|
|
|
Ana Sayfa | NLP Braingineering | Seminerler | NLP Practitioner | Cengiz Eren | S.S.Sorular | NLP Soruları | Yazı Oku | E-mail |
|
|
|
Kişisel Gelişim Dergisi Kasım 2004 Sayısı
-Öncelikle Cengiz Eren’i tanımak istiyoruz. Ama bu tanıma didaktik
bir kısa özgeçmiş şeklinde değil de, eğitimcilik yönünüzün nasıl
geliştirdiğinizi, NLP eğitimlerine nasıl başladığınız, sizi bu noktaya
getiren olaylar, durumları kapsayan bir öykü olursa seviniriz. Öykü bir istasyonda başlar. Trenler bacalarından çıkan kara dumanların ve buharlı ıslıkların duyulduğu ve Seyhan nehri kıyısında bir istasyondur. Buharlı lokomotiflerin zorla çektiği vagonlar dizisi rayların üzerinden çeşitli tempolarda sesler çıkarır. Bu seslerin ritmi trendeyseniz sürekli, istasyondaysanız uzaktan gelirken artan ve istasyonu terkettikten sonra azalan bir güçtedir ses. İstasyonda durduğunda ise buharlı lokomotif, can sıkıntısına benzeyen sesler çıkarır. Lokomotif ve vagonlar yoksa istasyon sessizdir. Hareket yeniden trenin gelişi ile başlar ve hareketine kadar devam eder. Tıpkı okullarda ve fabrikalarda da benzer bir durum görülebilir. Başlama saatinde kalabalık bir hareket. Kapalı alanlara girildikten sonra sessizlik okulun veya fabrikanın bahçesini sarıverir. İçeride hangi duygular yaşanmaktadır, dışarıdan pek belli olmaz. Ama sevinçler ve üzüntüler duvarlar içinde yaşanır. Ve sonra duvarlar ve sınırlar zihinlerde de devam etmeye başlar. Doğada ise sınır yoktur. Dağlar ve ovalar vardır yalnızca. Dağlar volkanik hareketleri ve kırılmaların üst noktalarını ovalar ise çökmeleri gösterir. Dağ gibi olmak mı ova gibi olmak mı yoksa sadece olmak mı gerekli için insan için bu çözülmesi gereken sorudur her insanın beyninde. Öykü böyle. Ben eğitimci değilim. İndirim kelimesini ele alalım. İndirmek fiilinden türetilmiş bir kelimedir indirim. “İm” eki ilave edilerek ortaya çıkmıştır. Aşağıya doğru düşünü ifade etmektedir. Eğitim kelimesini ele alırsak “Eğmek” ve “itmek” fiillerinin birleşiminden oluşmuş gibi görünüyor. Eğitilen kişi eğilir ve itilir mi? Önce eğilmeye zorlanır ve sonra da itilerek bir yola sokulur. Ben ise bu içeriklerden çok uzaktayım. Sadece bilgi aktarıyorum. Bu bilgiler çok çeşitli içeriklerde ama temel olarak “içeriksiz modeli” aktarmakta kullanılıyor. NLP ile karşılaşmam tenis oynarken uzun yıllar önce oldu. Bu yöntemi kullanarak kazandığım sayısız turnuvadan sonra bunun daha detaylı öğrenilmesi gerektiğini görerek “NLP Meta Master Practitioner”, “Master Practitioner”, “NLP Trainer” eğitimlerini aldım. Yine Richard Bandler’den “Design Human Engineering”, “Persuasion Engineering” eğitimlerini alırken amacım artık NLP’yi öğrenmek değil, Bandler’in nasıl yaptığını öğrenmekti. Türkiye’de bir seminer alarak kendilerini NLP gurusu ilan eden kişilerin yukarıdaki tecrübelere dikkat etmesi gerekiyor. Tabii yukarıda anlatılan bilgilerin alınması da yeterli olmayacaktır doğal olarak. Alınan bu bilgilerin işlenmesi ve Türkçe kaynaklarla bütünleştirilmesinden sonradır ki, “NLP Yöntemi Türkiye’de 4 Saatte Kendinizi Değiştirin” kapak konusu olarak işlendi Tempo dergisinin Temmuz 1998 sayılarından birinde. Bundan sonra “4 Saatte Kendinizi Değiştirin” kitabı Tempo dergisi ile, İçerik Sizi Düşünmek kitabı Beyaz Yayınlarından 1999 yayınlandı. NLP okunmuş Yazılar kitabı ise 18 Eylül 2004’de piyasaya çıktı. Bu süreç devam edecek doğal olarak. O günlerden bu güne NLP çok konuşulur hale geldi. Şimdi ise herkes NLP uzmanı olmak istiyor. Bir de tabii olarak NLP’yi Türkiye’ye ben getirdim diyenler var. NLP’yi ben Türkiye’ye getirmedim ama Türkiye’nin gündemine yer almasını sağlayan biriyim, sadece. -
Cengiz Eren’i, Cengiz Eren yapan şey nedir? Beni ben yapan nedir? sorusu
benim de bu konu üzerinde düşünmemi sağladı. Böyle bir soru sorduğunuz için
