|
Son günlerde
çok yoğun olarak yayınlanan Opet reklamı kurgu olarak
çok güzel görünüyor.
Çok etkili olduğu bile söylenebilir. Reklamda
kullanılan sözlerden “Sosyal Mesaj Vermeyi
Bırak” ve “Sana da Opet
koysunlar”, "Alırım Anahtarını", “Bunlar Reklam Kokan
sözler” “Arabanın hakkını ver,
hakkını”, “Gitt, Finish
him” mesajları oldukça önemli.
Reklam ise Opet Logosu ekranda görünürken
“Arabanın Hakkı” sözleri ile sonlanıyor.
Böylece Opet’ten alınan yakıtın bir hak olduğu ve bu
hakkın arabaya tanınması gerektiği vurgulanıyor.
Reklamda kullanılan iki araç var. Biri Corvette ve diğeri
ise Murat 124. Şerçe adı ile geçmişte yaygın
olarak kullanılan bu arabalardan artık çok az var. Ancak
yüzeyde güzel görünen ve insanları
etkileyecek bu reklamın zihnimizde yaratacağı sonuçlar
çok farklı olabilir.
Daha önceki kampanyasında Tarkan’ı kullanan Opet bu
konuda istediği sonuca ulaşamadı diye
düşünüyorum. Zira reklam sırasında Tarkan’ın
gündemdeki şarkısı “Lıkır Lıkır
içmeli “ olduğu için bu mesaj
benzini lıkır lıkır içen yüksek
güçteki arabaların Opet’e girmesini
sağlamış olabilir. Kampanya sonuçlarını firma ve reklam
ajansı takip etmişlerdir diye düşünüyorum.
Bu kampanya ise motor gücü düşük
arabaların Opet müşterisi olmaya yöneltilmesi
şeklinde algılanabilir.
Opet reklamında Cem Yılmaz üründen çok
daha önde yer alır durumda. Mike ve Peluş karakterleri iyi
düşünülmüş gibi
görünse de, ikisini de Cem Yılmaz’ın
oynaması bütçenin ana kısmını Cem
Yılmaz’a ödenen paranın oluşturuyor olmasından
kaynaklanan bir sonuç.
Reklama baktığımızda ise güçlü bir araba
olan Corvette ile modifiye edilmiş olsa da Murat 124 var. Gitt adı
verilen Murat 124 bu aracın kavgaya hazır olduğunu
düşündürüyor. Bir durum ortaya
çıktığında araba doğrudan ve otomatik olarak levyeyi
uzatıyor, şöföre. Bu mesaj da tehlikeli ama diğer
mesajların yanında çok önemli sayılmayabilir. Zira
zaten yolda ve kazada kavga etmek zaten
“normalleştirilmiş” durumda.
Reklamda yolda karşılaşan iki aracın şöförleri
arabalarını piste götürürler. Yeni nesil
düello başlamıştır. Kovboy filmlerinde düello sonunda
kovboylardan biri ölür ama burada yarış araba
anahtarına yapılmaktadır. İki aracı pistte
görürüz.. Yarış başlamadan önce
Mike Cem Opet’seçer. Levyeyi otomatik olarak
çıkaran araba yakıtı seçememektedir. Mİke burada
bayrak indirilmeden “Gitt Finish him”
cümlesini kullanır. “Finish him”
kelimesi “onu bitir” anlamındadır
ve burada him kelimesi şöförün bitirilmesi
anlamına gelmektedir ve bitirmek ise genellikle zihnimizde bir sonu
çağrıştırmaktadır. Bu mesaj da önemli sayılabilir.
Yarış başlar ve iki araba Formula pistinde hareket eder, Ancak
ikisinin de emniyet kemeri bağlı değildir. Daha önceki
karelerde de emniyet kemerinin bağlı olmaması senaryo yazarı Cem
Yılmaz’ın emniyet kemeri takmayı sevmediğine dair bir
mesajdır. Kask takılıp emniyet
kemeri takılmaması herhalde bir yaratıcılık örneği
olsa gerektir. Corvette’nin kadranı yarışta çok
yüksek hıza ulaşıldığını gösterir. Atılan bir spinle
Peluş arabadan iner ve yarışı “asfalt ağladı”
cümleleri ile bitirir ve kazanmış
görünmektedir. Ancak ileri baktığında geldiği
yönde duran kişileri ve langırt oynanmaktır ve Mike yarışı
çoktan bitirmiş ve langırt oynamaya başlamıştır. Buradan Cem
Yılmaz’ın langırt oyununu çok sevdiğini
anlayabiliriz. Anahtarına yapılan yarışta Peluş yarışı kaybetmiştir. “
Arabanın hakkını ver” cümlesi de bu sırada
duyulur.
