değişime direnç

 

  • Ağlamak Razı Olmaktır

    Ağlamak ve gözyaşı

    Gözyaşı

    Ağlamak. İnsan hayatındaki önemli eylemlerden birisi. Gözyaşı ve su bağlantıları ilginç şekilde kurulabilir. Ağlamak insanın ilk öğrendiği eylemlerden birisi belki de. Çıktığı sessiz ortamdan aşırı gürültü olan ortama geçiş ve poposuna yediği ilk tokat bu eylemi gerçekleştirmesini sağlıyor. 

     

  • Cengiz Eren Röp.

    cengiz erenNLP Uzmanı ve Eğitmeni Cengiz Eren'in Röportajları

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni Cengiz Eren'in çeşitli medya organlarında yayınlanmış röportajları. Bu röportajlarda  NLP bilgileri ve NLP teknikleri ile bilgiler olduğu gibi, insanın kendi hayatını yönetebilmesi için  çeşitli bilgiler aktarılmaktadır. NLP seminerleri (NLP Practitioner, NLP master Practitioner, NLP Trainer) hakkında bilgiler olduğu gibi, Zihinsel Detoks programına ait bilgiler de yer almaktadır.  NLP Braingineering değişim ve zihinsel süreçler konusunda uzun yıllardır yer alan bir kuruluştur.

     

  • Değişim Mesajları Panik Atak

    Panik AtakPanik Atak Belirtileri

    Hayatı yaşarken birden ortaya çıkan bir durum gibi görülür panik atak. Kişi nefes alamaz hale gelebilir, vücudunda uyuşmalar hissedilebilir, kalp olması gerekenden çok hızlı artar, ellerde terleme, vucutta uyuşmalar ortaya çıkabilir.. Sonra doktora gidildiğinde herhangi bir fizyolojik bulguya rastlanmazsa, bunun panik atak olduğu söylenebilir.


    Panik Atak Sebepleri

    Panik atak yaşıyorsanız, bunun bir sebebi var diyebiliriz. Bunun nedenlerinin ne olduğunu farkına varmak ve sonrasında değişimi başlatmak önemli. Bu yapılmadığı müddetçe farklı süreçler yenilenerek ve daha etkili devam edecek, kişinin hayatını yönetmesini engelleyecektir. Kişi kolayca ve istediği şekilde karar verip, hareket edemez hale gelebilir.

    Panik atak kişinin herhangi bir anda yaşadığı fiziksel etkilerini hissettiği bir durumdur. Bu durum kişi açısından olur olmadık yerlerde görülür gibi gelecektir. Yukarıda da yazdığımız gibi, göğüste şiddetli bir baskı, vücüdun ağırlaşması, kalp çarpışının hızlanması, nefes almada zorluklar görülebilir.

    Hayatı Yönetememek

    Daha dikkatli bakıldığında ise, kişinin yönetemeyeceğini hissettiği durumlarda bu sonuçların ortaya çıktığını görürüz. Bazen sahnede konuşma yapacakken, bazen araba kullanırken, kalabalık bir yere girildiğinde, otoriteden sert bir davranışla karşılaştığında, bazen bir hata yaptığında, asansöre binerken, hatta evden dışarı çıktığında bu durum ortaya çıkabilir.

    Panik atağın ortaya çıkabilmesi için, yakın geçmişte kişinin hayatını etkileyecek bir şey yaşamış olması gerekmektedir. Trafik kazası, yakın vefatı, genel anestezi veya lokal anestezi ameliyat, düşmek, sevgiliden ayrılmak, beklenmedik bir durumla karşılaşmak bu sonuçları ortaya çıkartan nedenlerdir, aslında.

    Yaşanan bu süreçler zihindeki kapakları açar ve kişi kendi hayatı ve geçmişte yaşadığı tecrübelere ait duygularla yüzleşir. “Hayatım gözlerimin önünden geçti” cümlesi yaşananı anlatan bir cümledir.. Kişi böyle bir süreçten sonra değişmeden, hayatını eskisi gibi yaşamaya devam edecekse, kapaklar yeniden ve daha kalın bir şekilde kapanır. İşte panik atak yaşanan durumlara bağlı olarak yapılan çağrışımlarla açılan kapaklardan dışarı sızan duyguların ortaya çıkardığı durumlardır denebilir.

    Yaşananlar

    Örnek olarak küçük yaşlarda öğretmeninden tahtada tokat yiyen bir öğrenci, büyüdüğünde kalabalık bir ortama girdiğinde, o duygusunu yukarı taşıyacak ve yukarı taşınan bu duygu sahnede konuşma yapmasını engelleyecektir. Böylece panik atak benzeri durumlar ortaya çıkacaktir. Bu örnekte panik atak kişiyi kalabalık önüne çıkmaktan uzak tutan, daha doğrusu onu bu duyguyu yaşamaktan koruyan bir mekanizmadır.

    Bazi insanlar ise asansöre bindiklerinde böyle bir durumu yaşayabilirler. Bu yüzden asansöre binmeyip çok yüksek katlı binaları merdivenden çıkmaya çalışacaklardır. Yaşanan tecrübelerine bakıldığında çocukken yanlız bırakılmak veya ceza olarak odaya kapatılmak gibi bir durumu kolaylıkla görebiliriz.

    Bu anlamda yaşanan tecrübelerin neler olduğu farkedilip, duygusal ortadan kaldırıldığında, değişim süreci başlamakta ve panik atakta kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.

    Değişim

    Panik atak buzdağının görünen ucudur ve bir değişim mesajıdır. Bu mesajın iyi algılanması ve değişimin başlatılması, zihinsel detoks sürecinden sonra kolaylıkla mümkün olabilmektedir. Daha çok, zeki ve algı seviyesi yüksek insanlarda, kişilerde ve çocuklarda görülmesi şaşırtmamalıdır. Zira algı seviyesi yüksek, zeka hızı fazla olan insanlar yaşadıkları olaylardan daha çok etkilenebilirler. Bu yüzden böyle çocuklara yapılarına uygun olarak davranmak, onları korkutmamak, korkutacak hikayeler anlatmamak, cezalandırmamak anlamlı olacak ve gelecekleri etkilenmemiş olacaktir.

    Bazen kalabalıkta, bazen yalnız kalındığında, bazen arabada, bazen kapalı bir yerde kalındığında, bazen sahnede ve hatta bazen yatakta ortaya çıkması da geçmişte yaşanan tecrübelerin içeriklerinin farklı olmasından kaynaklanmaktadır. Panik Atak kişinin kaynaklarını da kullanmasını engelleyecek, yaratıcılığı sınırlanacak ve daima bildiklerini yapmaya devam ettiği için kendisini geliştiremeyecektir.

    Panik atak benzeri durumlar yaşıyorsanız, değişim zamanı gelmiş de geçiyor demektir. Karar sizin.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    Posta Gazetesi Bölge Ekleri NLP ile Hayatın Yönetimi Sende köşesinde yayınlanmıştır.

    Zihinsel Detoks programı ile panik atak ortadan kalkabilmekte ve değişim başlamaktadır.

     

  • Değişim ve Değişime Direnç

    Değişime Direnç ve NLP ile Değişim

    Değişim gerçekte istenen bir şey midir?

    Neden insanlar değişmek isterler ama bu değişimi gerçekleştirmekte zorlanırlar?