teşekkür ederim. Çocukluğum sınırsız doğal ortamlarda geçti. Sadece dağlar tepeler ve ovalar vardı ufka baktığımda, bir de demiryolları. Okullarımdan hiçbirine servisle gitmedim ve o dönemlerde doğaya çok yakın yaşadım. Şimdi ise servisler çocukları paketliyorlar ve aynı kişilerle seyahat zorunluluğu ortaya çıkıyor. Bunlar farkında olmadan aktarılan sınırlar. Bir NLP uzmanı çocuklarını servisle okula gönderiyorsa, NLP konusundaki bilgilerini yeniden kontrol etmesi gerekiyor. Apartman yaşantısı ise benzer sınırları farklı seviyelerde ortaya çıkarıyor. Çamdan baktığınızda gökyüzü, diğer apartmanlarla sınırlanmış durumda. Çocukluktan itibaren kelimelerle oynardım ve çok eğlenirdim. NLP ile bunun ne anlama geldiğini öğrendim. Chomsky ile bu bilgiler desteklenince zihinsel süreçler açısından bütünleşme de sağlandı. Farkında olmadan bilerek yaptıklarımı, şimdi farkında olarak ve bilerek yapıyorum. Bir önceki soruya verilen cevap ile birleştirilince, beni ben yapan özellik kolayca görülebilir. Türkçe gibi çok esnek dili, semantik anlamları ile birlikte kullanabiliyorum. Bu herhalde herkesin kolaylıkla kabul edeceği bir sonuç olacaktır, bu yazıyı okuduktan sonra. - NLP ile ilgilenen, sorunlarına NLP ve diğer kişisel gelişim yöntemlerini kullanarak çözüm bulmaya çalışan Türk insanın profili hakkında ne düşünüyorsunuz? Türk insanının profili sağdan ve soldan değişebilir. Türk insanının kaynaklarının çok zengin olduğunu biliyorum. Bu kaynaklarını ise yeteri kadar kullanamadığı ise gördüğüm başka bir gerçek. Sorunlara çözüm bulmak için çeşitli yöntemler kullanan kişilerin sorunlarının çözülmemesi, onların daha da pasifleşmesini sağlıyor. Hele NLP practitioner eğitimi aldığını söyleyip kendisi için hala bir şey yapamayan kişileri gördüğümde sorunun ne kadar büyük olabileceğini görüyorum. Böylece dönüşüm diye adlandırdıkları geri dönüşüme dönüşüyor. Kişi takım, bilgi, konu, restoran, kulüp tutan kişilerin NLP konusunda yoğunlaşmaları, bu konularla ilgili içerikli bilgilerinde aktarılmasını sağlıyor ve bir müddet sonra kendilerini “kurtarıcı” gibi görmeye başlıyorlar. Çok çeşitli örneklerde gördüğümüz gibi “kurtarıcı olmayı düşünenler kurtarılmak zorunda kalabiliyorlar”. Bunu yaşayan yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda insanımız var. - NLP ile ilgili bir iddianız var mı? Benim NLP ile ilgili bir iddiam yok. Ancak Türk insanı ile ilgili iddiam açık. Türk insanının kaynakları çok zengin ama farkında değil. Zeka hızı çok yüksek ama farkında değil. Öğrendiği şey ise uzun yıllardır acı çekmek. Farkında olmadan acı çekmeye devam etmek istiyor. Zira Türk insanı ayağa kalktığında yerinde durabilmesi mümkün değil, hemen harekete geçiyor ve sınırları zorlamaya başlıyor. Ancak ikinci Viyana kuşatmasından sonra ortaya çıkan tavır değişikliği ve kendi içine kapanma süreci hala devam ediyor, olabilir mi? Osmanlı imparatorluğunun yıkılmasının başlangıcı sayılabilecek bu sonuç, Türk insanında tavır koyamamak şeklinde sonuçlanmış olabilir. Sorun yaşayan kişilere baktığımızda
“hayır” diyemeyen ve hayata karşı tavır koyamayan insanları görüyoruz.
NLP bilen bir kişi herhangi bir içerikte tavır koyamıyorsa yetersiz bilgi
ile donatılmış demektir. NLP ile yönetilmeyi kabul ettiğini de gösterir. -
Eleştirel bir bakış açısın sahip bir eğitimci olduğunuzu
biliyoruz. Daha çok eleştiren ve araştıran bir eğitimci…. NLP Trainer
olarak, bizim için, kendinizi eleştirebilir misiniz? Ben araştırıyorum,
inceliyorum, yazıyorum ve aktarıyorum. Kendimi eleştirebileceğim tek nokta
yazılı ve sözel bilgilerden bu kadar detaylı sonuçları çıkarmam olsa
gerek. Bu yüzden hem NLP ve hem de kişisel gelişim konusunda çalışan kişilerle,
iletişim hataları yapan “önemli” insanların tepkisini çektiğim söylenebilir.
