bundan vazgeçiyoruz. Bunun nedeni bize hayır dendiğinde hissettiğimiz durumlar olsa gerektir. Hayır diyemediğiz için daha kolay ikna ediliyor veya yönetiliyoruz. İkna edildiğimizde bizde rahatlıyoruz karşı tarafta kendini iyi hissediyor ama biz kendimizi kötü hissetmeye devam ediyoruz.

      Hayır diyebilmek için karar vermek gerekiyor. Karar veremiyorsak, hayır dememiz mümkün olmuyor. ‘İçerik Sizi Düşünmek’ kitabının başında “Hepimizin fark etmeye, itiraz etmek için bilmeye, hayır diyebilmek için kendimize güvenmeye ihtiyacımız var!’ yazar. Bu birçok şeyi kısaca anlatabilmektedir.

      SEZEN AKSU ACIDAN BESLENİYOR!

      Acı çekmek ve kaybetme korkusu insanları neden bu kadar yıpratıyor? Nedir bunun çözümü?

      Bence yıpratmıyor ama şöyle bir sistematikten dolayı acılar artıyor. Bir acıyı yaşadığımızda vücudumuz buna alışıyor ve bu durum bir müddet sonra acı olmaktan çıkıyor. Buna acının normalleşmesi denilebilir. Acı normalleştiğinde ancak daha fazla acı çekilirse, sistem acıyı algılayacaktır. Bu yüzden acı artmadığında kişi acı çektiğinin farkına varmamaktadır. Bunu Sezen Aksu şarkılarında görebiliriz. Bu şarkıların ortak noktası acıdan beslendiğidir. Acı normalleşiyorsa kişinin değişim için alması gereken bir mesaj var demektir. Bu yüzden karar verip değişim sürecini başlatması sorunun çözümüdür. Kendisini iyi hissetmeye başladığında ve bu devam ettiğinde sorunlar kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Bu da hayata karşı konan tavrın değişmesi demektir. Hayata karşı tavır konamıyorsa insanlara karşı tavır konmakta ve bu hayatı biraz daha zorlaştırmaktadır.

      HER ŞEYİ BİZ DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDE SORUNLARIMIZ ARTABİLİR!

      Acı çekmeden yaşamanın acı vermeyeceği öğrenilebilir mi dersiniz? Nasıl peki?

      Az önce söylediğim gibi yeni stratejiler uygulamaya başlamak, yeni şeyler yaparak kendinizi iyi hissetmek ve karar vererek ve hoşunuza gitmeyen şeylere hayır diyerek bu gerçekleşebilir. Her şeyi biz düşündüğümüzde bizim sorunlarımız artabilir. NLP bize onların düşünmesi gerektiğini de öğretiyor. Kişi kendi değerinin farkında değilse ve kendisini değersizleşmeye devam ediyorsa sorunları da o oranda büyüyecektir.

      DURURKEN BIRAKTIĞINIZ İZ NOKTADAN İBARETSE BİRİLERİNİN ÖNÜNDE VİRGÜL HALİNE GELEBİLİRSİNİZ!

      Dururken bıraktığımız iz noktadan ibarettir’ diyorsunuz. Yani?

      Durmak iz bırakmamaktır. Örneğiz karlı ve bir havada hareket etmiyorsanız kolaylıkla donma ihtimalini yaşayabilirsiniz. Dünyada her şey ve dünya ve güneş sistemi de hareket ediyor. Kuşlar uçuyor, mevsimler değişiyor, yapraklar çıkıyor, büyüyor, yeşilleniyor ve sonra yeniden dökülüyor ve her şey yeniden ve yeniden başlıyor. Önemli olan köklerin sağlam olması ve su alabilmesi. Bizde kendimizi değerli hissediyorsak ve öğrenerek kaynaklarımızı zenginleştirebiliyorsak, yaratıcılığımız kullanabilir ve yeni şeyler üretebilir hale geliyoruz. Yazı yazan bir kişi de yazı yazmak için hareket etmesi gerekiyor. Kayda geçen her yazı yeni bir iz demektir. Bu yüzden okumak, konuşmak, düşünmek insanı geliştiriyor ama en çok yazmak geliştiriyor. Zira beynimizdeki bilgileri yeniden ve yeniden organize ediyoruz. Yeni şeyler yazabilmek için de gezmemiz ve duyu organlarımıza yeni bilgiler aktarmamız gelişme sürecinin sürekli olmasını sağlayacaktır. Dururken bıraktığınız iz noktadan ibaretse birilerinin önünde virgül haline gelebilirsiniz. Kimsenin önünde virgül gibi eğilmemek için kendi hayatımızı yönetmemiz en önemli sonuç olarak önümüze çıkacaktır.