    Farkında olmadan herkes kendisinin değişmesi gerektiği halde neden başkalarını değiştirmeye çalışırlar?

    Bildiğiniz bir şeyi yapmak yeni bir şeyi yapmaktan neden kolaydır?

     Doğa Değişiyor ve Süreçler Devam Ediyor

    Doğaya baktığımızda sürekli bir değişimin olduğunu görüyoruz. Mevsimler değişiyor, gün geceye, gece güne dönüşüyor, yeni sürgünler ve çiçekler açılıyor, sonra yapraklar dökülüyor. Hava ise bazen sıcak, bazen soğuk, bazen karlı, bazen yağmurlu.  Dikkatli olarak bakıldığında bir çevrim sayılabilecek sistematik söz konusu. Yer küre uzayda yer değiştiriyor, her doğan gün bize aynı gelse bile. Su buhara, buhar kara, kar suya dönüşüyor.

    Zihinsel Sınırlar

    Değişimin hem davranışsal ve hem de zihinsel sınırlar açışından yapılması gerekliliği ortada. Ancak davranışsal değişimler yapılmaya çalışılırken, zihinsel sınırlar ötelenmediği için değişim gerçekleşmiyor. Ya da zihinsel sınırlar ötelendiği halde davranış olarak değişim sağlanamaması geçmişte yaşanan sorunların benzer ya da daha siddetli şekilde yaşanmasını sağlıyor, olabilir.

    Değişim olmadığı için sonrasında başlaması gereken gelişmek ve kaynakları zenginleştirmek süreci de başlamayacaktır. Bu ise farkında olmadan kişinin dış önermelere açık hale gelmesini sağlayacağı gibi, dış önermelerin kişinin hayatını yönetmeye başlaması daha sert sorunların yaşanmasını ortaya çıkaracak şartları da hazırlayacaktır.

     Acı Çekmek

    Acı çeken bir insanın farkında olmadan ama bilerek acı çekmeye devam etmesi mantıklı değildir ama kişinin seçimleri acı çekme yönünde olacaktır.  Kendisine acı veren sevgilisinden ayrılan ama kısa bir müddet sonra kendisine daha acı verecek kişiyi seçen kişi, yaptığı seçim sırasında acıyı yaşamak istemekte midir, acaba?

    Başarısız Olmak

    Okulda başarısız olan bir öğrenci başarılı olmak istese de, deliler gibi ders çalışsa da sınavda soruları okuduğunda hiçbirşey bilmez bir duruma düşüyor ve soruları cevaplamıyorsa bu farkında olmadan kendi istediği bir şey midir?

    Borsa’da oynayan ama para kaybeden, kazanmak isteyen ama para kaybetmeye devam eden bir kişi farkında olmadan para kaybetmek istemekte midir, acaba?

    Mantıksız Çalışan Zihin

    Yukarıda anlatılanlar mantıksız görünse bile farkında olmadan değişime direnci göstermekte ve bunun direncin kırılması gerekmektedir. Bu direncin bir başkası tarafından kırılması da bir fayda sağlamayacak ve başarıya ulaştığı sonuçlar kişiyi dış önermelere açık hale getirecek, bir müddet sonra eski sistematik yine çalışmaya başlayacaktır.

    Bunun nasıl yapılabileceği konusunda detaylı bilgileri burada anlatabilmek pek mümkün değil. Farkında olmadan sonuçlanan değişime direncin hangi tecrübe ve hangi duyguların etkisi ile ortaya çıktığını bulmak ve bunların zihinsel süreçler açısından değiştirilmesi gerekmektedir.

    Kişisel, kurumsal seminerlerde ve Zihinsel Detoks progranlarımızda bu süreçler detaylı şekilde ve bilgi olarak aktarılmakta ve “istenen sonuç” gerçekleşebilmekte, hem zihinsel ve hem de davranışsal süreçlerdeki engellerin neler olduğu gösterilebilmektedir.

    Stratejiler

    Ancak bu konuda birkaç strateji örneği ipucu olarak verilebilir.

    “Düşmemek için yükselmemek”

    “Terkedilmemek için terketmek”

    “Kaybetmemek için kazanmamak”

    “Acı çekmemek için acı çekmek” ve daha çok fazlası,

    Bu stratejilerden herhangi biri sizde de farkında olmadan işliyor ve benzer şekilde sonuçlanıyorsa, bizi aramanız gerekebilir. Zira bunu yaratan nedenler farkında olmadan değişime direncin oluşmasını da sağlamakta ve kişinin hayatında benzer acılı sonuçlar her içerikte gerçekleşebilmektedir.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

    İlgili Linkler:

     

     

  • Gülmenin Anatomisi

    gülmekGülmenin Anatoisi ve NLP

    İnsanlar neden gülerler ve gülmek neden rahatlatır? Açıklanması gereken önemli soru bu. Yazıda bu sorunun cevabını bulabilirsiniz. Her fırsat bulduğunuzda gülmeniz dileği ile.

     

  • Kİşisel Tarih ve Zihinsel Detoks

    Kişisel Tarih© ve NLP

    Hepimizin bir kişisel tarihi var. Doğumdan itibaren yaşadıklarımı kaydediliyor ve bugünden sonra yaşayarak Kişisel Tarihimize kaydedilecek. Kişisel tarih hem bugünü hem de geleceği belirliyor. Ancak yaşadıklarımızın hayatımızı nasıl etkilediğini bilemiyoruz, bilsek bile farkedemiyoruz. Çoğu şeyi farkında olmadan bilerek yapmaya devam ederken, benzer çevrimler hiç istemediğimiz halde tekrarlanıyor.

    Tarih Yazmak Tarih Yapmak

    Bazı insanların kişisel tarihi sadece kendilerini ilgilendirirken, bazı insanlar kişisel tarihlerinde yaşananlardan dolayı tarihi etkileyebiliyorlar ve tarih yazıyorlar,  sonra da tarih oluyorlar. Daha sonra da diğer insanlar bu tarihi okuyorlar. Resmi tarih ve gerçekler daha sonra birbirine karışıyor. Ne olduğu pek bilemiyoruz. Tarih yapanlar gerçekten kendilerini iyi hissediyorlar mı? bunu pek bilmiyoruz. Eksiklerini tamamlayabiliyorlar mı? bunları da bilmiyoruz.

    Resmi Kişisel Tarih

    Kendi Resmi Kişisel Tarihimiz ile gerçekten yaşadıklarımız arasında bağlantıların kopması bizi kendimizden uzaklaştıracaktır. Hatırladıklarımız ve hatırlamadıklarımızı veya üzerini örttüklerimiz ve derinlere gömdüklerimiz. Bunlar hatırlanmasa bile duyguları her an derinlerden yüzeye taşınabilir. Birden kendimizi kötü hissetmemiz bu yüzden olabilir.

    Yaşadıklarınızı bir gözden geçirin. Gözlerinizi kapatıp sakin bir yere oturduktan sonra kendinizi bırakın. Görüntüler gözünüzün önünden geçsin.
    Yavaşca ve düşünün neler yaşadıklarınızı, sırayla ya da sırasız. Aklınıza gelsin, yüzeye taşınsın. Gerçekleri değiştirmeden, neler geliyor gözünüzün önüne,görüntüler, sesler, kokular ve tad olarak neler geliyor?

