|
Hangi anne ve baba çocuğunun bir
dahi olmasını istemez? Bir anne olarak bugün 5 yaşında olan kızımın
zekasını nasıl geliştirebileceğimi, beyninin sınırlarını nasıl genişletebileceğimi,
algılarını nasıl açacağımın formülünü henüz daha 6 aylıkken NLP yönteminde
buldum.
Gebeklik döneminde mama sandalyesinde yemek kaşığıyla mücadele ederken
ben ona bilgiyi ‘rüşvet’ olarak sundum. Ağzını açmadığında ‘bu kaşığı
yersen sana gezegenlerin isimlerini’ öğreteceğim diyordum. Çok şanslı
bir anne olduğumu söylemeliyim. Çünkü bu bilgi teklifini kızım hiç geri
çevirmedi. Ağzımdan çıkacak her sözcük karşılığında o da maması için
ağzını açtı.
Onun varlığını ilk hissettiğimde her anne gibi önce sağlıklı bir bebek
olmasını istedim. Her ultrason muayenesinden sonra fiziksel sağlığının
yerinde olduğunu görmek beni rahatlatmıştı. Sonra kafamda ikinci bir endişe
filizlenmeye başladı. Acaba zekası normal olacak mıydı? Ya da normal
insanlar gibi görme, işitme ve konuşma duyuları tam olarak çalışacak mıydı?
Doğana kadar bu sorulara net yanıt vermenin ve beklemenin çok güç olduğunu
söylemeliyim. Kucağıma verildiği ilk dakikadan itibaren onu yakın takibe
aldım. Seslere tepki verip vermediğini, gözlerini açıp açmadığını
kontrol altında tutarken, ağlama sesi bile bana bir kemanın melodisi kadar güzel
geldi. Nehir bugün 5 yaşında. ‘Kuzguna yavrusu güzel görünür’ atasözü
her anne-babanın çocuklarına bakışını anlatır.
NLP EK KÜLFET DEĞİL
Bana göre kızım Nehir, hem duygusal hem de akıl zekası oldukça yüksek bir
çocuk. Aslında onu 6 aylıktan itibaren belirli bir programla büyüttüğümü
söylemeliyim. Henüz Nehir doğmadan tanıştığım NLP yönteminin çocuklara
nasıl uygulanabileceğini bana NLP uzmanı Cengiz Eren öğretti. Ben de
‘Acaba gerçekten işe yarar mı?’ sorusuyla uygulama kararı almıştım.
Sonuçta ne bana ek bir külfet ne de kızıma bir zararı olacaktı.
Bugün ortaya çıkan tabloda NLP’nin büyük katkısı olduğunu düşünüyorum.
Bana göre tüm çocuklar dahi doğar. Ama sonraki yaşamlarında aldıkları ya
da alamadıkları bilgiler onların dehasını etkiliyor.
Kızım doğduğunda onun kısa zamanda dünyanın tüm renkleri ile tanışmasını
istiyordum. Karnımdayken kitap okuduğum kızıma henüz birkaç aylık iken
gazeteci anne olarak gazete okuyorum, televizyon haberlerini sanki anlarmışcasına
izah ediyordum.
HER BİRİ FARKLI ÇOCUK
Çocukların birer yarış atı gibi o sınavdan bu sınava koşturulduğu bu acımasız
dönemde her anne babanın ortak sorusu ‘Çocuğumun zekasını nasıl geliştirebilirim?’
üzerinedir.
Bir çocuğun zekası gelişebilir mi, yetenekleri zenginleştirilebilir mi?’
sorusuna uzmanlar rahatlıkla ‘evet’ yanıtını verebiliyorlar. Son birkaç
yılda kullanım alanı genişleyen NLP (Neuro Linguistic Programming - Kişisel
Değişim Modeli) yöntemi 0-18 ay arasındaki bebeklerin beyinlerinin geliştirilip,
zenginleştirilebilmesine katkı sağlıyor.
Türkiye’de doğumdan itibaren 40 gün boyunca bebeğin sokağa çıkartılmaması
gibi bir gelenek var. NLP uzmanlarına göre bu son derece yanlış. Zaten artık
bu gelenek özellikle büyükşehirlerde çocuklar sık sık hastaneye götürüldüğü
için uygulanmıyor. Uzmanlara göre bebeği doğumdan hemen sonra dışarı çıkartmak
gerekiyor. Dış dünya ile bağlantısı ne kadar erken kurulursa çocuk o
kadar farklı oluyor. Bu ayrıntı bile şehir çocukları ile köy çocukları
arasındaki gelişme farkını ortaya koyuyor.