      KİŞİ GELECEĞİNİ KAYBETMİŞSE VE GELECEĞİNİ DÜŞÜNEMİYORSA HAYAL DE EDEMEYECEKTİR!

      Hayal etmek sınırları zorlayan bir durum mudur?

      Kişi geleceğini kaybetmişse ve geleceğini düşünemiyorsa hayal de edemeyecektir. Hayal beynimiz sağ tarafı ile ilgili olarak yaptığımız bir işlem olduğu için geleceği olmayan kişiler beyninin bu tarafını kullanmakta zorlanacaktır. Türkiye gibi krizlerin çok yaşandığı ülkelerde geleceğin korku yaratması geleceği düşünmeyi engelleyecektir. Krizi düşünen ve yaşayan kişiler için kriz bitse de zihinlerinde devam edecektir. Bu sonuç için geçmişte yaşanan tecrübelerin düşünülmesini sağlayacaktır. Böylece sorunlar düşünülmeye başladığı için negatif sarmal çevrim kişinin kendisini daha kötü hissetmesini de sağlayacak ve değişim süreci engellenecek ve kişi nokta şeklinde iz bırakmaya devam edecektir. Bu yüzden kaynaklarımıza uygun hayalleri kurmaya başlayıp ve bunu kurduktan sonra üzerinde bir daha düşünmeden ve kendimizi iyi hissederek yaşamamız bu sonuçları kolaylıkla hayatımıza getirecektir.

      Şunu anlıyoruz ki, yaşadığımız her şey beynimizde biten düşüncelerin ve kararların sonucu. Peki mantık değil de duygular işin içine girerse… İşte o zaman ne yapacağız? Yani mantık ile duygu arasındaki dengeyi nasıl kuracağız?

      Beynimiz düşündüğümüzden daha hızlı düşünmektedir. Bu ise birçok sonucu önceden fark etmemizi sağlayabilecek bir yetenektir. Eğer biz bunu zamanında fark edemiyorsak, kötü sonuçları yaşadıktan sonra ‘Ben aslında böyle olacağını biliyordum’ dememiz zor olmayacaktır. Bu yüzden beynimizden ve vücudumuzdan gelen mesajların zamanında alınması ve değişim süreçlerini başlatılması sorunu çıkmasını engelleyecektir. Mantık ve duygu arasında bir çelişki var ise bu boşlukların ne olduğunu fark etmek ve bunları kendi kararımızla doldurmak, değişimi başlatacaktır.

      İnsanların duygular ve davranışlarla ilgili olarak doğru bildiği yanlışlar nelerdir?

      Uyarılar bizi uyarıldığımız yönde davranışa itmektedir ve bu bilinmemektedir.  Bayramlardaki trafik kazalarının nedeni insanlardaki trafiğin tehlikeli olduğuna dair inanç ve bu inancı harekete geçiren uyarılardır.

      İkincisi…

      İkinci bilinmeyen nokta ise eğer herhangi bir konuda negatif inancımız var ise pozitif düşünmemizin hiçbir yararının olmayacağıdır.

      Üçüncüsü…

      Üçüncüsü beynimiz bütün boşlukları doldurmaktadır. Bu boşlukları kendi kararımızla dolduramıyorsak, bu boşluğu dolduran nedene bağımlı hale gelmekte ve hayatımızın yönetimi bu içeriğe veya başkalarına bırakmaktayız.

      Dördüncüsü ise…

      Beynimiz zaman mekan boyutunda adlandırmadığımız hiçbir şeyi gerçekleştirememektedir. Bunların ne olduğu ‘Zihinsel Detoks’ programımızda sistematik şekilde açıklanmaktadır.

      KENDİ DEĞERİNİN FARKINA VARMAYANLAR ‘EĞER’İNİN FARKINA VARIYORLAR!

      Son olarak eklemek istedikleriniz…

      Her insan istediği sonuçları ‘iyi ya da kötü olsun’ farkında olmadan ama bilerek gerçekleştirmektedir. Farkında olarak ve bilerek gerçekleştirdiğinde sorun kalmayacaktır. Bu yüzden değişim doğa da olduğu gibi insanda da gerçekleşmeli ve insanın doğa ile bağlantısı yeniden kurulmalıdır. Kişilerin, kendi değerlerinin farkına varmaları gerekiyor. Değerinin farkına varmayanlar ‘eğer’inin farkına varıyorlar. Kişi hayatta hiçbir şeyi kendisinden daha fazla önemsemeli, kendini iyi hissetmeye çalışmalı, kendi kararı ile bencil, kendi kararı ile sencil olmalı ve hissettiği iyi duyguları mümkün olduğu kadar çok kişi ile paylaşmalıdır. Bunun adına da değişim diyebiliriz.