    Yaşananlar

    Şiddet, taciz, aşağılanma, korkutulmak, aşırı sevgi veya sevgisizlik, yalnız bırakıldığınız veya ağladığınız durumlar, ağzınıza biber sürülmesi veya zorla yemek yedirilme,sindirilme ve benzeri olaylar yaşadınız mı? Sevdiğiniz bir şeyi kaybetmek, sevilmemek, istenmeyen olduğunuzu hissetmek, sevdiğiniz insanların vefatı. Bunlar ve diğerleri hayatınızı düşündüğünüzden çok daha fazla şekilde etkileyecek ve hayatınızı bu duygular farkında olmadan yönetecektir.

    Burada farkedilmesi gereken bir nokta ise zeki olan kişilerin yaşanan olaylardan daha fazla etkilenmesi mümkün. Algı seviyesi yükselen ve bağlantı kurma ve çağrışım hızı fazla olan kişilerde olayların duygusal etkilerinin daha fazla olduğunu görüyoruz. Bu yüzden zeki olan çocukların korunması ve zeki olan kişilerin kendisini daha fazla koruması yerinde olacaktır.

    Duygular ve Hissedilenler

    Kendi kişisel tarihinizi gözden geçirin. Yaşadıklarınızı önemli veya önemsiz demeden hatırlamaya çalışın. Zaten hatırlıyorsunuz ama hatırladığınızı farketmiyorsunuz. Bu duygularhiç beklenmedik anlarda ve zamanlarda birden ortaya çıkabilir.

    Duygular ortaya çıktığında ise kişi nedenini bilmediği, korkuya, hüzne veya yalnızlığa gömülebilir veya ağlayabilir. Yaşananların etkisi ile ortaya çıkan stratejilerin değişmememesi durumunda kişi ne yaparsa yapsın istediği değişimi gerçekleştirmekte zorlanacaktır.

    Kişisel tarihinizin bu anlamda gözden geçirilmesi ve oluşan stratejilerin farkedilmesi ise değişim için önemli bir adım sayılmalıdır.

    Zihinsel Detoks

    Değişim ve kaynaklarınıza uygun hedeflere ulaşabilmeniz için öncelikle kaynaklarınıza ulaşabilmeniz gerekir. Kaynaklarınıza ulaşabilmek için önemli noktalardan biri zihnizin temiz olmasıdır. Bu ise zihinsel Detoks programına katılmanızla mnümkün olabilmektedir. NLP bilgileri ve NLP Teknikleri kullanılarak, beynimizin nasıl çalıştığı bağlantıların nasıl kurulduğu ve farkında olmadan oluşan stratejileirn nasıl oluştuğuna dair aktarılan bilgiler, kişinin kendi hayatını yönetmesi sonucunu ortaya kolaylıkla çıkarabilmektedir.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

    İlgili Linkler:

     

  • NLP ve Aşk

    Beni hayata bağlayan tek şey işe olan aşkımdırNLP ve Aşk

    Linguistik açıdan bakıldığında aşk kelimesi bir nominalizasyon. Herkes  zihninde farklı bir sonuç ortaya çıkaracaktır . Etimolojik açıdn bakıldığında ise sarılmak, sarmaşmak, dolanmak anlamında bir kelime olduğunu görebiliriz.

    Beklentisizce sunulan ve istenen sevgi diyebileceğimiz aşk, zihinsel süreçlerde de önemli bir etkiye sahiptir. Aşık olan kişi başka bir şey düşünemez hale gelir. Sadece sevdiği ne ise, onu düşünür onu konuşur ve onunla olmak ister. Bazen cinselliği içerebilidği gibi, cinselliğin hiç hissedilmediği durumlarda bile aşk ortaya çıkabilir.

    Aşk bir insana duyulabileceği gibi, doğaya, bir futbol takımına, tanrıya ve daha bir çok şeye karşı da hissedilebilir. Kimi paraya, kimi güce, kimi insanları yönetmeye, bir başkası ise tarihte iz bırakmaya aşık olabilir. Sanata, spora, şiire duyulan aşklar bile olabilir.

    Kişi aşık olduğu durumdan veya kişiden başka bir şey düşünemez hale gelecektir. Böylece aşık olduğu şey dışında bir dünyanın var olduğu aklına bile gelmeye cek, başka hiçbir şeyin önemi kalmayacaktır. Sadece o vardır, onun dünyasında, ve onun her anında.

    Steve Jobs Stanford konuşmasında " Beni hayata bağlayan tek şey işe olan aşkımdır" demişti. Çok başarılı oldu, dünyayı değiştirdi ama kendisinde varolan sorunları farkedemedi. Steve Jobs Stanford Konuşması Hazin Öyküsü (NLP Yorumu)

    NLP Teknikleri ve Bilgileri

    NLP teknikleri açısından bakıldığında ise durum biraz daha farklılık gösterebilir. Zira bir kişinin böyle bir aşk yaşayabilmesi için, kendinde kimlik seviyesinde değersizlik hissedip, bu değersizliği aşkı ile doldurmak istemesidir. Bunun tbii ki yanlış olduğunu söyleyebilmek mümkün değil. Ancak herhengi bir şey kişiden önemli hale geliyorsa sorun yaşaması da kaçınılmaz olacaktır.

    Değersizliği yaratan nedenlerin bulunması ile aşk sevgiye, eğer karşılık buluyorsa karşılıklı sevgiye dönüşebildiğinde, kişiyi bağımlılıktan kurtardığı gibi, kaynaklarını kullanmasını da sağlayacaktır. Hayat karanlık olmaktan aydınlıa geçecektir.

    Bu anlamda aşk kendi sorunlarından kısa veya uzun bir müddet kaçmayı sağlayabilir ancak zamanı geldiğinde bu durumun nereden kaynaklandığı ile yüzleşecektir. O zaman ise çok geç olabilir ve keşke demek bir yetmeyecektir.

    NLP ve Değişim Mesajı

    Gözünüz ondan başka şey göremez hale gelmişse, sürekli aynı şeyleri düşünüyorsanız, değişim mesajı size ulaşmış demektir. Bu değişim mesajını alıp önce kendinizi, sonrada insanları, en sonunda size mutluluk veren ve sizin mutlu edebileceğiniz, insanı, bulmanız ve onunla iyi hissettiğiniz duygularınızı sevgi ile paylaşmanız yararlı olabilir.

    Değişim nesajı geldiğinde, kendi kararlarınız ile değişmeye başlamanız dileğiyle.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

    İlgili Linkler 

     

  • NLP Teknikleri ve Değişim

    Cengiz Eren NLPNLP ve Değişim

    Hayatın yaşarken her an değişiyoruz farkında olmadan. Ancak kişinin kendi kararları ile gerçekleşmeyen değişim istenen sonucu ortaya çıkarmıyor.

