neurolinguistikprogramming

 

  • Cüneyt Özdemir

    cüneyt özdemir, ayşe armanCüneyt Özdemir ve röportaj

    Çocuklukta yaşananlar  insan hayatını şekillendiriyor, farkında olmadan ama bilerek. Çocuklukta yaşanan kötü tecrübeleri bilmemiz ise  anlamamızı sağlıyor, bu tecrübelerin o kişinin hayatına neler getirdiğini.


    Çocukluk

    Daha önce Hıncal Uluç'un beş yaşında yaşadığı depremin hayatını nasıl etkilediğini, Bekir Coşkun'un 4 yaşında kaybettiği annesinin hayatına getirdiklerini, Rauf Tamer'in amcasının getirdiği topun, cam kırdığı için müdür tarafından kesilip pencereden atılmasını yazmıştım daha önceleri. Cüneyt Özdemir de onların arasındaki yerini alıyor. 

    Zeynep Kurtbay Röportajı

    Cüneyt Özdemir de çocukluğunda yaşadığı olayları Zeynep Kurtbay'a anlatmış. Güzel ve açıklayıcı bir röportaj.  Bu röportajda anlatılan olaylar bugünkü Cüneyt Özdemir'in yaşadıklarını çok net olarak açıklıyor.

    Cüneyt Özdemir'e bakıyoruz. CNNTürk'te 5N1K programını yapıyor. Radikal'de yazıyor. Fetullah Gülen'i ziyaret etmesi ile, flörtleri, evlenip boşanması ile de tanıyoruz.. Enerjik, haber peşinde koşan, televizyoncu ve gazeteci.

    Mehmet Ali Birand

    Mehmet Ali Birand ise televizyon tarihinde okul olmuş bir kişi. Bugün medyada gördüğümüz  önemli kişilerin çoğu 32.Gün'den yetişen insanlar.  Bugün hepsi önemli noktadalar. Bu açıdan kendisini tebrik etmek gerekiyor. Cüneyt Özdemir'de onlardan birisi.

    Çocuklukta yaşanan olayların belirleyici olduğunu yukarıda ifade etmiştik. Cüneyt Özdemir'de çocuklukta yaşadığı kötü  hissettiği bir anını anlatıyor.

    Üzgün Anne Korkan Cocuk GMC'ler

    "O sahnelerden birini şöyle anlatıyor Özdemir; ''Çocukluğum ile ilgili hatırladığım ilk görüntü koskoca bir meydan. 4 yaşındayım henüz. Cemseler meydana dizilmiş. Vedalaşan babalar, ağlayan anneler… İşte o cemselerden biri babamı da alıp götürüyor. Annem her akşam transistörlü radyo başında haber bekliyor.'' Astsubay babası Kıbrıs Harekatı’na gidiyor ve elinde bir oyuncakla Kıbrıs gazisi olarak dönüyor."

    Koskoca meydanda çok sayıda insanın olduğu ağlayan anneler ve vedalaşan babaların  bulunduğu bir meydan. Cüneyt Özdemir o küçük yaşında olan olayın ne olduğunu anlamayacaktır. Ancak güçlü gördüğü çok sayıda insanın cemselere bindirilip götürülmesi ve arkasından bakakalması o anda yaşadığı duyguları çok derine kaydedecektir.

    Annesinin her akşam üzüntü ile radyo haberlerini takip etmesi, şehit olanların arasında kocasının adının olup olmadığını duymaya çalışmak ve sürekli kötü haber geleceğinden korkmak.  Bugün Cüneyt Özdemir'in haberci olmasını kolaylıkla açıklayabilir.  O aslında annesine ve annelere sevindirici haber vermekten hep hoşlanacaktır. Annelerin ağlamasını sağlayanlara ise tepki göstermesi çok doğal sayılmalıdır.

    5N1K

    Bugün 5N1K programı CNN Türk ile o kadar bütünleşmiştir ki, başka bir kanala geçmesi mümkün değildir. Başka bir gazetede yazması. Gideceği yer kalmadığı için programını yapmaya devam edecek ve devam edecektir.

    Babanın askeri otoritesinin yanında; üç kadının şefkatinden payını fazlasıyla almış Özdemir. İlkokul yılları asker uğurlanan asker gözlenen yıllar değil sadece Cüneyt Özdemir için. Geceyarılarına kadar sokağın yaşandığı yıllar aynı zamanda. Fonda Ümit Besen şarkıları; top peşinde koşuyor,  camdan kız kesiyor, caka satıyor; kapı zillerini çalıp kaçıyor; mahalleliden habire fırça yiyor…

    Astsubay olan babasının  sürekli olarak göreve gitmesi ile otoriteden uzak kalındığında elde edilen rahatlığı anlatıyor, yukarıda yazılanlar. Baba olduğu zaman uslu, olmadığı zaman yaramaz çocuk olarak büyüyor. Bu anlamda kendisi yer değiştirmekten, ev değiştirmekten, kanal ve gazete değiştirmekten de hiç hoşlanmayacaktır.

    Sonrasında orta okula ablalarının yardımı ve önerileri ile Yükseliş kolejine başlayıp, daha sonra mali koşullardan dolayı mahalle okuluna geri dönmesi başarısının birden düşmesini ağlıyor. Babasının para kaybetmesi ile okul değiştirmek gereği ortaya çıktığı için, paranın hayatta önemli birşey olduğunu o yaşlarda anlayacaktır. Hayatında belirli bir zaman sonra hiç geri dönüş yapmayacak ve geride bıraktıklarının adını bile anmayacaktır.

    Görüldüğü gibi yaşanan bir kaç olay Cüneyt Özdemir'in hayatını çok küçük yaşlardan belirlemiş ve onları gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Her ne kadar yaramazlık yapmak istese de, bulunduğu noktadan geriye düşebileceğini düşündüğü için, Türker Alkan'ın Radikal yönetimi ile çatışarak ayrılmasından sonra kendisine sorulan soruya " Ne diyebilirim ki" cevabını verebilmiştir. Yaramaz çocuğun daha farklı bir cevap vermesi gerekirken, bir şey söyleyememiştir. Otoritesini gösteren otorite karşısında "uslu" hale gelebilmektedir. Babasının evde olduğu zamanlardaki gibi.

    Bu anlamda Cüneyt Özdemir,  zarar görmüş ve darbe almış kadınlara karşı her zaman sevecen olmasına rağmen, kendisine otoritesini gösteren kadınlara karşı da o kadar insafsızdır.. Tabii ki zarar görmüş kadınları üzenlere de insafsız olduğu ve gazetecilik kriterlerini hiçe saydığı gibi.

    Röportajın diğer bölümlerinde ise Cüneyt Özdemir'in gazeteciler hakkında görüşleri de incelenmeye değerdir.

    Can Dündar : Fırça atarken iğneleyici,

    Erbil Tuşalp : Gazeteciliğine saygı duyulan kişi,

    Mehmet Ali Birand : Yetki veren, otoriter davranışı olmayan yönetici,

    Ayşenur Arslan : Sinirlenince çok bağıran yayın yönetmeni,

    Ali Kırca : Ayşenur Arslan kararlarını kabul eden anchorman,

    Çiğdem Anad : Mehmet Ali Birand'ın adamı iken, Kolayca Taha Akyol'un adamı olabilecek kadar esnek gazeteci,

    Serdar Akinan : İyi arkadaş, Mehmet Ali Birand'ı birlikte savunan televizyoncu,

    Bir de hüzünlü bir hikaye var röportajda. Cüneyt Özdemir şöyle anlatıyor.

    Trafik Kazası

    "Mahalleden bir kızdı. Karşılıklı apartmanlarda karşılıklı pencerelerden bakışırdık. 3-4 yıl sürdü bu bakışmalar. Ben ne zaman cama çıksam o da çıkıyordu. Bir gün sokakta  karşıma çıkıp ‘Ben sana aşığım’ dedi. Ben de ‘İyi ama sen daha çok küçüksün’ dedim. Aptallığa bakar mısın? Aşığım üstelik. Adı Ahu’ydu. Ben 12 yaşındaydım, o 9. Mahallenin varlıklı ailesinin kızıydı. Her yıl arabalarına binip yaz tatillerine giderlerdi. Bir gün gitti ve bir daha hiç gelmedi. Marmaris yakınlarında bir trafik kazasında ölmüş. Çok üzülmüştüm. Hala Ankara’ya gittiğimde o pencereye gözüm kayar…"

    O pencereye gözüm kayar diyerek, çocukluğunda yaşadığı bu olayı unutmadığını ifade eden Cüneyt Özdemir, röportajın daha sonraki kısmında şunu da söylemektedir.