      Melike Birgölge'ye bu güzel röportajı için teşekkür ediyoruz.

      İlgili Linkler:

      Betül Ark Röportajı

      Ayşe Arman Nerede Kazandılar, Nerede Kaybettiler röportaj Yorumu

      Yılmaz Özdil Ayşe Arman Röportaj ve Kishileaks yorumları

      Ayşe Arman Köşesi

      Ayşe Arman Röportaj

       

       

    • Neden Kurumsal NLP Semineri

      Kurumsal NLP Seminerleri

      İşletmelerin ihtiyacı olan, satış, iletişim, ikna, kurum içi bilgi paylaşımı, koçluk bilgileri, çalışanların kaynaklarını daha kolay kullanmasını sağlayacak ve istenen hedeflere ulaşmak kolaylaşacaktır. Kurumsal NLP seminerleri farklı departmanlara uygun olarak organize edilebilmektedir.


      NLP Teknikleri ve Bilgileri

      Kurum içinde çeşitli kademelerde çalışan kişilerin hem kendilerini geliştirme ve hem de kariyerleri konusunda ihtiyacı olan bilgilere sahip olması, hem kurumda uzun süre içinde yer almayı ve hem de kendisi, ailesi, ve işyerindeki iletişim düzeylerini faydalı seviyelere taşıyacaktır.

      NLP konusunda kurum ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş seminerlerle, çalışanlar, yöneticiler ve tepe yönetimine hazırlanan kişilerle, tepe yöneticilerine bilgi aktarımları değişim ve gelişim süreçlerini doğru modelde organize etmelerini sağlayacaktır.

      NLP İle Satış ve İkna Teknikleri Semineri

      NLP ile Satış ve İkna Teknikleri semineri, satış ve pazarlama konusunda çalışan kişilerin NLP tekniklerini kullanarak kurum hedeflerinin üzerine ulaşabilmeyi kolaylaştırmaktadır.

      NLP Değişim ve İletişim Semineri

      NLP Değişim ve İletişim Semineri  çalışanların hem kurum içi ve hem de aile ve sosyal ortamlardaki iletişim seviyesini olumlu olarak gelişmesini sağlamakta ve değişim süreçlerinin doğru model de organize edilmesini sağlayabilmektedir.  Bu şekilde kurum içi bilgi paylaşımı artmakta, bir kurumun gelişmesini engelleyen en önemli nokta olan değişime direnç ortadan kalkmaktadır.

      NLP for Top Managers

      NLP for Top Managers Semineri ise kurumda çalışan tepe yöneticileri ve tepe yönetimine hazırlanan çalışanlar için düzenlediğimiz kurumsal seminerdir.  Geleceği şekillendirmek isteyen yöneticilerin, yaratıcılıklarını daha zengin olarak kullanmaları, basın, tv, medya önünde bilgi aktarımlarının ve dil kullanımının doğru modelde aktarılmasını sağlamaya yöneliktir. Bilgi zincirlerinin oluşturulması, prezentasyon teknikleri, davranışsal ve hacimsel mimlere ait bilgiler, grup önündeki etkiyi daha arttırmayı da sağlamaktadır.

      Karar Süreçleri ve Liderlik

      Ayrıca liderlik, karar süreçleri, stratejiler, hedeflere ulaşma ve geleceği planlama gibi bilgilerle, kurum içinde kullanılan dil ve kurum kültürünün gelişmesine NLP ilave katkılarda bulunacaktır. İlave olarak kurum içinde  insan kaynakları departmanı için, kurum çalışanları arasından  NLP uzmanları yetiştirilmesi de mümkündür.

      NLP Sloganlar ve Neuro Marketing

      Sözel ve yazılı bilgi aktarımlar, reklam kampanyalarında kullanılan sloganların kamuoyunun zihninde ne gibi etkiler yol açacağını gözlemleyebilmek, daha sonra ortaya çıkacak olumsuz etkilerin ortadan kalkmasını da sağlayacaktır.

      Seminer ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanmak için 0216 464 1727 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

      Cengiz Eren

      NLP Uzmanı ve Eğitmeni

      http://www.erenlp.com

       

       

    • Neden NLP

      Cengiz Eren Neden NLP Neuro Linguistic programming

      NLP Teknikleri ve NLP Bilgileri

      İnsanın olduğu  her alanda NLP Teknikleri ve NLP Bilgileri kullanılabilir.NLP Neuro Linguistic Programming'e hangi içeriklerde ihtiyaç duyabilirsiniz?