Herhangi bir yazı içinden “cımbızlayarak” kişiye ait zihinsel yapıyı
çözebilmeyi sağlayan bilgilerim Okunmuş Yazılar kitabımda detaylı olarak
görülebilir. Önermelere açık hale gelerek ortaya çıkan ve sonra da kendi
hayatını yönetemeyen o kadar çok önemli insan var ki, yakın ve uzak çevremizde. -
Türkiye’de NLP’nin kişiler ve kurumlar tarafından kullanımı hakkında
ne düşünüyorsunuz? Suistimal edildiğini düşünüyor musunuz? Ben çok sayıda kuruluşa
seminer veriyorum. Bu seminerler sonunda yaptığım anketler sonuçların düşünüldüğünden
daha iyi olduğunu gösteriyor. Bilgi aktardığım kişi ve kuruluşlar
NLP’yi değil kaynaklarını kullanıyorlar. Zira seminerlerde yapılan
uygulamalarla NLP bilgileri davranışlara aktarılmış oluyor. Kaynaklarında
eksik var ise yeni öğrenme süreçleri ile yeni kaynakları kendilerine aktardıklarında
sorun kalmıyor. Aslında hiç sorun yoktu cümlesi de benim cümlelerimden
birisi. Suistimal edenler değil de NLP’yi aktardıklarını sanarak
anlatanlar var. Bu da istenen sonucu sağlamıyor. Sadece para kazanmak veya
kendi görüşlerini gizlemek için NLP konusuna girerek, eğitim vermeye çalışanlar
eğecek ve itecekler ama sonunda doğal seleksiyon, doğadaki hızı ile çalışacaktır. -
Eğer suistimal ediliyorsa bunun önüne nasıl geçilebilir, bir öneriniz
var mı? Bence bu konuda bir şey yapmaya
gerek yok. NLP semineri almak isteyen kişi ve kuruluşlar, semineri verecek kişinin
özgeçmişini incelesinler. Yazılarını, basında çıkan haberlerini
incelesinler ve daha sonra karar versinler. Zira piyasada Euro’cular, Nur’o’cular,
başarı’cılar, mükemmelliyetçiler, dönüşüm’cüler var. Genellikle bu
aktarımlar kendilerinde olan boşlukların nasıl doldurulduğuna ait bilgileri
içeriyor ve de istenen sonuç gerçekleşmiyor doğal olarak. Web siteleri
dikkatli olarak incelendiğinde farkın ne olduğu kolaylıkla farkedilebilir. -
Kişisel gelişimle ilgili taşlar yerine oturmadı ve bir karışıklık
yaşanıyor. Eğitim dünyasını
değerlendirebilir misiniz? NLP’yi öğrenmek ve deneyimlemek isteyenleri bu
karışıklıkta nasıl bir yol izleyecekleri konusunda aydınlatabilir misiniz? Kişisel gelişimde sadece şimdi değil uzun zamandan beri karışıklık yaşanıyordu. Bu konunun öncüleri kavramları ya doğru yaratamadılar ya da yanlış tercümeler söz konusu oldu. İçimizdeki çocuk kavramı yanlıştı. İçimizdeki trafik canavarına kadar ulaştı. Ben içimdeki çocuğu öldürmedim diyenler içindeki çocuğu öldürdüğünü düşünen insanların kendilerini katil gibi hissetmesini sağladılar farkında olmadan. Yenilmekten korkmuyoruz ama nefret ediyoruz cümlesini birilerinin eline vererek söyletenler ne yaptıklarının farkında değildiler. Aman etrafındakilerin duygularını
algılayın, empatik olun, önermeleri ile farkında olmadan tavır koymayı
engelleyen kişisel gelişimciler, çok sık kullandıkları metaforlar hangisi
ise onlara benzemeye başladılar doğal olarak. NLP bilgilerini davranışlarına
aktararak yaşadıkları dünyayı ve yaşadıkları dünyadaki her anı yönetmek
isteyen kişiler, aktarılacak bilgilerin içeriksiz olmasına dikkat etsinler,
sadece. İçinde reçete olan ve kişiye nasıl yapmasını değil de ne yapmasını
öneren seminerlerden ve kendisine ait stratejileri herkese aktarmaya çalışan
kişilerden uzak durulması gerekecektir. Bunun için seminere katılsalar bile
böyle durumlarla karşılaşıyorlarsa ve kendilerini iyi hissetmiyorlarsa
bilgi aktarımının kesilmesi için gerekli davranışı ortaya koymalıdırlar.