    "Kırgınlıklarınız var mı?
    Var ama benim şöyle bir huyumda var tüm kırgınlıkları ve kızgınlıklarımı untuyorum. Hafızam siliyor. Resetliyor. Şu anda konuşmadığımız insanlarla biz neden küsmüştük hatırlamıyorum. Belki de en iyisi hatırlamamak. Zira bir kalbi soğutmak da , ısıtmak da kolay değil."

    Bu ise hiçbirşeyi unutmadığını zamanı geldiğinde gücü olduğunda bunu kullanacağını gösteriyor. Bir gazeteci kin tutabilir mi? Şu anda konuşmadığımız insanlarla biz neden küsmüştük hatırlamıyorum derken, hatırlamadığı nedenden dolayı küs kalmaya devam ettiğini ifade etmesi bunun bir göstergesi olsa gerek

    Ayşe Arman'a Kızgınlık

    Başarı Hayat Başarısızlık Ölüm mü yazısından  sonra Ayşe Arman hakkknda yazı yazan Cüneyt Özdemir, Kürtajın engellenmesine karşı direnen Ayşe Arman'a Twitter'dan saldırması da bunu net olarak gösteriyor

    Araları iyi iken verdiği röportajda  Cüneyt Özdemir Ankara şehri  için şöyle diyor.

    Ankara

    "Ankara'yı Özlüyor musun?

    Yok hayır, Ankara benim kurtulduğum yer, Ankara'ya dönmek en büyük kabusum, Ankaralıar alınmasın ama tamamen kişisel hikayemle ilgili travma."

    Bu kişisel travması, babasının Kıbrıs Harekatına katılması mı? Ahu'un ölümü mü?  Atatürk Lisesinde yediği dayaklar mı? bunu kendisi bilecektir. 

    Soner Yalçın

    Soner Yalçın ile ilgili söyledikleri de ilginç.

    İş, arkadaşlık, küslük, iş yapmadığında görüşememe, Türkiye'nin yaşadığı kırılma ve yapılan seçimlerle yolların ayrılması. Cüneyt Özdemir önemli bilgiler aktarmış.. Herhalde bu röportajı okuduğunda kendisini ne kadar açık ettiğini fark etmiş olsa gerektir. Yaptığı seçimler, işin ve paranın önemi, işin arkadaşlıktan önemli olduğu ve kendi zihinsel süreçleri röportajın son bölümünde aktarmış.   Gazetecilerin röportajlarını okumak bu anlamda daha da ilginç oluyor. Gazeteciliğin verdiği güvenle, sorulan sorulara düşünmeden cevap verdiklerinde çok açıkta kalıyorlar.  Cüneyt Özdemir'de böyle yapmış röportajının bu bölümünde. Soner Yalçın'la birlikte program yapan, başarılı olmayan Sağır Oda ve Ölüm Çiçekleri dizilerini birlikte yapan, Odatv'nin kurulması için baskı yapan ve kurduran ama daha sonra seçimini muhalif olmamak ve gücün tarafında olarak yapan Cüneyt Özdemir'in cümlelerini dikkatle okumanızı tavsiye ederim.

    "SONER’LE NEDEN Mİ AYRILDIK

    5N 1K’yı başta Soner’le birlikte yaptınız, onun içeride olması sana ne kadar koyuyor?
    - Soner, cezaevine girdiği ilk gün kendimi tuttum tuttum, sonra gecenin bir saati yalnız kaldığım bir an patladım, ağlamaya başladım. Çok üzüldüm. Soner’i benden daha iyi tanıyan çok az insan vardır. Kafasının içini bilirim. O da benimkini bilir. Bugün birbirimizle 180 derece zıt kutuplardayız, üç yıldır tek bir kez bile görüşmedik ama onca yılın yaşanmışlığı var.

    Dargın mısınız, küs müsünüz?
    - Ne dargınız ne de küsüz. Sadece konuşmuyoruz. Soner’le iş arkadaşlığımız biterken kendime şu sözü verdim: “Asla bir daha en iyi arkadaşınla iş kurma! Ya da iş ortağınla, en iyi arkadaş olma!” Zira işler kuruluyor, batıyor, ayrılınıyor ama o hengamede arkadaşlıklar da tuz buz oluyor.

    Peki neden ayrıldınız?
    - Soner’in nedenleri farklıdır kuşkusuz ama benim için, ortak iş yapamamanın sınırlarına dayanmıştık. İş yapış şeklimiz uyuşmuyordu.

    İdeolojik bir kavga mı...
    - Kavga hiç olmadı ama 2007 yılına kadar konuşabildiğimiz konuları konuşamamaya, tartışamamaya başladık. Türkiye, 2007 yılında çok ciddi bir siyasi kırılma yaşadı. Pek çok kişinin bunu çok kavradığını hâlâ düşünmüyorum. Biz bunu ilk görenler ve bizzat hayatımızın içinde yaşayanlar olduk. İkimiz de, siyasi düşüncenin iki ayrı yanına ayrıldık. Ama sessizce... "

    Bu cümlelerin yorumunu ise size bırakıyorum. Altı çizili olan cümleler çok şey anlatıyor. 

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

    Bu yazı NLP'nin Linguistik içeriğinde aktarılan bilgiler ve söylenen sözlerin gramatik, pragmatik, semantik açıdan incelenmesi ile hazırlanmıştır. Yorum niteliğindedir.  Yaşanan olayların kişiler üzerindeki etkisinin göstermeye çalışmaktadır.

     

  • Neuro-Linguistic Programming Neuro-Linguistik Programlama

    nlp neuro linguistik programming, neuro linguistik programlama nedir

    NLP Neuro Lingusitik Programming

    Neuro Linguistik Programing duyular, duygular, kullanılan dil ve davranışlar arasındaki bağlantıları gösterir.

    Bu bağlantıların nasıl olduğunu anlamamız, bunların değiştirmelerini kolaylaştıracaktir. Dilde değişim, bakış açısında değişim, stratejilerde değişim ve en önemlisi yaşanan tecrübelere ait duyguların farkına varılması istenen sonuca ulaşmayı kolaylaştırmaktadır.


    Duyular Duygular ve Dil

    Neuro Linguistik Programing duyular, duygular, kullanılan dil ve davranışlar arasındaki bağlantıları gösterir.

    Bu bağlantıların nasıl olduğunu anlamamız, bunların değiştirmelerini kolaylaştıracaktir. Dilde değişim, bakış açısında değişim, stratejilerde değişim ve en önemlisi yaşanan tecrübelere ait duyguların farkına varılması istenen sonua ulaşmayı kolaylaştırmaktadır.

    Neden Beş duyu Organımız var?

    Duyu Organlarımızın varolmasının temel nedeni nedir? sorularının da  cevabının verilmesi gerekir.

    NLP Bilgileri NLP Teknikleri

    NLP, bilgileri ve yaşadığımız tecrübelerin duyu organlarımız vasıtası ile aldığımızı ve bunun sonucu olarak duygu olarak vücudumuza yayılan sonuçlarını da anlamamızı sağlar.

    Richarda Bandler ve John Grinder Milton Erickson'un kullandığı dil motiflerini incelemesinden yola çıkarak başlattığı araştırmalarNLP'nin modellenmesini sağlayan sonuçları ortaya çıkardı. Hypnotic Language Patterns kitabı bu sonuçları görünür hale getirdi.

    Milton Erickson

    Milton Erickson yaptığı uygulamalarda insanları kullandığı idil ile transa geçirebiliyordu. Bunu aslında bir çok insan yapabiliyor. Lİder dediğimiz insanların hepsi farkında olarak ya da farkında olmadan bunu kullanıyor. Bunun anlaşılması iletişimde önemli bir farklılık yaratacaktır.