       

    • NLP Braingineering

      NLP Braingineering Cengiz ErenNLP Braingineering

      NLP Braingineering Türkiye'de kurulan ilk NLP eğitim merkezidir.


      NLP Eğitim Merkezi

      NLP Braingineering olarak değişim ve kişilerin  kaynaklarını lullanabilmeleri için çok çeşitli konularda seminerler düzenlemekte ve kişisel seminerlerle de bire bir bilgi aktarımı yapmaktayız. 1996 yılında başlayan çalışmalarımız NLP bilgileri ve tavrının Türkçe modelde kullanılmaya başlamasını sağlamıştır. Bu çalışmalarımız içinde:   

      Eren Altıgeni,  ( NLP Mantık Eşikleri)

      Mustafa Kemal Modeli,

      Su Modeli,

      İçeriksiz Düşünme Modeli, (NLP teknikleri)

      Elektrik Modeli,

      Zihinsel Detoks, (NLP Teknikleri ve Bilgileri ile zihnin duygusal etkilerden arınması)

      Katı, Sıvı, Gaz Modeli

      Stratejiler, (NLP Bilgileri ile oluşan Stratejiler ve Süreçler)

      Farkındalık Hipnozu,

      İçerisi Dışarısı,

      Beklentisizlik,

      Duygusal Kekemelik,

      Değişime Direnç,

      gibi NLP ve değişim  konusunda yeni kavramları ve açılımları sağlayan modeller geliştirilmiştir. Yine benzer şekilde dil konusunda yaptığımız çalışmalar, Türkçe'nin doğru modelde kullanılmaya başlamasını sağlamıştır.İç Dil ve Dış Dil kullanımlarının sonuçları hem seminerlerde ve hem de sitedeki yazılarda aktarılmaya çalışılmaktadır.

      NLP ve  Linguistik

      Dil kullanımının ne kadar önemli olduğunu gösteren bu örnekler, dış dil kullanarak eğitim vermeye veya NLP bilgileri aktarmaya çalışan kişiler için de referans teşkil etmektedir. Dil kullanımının Pragmatik, Semantik ve Gramatik yapıda incelenmesi de yeni ve önemli sonuçların ortaya çıkmasını ve bu sonuçların da seminerlerde aktarılmaya başlamasını sağlamıştır. Hayatımızın her alanında dili kullanmaktayız. Burada farkında olmadan yapılan hataların hem iş, hem de özel hayatı nasıl etkilediği giörülmektedir. Aynı şekilde kullanılan sloganlar, misyon ve vizyon cümleleri, reklam sloganları  farkında olmadan istemeyen sonuçlara yol açabilmektedir. Yaptığımız çalışmalarda,  verdiğimiz danışmanlık hizmetlerinde  kurumun yapısı ve kültürü dikkatli olarak incelenmekte, üst kademe yönetimlerine rapor halinde sunulmaktadır.

      NLP Seminerlerimiz

      NLP, değişim, kişisel gelişim ve kaynakların kullanımı konusunda düzenlediğimiz seminerler dikkatle takip edilmeye başlanmış ve çok sayıda kişi ve kurum bu seminerlerden yararlanmaya devam etmektedir.

      NLP 4 Saatte Kendinizi Değiştirin

      "4 Saatte Kendinizi Değiştirin",Tempo kapak haberi ile Türkiye gündemine giren NLP, o günden bu güne  önemli aşamalardan geçmiş ve Türkiye'de yaygınlaşmıştır. Verdiğimiz seminerler aşağıdaki gibidir.

      17 Ağustos Depreminden zarar görenlerin yeniden hayatlarını kurabilmeleri için verilen "Depremle, Hayatla ve Kendimizle Barış",

      0-18 ay arasındaki bebeklerin duyu organlarına aktarılması gereken bilgilerin, anne ve babalara aktarıldığı "Bebeğim Dahi Olacak",

      Korkularımızın değişmemiz gerektiğine ait veriler olduğunu ifade eden "Korkularınız Sizi Uyarıyor",

      Nutuk incelenerek sonuçlandırılan ve aktarılmaya başlanan " Mustafa Kemal Modeli"

      basında yer bulan ve kamuoyuna aktarılan bilgileri göstermektedir. Milliyet Cumaeklerinde yazdığımız "Hayatınızı Siz Yönetin" köşeleri de daha büyük kesimlere bilgi aktarmamızı sağlamıştir. http://www.erenlp.com Yazılar Yorumlar bölümünde bulunan yazılar da NLP tavrı ve bilgilerinin her içerikte kullanılabildiğini gösteren ilginç örneklerdir.