    Çoğu insan yaptıklarını ve bildiklerini yapmaya devam ediyor. Değişime de direniyor. Bu yüzden kişisel hayatta olduğu gibi toplumsal hayatta da değişim kriz olmadığı zamanlarda değişemiyor.İnsanlar kriz yaşadıklarında karar alabilir duruma geliyor ama normal zamanlarda karar veremiyorsa, mutlaka bir nedeni vardı

    NLP Teknikleri ve NLP Bilgileri

    NLP Teknikleri ve NLP bilgileri ile sizi farkında olmadan engelleyen stratejilerin neler olduğunu bulabilmek mümkün. Bu stratejilerin farkında olmak önemli bir aşama sayılabilir. Bu yaşanan tecrübelerin gözden geçirilmesi mümkün olabilir. Ancak bugün uzman olduğunu söyleyen kişiler Zihinsel Detoks konusunda bilgileri olmadığı için, hem zaman ve hem de maddi kayıplara yol açıyorlar. Daha da önemlisi çözülmeyen sorunlar, sorundan kurtulmak isteyen kişinin gözünde biraz daha büyüyor ve çaresizleşiyor.

    Değişim stratejilerde olduğu kadar yaşanan tecrübelerin duygusal etkilerinin değiştirilmesini de gerektiriyor. Çoğu kişi “ayrışmış” olarak yaşadığı için, yaşanan tecrübeleri başkası yaşamış gibi hissedebilir. Tıpkı kredi kartından “ayrışmış” olarak harcama yaptıktan sonra, kredi kartının özeti eline ulaştığında kendisinin ödemesi gerektiğini anladığı gibi. Sonra da kredi üzerine kredi alıp, konunun daha da çözülmez hale geldiğini görecektir.

    NLP konusunda aktarılan bilgiler, karar süreçlerinin başlamasını sağlamalı, tavır ve eda ortaya çıkarmalı ve aynı zamanda kişinin kendi hayatını kendi kararları ile yönetmeye başlamasını sağlamalıdır.

    Sorunlarını çözmek isteyen kişiler, yaşadıkları sorunarın bir değişim mesajı olduğunu anladıklarında, gerçek anlamda doğru bir yola girmiş olacaklardır.

    Zihinsel Detoks Programı

    ki önemli nokta ise: Zihin temiz olmadan ne öğrenirseniz öğrenin, bir işe yaramadığını kısa veya uzun bir süre sonra görebilir, aynı sorunların daha büyüğünü yaşamaya devam edebilirsiniz.

    İkinci önemli nokta ise, tedavi için doktora, değişim için bizde gidiniz.

    Tabii karar sizin. Hem NLP bilgilerini ve hem NLP tekniklerini Zihinsel Detoks çatısı altında öğrendiğinizde, değişimin çok kolay olduğunu görebilirsiniz.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

     

  • Öyle Sevdim ki Seni film yorumu

    • oyle-sevdim-ki-seni-filmi-Öyle Sevdim ki Seni Film Yorumu

    • Yönetmen: Orhan Tekeoğlu Yapımcı: Nurdan Tümbek Tekeoğlu

    Öyle Sevdim ki Seni filmin Sn. Nurdan Tümbek Tekeoğlu'nun daveti ile gittiğim galada seyrettim. Bir dönemin, yakın geçmişte yaşanan ve paralel dramlara ait dönemin bir kesiti olmuş.

    Aile ve insan ilişkileri, kadına bakış ve Trabzon şehri, Karadeniz'in doğası ve parçalanan aileler ve kalpler.

    Filmin oyuncu kalitesi gerçekten çok iyi. Birçok duyguyu seyircilere aktarabildiler. Kandırılma, koruma, aşk ve aldatılma duyguları senaryoya uygun olarak aktarılmış.

    Bir dönem Karadeniz'deki aile yapısını paramparça eden Nataşa sorununu anlatıyor. İyi karakterler var, pragmatik karakterler, bilge karakterler var filmde.

    Kayahan Yıldızoğlu'nun oyunculuğu gerçekten parlıyor. Türk sinemasında karakter oyuncusu olarak en uzun süre yer alan isimlerden. yaşlılık döneminde de performansından bir şey kaybetmemiş durumde.

    Filmde en beğendiğim sahne Matruşka sahnesi idi ve orası sanki hayattan çok doğan bir an olarak göründü. Herkesin içinde o matruşkalardan, gizlediği söyleyemediği, hatta kendisi ile paylaşamadığı yaşanan tecrübeler.

    Senaryo'nun tek eksiği politik bir duruş sergileyememesi diyebiliriz. Zira duble yolların yapılmaya başladığı dönem gibi görünse HES'ler için hallaç pamuğu gibi atılan güzelim doğayı da görüyoruz, arka planda. Senaryoya bu ilave edilebilir ve o zamanda bu güne bakılarak HES sorununa parmak basılabilirdi.

    Küçük şehir insanın yaşadıkları, dükkanlara ve evlere hapsolmuş zihinler ve doğa içinde yaşayan aileler. Karadeniz doğasının güzelliği de filmde iyi aktarılmış seyirciye.

    Filmin sorunlarından biri de çok sayıda sponsorunun olması. Bu belki de sinemada yeni bir dönemin habercisi. Bundan sonra gizli reklam yerine açıkça ifade edilen sponsorluklar il filmlerin finanse edilmesi söz konusu. Bu konuda Sn. Nurdan tekeoğlu'nun çok başarılı olduğunu söyleyebilir. Bugüne kadar üzerine aldığı her işi başarıli olarak yöneten Nurdan Tümbek, öğretim üyeliği ile gösterdiği öenmli değişime bu film ile yeni ilaveler yapıyor.

    Sahneler arasında bir de Kurtlar Vadisinde görülebilecek bir sahne var ve bu Karadeniz insanının dalgalı ruh halini ve silahı eline almayı sevdiğini de gösteriyor.

    Bir zamanlar İpek yolu'nun en önemli liman kenti olan Trabzon artık eskisi gibi değil. Senarist-Yönetmen Orhan Tekeoğlu konuşmasında bunu vurgulamaya çalıştı. Daha önçok sayıda Kültürün imbiklendiği Trabzon, bugün eskisi gibi değil. Orhan Tekeoğlu "birkaç yüzyıl öncesinin Trabzonunu hayal ediyorum" derken geçmişteki çok kültürlülüğe olan özlemini de vurguluyordu.

    Ancak bütün bunlara rağmen güçlü oyuncu kadrosu ile filmin seyredilmesi gerektiği düşünüyorum. Yönetmenin yeni çekeceği filmlerin kendisini ustalık dönemine doğru ilerleteceğini düşünüyorum.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

    İlgili Linkler:

     

     

     

     

  • Panik Atak Benzeri durumlar

    Panik Atak'tan kurtulmak

    Panik Atak  ve NLP Teknikleri

    Panik atak adını duyduğunuzda panik atak yaşıyorsanız farklı, panik atak yaşamıyorsanız farklı düşüneceksiniz. Düşündükleriniz ise farkında olmadan yaşadığınız süreçlerin veya yönetemediğiniz durumlarla karşı karşıya kalmanızla ilgi

     

  • Sindirella veya Sindirilmiş Çocuklar

    Sindirilmiş Çocuklar Çocuklar ve Şİddet Sindirelle

    Yayınlanan iki haber sindirilmiş çocukların başına neler gelebileceğini çok acı şekilde gösterdi. Sindirella masalından yola çıkılarak hazırlanan yazı, çocuklara hayır demesini öğretmeyenlerin yaşadıkları ağır sonuçların neler olduğunu da gösteriyor. Kendinize baktığınızda siz sindiren misiniz? yoksa sindirilen misiniz? Yoksa sürekli olarak sindirmeyi, sindirilmeyi yaşıyor olabilir misiniz? Bazen bir aslan, bazen bir kuzu gibi olarak? Karar tabii ki sizin.