    Bandler ve Grinder bu araştırmaları yaparken göz hareketlerinin de önemini farketti. Gözlerimiz farkında olmadığımız kaynaklardan bilgi çekerken kullandığımız bir araç olarak da kullanılıyor olması, karşımızdaki insandan bilgi almamızı sağlayan yeni bir sonucu da ortaya çıkarıyordu.

    Sonra Bandler ve Grinder NLP'nin isim hakkını almaya çalışırken birbirlerine dava açtılar. Dava kaybedildi. Böylece NLP public domain haline geldi. NLP eğitimleri giderek yaygınlaşır hale gelecekti ve ülkemizde de böyle oldu. Kalitesi derseniz, o konuda çok dikkatl olmak gerek.

    Kullanılan Dil ve Patternler

    Dil Konusu bu anlamda gerçekten çok önemli. Mustafa Kemal'den Hacı Bektaş Veli'ye, Yunus Emre'den Pir Sultan Abdal'a, Said'i Nursi'den Fetullan Gülen'e kadar bir çok lider ve kanaat önderi dili kullanarak insanları etkileyebiliyordu. Bu yüzden dilin yapısını, aktarılan mesajlardaki Gramatik, Pragmatik ve semantik yapıyı iyice anlamak gerek. Bu anlaşılmadan NLP konusundaki bilgi aktarımları yetersiz kalacaktır ve öyle de oluyor.

    İletişimde, satışta, değişim, yönetim, karar süreçlerinde kullanılabilecek bu modeli aslında farkında olmadan kullanıyor. Kişisel Gelişimcisi de, kuantumcusu da, EFT'cisi de, yaşam koçu da, hayat koçu da, öbür dünya koçu da, tarikat şeyhi de, başbakanı da, parti lideri de NLP'yi kullanıyor, farkında olmadan veya farkında olarak. Kullanan kişinin etki alanı artaracaktır. Sizin ki neden artmasın?

    Nur'o Linguistik Programming

    Dini motifler için kullanılan NLP'ye Nur'o Linguistik programming adını koymam bu nedendendi.

    Siz de bu tekniklerin ne olduğunu anlamak, kendi hayatınızı yönetmek için Neuro-Linguistik Programming konusunu öğrenebilirsiniz. Kaynaklarınızın zenginliği sizin bu konuda ilerlemenizde yardımcı olacaktır.

    Siz dilinizi nasıl kullanıyorsunuz? Sık kullandığınız cümleler, sevdiğiniz sözler, sevdiğiniz şarkıları yorumlar kısmına yazarak, kendinizin de farkında olmadığınız stratejiler konusunda yorumlarımızı alabilirsiniz.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

    02-08 2015

     

    Vikipedi NLP Neuro Linguistic Programming

    Ekşi Sözlük NLP

     

  • NLP Neuro Linguistik Programming Nedir?

    nlp nedir, cengiz eren, nlp uzmanı, hayatı yönetmek.

    NLP Neuro Linguistic Programming

    NLP Neuro Linguistic Programming kelimelerinin birinci harflerinden meydana gelmiştir.

    Richard Bandler John Grinder tarafından, geçmiş bilgi kaynaklarının birleştirilmesinden ortaya çıkan bir modelleme tekniğidir. İnsanda varolan iki temel korku dışında bütün korkular, algılar ve ifadeler değiştirilebilir. İki temel korkunun hangisi olduğunu merak ediyor gibisiniz.

    Neuro:

    Beynimizi ve duyularımızı ifade etmektedir. Yaşadığımız tecrübeleri 5 duyumuzla algılayıp proses eder ve filtrelerden geçirip beynimize yerleştirirken yeniden anlamlandırırız. Farkında olmadan ortaya çıkan sayısız işlem, belii davranışları ortaya çıktığı stratejileri oluşturabilir.

    Linguistic:

    Kullandığımız dil ve davranışlar, beynimizde yeniden anlamlandırdığımız tecrübelere ait bilgilerdir. Bu ifadelerin gerçekle bağlantısının azaldığı noktalarda, yaşadığımız dünyamızda sorunlarımızda artmaya başlar.Dil ve sözsüz iletişimimiz, beynimizde kodlanarak anlam verilen derin yapımızdaki programların ifadelendirilmesidir.

    Programming:

    Algı ve ifadelerimiz arasındaki bağlantıların neler olduğu bulunabilir. Bu programı ne olduğunu farkedip, istediğimiz şekilde değiştirdiğimizde, istediklerimize düşündüğümüden daha kısa zamanda ulaşabiliriz. Bu değişimin algılarda, kullandığımız dil ve davranışlarda bütünlük içinde değiştirilmesi gerekmektedir. Yaşadığımız tecrübelerden ortaya çıkan stratejiler farkında olmadan kullanıldığı için üst yapıda yapılan bir değişim, değişimi ortaya çıkartmayacaktır.

    Pozitif Davranışlar

    Her davranışımızın temelinde derin yapıdaki kodlamaları ifade eden geri besleme sürekli olarak yapılmaktadır.. Bu çerçeve içinde ve dışında kalan bütün davranışlarımız modellenebilir, öğretilebilir ve değiştirilebilir.

    Hangi konuda nelerin işe yarayabileceği ise öğrenilmiş bilgilerin davranışlara aktarılması ile mümkün olabilmektedir. Bunun içinde öğrenmek, uygulamak ve bilginin farkında olmadığımız yeterlilik düzeyinde kullanılabilir olması gerekmektedir.

    Kullandığımız dil, ifadelerimiz, dil ile aktardıklarımızda çok önemli derin yapı bilgilerini de yüzeye taşımaktaktayız. Söylediğimiz bir cümlenin  Linguistik açıdan incelendiğinde Gramatik, Pragmatik ve Semantik yapısı çok önem kazanmaktadır.  Böylece bir cümle ile söylenenlerin aslında derin yapıdan kaynaklanan çok önemli bilgiler aktarıldığı görülebilir. Kullandığınız her kelime ve her cümle "geyik muhabbeti" olsa bile anlanmlıdır.

    Yorumlar kısmına bir cümle yazıp nasıl sonuçlar ortaya çıktığını görebilirsiniz.

    Yaşanan Tecrübeler ve Stratejiler

    Aynı şekilde yaşanan tecrübeler ve bu tecrübelerin oluşturduğu stratejilerin farkına varmadan değişim giderek zor hale gelmektedir.. Bu yüzden yaşanan tecrübelerin ne sonuçlara yol açtığı, görülmeli ve değişimin nasıl gerçekleşeceğine dair bilgiler de seminerlerde ve kişisel bilgi aktarımlarında aktarılmalıdır. Çok sayıda kursa, seminere giden kişiler değişimi gerçekleştiremediklerinde, sorunlarının daha da büyük olduğunu düşünerek, değişime direnci arttırmaktadır.

     Tempo Dergisi ve NLP

    1998 yılı Temmuz ayında Türkiye gündemine giren NLP  ( Tempo dergisi 4 Saatte Kendinizi Değiştirin kapak haberi) bugün yoğun olarak kullanılmaktadır. NLP adını kullanmadan kullanılan NLP teknikleri, Kuantum, EFT, Reiki, Aile Terapisi, Rejenerasyon ve benzeri isimlerle kullanılmaya başlamıştır.

    Reklamlarda, politik konuşmalarda, sahnede, şarkılarda, alişveriş merkezlerinde, televizyonda, radyoda ve insan iletişiminin olduğu her alanda kullanılabilmektedir. Aktarılan mesajlardan kendimizi korumak NLP'yi olduğu kadar dili de iyi anlayabilmekten geçmektedir.

    Seminerlerde, workshoplarda, çalışma atölyelerinde aktarılan blgiler insanlara kendilerini iyi hissettirse de değişimi ortaya çıkaramamaktadır. Bu çalışmalardan birkaç gün sonra kişiler eski, bildikleri davranış modellerine geri dönmekte ve değişime direnç biraz daha artmaktadır.