      Bu tarihten sonra, çok sayıda haber, tv programında yer alarak Türk insanının kaynaklarının daha zengin kullanılabilmesi için bilgi altarımlarına ve seminerlere devam edilmektedir.

      NLP Değişim ve İletişim Semineri
      NLP Satış ve İkna Teknikleri Semineri
      NLP for Top Managers Semineri
      NLP Kurumsal Detoks  Semineri

      seminerleri kurumlara yönelik vediğimiz seminerlerdir.

      NLP Kullanıcı Semineri (NLP PractiTioner)
      NLP Uygulayıcı Semineri ( NLP Master Practitioner)
      NLP Aktarıcı Semineri (NLP Trainer)
      NLP Usta Aktarıcı Semineri ( NLP Master Trainer)

      genel katılıma açık seminerler olarak düzenlenmektedir.

      NLP Zihinsel Detoks Programı

      ise kişisel olarak bilgi aktardığımız seminerlerdir.

      Kurumsal ve Kişisel seminerlerimizde NLP bilgileri "İçeriksiz Model"de aktarılmakta ve içeriklerin kişilerin kendisi tarafından doldurulması gerçekleştirilmekte ve bilgilerin davranışlara aktarılması da sağlanmaktadır. "Yaşadığımız Dünyayı ve Yaşadığımız Dünyadaki her anı yönetmek" temel düşüncesi ile ve NLP teknikleri ile aktarılan NLP bilgileri istenen sonucu kolaylıkla sağlamaktadır.

      Değişim, İletişim, İkna, Satış, içeriklerinde NLP seminerleri verdiğimiz kuruluşlar:

      Betek A.Ş:
      Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.
      Unilever Food Solutions
      Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü
      Metro AG
      Koç Allianz Sigorta A.Ş.
      Doğan Burda Rizzoli
      Profilo Elektrikli Gereçler A.Ş.
      Anadolu Sigorta A.Ş.
      Kara Kuvvetleri Komutanlığı,
      Chicco Türkiye A.Ş.
      Bosch Siemens Profilo A.Ş.
      Kasdav,
      Anadolu Aydınlanma Vakfı,
      Kone A.Ş.
      İzfaş A.Ş.
      Colins's Loft,
      gibi kurumlar ile

      Çok sayıda Okul, Üniversite ve genel katılımlı seminerler,

      Verdiğimiz ücretli ve ücretsiz seminerler ile referanslarımızı ifade etmektedir. Verdiğimiz seminerlerde seminerin hemen sonrasında ve seminerden 15 gün sonra yapılan iki anket değişimin sayısal olarak ortaya çıkarılabilmesini de sağlamaktadır.Bu anket sonuçlarını This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. adresinden isteyebilirsiniz.

      Aynı şekilde verdiğimiz çok sayıda kişisel seminerler ile çok sayıda kişinin fırsat ve seçeneklerinin artmasını ve kendi kaynaklarını kullanarak kendi yaşadığı dünyayı yönetmesini sağlayabilmesini sonucu ortaya çıkarılmıştır. Sitede kişisel seminer sonuçlarına ait örnekler yer almamaktadır. Zira bu sonuçların yazılması bir seviyede örnek teşkil ederken, başka bir seviyede engel yaratabileceği düşüncesinden kaynaklanmaktadır.

      Kuruma Özel NLP Seminerleri (in-house)

      NLP konusunda istenen her içerikte "Kuruma Özel" seminerler düzenlenebilmesi mümkündür. Değişim, İletişim, Satış, İkna, Stratejiler, Karar Vermek, Kriz Yönetimi, Öğrenen Organizasyonlar, Yaratıcılık, Geleceğin Planlanması içerikleri kurumsal eğitimlerde bir bütün veya tek tek kullanılabilir. Bu konuda da bilgi almak için This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. adresini kullanabilirsiniz.

      Cengiz Eren

      NLP Uzmanı ve Eğitmeni

      http://www.erenlp.com

      İlgili Linkler:

       

       

    • NLP Braingineering

      NLP Baingineeringnlp nedir log

      NLP Braingineering Türkiye'de kurulan ilk NLP eğitim merkezidir.