Formüller, harfler, rakamlar
Odasına asacağınız matematik formülleri, rakamlar ve harflerin
bilinçsizce de olsa bebeğinizin beynine kaydolacağını unutmayın.
Outletleri tercih edin
Büyüklerimiz ‘Çocuğun yediği helal, giydiği haram’ derler. Anne
olanlar bu sözün doğruluğunu defalarca teyit etmişlerdir. Özellikle 0-12
aylık dönemde çocuklar o kadar hızlı büyürler ki siz bile şaşarsınız.
Çocuğunuz 1 aylıkken aldığınız 3 aylık giysilerin içine sığmadığını
gördüğünüzde şaşırmayın. Her zaman 3 hatta 6 aylık büyük beden
giysileri tercih edin. Özellikle bu dönemde ünlü markaların ouetletleri
sizin kurtarıcınız olacaktır. Outletler sizi, çocuğunuzun yalnızca bir ay
giyeceği giysiye astronomik rakamlar ödemenizin önüne geçer. Zeynep,
Chicco, Kanz, Mothercare, Mexx’in outlet mağazaları bulunuyor. Önümüzdeki
günlerde bu mağazalardan hangi ürünü daha ucuza alacağınız konusunda
sizi yönlendireceğim.
NOT DEFTERİ
Cevizi unutmayın
Çocuğunuzun beyin gelişiminin tam ve hızlı olmasını istiyorsanız. 6
aylıktan itibaren haftada üç gün kahvaltısına ceviz eklemeyi unutmayın.
Cevizi iyice ezerek, peynir, bal, süt, bisküvi karışımının içine karıştırın.
Açıkta satılan ceviz yerine kırılmamış cevizi tercih edin. Haftada üç gün
ceviz mucizesini ilerki yaşlarda göreceksiniz.
Neler yapmak gerekiyor
Ev yaşamında tek düzelikten kurtulun. 10-15 günde bir hem bebeğinizin
odasının hem de oturduğunuz salonun şeklini değiştirin.
Doğumdan itibaren göğsünüze değişik meyveleri sürerek, bebeğinizin
koku alma duyusunu geliştirin. Sonraki dönemlerde baharat, deniz, orman gibi
doğal kokular ile deterjan, çamaşır suyu kokularını tanıtın.
İlk günden itibaren dışarı çıkarın. Resim sergilerine götürün,
vitrinleri gezdirin. Hayvanat bahçeleri ve lunaparklar renk çeşitliliği açısından
ilgisini çekecektir.
Piyanonun, kemanın sesini bir şarkının melodisinde değil, ayrı olarak
dinlemesini sağlayın. Makine sesini, sireni, kornayı fark etmesini sağlayın.
İngilizce, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca televizyon programlarını ve
kasetlerini dinletin.
Çocuğunuzun odasında, gardırobunun kapaklarına, karyolasına, kısacası
görebileceği her yere farklı renklerde kağıtlara matematik, fizik ve kimya
da kullanılan formülleri yazıp, asın.
Bebeğinizin yüz hareketlerini tekrarlayın.
Mümkün olduğu kadar bebeğinizi güldürün. Dokunarak gülüyorsa, bir
başka duyu ile bunları kaydedin. Sesinizle gülüyorsa, vücudunun herhangi
bir yerine dokunarak belirli noktalara kayıt yapın.
Mümkün olduğu kadar fazla nesneye dokundurun, dokunurken isimlerini söyleyin.
Bu kadife gibi yumuşak, bu demir gibi sert gibi sözlerle dokunma duyusunu sözlerinizle
pekiştirin.
Her gün düzenli olarak görmediği yerlerde dolaştırın. Gittiğiniz
yerde sesleri, kokuları ve manzarayı görmesini sağlayın.
Bebeğinizi belirli ritimlerde hareket ettirin. Sonra bu ritimlerdeki tempoyu
değiştirin.
Bebeğinize masal anlatın.
Odasına harfler, şekiller, formüller, rakamlar, başka alfabelerden
harfler, resimler asın. Çocuk farkında olmadan bunları kaydeder.
Kendisi öğrenene kadar gramer veya başka şekilde düzeltme yapmayın.
Bebeğinizle birlikte nefes alıp vermek, kalbinizin çalışmasını
onunkine göre ayarlamak bebeğinizi rahatlatacaktır. Hırçınlaştığında
kucağınıza alın ve nefes sayınızı azaltıp onun size uyum sağlamasını
bekleyin.
Öğretmenin en kesin kuralı ‘öğret, tekrar et, taktir et’ şeklindedir.
|