- Verdiğiniz eğitimlerden ve içeriklerinden bahseder misiniz? Kişisel ve kurumsal olarak verilen NLP seminerlerini kısaca anlatmak gerekirse; Kişisel Seminer 3-4 saatlik
bilgi aktarımını kapsamakta ve kişinin yaşadığı dünyayı yönetebilmesi
için araçlarını ve kaynaklarını
nasıl kullanması gerektiğini bilginin davranışlara aktarılması ile ortaya
çıkarmaktadır. Bu seminere herkes katılabilir. NLP for Top Managers Semineri
tepe yöneticileri ve stratejik karar veren kişilere yöneliktir. Yönetim,
motivasyon, karar ve iletişim stratejileri bilgileri ile kamuoyu önünde bilgi
aktarımı ile ilgili bilgileri aktarmaktadır. NLP Değişim ve İletişim
Semineri, Kendisini kendisi değiştirmek isteyen kişiler yöneliktir. Kurum için
her seviyeden çalışanlar bu seminere katılabilirler. Değişim ve önündeki
engeller, sınırların ötelenmesi, içsel ve kurumsal iletişimin faydalı
sevilere taşınması ve Türkçe kullanımı konusundaki bilgiler aktarılmakta
ve kaynakların kullanılması ve geleceğin planlanması da sağlanarak,
bilgilerin davranış seviyesinde hemen kullanılmaya başlaması sağlanmaktadır. NLP satış ve İkna Teknikleri
semineri satışçılara yöneliktir. Ürünle
ilgili bilgiler, bu bilgilerin doğru temsil sistemleri ile aktarılması, karar
süreçleri, karar noktası ve satışın kapatılması konusundaki NLP
bilgileri NLP teknikleri ile aktarılmaktadır. Bunun dışında NLP ile ÖSS
Kazan, Bebeğim Dahi Olacak seminerleri sponsor desteği ile verilen
seminerlerdir. Mustafa Kemal’in içsel stratejilerinin neler olduğu ve
kullandığı dil motiflerinin incelendiği Mustafa Kemal Modeli Semineri
isteyen kurumlara ücretsiz olarak verilmektedir. - NLP nedir, ne değildir karşılaştırması
yapabilir misiniz? NLP
nedir konusunda herkes birşeyler biliyor ve söylüyor. Bu sebepten ne değildir
sorusuna cevap vermek daha ilginç olabilir. NLP
Polyannacılık değildir. NLP
kendine ait inançları anlatmak değildir. NLP
bu bilgileri öğrendikten sonra ortaya tavır koyamamak değildir. NLP dış
dil kullanmak değildir. NLP
kendi görüşlerini gizlemek için kullanılacak bir şemsiye değildir. NLP
insandan daha önemli değildir. -
Değişime karşı tavrını değiştirmek isteyenlere önereceğiniz 11
anahtar ipucu var mı? Değişime karşı tavrını değiştirmek
isteyenler 11 yerine 1+1 öneri yapmak daha doğru olabilir. İçerik Sizi Düşünmek
kitabının başında şu yazar. Hepimizin Farketmeye , itiraz etmek için
bilmeye, hayır demek için kendimize güvenmeye ihtiyacı var.
Kaynaklarına uygun hedefler koyarak hayata karşı tavır koyabilmek, dış
önermelere hayır diyebilmek, o anda yeteri kadar gücü yoksa önermelere karşı
önerme üretebilmek. Bunun kadar önemlisi araçlar insandan önemli hale
gelmemeli. NLP’yi kendilerinden daha fazla önemseyenlerin kendilerine ve başkalarına
bir yararı olmayacaktır. Bu kişilere içeriksiz modelde bakıldığında
NLP’den önce de başka bir içeriği kendilerinden daha fazla önemsedikleri
kolaylıkla görülecektir. -
Eklemek istedikleriniz, bizim sormayı unuttuklarımız…. Son olarak şunu ekleyebilirim. Koçluk kavramı giderek daha fazla kullanılıyor. Bildiğimiz koç kelimesinden farklı bir kelime gibi geliyor bana bilgim olmasa da, bu konuda. Bu konuda derginiz bilgi yayınlarsa sevinirim. Ancak “koçum benim” cümlesinin ne anlama geldiğini iyi biliyorum. Bir de mentör var. Mentörler erkekler için kullanılıyorsa, dişi olanlarina womentör denebilir mi? Derginizde bana yer verdiğiniz için teşekkür ediyorum. Eleştiren ve araştıran bir uzman olduğuma dair görüşleriniz biraz daha doğrulanmıştır umarım. Ama bir de ürettiklerimi bilseniz.... Cengiz Eren http://www.erenlp.com 09 Kasım 2004 Kozyatağı |