      NLP Braingineering olarak değişim ve kişilerin  kaynaklarını lullanabilmeleri için çok çeşitli konularda seminerler düzenlemekte ve kişisel seminerlerle de bire bir bilgi aktarımı yapmaktayız. 1996 yılında başlayan çalışmalarımız NLP bilgileri ve tavrının Türkçe modelde kullanılmaya başlamasını sağlamıştır. Bu çalışmalarımız içinde:   

      NLP Kullanıcı

      NLP Uygulayıcı

      NLP Aktarıcı

      Eren Altıgeni,

      Mustafa Kemal Modeli,

      Su Modeli,

      İçeriksiz Düşünme Modeli,

      Elektrik Modeli,

      Zihinsel Detoks,

      Katı, Sıvı, Gaz Modeli

      Fakındalık Hipnozu

      Beklentisizlik

      İçerisi Dışarısı

      Yatılı Olmak Kavramı

      Değişime direnç

      Yaşananlardan kaynaklanan farkında olmadığımız stratejiler,

       

      gibi NLP konusunda yeni açılımları sağlayan modeller geliştirilmiştir. Yine benzer şekilde dil konusunda yaptığımız çalışmalar, Türkçe'nin doğru modelde kullanılmaya başlamasını sağlamıştır. İç Dil ve Dış Dil kullanımlarının sonuçları hem seminerlerde ve hem de sitedeki yazılarda aktarılmaya çalışılmaktadır. Dil kullanımının ne kadar önemli olduğunu gösteren bu örnekler, dış dil kullanarak eğitim vermeye veya NLP bilgileri aktarmaya çalışan kişiler için de referans teşkil etmektedir. Dil kullanımının Pragmatik, Semantik ve Gramatik yapıda incelenmesi de yeni ve önemli sonuçların ortaya çıkmasını ve bu sonuçların da seminerlerde aktarılmaya başlamasını sağlamıştır. Hayatımızıın her alanında dili kullanmaktayız. Burada farkında olmadan yapılan hataların hem iş, hem de özel hayatı nasıl etkilediği giörülmektedir. Aynı şekilde kullanılan sloganlar, misyon ve vizyon cümleleri, reklam sloganları  farkında olmadan istemeyen sonuçlara yol açabilmektedir. Yaptığımız çalışmalarda,  verdiğimiz danışmanlık hizmetlerinde  kurumun yapısı ve kültürü dikkatli olarak incelenmekte, üst kademe yönetimlerine rapor halinde sunulmaktadır.

      NLP Seminerleri ve Kaynakların Kullanılması

      NLP, değişim, kişisel gelişim ve kaynakların kullanımı konusunda düzenlediğimiz seminerler dikkatle takip edilmeye başlanmış ve çok sayıda kişi ve kurum bu seminerlerden yararlanmaya devam etmektedir.

      "4 Saatte Kendinizi Değiştirin", Tempo kapak haberi ile Türkiye gündemine giren NLP, o günden bu güne  önemli aşamalardan geçmiş ve Türkiye'de yaygınlaşmıştır. Verdiğimiz seminerler aşağıdaki gibidir.

      Depremle Hayatla Kendimizle Barış

      17 Ağustos Depreminden zarar görenlerin yeniden hayatlarını kurabilmeleri için verilen "Depremle, Hayatla ve Kendimizle Barış",

      Bebeğim Dahi Olacak

      0-18 ay arasındaki bebeklerin duyu organlarına aktarılması gereken bilgilerin, anne ve babalara aktarıldığı "Bebeğim Dahi Olacak",

      Korkularınız Sizi Uyarıyor

      Korkularımızın değişmemiz gerektiğine ait veriler olduğunu ifade eden "Korkularınız Sizi Uyarıyor",

      Mustafa Kemal Modeli

      Nutuk incelenerek sonuçlandırılan ve aktarılmaya başlanan " Mustafa Kemal Modeli"

      basında yer bulan ve kamuoyuna aktarılan bilgileri göstermektedir. Milliyet Cuma eklerinde 5 yıl boyunca yazdığımız "Hayatınızı Siz Yönetin" köşeleri de daha büyük kesimlere bilgi aktarmamızı sağlamıştir. Aynı şekilde Posta Gazetesi bölge eklerinde yayınlanan "NLP ile Hayatın Yönetimi Sende" Köşeleri de daha geniş kesimlere ulaşmamızı sağlamıştır.Daha http://www.erenlp.com Yazılar Yorumlar bölümünde bulunan yazılar da NLP tavrı ve bilgilerinin her içerikte kullanılabildiğini gösteren ilginç örneklerdir.

      Bu tarihten sonra, çok sayıda haber, tv programında yer alarak Türk insanının kaynaklarının daha zengin kullanılabilmesi için bilgi altarımlarına ve seminerlere devam edilmektedir. Bugün çok sayıda üniversitede NLP konusunda çalışmalar yapılıyor olması da yaygınlaşmanın göstergelerinden biri olarak görülmelidir.