     

  • Tenis Topları

    tenissever tenis haberleşme grubuTenis Sporu ve  Tenis Topları

    Tenis topu deyip geçmeyin, onun da hissettikleri olsaydı neler düşünürdü, dersiniz? Kauçuk sıcakta eritildikten sonra bir levha haline getirilir. 

     

  • Yatılı Okumak ve Yatılı Olmak Kavramı Üzerine Yazı

    Yatılı Kalmak Kavramı Yatılı Okul Hayatı

    Yatılı okulun insan hayatında önemli bir yeri olduğunu, Deniz Seki ile ilgili olarak Ayşe Arman’a verdiğim röportajda ifade etmiştim. Özellikle çok küçük yaşlarda yatılı okula verilen çocukların hayatlarında önemli yeri olduğu bir gerçek.


    Yatılı okula teslim edilen çocuk ne yapar? Evinde annesi ve babası ile otururken, kendine ait bir şeyleri varken, birden bir yatağın üzerinde, çelik dolapların ranzaların olduğu büyük bir salonda ayaklarını sallayarak oturup sonrasında olacakları düşünmeye başlar. Tek başınadır. Akşam karanlığı yavaş yavaş çökmek üzeredir. Yatakhaneye başkaları da gelip yatak seçmektedirler. Eylül akşamı olduğu için serin, yataklar kullanılmadığı için nemlidir. Ve çocuk ilk kez derin yalnızlığın ne olduğunu kavramaktadır, ve tabii ki korkmaktadır.

    Aile Evinden Ayrılış ve Okula Teslim

    Okulun bir gün sonra başlayacak olması ne kadar heyecanlı ise, geçirilen ilk gece o kadar uykusuz korkuludur. Sabah olur ve okul başlar. Sonra günler ardı ardına geçer, dostluklar arkadaşlıklar gelişir. Arkadaş grupları oluşur. Sevenler vardır, sevmeyenler vardır, sevilenler vardır, sevilmeyenler de. Arkadaşları arasında sivrilmiş ve onları yönetir hale gelmiş ise bu gelecekteki hayatı için de kaynaktır. Sadece bir gruba dahil ise hayatta da bir gruba dahil olarak hayatına devam edecektir. Okul dışındaki dünya çok da düşünülmemeye başlar.

    BBG evine kapatılan yarışmacıların 3 gün sonra dışarıda bir hayat olduğunu unuttukları gibi, yatılı öğrenciler için de okul ve yatakhane ve arkadaşlar dışında bir hayatın varlığı arasıra hatırlanır. O da dışarı birkaç saatliğine çıkıldığında veya evci olarak eve gidildiğinde. Eve gidildiğinde ise yatılı okul alışma süreci tamamlandığında okul özlenmeye başlanır. Aileden aile düzeninden kopmanın da sonuçlandığını gösterir bu durum.

    Aileden kopmanın belirli bir zaman sonra ve kişinin kendi isteği ile olması ile, küçük yaşta bu kopmanın yaşanması arasında tabii ki dağlar kadar fark olsa gerektir. Ancak buna alışmak kolay değildir. Değişim olur ama bu farkında olmadan değişime direnç yaratan bir değişimdir de. Küçük bir çocuğun neden yatılı okula gönderildiği de dikkatli olarak incelenmesi gerekir. Maddi zorluklar, gönderilmek istenen okulun yatılı olma zorunluluğu, kazanılan sınav, evde aile fertleri arasındaki çatışmalar ve bunun gibi bir çok neden olabilir.

    Bianet sitesinde yazan Şadiye Dönümcü hanımın yazdıklarını şöyle bir inceleyelim.

    http://www.bianet.org/biamag/biamag/120470-biraz-ben-cokca-biz-biraz-ozlem-cokca-keyif

    Şadiye Dönümcü ve Bianet

    “10-11 yaşlarındaki bir çocuğun 1300 kişilik bir okulda kendini yalnız hissetmesi gerekirdi belki ama ilkokulda aynı sınıfta okuduğum iki arkadaşımla birlikte olmak bana güç vermiş olmalı.

    O yaştaki bir çocuğun ders çalışma, ödev yapma, öz bakımını yapma sorumluluğunu yerine getirmesi elbette kolay değildi. Bir madeni dolabı iki arkadaşımla daha paylaşmak, yatağımı-dolabı düzenli tutmak, çamaşırlarımı yıkamak, harçlığımı idareli kullanmak, 53 kişilik bir yatakhanede uyumak, sabah 6'da uyan(dırıl)mak, uykun olmadığı halde gece 10'da yatmak, yemekhanede kuyruğa girmek, sevmediğin yemekleri -başka şansın olmadığı için- tüketmek, alışkın olmadığın yemekleri tüketmek, şekeri kendinden menkul çayımtrak su eşliğinde Amerikan yardımı peynirli, gül reçelli-sana yağlı kahvaltıya talim etmek, bir kitabı 2-3 kişiyle ortak kullanmak, canın istemediği halde etütlerde zorla ders çalışmak bile keyifliydi. Kahvaltıda çorba çıktığında kantinin yolunu tutardık.

    İdarenin sigara konusundaki faşizan baskıyı alt eder, neredeyse tümümüz sigara içerdik. 6 yıllık yatılı okulluluk yaşamıma ilişkin olarak hatırladığım olumsuz iki şey var. Biri ; "yüksek yüksek tepelere" türküsünü söyleyen Mako sayesinde koca yatakhanede cem'an ağlamamız, diğeri de lojmanlarda gelen sucuk, patates ve sebze kızartması kokuları. Yatılı okulun bana kazandırdığı en kötü alışkanlık; lokmaları çiğnemeden yutmak yani hızlı yemek.

    Çünkü insan her yaşta ana kuzusu. 11 yaşlarındaki bir çocuğun kendiyle, ailesizliğiyle, 'tek başına'lığıyla mücadele etmesi, verilen çok yönlü desteğe rağmen hayatını idame ettirebilmesi elbette çok kolay değildi.

    Çünkü yatılı okul: disiplin demek. gönüllü - bazen de- gönülsüz girilen hapisane demek. Yuva sıcaklığından uzak olmak demek. Bir sürü güzellikten, alışkanlıktan yoksun olmak demek. "

    Yukarıda yazılanlara bakıldığında yazıda genel olarak anlatılanlar dışında bir eksik var gibi görünmektedir. Yalnızlık duygusu Sevgi eksikliği. Bu sevgi eksikliği de öğretmenler tarafından karşılanmaya çalışılacaktır. Tabii ki yatılı okumak insan yararlı olabilir. Tek başına kalmayı, kendi sorunlarını çözmeyi, karar vermeyi, risk almayı, otorite ile çatışmayı ve otoriteyi bir şekilde açmayı sağlayabilir de, daha fazlası ile yönetilmeyi de kolaylaştıracaktır.