    Zihinsel Detoks

    Öğrenilmesi gereken bilgilerden bir tanesi şudur. Bilinç altı olarak tarımlanan derin yapıda bizler geçmişteki her bilgiye kolaylıkla ulaşabilmekteyiz. Yaşanan geçmiş tecrübelerdeki duygular çağrışımlarla -ki içeriğe bağlı çağrışımlar veya içerikten bağımsız çağrışımlar- ile yüzeye taşındığında kişi, bu duyguların neden ve nereden ortaya çıktığını farkedememektedir.

    Bu anlamda söyleyebileceğimiz önemli bilgi şudur. Bilinçaltı yok.

    Bir diğeri ise beynimizin düşündüğümüzden daha hızlı düşündüğüdür. Ançak farkındalık süreçlerinin yoğun şekilde yaşanması, sezgilerin kullanılmasını engellemekte, kişi farkında olmadan yanlış seçimler yapmaya devam etmektedir. Zihin temiz olmadan istenen sonuçlara ulaşmak kolay olmayacaktır.  Zihinsel  Detoks değişimin ortaya çıkabilmesini sağlamaktadır.

     Değişim

    Değişimin gerçekleşebilmesi için kişinin zihninde yer alan geçmişte yaşadığı kötü tecrübeler ile ilgili duyguların ve stratejilerin etkilerini ortadan kaldırılması gereği bilinindiğinde, değişim kolaylıkla geröekleşmekte, kişi hayatını kendi kararları ile yönetmeye başlamakta, kaynaklarını kullanabilmekte ve istediği sonuçlara kolayca ulaşabilmektedir.

    Pozitif düşün, pozitif sonuçlar ortaya çıksın metodolojisi de istenen sonucu ortaya çıkarmamakta ve kişi pozitif düşündüğü halde, istediklerine ulaşamadıkça, kendsi ile iletişimi biraz daha bozulmakta ve sonrasında daha büyük sorunlarla karşılaşabilmektedir.

    Zihinsel Detoks programımız katılan kişiler kaynaklarını  kolaylıkla kullanmaya başlayabilmekte ve kendi hayatlarını yönetebilmektedirler.

    Türkiye'de NLP

    Türkiye'de NLP uzmanı olduğunu söyleyen kişilerin dil konusundaki eksik bilgileri, onların önemli hatalar yapmasına neden olmakta, ve aktardığı bilgiler doğru olsa bile istenen sonuç ortaya çıkmamaktadır.   "Sizinle burada birlikte olmaktan çok mutluyum"  düşüncesi ile söylenen  " Sizinle burada çok eğleniyorum"  cümlesi dinleyiciler ve konuşmacı arasındaki iletişimi bütünüyle ortadan kaldırabilir.

    Bu anlamda Dil konusu çok önemli bir temelde bulunmaktadır. Uzman olduğunu söyleyen kişinin dili Gramatık, Pragmatik, Semantik açılardan inceleyebilir olması, bu cümlelerin neden söylendiğini yorumlayabilir olması gerekir.

    NLP Bakışı ile Sloganlar

    2 yıl boyunca "Change for the better" sloganını kullanan Good Year'ın, insan zihninde daha "better" yerde bulunan Michelin lastiklerinin satıışını artttırması gibi sonuçlar ortaya çıkarabilir. Ya da yiyecek içecek konusunda kullanılan "artık" kelimesinin semantik sonuçlarını farketmeyen Coca Cola'nın "Zero, Artık herşey mümkün" sloganını kullanmasından sonra Zero satışlarına olumlu hiçbir katkısının olmadığı hatta negatif etkisi olduğu söylenebilir. Artık kelimesi zamanı nitelediği gibi, artık yemek, artık içecek gibi bir başka anlamı da taşımaktadır. Bu yüzden kimse artık Zero içmez ve Ligth kola içmeye devam eder.

    Bu yüzden Türkiye'de NLP uzmanı çok az diyebiliriz. Farkındalık Hipnozu, Duygusal Kekemelik, Değişime Direnç, İstenmeyen ve benzeri kavramları bilmeyen kişilerin uzman olarak kendilerini ifade etmesi uzman olduklarını göstermez.

    NLP Önermeleri

    • Her insanda ihtiyacı olan bütün kaynaklar mevcuttur.
    •  
    • Her davranışımız altında pozitif bir neden vardır.
    •  
    • İletişimimizin anlamı aldığımız cevapta saklıdır.
    •  
    • İstediğinize, istediğiniz yöntemlerle ulaşamadıysanız, değiştirin.
    •  
    • NLP'de hata yoktur, sadece geri beslemedir.
    •  
    • Her insan değerlidir.
    •  
    • Harita bölge değildir.
    •  
    • Eğer bir kişi birşey yapıyorsa, herkes öğrenebilir
    •  
    • Her sistemde, en esnek olan, en çok etki sağlar.
    •  
    • Biri bize küfrediyorsa bunun sorumlusu biziz.
    •  
    • Dünyamızı kontrol edemediğimizde, kontrolümüzü kaybeder ve sinirleniriz

    NLP Uygulama Alanları ve Seminerlerimiz

    NLP  yaşadığımız dünyaya ve dış dünyadan gelen bilgilere karşı bir tavır ve davranış modellenmesi olduğu için hayatımızın her alanında ve her anında kullanılabilir. Kişisel gelişimden, yönetime, karar stratejilerinden, motivasyona, sağlıktan, iletişime kadar çok geniş bir alanda uygulanmaktadır.

    Kişisel Değişim Seminerleri ve Zihinsel Detoks Programı

    • Duyusal kullanımın zenginleştirilmesi ve beyinsel sınırların kaldırılması
    • Yaptıklarımız ve yapamadıklarımızın önemi
    • Kötü tecrübelerden kaynaklanan engellerin kaldırılması
    • Genellemelerden kurtulmak ve stressiz bir yaşam
    • Sözel ve duygusal iç çatışmaların yokedilmesi ve iç barışın sağlanması. Böylece kişinin kendi istediği gibi kendi önermeleriyle yaşamaya başlaması, içeriği kendisinin doldurmasının sağlanması. Randevu alınması gerekmektedir. 0216 4641727

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    Tedavi için doktora, değişim için bize gidiniz.

    http://www.erenlp.com

    İlgili Lİnkler

     

  • Yorumsuz

    NLP'nin Nur'o Linguistic Programming olarak kullanım örnekleri !!!

     Etkili Sözler Sitesi

    Kişisel gelişim konusuna bütün dünyada 7'den 77'ye herkesimden insan ilgi gösteriyor ve yararlanmaya çalışıyor. "Başarı teknolojileri bilimi" olan NLP'nin, İslâmiyet'in özüyle de çok ilginç benzerlikleri olduğu belirtilmektedir. Türkiye'deki kişisel gelişim uzmanlarından Oğuz SAYGIN bu konuda, "Her davranışın altında pozitif bir amaç vardır, diyor NLP. Anlatılmak istenen, kişinin davranışı olumsuz da olsa, amacının kendine göre pozitif olduğudur. O zaman şunu düşünüyoruz: 'Karşımızdaki insan hangi pozitif amaçla yaptı bu hareketi?.. İyi bir iletişim kurmak için böyle düşünmek lâzım. Bu İslâm'da hüsn-i zan etmek gibidir. NLP teknikleri ile bizim manevi inançlarımız arasında çok yakın bir ilişki var. Çünkü 1400 sene önce bize söylenen doğrularla Amerikalıların yıllarca uğraşarak buldukları doğrular arasında çok yakın bir benzerlik var. Hadis-i Şeriflerde yazan bütün güzellikleri, insanlar yıllarca uğraşarak sistemleştiriyor... Mesela NLP'nin 'başarısızlıklar yoktur, sadece sonuçlar vardır' ilkesi, umudun asla bitmemesidir. Bu teknik tanımlama da bizim dinimizde olan bir düşünce tarzıdır..." demektedir.http://www.etkilisozler.com/kisisel_gelisim/kisisel_g3.html