       Kurumsal NLP Seminerlerimiz

      NLP Değişim ve İletişim Semineri

      NLP Satış ve İkna Teknikleri Semineri

      NLP for Top Managers Semineri

      NLP Kurumsal Detoks  Semineri

      seminerleri kurumlara yönelik vediğimiz seminerlerdir.

      Genel Katılıma Açık NLP Seminerilerimiz

      NLP Kullanıcı Semineri (NLP PractiTioner)

      NLP Uygulayıcı Semineri ( NLP Master Practitioner)

      NLP Aktarıcı Semineri (NLP Trainer)

      NLP Usta Aktarıcı Semineri ( NLP Master Trainer)  

      genel katılıma açık seminerler olarak düzenlenmektedir.

       NLP Zihinsel Detoks

      NLP Zihinsel Detoks Programı ise, kişisel olarak bilgi aktardığımız seminerlerdir.

      Kurumsal ve Kişisel seminerlerimizde NLP bilgileri "İçeriksiz Model"de aktarılmakta ve içeriklerin kişilerin kendisi tarafından doldurulması gerçekleştirilmekte ve bilgilerin davranışlara aktarılması da sağlanmaktadır. "Yaşadığımız Dünyayı ve Yaşadığımız Dünyadaki her anı yönetmek" temel düşüncesi ile ve NLP teknikleri ile aktarılan NLP bilgileri istenen sonucu kolaylıkla sağlamaktadır.

      Değişim, İletişim, İkna, Satış, içeriklerinde NLP seminerleri verdiğimiz kuruluşlar:

      Betek A.Ş:

      Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.

      Unilever Food Solutions

      Pendik İlçe Emniyet Müdürlüğü

      Metro AG

      Koç Allianz Sigorta A.Ş.

      Doğan Burda Rizzoli

      Profilo Elektrikli Gereçler A.Ş.

      Anadolu Sigorta A.Ş.

      Kara Kuvvetleri Komutanlığı,

      Chicco Türkiye A.Ş.

      Bosch Siemens Profilo A.Ş.

      Kasdav,

      Anadolu Aydınlanma Vakfı,

      Kone A.Ş.

      İzfaş A.Ş.

      Colins's Loft,

      gibi iştemeler ve kurumlar ile çok sayıda Okul, Üniversite ve genel katılımlı seminerler, verdiğimiz ücretli ve ücretsiz seminerler ile referanslarımızı ifade etmektedir. Verdiğimiz seminerlerde seminerin hemen sonrasında ve seminerden 15 gün sonra yapılan iki anket değişimin sayısal olarak ortaya çıkarılabilmesini de sağlamaktadır.Bu anket sonuçlarını tarafımızdan  isteyebilirsiniz.

      Aynı şekilde verdiğimiz çok sayıda kişisel seminerler ile çok sayıda kişinin fırsat ve seçeneklerinin artmasını ve kendi kaynaklarını kullanarak kendi yaşadığı dünyayı yönetmesini sağlayabilmesini sonucu ortaya çıkarılmıştır. Sitede kişisel seminer sonuçlarına ait örnekler yer almamaktadır. Zira bu sonuçların yazılması bir seviyede örnek teşkil ederken, başka bir seviyede engel yaratabileceği düşüncesinden kaynaklanmaktadır.

      NLP konusunda istenen her içerikte "Kuruma Özel" seminerler düzenlenebilmesi mümkündür. Değişim, İletişim, Satış, İkna, Stratejiler, Karar Vermek, Kriz Yönetimi, Öğrenen Organizasyonlar, Yaratıcılık, Geleceğin Planlanması içerikleri kurumsal eğitimlerde bir bütün veya tek tek kullanılabilir. 

      NLP Braingineering

      Kişisel veya kurumsal seminer almak istediğinizde 0216 464 1727 numaralı telefondan bilgi alabilirsiniz.

      Cengiz Eren

      http://www.erenlp.com

      İlgili Linkler:

       

       

       

    • NLP Danışmanlık Hizmetlerimiz

      tempo1kuc

      Danışmanlık Hizmetlerimiz

      NLP duyular, duygular, kullanılan dil ve davranışlar arasındaki bağlantıları inceler. Bu şekilde içinde insanın olduğu her alanda kullanılabilir. Verdiğimiz danışmanlık hizmetleri kurumsal yapı içinde değişimi ortaya çıkarırken, kişilerin kaynaklarını daha iyi kullanmalarını sağlayacak ve kişisel ve kurumsal hedeflere daha kolay ulaşılabilecektir.