Birkaç yüz bin YT’lik yarış sona ermiştir
ve araba kaybedilmiştir. Bir sonraki sahnede ise Gitt
şoförsüz olarak Peluş’u taşımakta ve
“Seni Maslak Opet'te bıraksam olur mu” cümlelerini
söylemektedir. “Arabanın Hakkı” mesajından
sonra söylenen bu cümle Maslak Opet’in en
önemli benzin istasyonu olduğunu vurgulamaktadır. Aynı zamanda
ise Mike’in Gitt’i gönderdiğini ve
kendisinin de oradan Corvette’ye binmesi de
kaçınılmazdır. Oradaki güçlü
arabalardan biri seçilmiş ve Gitt Peluş’la
gönderilmiştir. Cem Yılmaz yeniden kendi arabasına binmiştir
de diyebiliriz.
Sonuçlara Bakıldığında:
1. Murat 124 Corvette’e karşı yarışı kazanmıştır. Güçsüz
Güçlüye galip gelmektedir.
Farkında olmadan beynimize aktarılan bu düşünce
sayesinde güçlü arabaları
güçsüz arabaların Opet yakıtı ile
geçebileceği mesajı alınmaktadır. Böylece
arabasının motoru güçsüz olan
gençler, güçlü olduğunu
düşündükleri arabalarla yarışa
girebileceklerdir. Bu reklamdan sonra çevre yollarının
Formula pistine döneceği söylenebilir.
Özellikle trafiğin azaldığı gecenin geç
saatlerinde.
2. Böylece yapılacak aşırı sürat gençlerin
ve kişilerin kaza yapmasını kolaylaştıracak ve reklamdaki
süratlere ulaşıldığında kazalar çoğunlukla
ölümle sonuçlanabilecektir. Gidiş gelişin
ayrı olduğu çevre yollarında bu yarışlar daha çok
görülebilecektir. Çevre yolu olan
şehirlerden geçerken bu açıdan daha dikkatli
olunması gereği ortaya çıkmaktadır.
3. “Arabanın hakkını ver “mesajı
bir anlamda Opet Fullforce ürünü olarak
algılanırken, diğer taraftan “arabanın
gücünü tam olarak kullanın”
çağrışımını da yapacak, bu da hızı normal de arttıran bir
başka etken olarak ortaya çıkacaktır.
,
4. Kampanyanın önceki bölümleri sempatik ve
sevecen iken burada saldırgan ve yarışçı bir tavır
seçilmesi –Opet’in tavrını
gösteriyorsa ki, zannetmiyorum- Opet’in
Kurumsal kimliğine de zarar verecektir.
5. Ayrıca yarışa başlamadan önce araca Gitt’e Opet
Fullforce konması, düğmeleri şoförün
seçmesi nedeniyle kurulabilecek bağlantılar, Opet’in
sadece özel durumlarda kullanılabileceği konusundaki
bir mesajdır ki, bu da Tarkan reklamında olduğu gibi
tüketicileri Opet’e normal durumlarda
yöneltmeyecektir. Gitt zaten başka ürünlerde
kullanmaktadır ve sadece bu yarış için Opet
seçilmektedir.
6. Bu reklam en çok Cem Yılmaz’ın işine
yarayacaktır. Bu senaryo kendisinin hazırladığı bir senaryo
ise (öyle olduğu öğrenildi) kendi
konusu ile ilgili içerikte geçilemeyeceğini
kamuoyuna aktarmaktadır. Bu anlamda reklam Opet’in
finanse ettiği Cem Yılmaz reklamı haline
dönüşmüştür. Formula
pistinde araba kullanmak için senaryo yazan kişi, sosyal
sorumluluğu düşünmemekte, reklam
ürün bağlantısını doğru kuramamakta, stand-up ile
reklamı birbirine karıştırmaktadır.
Ancak yukarıdaki sonuçlara bakıldığında Opet
ürünlerinin tüketiminde önemli bir
artış olmayacak, yollarda gençlerin kullandığı
araçlar hızlanacak, kazalar ve ölümler
ardı ardına gelebilecektir. Bu sonuçlar umarız yukarıda
yazılı olduğu gibi gerçekleşmez. .
Daha önce yazdığımız Futbol Federasyonun Lütfen
kampanyasının tümü ile yanlış olduğuna dair mesajımız
dikkate alınmamış ve tribün
terörünü arttıracağını söylediğimiz
Lütfen kampanyası devam ettiği için tribün
terörü artmış hatta stadlarda ölenler de
olmuştur (http://www.erenlp.com/futbollutfen.htm
) .
Cengiz Eren
http://www.erenlp.com
29 Mart 2006 Kozyatağı
|