    Aslında gerçekten incelenmesi gereken küçük yaşta yatılı okuyan çocukların büyüdüklerinde hayatları nasıl etkileniyor? Gerçekten incelenmesi gereken bu olsa gerek. Ya okul sonrasında yaptıkları bir işte de yatılı kalmaya devam ediyor ve değişime direniyorlarsa? Sahnede yatılı olanlar, gazetede yatılı olanlar, köşede yatılı olanlar, televizyonda yatılı olanlar, çalıştığı fabrikada yatılı olanlar, yönettikleri şirkette yatılı olanlar, kıtasında yatılı olanlar, karakolunda yatılı olanlar, ideolojisinde yatılı olanlar kimler acaba? Bunlar üzerinde araştırma yapıldığında çok ama sayıda örnek bulunabileceğine eminim.

    Citizen Kane Yurttaş Kabe Orson Welles ve Charles Foster Kane

    Bu konuda en önemli örnek olarak Yurttaş Kane filminin anlattıkları incelenebilir. Çok uzun yıllar önce çevrilmesine rağmen, hem teknik ve hem aktarım biçimi olarak devrim yapmıştır sinema dünyasında. Hala dünyada çevrilen en iyi ilk on film arasında yer almaktadır. Bir vakıf tarafından çok küçük yaşta evinden koparılan Charles Foster Kane daha sonra inanılmaz şeyler yapar. Eğitimini bitirdikten sonra geçtiği vakfın başında 24.000 tirajlı gazeteyi 600.000’e çıkarır, başkan adayı olur. Tabloid gazetesi sansasyon üzerine sansasyon yaratır. Ancak seçkin karısını şarkıcı bir kadınla aldatır ve yine gazetelerde yayınlanan bu haber yüzünden adaylıktan çekilmek zorunda kalır. Seçkin karısı onu terk ettiği için, bu şarkıcı ile evlenir, ona opera binası yaptırır ve bu operada onu ünlendirmeye çalışır ama olmaz.. En sonunda da efsanevi Xanadu şatosunu yapar ve karısı ile birlikte yaşamaya başlar. Sonunda bu karısı daı onu terk eder. Filmde bir kar küresi ile ile oynarken Rosebud, der ve kar küresi elinden düşer ve ölür.

    Film Rosebud kelimesinin Kane için ne anlama geldiğinin araştırılmasıdır. Devasa Xanadu şatosunun depolarında binlerce sanat eseri satın alınmış ve depolanmıştır. İşçiler bu depodaki lüzumsuz eşyaları yakarken ocağa bir kızak atarlar. Kamera kızak üzerine yönelir ve kızak üzerinde Rosebud yazmaktadır. Bu kızak evden alınmadan önce karlı bir günde oynadığı kızaktır. Charles Foster Kane çocukluğunu aramakta ve oraya dönmek istemektedir. Filmin başında baba oğlu göndermek istemese de anne çocuğunu teslim eder ve yatılı okula gönderir.

    Bu filmde yatılı okuyanların çok başarılı olabileceğini, büyük işler yapabileceğini ancak sevgi boşluğu ve terkedilmişliğin hiçbir şekilde doldurulamayacağına dair bir bilgi de var . Bir başka önemli nokta da Rosebud’ın argo anlamının Orson Welles’in hayatını etkilediğidir. Filmde yayıncı Randolp Hearst’ün hayatı anlatılmaktadır. Rosebud ise eşinin cinsel organını çağrıştırması onun Hollywood’dan aforoz edilmesini sağlar. Böylece Orson Welles’in Hollywood hayatı bu film sonrasında engelli koşuya dönüşecektir. O da dünyaya gelmiş en önemli dahilerden (yatılı okuyan) Tesla gibi yalnız kalmıştır, sonunda.

    Bu hem filmde gerçekleşir ve hem de hayatında. Farkında olmadan film kaderi olmuştur, Orson Welles’in. Bugün bile seyredildiğinde hem görsel ve hem de anlatım olarak değerli bulunan Yurttaş Kane filmi bir başyapıt olma değerini korumaktadır ve yatılı bir insanın hayatını anlatması ile de konumuzla ilgilidir.

    Yatılı Olmak Kavramı

    Yatılı olmak sadece yatılı okulda okumayı anlatmak yerine bir kavram olarak değerlendirildiğinde daha doğru noktalara bizi ulaştırabilecektir. Kendi evi dışında uzun süre kalmak yatılı olmak sonucunu ortaya çıkarabilir. Bu anlamda okul olduğu gibi, askerlik yaparken geçirilen günler yatılı bir süreçtir. Hastanede uzun süre kalmak da aynı sonuçlara yol açabilir. Sürekli olarak sevgilisinin evinde kalan kişi de farkında olmadan yatılı sürece geçecektir. Lojmanlarda yaşayan ve arasıra da olsa başka lojmanlara yer değiştiren insanlarda yatılı sürece geçmektedirler. Gençliğinde öğretilen bir ideolojiye bağımlı kalınması da ideolojide yatılı kalma sürecine yol açabilir.

    Japon İş Kültürü

    Japon iş kültüründe de bir şirkette çalışan bir kişinin evinden uzakta çalışma zorunluluğu da yatılılık kültürü ile ilgilidir. Yatılı süreci yaşayan kişiler iş hayatında ve özel hayatlarında yatılı oldukları süreci devam ettirmekte ve sadece üzerinde çalıştıkları düşündükleri konu ne ise ona odaklanmaktadır. Düşündükleri veya çalıştıkları konu dışında başka hiçbirşey akıllarına gelmemekte ve düşünememektedirler. Bu ise değişimi ve değişim sürecini engelleyen paralel sürecin ta kendisidir. Sınırlar çok sert ve uzun süreli olarak kurulduğu için bu sınırlardan kurtulmak bazen silahla intihar, bir başka içerikte uyuşturucu kullanımı veya içki içerek kurtulacağını düşünerek bunları yapmaya başlayabilir ve bunlarda yeni ve daha sert sınırları oluşturabilir. Sanatçı, sahne dışında bir hayat olduğunu aklına getirmezken, köşe yazarı köşesinde yazdıkları dışında bir hayatı düşünememekte, televizyoncu “hayatımın sonuna kadar program”yapacağım şeklinde söylemleri ile, çalışan ise “mezara kadar” aynı hızda çalışmayı isteyerek kelimelendirebilmektedir.

    Bunlar zihinde oluşan değişime engelleyen sert sınırların göstergesi sayılabilir. Bu anlamda bazı cemaatlerin okulları ve kuran kurslarının küçük yaşlarda çocukları kabul etmesi net olarak anlaşılabilir. Ne kadar küçük yaşta yatılı okutur , aile ve  dış dünyadan kopartırsanız, kişinin zihninde oluşacak sınırlardan kurtulabilmesi mümkün olmayacak ve kendisine aktarılan ne ise ona bağımlı hale gelecektir. Zira bu sınırların hiç farkında olmayacak, olamayacaktır. Yabancı dilde eğitim yapan yatılı okullarla, ışık evler, askeri okullarda aslında aynı kategoride sayılmalıdır. Böylece kişi kendi isteğiyle yaptığını düşündüğü şeyler için programlanmıştır ve en önemlisi kolay yönetilir hale gelmiştir.

    Ergenekon ve Diğer Davalar

    Bu günkü toplumsal çatışmalara bakıldığında, çatışmaların yatılı okulda okuyanların iktidar savaşı olduğunu anlayabiliriz.