      NLP Teknikleri

      NLP teknikleri her alanda kullanılabilmekte, satışta, iletişimde, yönetimde, yazılı ve sözel aktarımlarda önemli farklılıklar ortaya çıkarabilmektedir. Bilgi aktarımı yaparken, reklam görsellerinin hazırlanması, sözel olarak yapılanması sırasında NLP teknikleri kullanıldığında etki düşünüldüğünden çok farklı olabilmektedir.

      Reklam sloganları kamuoyuna aktarılan mesajlar olduğu için etkileri uzun süre devam etmekte, sonuçlarının ne olduğu bilinmemektedir.

      Goodyear Amerika'da iki yıl boyunca “Change for the better” sloganını kullanmış, sonrasında görülmüştür ki, Goodyear'ın satışlarına önemli bir etkisi olmadığı gibi, Michelin satışlarının arttığı sonucu ortaya çıkmıştır. İnsanların zihninde Michelin daha üst sırada yer aldığı için, insanlar Goodyear'a yönelmemişlerdir.

      BP'nin kullandığı ve şimdiki tabirle “trend-topic” olan “Ağzı olan konuşuyor” sloganı, insanlar tarafından kullanılmış, ancak satışlara etki etmemiştir. Dizel motor yağı için yapılan bu reklam, yağ tenekelerinin kapaklarının açılmamasını sağlamıştır, diyebiliriz.

      Coca Cola ise, Zero Lansmanında “Artık herşey mümkün” sloganını kullanmış ancak lansman başarıya ulaşmamıştır. Artık kelimesinin “bugüne kadar” böyle değildi anlamı dışında, artık kalan anlamı sorun yaratmış ve insanlar “artık” ürüne yönelmemişlerdir. Yiyecek reklamında artık kelimesinin kullanılması, önemli bir hata sayılabilir.

      Yine Coca Cola “Aç bir Coca Cola” sloganını kullanmakta, Coca Cola'nın açlıkla olan bağlantısı ve Coca Cola açılması gösterilmeye çalışılırken 50 milyar dolarlık bir firmanın hala “aç” olduğu aktarılmakta ve bu ise Coca Cola gibi dev bir firmaya zarar vermektedir.

      NLP  Uzmanlığı

      Kullanılan dil bu anlamda çok önemli hale gelmektedir. Bir silah sayılabilir. Yanlış kullanımı ise, kişilere ve kurumlara zarar verecektir. Linguistik konusunun önemi ve aktarılan mesajların ve sloganların “Gramatik”, “Pragmatik”, “Semantik” açıdan incelenmesi düşünüldüğünden çok daha önemlidir. NLP Uzmanı ise, kullanılan dili yukarıda bahsedilen dil yapısını inceleyerek yorumlamayı gerektirmektedir. Bu açıdan kişinin kendi diline hakimolması kadar, kelime ve cümle yapılarını inceleyebilmesine ait bilgileri öğrenmiş olduğuna dair yetkilnliklerinin bilinmesinde yarar vardır.

      NLP Bilgileri NLP Teknikleri NLP Seminerleri

      NLP tekniklerinin öğrenilmesi ya da danışmanlık hizmeti alınması bu anlamda, çok önemli sayılabilir. Medya önünde, televizyonda, radyoda, basın toplantılarında, yönetim kurulu ve çalışanlara bilgi aktarılırken, söylenenler etkileri çok önemli olduğu için hazırlık yapma gereği ortaya çıkacaktır. Metin oluşturulması sırasında bilgi zincirlerin yapılandırılması, vurgulanmak istenen ana konular ve zihne aktarılması istenen mesajlar, dili doğru modelde kullanarak gerçekleştirilebilir.

      NLP Danışmanlığı

      Websitenizde, broşürlerinizde, misyon ve vizyon cümlelerinizde, insan kaynakları metinlerinde kullanılan dilin gözden geçirilmesi ve sonuçlarının rapor halinde iletilmesi NLP Danışmanlık çalışmalarımızda mümkün olmaktadır. Aynı şekilde yazılacak ve kamuoyu veya şirket içinde paylaşılacak tüm metinler ve yazılı belgeler yayınlanmadan önce gözden geçirilebilir.  Bu konuda detaylı bilgi istediğinizde 0216 464 17 27 numaralı telefondan arayabilirsiniz.

      Cengiz Eren

      NLP Uzmanı ve Eğitmeni

      Danışmanlık verdiğimiz konuları sonraki sayfalarda bulabilirsiniz.

      Danışmanlık Hizmetleri

      Danışmanlık hizmetleri 2 

      Danışmanlık Hizmetleri 3

      Danışmanlık hizmetleri 4

      facebook.com/cengiz.eren

      twitter.com/cengiz_eren

       


       

       

       

TOP