     Yeni Asya Sitesi

    Risâle-i Nur’u incelediğimizde bir yönüyle de muazzam bir NLP, yâni, rûh/duygu, zihin, zekâ, ferdî/bireysel gelişme teknikleri öğretisi olduğunu görürüz. Hemen her paragrafında psiko-fizyo-sosyal bir sır, ince bir hakikat, tâbiri caizse, NLP’lik bir prensip serpiştirilmiş olduğunu söylemek mübalâğa sayılmaz. Zîrâ, o, yalnız cüz’î/basit bir tahribâtı, küçük bir evi tâmir etmiyor. Bütün insanlığı ilgilendiren genel bir tahribâtı ve İslâmiyeti içine alan dağlar büyüklüğünde taşları bulunan bir kaleyi tâmir ediyor. Yalnız özel bir kalbi ve has bir vicdânı düzeltmeye çalışmıyor. Bin seneden beri tedarik ile biriktirilen bozucu felsefik akım ve cereyanlarla dehşetli yaralanan insanlığa ait genel bir kalbi ve düşünceleri tamir ediyor. Herkesin ve özellikle inançlı halk tabakasının dayanak noktası İslâmî esaslar, düşünceler, hüküm ve ibâdetlerin kınlmasıyla, bozulmaya yüz tutan genel vicdânın geniş yaralarını Kur’ân’ın mu’cizeleriyle ve îmânın ilâçlarıyla tedâvi etmeye çalışıyor. http://www.yeniasya.com.tr/2003/03/29/yazarlar/alifersadoglu.htm

    Dehr2000 Sitesi

    Özet  olarak  NLP

     böyle  bir  yöntem .    NLP   ile   DUA  ve  ZİKR   hakkında    daha     geniş    bir     bilgiyi  ,

    Allah  nasip  ederse  gelecek  yazımızda  sunmaya  çalışacağım..... http://dehr2000.sitemynet.com/degisim.htm

     BISMILLAHIRRAHMANIRRAHIM
    1-HER SEYI YARATAN RABBININ ADIYLA OKU
    2-INSANI PIHTILASMIS KANDAN YARATTI
    3-OKU,SENIN RABBIN SONSUZ BIR KEREM SAHIBIDIR
    4-CUNKU O,KALEM ILE YAZIYI OGRETTI
    5-INSANA BILMEDIGI SEYLERI BILDIRDI
    6-AMA,KAFIR INSAN AZGINLIK EDER
    7-KENDISINI MUSTAGNI GORMEKLE
    8-EY INSANLAR,DONUSUNUZ SUPHESIZ RABBINIZEDIR...

    ALAK SURESI

    NLP(NORO LINGUISTIK PROGRAMLAMA):
    NORO:Zihinsel ve dusunsel yasamimizi nasil duzenledigimizle ilgilidir.
    LINGUISTIK:Dili nasil kullandigimiz ve dilin bizi nasil etkiledigi hakkindadir.
    PROGRAMLAMA:Tekrarlanan davranis dizilerini ve nasil amacli hareket ettigimizi aciklar.
    NLP baglantilarla ilgilidir,yani bizi diger kisilerle,dunyayla ve manevi boyutla iliskilendiren dusuncelerimiz,konusmalarimiz ve edimlerimizle ilgilidir.
    NLP,21. yuzyilin basari biliminin yeni teknolojisidir.NLP mukemmellik sanatidir.NLP bireyin isteklerini elde etmesine imkan veren bir dusunce,uygulama ve davranis tarzidir.NLP sonuclarla ilgilenir.NLP,sahip oldugu sistemler yardimiyla,istenilmeyen durumlardan arzu edilen durumlara yapilan yolculugu sonuclandirir.
    NLP bir pozitif dusunce sistemi,bir bilimdir.Bilimdir,cunku NLP'yi olusturan bir cok calisma,uzun suren arastirmalar sonunda ortaya konmustur.NLP bir sanattir cunku mukemmeli yakalamis,konusunda dahi insanlarin o sonuclara nasil vardigini modelleyen bir ustalik isidir.NLP teknolojidir cunku,istenilen sonuclari gerceklestirecek dusunceleri,sistemleri ve teknikleri vardir.
    NLP,herhangi bir insan bizim istedigimiz sonuclari uretmisse,o insani modelleyerek,nasil yaptigini kesfederek,ayni sekilde bizimde ayni sonuclari uretecegimizi,istedigimizi yapabilecegimizi gosteren mukemmel bir sistemdir.Dolayisiyla istedigimiz sonucu bir baskasi elde etmisse,biz de bu sonuca ulasmanin yolunu ogrenebiliriz.
    NLP'ye baslarken atacagimiz her adimin ALLAH rizasi icin oldugunu bunun bize neler kazandiracagini ve en onemlisi bir hedefimiz olmasi gerektigini bilmemiz gerekiyor.Her konuda oldugu gibi BISMILLAHIRRAHMANIRRAHIM ile atalarimizin bize miras biraktigi bu ilmi ogrenmeye baslayabiliriz..... http://paid24.web4lose.de/forum/viewtopic.php?t=1243

     Kişisel Başarı com Sitesi

    Üçüncü Bölüm: Son Ders

    Hastalıkların bile birer öğretmen, birer vaiz olduğu hayatta, hiçbir şeyin hiç kimsenin öğretmenliğini küçümsemeyin. Nietzche için hastalık, ruhun sporuydu. Stefan Zweigh için hastalığın ızdırabı bilgiçliğin kapısıydı. Said Nursi için hastalık, karanlık bir dönem değil, herşeyin daha iyi görülmesini sağlayan bir aydınlıktı. O’na göre hastalık bile insanın emrindeydi. Çünkü düşünceyi doğuruyor, fazlalıklardan arındırıyor, ufku berraklaştırıyor, hata ve günahlara karşı pişmanlığı harekete geçiriyordu.

    Browning’in dediği gibi nefsi ile savaşmayan adam değerli bir adam değildir. Insan en büyük zaferleri kendisi ile savaşa tutuştuğunda kazanabilir.

    Kalbinizle ve işinizle Allah’a dayanın. Bunun adı duadır. Büyük piyanist Pederewski, tükenmez enerjisini şöyle açıklamıştı:: “Duadan önce sadece çıraktım. Ben dua ile ustalaştım.” Demek işinizde bir duadır. Işinize verdiğiniz önem, onu en iyi şekilde yapmak için göstereceğiniz gayret ve temiz bir kalple Allah’tan neticeyi istemek duadır. Duasız bir adam olmayın. http://www.kisiselbasari.com/Articles.asp?action=Read&aid=711

    Başarı Yolu Sitesi

    Gençler için bir kaç kelamım olacak; Bir pergel gibi bir ayakları sabit (bizim geleneksel düşünme biçimimizde) bir ayakları ise sonuna kadar açık olmalıdır diyorum. Mevlana'yı, İmam-ı Rabbani'yi, Gazali'yi, Molla Sadra'yı, Said Nursi'yi bilmeden, okumadan onların anlam dünyasının köklerine inmeden Anthony Robbins'ten, NLP teknolojisinden, Reiki'den, yogadan medet ummak boşuna olacaktır. İslam düşüncesinin temel paradigmalarını, kendi kültürel kimliklerini tanımadan dışarıdan ithal bilgi ve uygulamalar hazımsızlık yapacaktır. Davranışçı psikoloji insanı bir etki-tepki mekanizması olarak algılar. Bu da benzer koşulların oluşturulması yoluyla her insanın davranışlarını kurgulanabileceği, standartlaştırılabileceği anlamına gelir ki bir başarı teknolojisi olarak kişisel gelişimdeki yerini almıştır. Yaradılış ve fıtrat açısından baktığımızda her şey gibi her insan da biriciktir, kendine özgüdür. Dolayısıyla bir insan için geçerli olan başarı ve gelişim prensipleri diğer bir insan için geçerli olmayabilir, hatta zarar verebilir. Bu nedenle "insani gelişim" her bir insana özgü ayrı bir modeli gerektirir. Ama ortak paydaları ihmal etmeden, fıtratın ortak dilini göz ardı etmeden. İşte bu yüzden kişisel gelişim kültüründen alacağımızı alarak bedeni ve ruhu gözeten, Dünya'ya ve Ahirete bakan, emeği ve kaderi yerli yerinde takdir eden bir “insani gelişim”e şiddetle ihtiyaç vardır. Bu konuda zihinsel mesai sarf edecek kanaat önderlerine olan ihtiyaç da orta yerdedir... http://www.basariyolu.com/tr/genel.asp?durum=acik&id=846

    Yeni Asya Sitesi

    Risale-i Nur’un, Kur’an, Hazret-i Peygamber (a.s.m.), Hazret-i Ali (r.a.) ve Gavs-ı Azam (k.s.) gibi sönmez ve söndürülemez güneşlerden aldığı enerji ile bu asırda Kur’an medeniyetini ihya edecek bir kaynak ve bu sağlam dayanaklarından dolayı sönmez ve söndürülemez olduğuna inanıyoruz. Külliyattan aldığımız enerji ile bu inancımızda en ufak bir şüphe taşımıyoruz. Buna inanmayanları itham hakkımız olduğunu da düşünmüyoruz. Ancak günümüz insanının ihtiyaçları doğrultusunda Mantık, Belagat, Usul ve Kelam gibi ilimlerin yanında pek çok fen ilimlerinin hazmedilmiş ve süt şeklinde asrın insanlarına sunulmuş olduğunu düşünüyoruz.