    Böylece, sadece kendisi gibi olanlarla iletişim kurmaya alışan kişilerin hayata çıktıklarında da kendi görüşünde olmayanlarla iletişim kuramayacakları anlaşılabilir. Böylece sınırlanan bilgi alma süreçleri kişinin gelişimini ve değişimini engelleyecek, kaynaklarının zenginleşmesini önleyecektir. Bilgi karşısında tavır alınmadığı ve yorumlanamaması da başka bir sorun sayılabilir. Kendi öğrendikleri doğru, diğer tarafın söyledikleri yanlış olarak kabul edilecektir.

    Bu anlamda yatılı olmak kavramı sadece yatılı okulda okumaktan çok öte bir anlamı da kavramaktadır. Eğer herhangi birkonuda yatılı hale gelmişseniz, yaratıcılık süreci de doğal olarak engellenecek, zihinsel sınırlar ötelenemeyecektir. Siz hangi konuda yatılı olmuş durumdasınız? Bunun üzerinde düşünmek daha farklı sonuçları ortaya çıkarabilir. Yatılı olmak yönetilmektir.

    Cengiz Eren
    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    Kozyatağı 9 Mart 2010

    Umarım Taraf Gazetesi Telesiyej yazarı bu yazıya ulaşabilir ve okuyabilir ve de kendisinin Taraf Gazetesi Telesiyej köşesinde yatılı olduğunu anlayabilir. Bir köşeye telesiyej adı vermek bile yaratıcılığı engelleyebilir. Zira telesiyej sadece iki nokta arasında gidip gelen bir yapıdan ibarettir. Can Dündar'ın köşesinin Ada olması onun adada tek başına kalmasını sağlamış olması gibi.

    http://www.erenlp.com

     

  • Zeynep Özyılmazel Değişim Süreci

    zeynep ozyılmazel, neco, caz, şarkıcı,nlp, değişimZeynep Özyılmazel Değişim Süreci

    Zeynep Özyılmazel'in değişim süreci devam ediyor.  Daha önce halkla ilişkiler yöneticiliğinden eğitimini aldığı fotoğrafçılığa geçen Zeynep Özyılmazel, şimdi de genlerinde varolan kaynaklardan birini daha kullanıyor. Ritz Carlton Blue Lounge'da perşembe geceleri caz söylüyor. Çok da güzel söylüyor.  Ben de kendisini dinlemiş olmaktan mutluyum.  Hem Formsante ve PazarVatan'daki röportajı okuyarak, kendisinin değişim süreci hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.


    Babam şarkıcı olmam için bana hiç destek vermedi!

    Vatan Gazetesi PazarVatan Röportaj

    Ayşe Brav

    Zeynep Özyılmazel ailenin en az görünen yüzü. Neco ve Oya Germen'in kızı ama o hep magazin basınından uzak yaşamış. Şimdilerde Bleu Lounge&Grill'de sahne alıyor. Gerçekten dinlemeniz lazım, harika bir gırtlak ve ses...

     Ailenin medya önünde olmayan tarafısın. O yüzden seni pek tanımıyor insanlar. Zeynep nasıl bir kızdır?

     İnsanın kendini tarif etmesi çok zor. Sakin bir tipim. Ama öyle değildim eskiden. Gittikçe olan bir şey. Ne kadar sakin olursam olanları o kadar iyi anlayıp, çözümleri daha iyi ayarlıyorum. Çok düzenliyim. Etrafım dağınık olunca kafam da dağılıyor. Planlı olmayı seviyorum ama çok uzun vadeli değil. Attığım her adımda bir sonrakine karar veriyorum. Ne kadar serinkanlı olursam hayatı daha iyi yaşayacağımı düşünüyorum.

     Seneler sonra müzik işi nereden çıktı?

    Senelerce kendime ve yeteneğime güvenmedim. Fotoğrafçılık yaparken her şey iyi gözüküyordu. Ama bir tatminsizlik vardı. Önce yaptığım her şeyi bıraktım. Ardından çocukluğuma döndüm hayal ettiklerime... Bunun cevabı müzikti. Şarkı söylemek istiyordum. Kendimi hayal edince sahnedeydim. Bir şeyleri tek başıma başaracağımı düşünemiyordum. Anne ve babamın yardımcı olmasını bekliyordum. Bunun için çok bekleyeceğimi anladım. Önce şan dersi almaya başladım. Onu alarak kendime güvenmeye başladım. Şarkı söyleyebildiğimi gördüm. Güven tecrübe ile geliyor. Sesim yerine oturunca sevdiğim şarkılar ile repertuar yapmaya başladım. Bleu Lounge&Grill'de program yapmaya başladım birden...

     Neden caz müziğini tercih ettin?

    Sevdiğim şarkılardan repertuar yaparken caz şarkıları ortaya çıktı. Kendimi caz şarkıcı olarak görmüyorum. Programım ağır caz şarkıları değil. Pop şarkılarını da caz haline sokuyoruz. Hangi türe eğilimim olduğunu düşünmüyorum, içimden geldiği gibi... Kendimi nasıl hissettiğim önemli. Ben bunu çok iş olarak görmüyorum. Şu anda sevdiğim şeyi yapıyorum.

     

    Bir kariyer için mi yoksa sevdiğin için mi?

     

    Çok iddialı olmayı sevmiyorum. Yaptığım işin en iyisini yapmayı amaçlıyorum. Beni mutlu edeceğini gördüm ve mutlu olmak için şarkı söylüyorum. Her sahneye çıkışımda bir evvelkinden daha iyi yapmak. Önüme yollar çıkıyor ve birini seçiyorum. Albüm yapmak için çıkmadım yola. İleriki günlerde öyle bir şey olur ki bir albüm projesi çıkar ortaya, yaparım. Ben sevecek miyim söylerken önemli.

    "Çocukluğum kulislerde geçti"

     Neco'nun kızı olma durumu seni ürküttü mü?

     Hayır. Babam Türkiye'nin en iyi seslerinden biridir. Küçüklüğümden beri kendisine hayranım. Onunla beni kıyaslayacaklarını sanmıyorum.

     Küçüklüğünde babanın ses sanatçısı olması seni etkiledi mi?

     Oradan geliyor zaten. Müzik dolu bir ev. Çok keyifli bir müzik bilgisi ile büyüdüm. Bir kızın babaya olan hayranlığı ve sahnede devleşen adam... Sürekli konserlerde ve kulisteydim. Bunlar benim alt yapım.

     "Popüler şarkıları söyleyemiyorum çünkü karakterimi yansıtmıyor"

    Müzik eğitimi almış mıydın?

    Sadece piyano eğitimi aldım. Annem ve babam tercih etmişler. Çaldım ve keyif almadım. Kendi halime bırakılsaydım bas gitar çalardım. Belki başlarım ders almaya.

     Ne planlıyorsun müzik ile ilgili?

    Perşembe akşamları Bleu Lounge'da sahneye çıkıyorum. Çok hoş davetler ve özel gecelere çağrılıp şarkı söylüyorum. Şu an da bir şey planlamıyorum. Hayat sürprizlerle dolu. Falanca yerde sahneye çıkmak isteyebilirsiniz ama bambaşka bir yer sizin için hayırlı olabilir. Para konusu da mesela çok göreceli bir şey.

     Popüler kültüre hitap eden bir iş yapmıyorsun. Zoru mu seçtin?

    Hayır hiç öyle düşünmedim. Tamamen kendimi ortaya koyuyorum aslında. Sevdiğim şeylerde karakterimi görebilirsiniz. Çok popüler şarkıları okuyamıyorum mesela. Daha zor mu yoksa kolay mı bilmiyorum. Konum o değil.

     Çok iyi bir sesin var. Nasıl bunca yıl farkına varamadın?

    Belki albüm çalışması olabilir, kendimi açık bırakıyorum o konuda. Sanatçı babanın kızıyım ama hiçbir desteklenmedim. Babam biliyor söylediğimi ve çok gurur duyuyor. Herhalde bu ortama girip incinip, üzülmemi istemedi. Küçük yaşta olabilirdi bu. Şimdi daha farklı bakıyorum. İş kadını olarak beni hep hayal etti. Öyle de oldum ama mutlu olmadım. Sahnede gülüyorum ve daha mutluyum.

     "Youtube'daki videomdan sonra sahne teklifi aldım"

    Medyatik olmamayı nasıl başardın?

    Hiçbir şey yapmadım bunun için. Hayatımın özel olarak kalması gerektiğini düşünüyorum. Kendimi anlatmak ve gösterme çabam olmadı hiçbir zaman. Kendimi gizleme çabam da hiçbir zaman olmadı. Bende bir sürü hata yaptım ama kimsenin haberi olmadı.

     Zeynep aynı zamanda çok güzelsin. Özel olarak spor ya da diyet yapıyor musun?

    Yürüyüş yapıp, spora gidiyorum. Biraz düzensizleşmeye başlayınca rahatsız oluyorum. Dönem dönem Taylan Kümeli'ye mutlaka danışıyorum. Zevklerimden ödün vermeden zayıf kalmayı başarıyorum.

    Niye özellikle Bleu Lounge'da sahne alıyorsun?

     İlk youtube'a videomu koyunca hemen buradan teklif geldi. Burada kendimi iyi hissettim ve çok sıcak karşıladılar beni. Çok güzel oluyor programlar. Masalar doluyor mesela... Dışarıdan gelenler, yabancı müşteriler çok ilgi gösteriyor. Dans ediyorlar ve çok eğleniyorlar. Güzel bakan ve alkışlayan seyirci görünce çok iyi oluyor.

     

    -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

    Formsante Dergisi Agustos 2008 Sayısı

     FUNDA ÇATAR - FOTOĞRAFLAR: AHMET GÜL

     NLP'den faydalandı

     Zeynep Özyılmazel 30 yaşında - Fotoğrafçı

     'Kariyerimi sıfırlayıp, her şeye yeniden başladım'

     Daha önce bir kez NLP seansına katılmış, bu yöntemden hiç hoşlanmamıştım. Çünkü, NLP beni değişime zorluyordu. Ben ise değişime hazır olmadığım için hep direniyordum. Ancak bazı sorunlarımı çözmekte güçlük çekince, bu kez, bir de Cengiz Eren'den NLP tekniğini öğrenmeye karar verdim. İlk başlarda değişim konusunda yine zorlanmama rağmen bu kez vazgeçmedim ve sonunda çok önemli gelişmeler kat ettim.

     Sorunlarımdan biri, istemediğim bir alan olan halka ilişkiler sektöründe çalışmamdı. Ben hiçbir zaman, "kariyerimi halkla ilişkiler üzerine yapmak istiyorum. Bana uygun olan şirketlere cv'mi alıp, gideyim" demedim. Önüme çıkan iş tekliflerini hep sorgulamadan kabul ettim. İşimde mutlu değildim, çünkü aslında gönlümde yatan meslek fotoğrafçılıktı. Her gün hiç istemediğim bir yere gitmek zorundaydım. Beynim de gitmemek için kendine bir sistem geliştiriyor; sürekli hasta oluyordum. Dolayısıyla 'ben istemediğim için gelmiyorum' demek yerine "hastayım, gelemiyorum" diyordum. Artık bir karar vermem gerekiyordu; ya işime devam edip mutsuz bir yaşam sürmeyi kabullenecek ya da riske girip fotoğrafçılık alanına adım atacaktım.

     Ancak karar verdiğiniz zaman değişim süreci başlıyor. Benim de değişime direncim olduğu için bir türlü karar aşamasına gelemiyor; bunun için de kendime pek çok makul nedenler sıralıyordum; sonuçta prestiji olan bir işim, çok iyi de müşterilerim vardı. Finansal açıdan da bir sorun yaşamıyordum. Eğer fotoğrafçı olmaya karar verirsem, iş hayatımda elde ettiğim pek çok şeyi bir anda silip, her şeye en baştan başlamam gerekecekti. Bir süre para kazanamayacak, fotoğrafçılık üzerine aldığım eğitimi tamamlayacak, pek çok şey öğrenmek zorunda kalacak, hatta bir fotoğrafçının yanında asistan olarak çalışıp, bu süreçte belki de çay kahve servisi bile yapmam gerekecekti. İşte bu değişim süreci beni çok korkutuyordu.

    Korkularımla baş edebiliyorum

    NLP sayesinde bu korkularımın üstesinden gelip, karar verebilmeyi öğrendim. Artık değişime hazırdım ve harekete geçebilirdim. Birkaç kez NLP seansı aldıktan sonra yaptığım ilk şey işimi bırakmak oldu. Bir yıldır hayatımı fotoğrafçılıktan kazanıyorum. Tabii ki bu mesleğin de kendine özgü zorlukları var; artık bir şirkete bağlı çalışmıyor, kendi işimi kendim kapmak zorunda kalıyorum. Bazen bir ay çok iyi işler alıp, ertesi ay hiçbir şey yapamayabiliyorum. Dolayısıyla kendimi finansal anlamda da çok iyi yönetmem gerekiyor.

    Ancak, her şeye rağmen, sevdiğim bir işi yaptığım için çok mutluyum. Bendeki önemli değişikliklerden biri de, uzun süre acı çekmeden karar verebiliyor olmam. Eskiden, herhangi bir konuda terslik yaşadığımda, ancak uzun süre acı çektikten sonra, 'karar vermem' gerektiğini fark ediyordum. Oysa şimdi acının geldiğini hissettiğim an, 'Bir yerde hata var, şimdi değişiklik yapmak lazım' diyorum.

     Böylelikle, gereksiz yere acı çekmiyorum. Bir başka sorunum da, hangi yönde karar vermem gerektiğini genellikle hep başkalarına bırakmamdı. Dolayısıyla, çevremde sürekli olarak benimle ilgili kararlar verecek insanlara ihtiyaç duyuyordum. Bu kez de hayatımı onlar yönetmeye başlıyordu. Böyle olunca da, aramızda çatışmalar çıkıyor, zaman zaman iletişimimiz bozuluyordu. NLP seansları sırasında gördüm ki hayatımı aslında ben yönetmiyormuşum. Bu teknik sayesinde her şeyden önce hayatımı kendim yönetebilir hale geldim.

    Cengiz Eren

    NLP Uzmanı ve Eğitmeni

    http://www.erenlp.com

    Zeynep Özyılmazel bugün Türkiye'nin en önemli vokallerinden biri.  Sadece sesiile değil, çektiği fotoğraflar ve yazdığı yazılarla da kaynaklarının ne kadar zengin olduğunu gösteriyor. Kendisine bu güzel röportajlar için teşekkür ediyoruz.

     

TOP