    Bu anlamda temel yaklaşımı modelleme olan NLP için Risale-i Nur engin bir hazine gibidir. Kullanılan hipnotik dil kalıpları Milton Ericson’u bile büyüleyecek mahiyettedir. Günümüz iletişim teorileri çerçevesinde istifade edildiğinde Risale-i Nur’un dili insanlığa ışık tutacak ve dünya iletişim dili olabilecek özellikler bulundurmaktadır. http://www.yeniasya.org.tr/index.asp?Section=Enstitu&SubSection=EnstituSayfasi&Date=06.08.2004&TextID=786

    Zoradam Sitesi

    Zihin-beden bütünlüğüne dayalı tıp anlayışının kullandığı metotlar içinde, kontrollü hayal kurma veya zihinde canlandırma, hipnoz, sinir dili programlaması (NLP), grup halinde sohbetle tedavi, davranış terapisi, algılamanın yeniden yapılandırılması, ferdî psikoterapi, stres yönetimi, aromaterapi, olumlu düşünce telkinleri, halka formunda gerçekleştirilen beden hareketleri, müzik ve sohbet meclisleri yer almaktadır. Bediüzzaman'ın Hastalar Risalesi; zihin-beden bütünlüğüne dayalı yardımcı iyileştirici teknikleri ihtiva eden, hem yan etkisi olmayan, hem de faydası kesin olan önemli bir eserdir.http://zoradam33.sitemynet.com/Dost/id8.htm

    Zihin-beden bütünlüğüne dayalı tıp anlayışının kullandığı metotlar içinde, kontrollü hayal kurma veya zihinde canlandırma, hipnoz, sinir dili programlaması (NLP), grup halinde sohbetle tedavi, davranış terapisi, algılamanın yeniden yapılandırılması, ferdî psikoterapi, stres yönetimi, aromaterapi, olumlu düşünce telkinleri, halka formunda gerçekleştirilen beden hareketleri, müzik ve sohbet meclisleri yer almaktadır. Bediüzzaman'ın Hastalar Risalesi; zihin-beden bütünlüğüne dayalı yardımcı iyileştirici teknikleri ihtiva eden, hem yan etkisi olmayan, hem de faydası kesin olan önemli bir eserdir. http://www.sizinti.com.tr/konu.sizinti?SIN=377164a936&k=320&1491976947

    Zaman Gazetesi

    Çaresiz kal, özgüvenin artsın!

    Modern Robinson Crouse’lar ıssız bir adada değil, şehrin kalabalık meydanlarında parasız, kimliksiz, telefonsuz kalıyor! Geri dönmek ve kendilerini kanıtlamak için yalnızca birkaç saatleri var. Bir süreliğine bedenleri ve benlikleri dışında ne bir tanıdıkları ne de kendilerine ait malları var. Tek sermayeleri benlikleri. Bir anda her şeyinizi kaybettiğinizi düşünün; ne yaparsınız? Bu, Amerika’da bir yarışma programı formatı. NLP uzmanı Yahya Hamurcu da olumsuz şartlarda ayakta kalabilmeyi ve kendilerinin farkına varmaları için bu yarışma formatını bir eğitim olarak öğrencilerine uyguluyor. http://www.zaman.com.tr/?bl=turkuaz&alt=haberler&trh=20050220&hn=147404

    Hikmet net sitesi

    Bu yıkımın insanda meydana getirdiği boşluğu doldurmaya aday yeni bir meslek veya uzmanlık alanı ortaya çıktı: kişisel gelişim... İnsanlara hayatın her alanında rehberlik yapacak, onlara mutluluğun ve başarının sırlarını öğretecek bir meslek... Bu meslek; kişinin kendini tanımasını, hareketlerini ve alışkanlıklarını incelemesini, zihin ve hayalin nasıl çalıştığının anlaşılmasını konu edinen psikolojiye dayanmaktadır. Bundan dolayı bu alanda çalışanlar; psikanaliz, psikoterapi, pozitif düşünce, psiko-sibernetik ve sinir dili programı (NLP) gibi teknikleri kullanmaktadır. Mutluluğu ve başarıyı arayan insanlara, kendini geliştirmesi ve ilerletmesi halinde, arzu ettiklerine ulaşabilecekleri vaad edilmektedir. İddiaları şudur: "Hayatınız değişecek, asla aynı problemlerle uğraşmayacaksınız. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Yeter ki içinizdeki gücü açığa çıkarın. Pozisyonunuz ne olursa olsun, sahip olduğunuz becerileri geliştirmediğiniz ve yenilerini eklemediğiniz sürece istediğiniz ilerlemeyi sağlayamazsınız." Onlara göre iş hayatında tercih edilmeyi sağlayan ve önemi giderek artan beceriler ise şunlardır: Etkin problem çözme ve proje geliştirme, iletişim-arz ve ikna becerileri, zamanı verimli kullanma, strese karşı dayanıklı olma, kişisel motivasyon sağlama, birlikte çalıştığınız iş arkadaşlarınızla uyum sağlama, yaptığınız işlerde özgüven sahibi olma...

    Dünya bugün her şeyden fazla güzel ahlâklı insanlara muhtaç... Ahlâk, insanın davranışlarıyla alâkalı birtakım düsturları ihtiva eder. Sözle ve fiille kimseye eziyette bulunmama, kendine eziyet edenleri görmeme, görse de unutma, fenalıklara iyilikle muamelede bulunma, öfkesini, şiddetini gömebilme, aldatılsa dahi kimseyi aldatmama, sadakat ve istikametten ayrılmama, menfaatini başkalarının menfaatine feda etme, karşılığında bir menfaat beklemeden hayır işleme, insanlara tatlı dilli, güler yüzlü, hoşgörülü olma, hatasını yüzüne vurmama, ayıbını teşhir etmeme, hediyeleşme, selâmlaşma bu düsturlardan bazılarıdır. İnsanlar arası ilişkileri geliştiren ve toplum düzenini sağlayan bu prensiplere Hz. Muhammed (sas) kadar riayet eden ve insanlara güzel ahlâkı tavsiye eden ikinci bir insan gösterilemez. O'na (sas), insanları cennete taşıyan amellerin başında nelerin geldiği sorulduğunda, "Takva ve güzel ahlâktır." demiştir. "Bana en sevgili olanınız, ahlâkça en güzel olanınızdır.", "Müminin mizanında güzel ahlâktan daha ağır basan bir şey yoktur.", "Müminler arasında imanca en kâmil olanı, ahlâkça en güzel olanıdır.", "İyilik, güzel ahlâktır.", "Sevdiğiniz şeylerden sarf etmedikçe güzel ahlâka erişemezsiniz.", "İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Birbirinizi sevmeye yardımcı olacak şeyi haber vereyim mi? Aranızda selâmı yaygınlaştırın.", "İnsan ibadet u taatla katedemediği mesafeleri ahlâk-ı hasene ile alır.", "Teraziye konulacak ilk şey, güzel ahlâktır." gibi insanı yücelten pırlanta sözler de Efendimiz (sas)'e aittir. O, ne karşısına dikilip "Âdil ol." diyene, ne arkasından cüppesini çekip eziyet edene, ne yüzüne toz toprak saçıp hakaret savurana, ne de zevcesine iftira edene gönül koymuştur. Hattâ hastalandıklarında gidip onları ziyaret etmiş, öldüklerinde cenazelerini teşyide bulunmuştur. İnsan-ı kâmil olmanın sırlı formülü budur. Bu ahlâka sahip olan bir kişi, neyi problem görür, kime öfkelenir, kimden korkar, kimler ona dost olmaz ve kimler onun yardımcısı olmaz ki? Neticede, batıl yolla hakka hizmet edilemeyeceği gibi, yapmacık davranışlarla da insanı yüceltemeyiz. Kişisel gelişim, kişiye başkalarını ezip geçme pahasına da olsa, menfaati gereği başarıya ulaşma, karşısındakine suni bir güler yüz ve sempati gösterebilme, olduğundan daha fazla güçlü görünme gibi olumsuz sonuçlara yol açabilmekle birlikte motivasyon sağlama, belli bir hedefe yönelme, ekip çalışması yapma, zamanı iyi kullanma ve plânlı çalışma gibi olumlu davranışlar kazandırabilmektedir. Ancak kişi iyi ahlâklı olmadıkça, ne halk katında ne Hak katında yücelebilecek, ne de toplumun problemlerini çözebilecektir. Bundan dolayı, önce insanlara iyi bir ahlâk eğitimi verilmeli, sonra gerekirse kişisel gelişim teknikleriyle kişilik desteklenmelidir. http://hikmet.net/a.page/a.53786.html

    Yeni Asya Sitesi

    YASEM eğitimlerine ilgi büyük

    Yeni Asya Sürekli Eğitim Merkezi (YASEM) tarafından düzenlenen eğitimler Ankara’da devam ediyor. “Dünya okulundan hayat dersleri devam ediyor” parolası ile Türkiye’nin değişik illerinde düzenlenen programlara Ankara’da da devam edildi.

    Eğitici Eğitimi, Hafıza Geliştirme, NLP Tanıtımı, Olumlu Düşünce İle Hayatını Yönlendirmek, Anlayarak Hızlı Okuma, Seminer Hazırlama ve Sunum Teknikleri başlıkları altında düzenlenen programlara Türkiye’nin farklı illerinden katılımlar oldu.

    İki gün süren programların ilk gününde Eğitici Eğitimi, Hafıza Geliştirme, Anlayarak Hızlı Okuma ve NLP Tanıtımı seminerleri düzenlendi. http://www.yeniasya.com.tr/2004/10/12/kultur/butun.htm

     Yeni Ümit Sitesi

    NLP (Neurro-Linguistic Programming) beyin dili programlaması‎ anlam‎ında kullanılan ve dünyada çok yayg‎ın olan bir ki‏şisel geli‏şim alan‎ıd‎ır. Ülkemizde son y‎ıllarda kurs, seminer ve sertifika programları‎yla yay‎ılan kiş‏isel geli‏şim faaliyetleri, esasen ِ önemli bir kalite arayışı‎‏‎n‎ın eseridir. Ancak ne yazı‎k ki Türk insanı‎, bir çok konuda olduğu gibi, “NLP” ve “Kişisel Geliş‏im” alanları‎nda da “bilgi mağduriyeti”ne uğramıştır..

    NLP (Neuro-Lenguistie Progra‎ming), “Sinir Dili Programlaması” anlam‎ındadı‎r. Richard Bandler ile John Grinder tarafindan psikoterapi ile retorik alanlar‎ının ilkelerinden yararlanarak geliştirilen bu yِöntem, Batı’da genellikle psikoterapi, psikoloji, antropoloji vb. alan uzmanları‎nın kontrolünde geli‏şmi‏ştir.

    Bunun yanında NLP kitaplar‎ında, dinî muhtevadan bahsedilmeden ve dinî bir referans verilmeden “duanın gücü” veya “inancı‎n sağlığa yararları” (Peale, 1998) gibi konularda tavsiyeler yer almaktad‎ır. Buralarda da genellikle herhangi sahih bir inançtan ve bu inanca bağlı duadan söz edilmediği söylemeye herhalde gerek yoktur. Aslı‎nda NLP, Kiş‏isel Gelişim alan‎ını‎n sadece bir bölümünü oluş‏turmaktad‎ır. Ki‏şisel Gelişim, toplant‎ı sanatından, sağlıklı ya‏şamaya, beslenmeden, ders çalışmaya, mutlu olmadan, zaman‎ kullanmaya kadar birçok konuyu kapsamaktad‎ır.

    Türkçe’de bu alanda yazı‎lmış olan Ki‏şisel Geli‏şim, Motivasyon, Ruhsal Gelişim, NLP gibi kitapların yerli versiyonlarında yazar, önceden nası‎l baş‏arısı‎z ve yeteneksiz olduğunu ve bu kitaplar sayesinde mutluluğu nası‎l yakaladığını anlatırken, seminerlerine kat‎ılan dinleyicilerin görüş-lerinden de al‎ıntı‎lar yapar. Bu tür eserlerde “Kentucky Fried Chicken efsanesi” ve Sanders’in hikâ- yesi ile, Abraham Lincoln’ün hayat hikâyesi gibi hikayeler ibret nazarlar‎ına sunulur. Kiş‏isel gelişim kitaplarında hemen her uzman, kendine gِöre say‎ısal ve simgesel teoriler oluşturur: 7A kural‎ı, 5D Kural‎ı, 3 İlke Kuralı‎, 8 Yetenek Kural‎ı, Ustalığın 5 Anahtarı vb...
    Kaba bir genelleme ile, bu kitapların zararlı, hattâ faydasız olduğunu ve her açıdan bilimsel temellerden mahrum olduklarını iddia edecek değiliz. Fakat, her bir zararlı veya faydasız şeyde faydalar görmek mümkündür. Önemli olan, herhangi bir şey gibi, bu kitapların hey’et-i umumiyesidir. Ayrıca, bu kitaplarda yaşanmayan süreçlerin aynen aktarılması, bu süreçleri, kendileriyle alâkasız zeminlere aktarma, başka atmosfer ve şartların ortaya çıkardığı problemleri herkes için şahsîleştirme ve “millîleştirme” gibi tavırların doğru olmadığını söylemeliyiz. http://www.yeniumit.com.tr/konu.php?konu_id=26&yumit=bolum2

    Bu hususta bize düş‏en en önemli vazife, öncelikle insanımızı millî ve mânevî değerlerinden kaynaklanan ve tamamen kendi kültürümüze ait bulunan bilgilerle donatmaktır. Bu maksatla, temel İslâmî esaslar ekseninde, insanı‎mı‎za muhtaç olduğu ahlâkî ve manevî değerleri kazandı‎rmak büyük önem arz etmektedir. Ülkemizde gerçekleş‏tirilecek kişisel gelişim çal‎‏ışmalar‎ında, Batı‎ kaynakl‎ı ve Uzakdoğu kِökenli yayınları‎n ş‏ablonlar‎ına itibar etmeden, her kültürün kendine özgü telâkkilerinin bulunduğu gerçeğinden de hareketle, bize has ve bize ait değerler üzerinde durulması bir zarurettir. Bu tür çal‎‏ışmaları‎ geliş‏tirmek ve bunlar‎ı, mant‎ığını‎ ve ‏şematik yapı‎sı‎nı‎ kendi gerçeklerinden alan bir alternatif arayış‎‏ olarak ortaya koymak, insan‎ımızın öz güven duygusunu da pekiş‏tirecektir.

    İnsanı zübde-i âlem olarak gören, hattâ âlemi, bir açıdan insanın kendi benliğini keşfetmesi adına değerlendiren anlayış bizdedir; insanın gerçek manevî anatomisi bizde çıkarılmıştır; onun gerçek mutluluğunun şaşırtmaz yolu bizde çizilmiş ve bu yol, asırlarca yüzbinler tarafından izlenen bir şehrah halini almıştır. Önümüzde kaç asra dayanan tecrübeler birikimi vardır. Öyleyse, evimizin temelindeki hazineyi binlerce kilometre uzakta aramak ve sonra da hazine adına kalp, sahte ve yanıltıcı, hem de çürümüş gömülere takılmak niye? http://www.yeniumit.com.tr/konu.php?konu_id=26&yumit=bolum3

    STV Haber Sitesi

    ÇÖL ASLANI, ÇİZGİ ROMAN KAHRAMANI OLDU
    Teksas, Tommiks, Mister No derken artık kitapçı raflarında Ömer Muhtar’ın çizgi romanına rastlıyoruz. “Çöl Aslanı”nın maceraları bundan böyle her ay yenilenerek yayınlanacak. Onu Malcolm X, Şeyh Şamil, Said Nursi gibi isimler takip edecek. Çizgi filmlere karşı hakimiyetini yitirse de çizgi romanların her dönemde müdavimi bulunur. Adem Özbay da bu düşünceden hareketle kahramanların da maceraların da ‘gerçek’ olduğu çizgi romanlar hazırlıyor. Özbay, projenin hem fikir babası hem de senaristi. Batman, Superman gibi çizgi romanlarda aslında var olmayan karakterlere yer verildiğini, çoğu çizgi film figürününse cinsiyetinin veya türünün belli olmadığını söyleyen Özbay, Barış Manço’nun deyimiyle ‘kısa boylu yurttaşlar’a doğru örnekler sunmanın peşinde. İşte bunun için çizgi roman serisi, Ömer Muhtar, Malcolm X, Aliya İzzetbegoviç, Said Nursi, Şeyh Şamil, Cevher Dudayev, Muhammed Ali, Yaser Arafat ve Ebulfeyz Elçibey’den oluşuyor. Serinin sonunda ise Adem Özbay’ın bir sürprizi var. “Ne de olsa çizgi roman fantezi işi.” diyen Özbay, son sayıda, serideki tüm karakterleri bir macera içinde toplayacak.

    Kahramanların maceraları, hayat hikâyeleri taranarak oluşturuldu ve diyaloglara varana kadar olayların neredeyse tamamı gerçek. Gerçeğe sadık kalma çabasında kaynak yetersizliği Özbay’ı zorlamış. Öyle ki, “Ömer Muhtar hakkındaki bilgileri İtalyan kaynaklarından, Libya’ya gidenlerin tuttuğu günlüklerden edindik.” diye konuşuyor. Bu bilgiler, pedagog rehberliğinde öyküleştirildi ve çocuk diline uyarlandı. İleride bu kahramanların boyama kitapları, çıkartmaları, oyuncakları olacak, bir sonraki aşamaysa belgesellerinin çekilmesi. Nihai amaç, elbette bu konu etrafında çizerinden prodüktörüne, pazarlamacısından yönetmenine bir sektörün oluşması. Gerekli altyapı kurulduktan sonra Özbay’ın gönlünde yatan, bu isimlerin ve son olarak da Hz. Peygamber’in hayatının uzun metrajlı filmlerde canlandırılması. Bunun için de çoğu kez sanıldığının aksine, her imkana sahip olunduğunu söylüyor. “Padişahlarımızdan tutun halk kahramanlarına, sahabelere kadar bizim kahramanlarımız, konularımız var. Sponsor bulunur, teknik imkan da var, sadece girişimcilik eksik.” http://www.stvhaber.net/index.php?khide=1&ghide=1&sec=16&hid=5203

    Moral Sitesi (Moral FM)

    Şu halde, meydan okuyamayız, güçsüzüz ve Yaratıcıya muhtacız. Evrenin Sahibine inanıp dayananlar, evrene meydan okuyabilirler. Donan suyun çelik boruyu patlatabilmesi; yumuşacık bitki köklerinin taşları delip geçebilmeleri kendi kudretlerinin eseri değildir.

    Biz insanlar, gaflete kapılıp Evrenin Sahibine meydan okursak, dünya sırtımıza bindirilecektir. Gerçek açıktır: Yaratıcı yaratmasa, gözlerimizi bile kırpamayız, bir damla suyu yutamayız. Gurur ve bencillik, aklımızı köreltmemelidir.
    Hayata sımsıkı, inançla ve ciddiyetle sarılmalıyız. Bir karınca nasıl ciddi yaşarsa hayatı, biz de hayata en az o kadar ciddi bakmalıyız. Evrenin Sahibinin çevirdiği çarkların içerisinde ilerliyoruz. Hayatta eğlenmeye yer var; ama, alaya ve küçümsemeye yer yoktur.

    http://www.moraldergisi.com/yazilar.php?s_id=20&id=mbozdag

    Asıl hedefimiz mutlu bir dünya yaratmak. Tanrı da böyle istiyor. Herkesi mutlu görmek istiyor. Onun için bizi yaratıyor. Onun için bir anlam veriyor. Bir bilgenin çok meşhur bir lafı vardır. 'Doğan her çocuk Tanrı'nın insanlardan hala umut kesmediğinin bir temsilcisidir.' der. Ben buna katılıyorum. ''Doğan herkes bu dünyaya çok şeyler getirecek.'' diye düşünüyorum. Dolayısıyla her yeni çocuk, her yeni umut, her değişim; umuda, mutluluğa, coşkuya ve bütünleşmeye doğru atılmış bir adımdır. Çok geniş bir perspektifte evrenselliğe atılmış bir adım. Ona küçük adımlarla, küçük değişimlerle gireceğiz. Kendimizi, başkalarını, yaşamı anlayarak, hayatı anlamlaştırarak. Onun için bir ilkemiz olmalı: Sürekli gelişmek ve sürekli geliştirmek.

    http://212.154.21.40/2000/06/18/dizi1/dizi1.htm

    İsmail Berk Yeni Asya com

    Kurumsal eğitim artmalı

    Mazeret, gerekçe, alışkanlıklar ve bürokrasinin buyruk gücü ile politikleşmeyen bir zeminde bu veriler dikkate alınmalı ve uygulanmalıdır. Bu anlamda endüstri mühendisliği, sistem danışmanlığı, işletme-organizasyon disiplini ve modern yönetim teknikleri, sürecin bir parçası ve tarafı olarak kurula dahil edilmelidir.

    KURUMSAL YAPILANMA EĞİTİMLERİ alınmalıdır.

    Stratejik yaklaşım

    Liderlik/kanaat öncülüğü

    Öğretişim

    Birey odaklılık için paylaşım

    İnsan hakları ve çevre

    İletişimin irşatta kullanılması

    Tebliğin dinamikleri ve empati

    Aile yapısına kurumsal din eğitimi

    Kurumlara yönelik moral seminerler düzenleme yaklaşımları

    NLP teknikleri ile din eğitimi

    TKY yaklaşımı

    EFQM modeli

    Yenilenme ihtiyacı

    21. yüzyılın vizyonu ve din ihtiyacı

    Dinin evrenselliği

    Demokratik ortamda din öğretimi

    Moral-motivasyon kaynakları oluştururken dinin etkisi

    Din hizmetleri ve kariyer planlaması

    Profesyonellik/uzmanlık ve dinî değerler uyumu

    Olumlu rekabet içinde uluslararası ilişkilerde dinin fonksiyonelliği

    Dinlerarası diyaloğun dünya barışı açısından etkisi

    Öğrenme iklimleri oluşturma

    Birey-aile ve değerler üçgeninde yaklaşım

    Birey-okul ikileminde yaklaşım

    Birey-sistem ikileminde yaklaşım

    Bireyin “BİR” kabul edilme yaklaşımı içinde dinin bireye sunulması

    Demokrasi, küresellik, sanayi toplumu ve ahlâkî normların farklılığı içinde dünya Müslümanlığı yaklaşımı

    Katılımcı, seçilmiş, kriterlere dayalı, yazılı ve açık çalışma yöntemlerine sahip dinî gönüllü grup ve STK ile kurumsal yapıların topluma sunum oluşturmaları

    Dinî ortamların demokratikleştirilmesi

    Dönemsel ve münavebeli görev ve sorumlulukların her düzey, grup ve kurumda yaşayan kültüre dönüştürülmesi.

    http://www.yeniasya.com.tr/2005/02/28/dizi/default.htm

    Konu ile www.erenlp.com sitesindeki ilgili yazılar için linkleri tıklayın :

     KİGEM   KİŞİSEL GELİŞİM MERKEZİ   TASAVVUF     HAFTALIK SIZINTI        SÜRÜ TARİKAT      GÜLEN      ANASAYFA

     

TOP