|
|
|
Ana Sayfa | NLP Braingineering | Seminerler | NLP Practitioner | Cengiz Eren | S.S.Sorular | NLP Soruları | Yazı Oku | E-mail |
|
|
|
CEO Türkçeye giren yabancı kavramlardan bir tanesi..
Chief Executive Officer kelimelerinin kısaltılmış hali CEO. Hiyerarşik yapılanması
tamamlanmış kurumlarda genellikle yönetim kurulu içinde yer alan kişilerden
birine verilen bir unvan. Murahhas Aza ile benzerlikler taşıdığı da söylenebilir.
Executive kelimesi önemli. Execution kelimesinden geliyor ve Türkçe karşılığı
da “katliam”. Officer’in kullanılması ise kağıt ve raporlar üzerinden
karar verebilecek yetenekte olmasından kaynaklanıyor. Raporları okuyabilmek,
yorumlayabilmek ve en önemlisi raporlardaki boşlukları fark edebilmek gibi özellikler,
aranan vasıflar. Kurumlarda, hiyerarşik yapılanmasını tamamlamış ve “Corporate Governance”’a geçmiş kurumlarda bu unvana daha çok rastlıyoruz. Önceleri sermaye sahibi ve karar verici aynı kişi iken, şimdi sermaye sahibi görev yetkilerini yönetim kuruluna ve yönetim kurulu da yetkilerinin bir kısmını yönetim kurulunda da yer alan bir kişiye bırakabilmekte. İşte bu kişiye CEO deniyor. Kısa vadeli stratejik kararları verebilmek ve uzun vadeli strateji değişiklikleri için hazırlık yapmak da görevlerinden. Ne yapılmasından çok nereye doğru gidilmesine dair çerçeve kararlarını vermek ve kurum yapısının gelecekteki durumlara uyumlu hale getirilmesi, geleceği şekillendirilebilmeleri gibi kurumsal yapı adına çok önemli süreçleri başlatan kişi aynı zamanda. Kurumlarda iki önemli karar var yapılanması var,
dikkatli bakılırsa. Stratejik kararlar ve operasyonel kararlar. Stratejik
kararlar bir departman için verilebileceği bütün kurumu yıllarca
etkiyebilecek süreçlere ait başlangıç kararları. Stratejik kararda bilgi
alma süreçleri çok uzun. Zira kararın doğru verilebilmesi için zengin
bilgilere ihtiyaç ortaya çıkması da çok doğal. Kişisel açıdan bakıldığında
tatile çıkma kararı stratejik bir karardır. Operasyonel kararlar ise verilen stratejik kararların
nerede, nasıl, kim tarafından ve hangi zamanda uygulanması gerektiğine dair
uygulama planları ile ilgilidir. CEO ve üst yönetim tarafından alınan
stratejik kararlara ait tavrın belirlenmesinden sonra operasyonel kararlar alınarak
uygulama süreçleri başlatılır. Bir örnek vermek gerekirse Unilever
CEO’su ve yönetim kurulu “to getting dirty” kavramını ortaya attı.
Çünkü giysiler kirlenirse yıkanması gerekecek ve temizlenme yapılırken
Unilever ürünü deterjanlar kullanabilecektir. Bu kararda sonra ülkelerdeki
şirketler bu stratejik kararı uygulamaya başlamışlar ve Türkiye’de
“Kirlenmek Güzeldir” sloganı ile operasyona başlanmıştır.Yine kişisel
olarak tatile nasıl ve hangi yoldan gidileceği konusundaki karar operasyonel
karardır. Benzer şekilde Coca Cola büyük bir olasılıkla
evlerinden çıkan insanların daha fazla meşrubat tükettiğini
farkettiklerinden olsa gerek, insanların ev dışına çekilmesi gerektiğine
dair stratejik kararı vermişlerdir. Bu karardan sonra hazırlanan reklam
kampanyaları “Sokağa Çıksana, Hayat Sokakta” sloganı ile Türkiye’de
kullanılmaya başlanmıştır. İşte bu noktada CEO’ların yalnızlığı da başlamaktadır.
Operasyonel karar süreçlerine ait uygulama sonuçlarını detaylı olarak görebilen
orta kademe yöneticileri, hazırladıkları konsolide raporları üst yönetimlerine,
bölgesel şirketlerde bu sonuçları merkeze ve CEO’ya iletmektedirler.
Stratejik kararların sonuçları uzun zaman sonra ortaya çıkmaktadır. İşte
bu noktada CEO aldığı kararların sonuçlarını ait heyecanı sürekli
olarak yaşayabilecektir. Yönetim kurulu sermaye sahiplerine daha fazla kar aktarmayı
düşünürken CEO kurumsal yapının bu sonuçlara uygun olarak sürdürülmesini
ve şartlara uygun olarak yapısal değişimi de öngörecektir. Bu yazıda inceleyeceğimiz konu ise CEO’ların yalnızlığı.
CEO’lar genellikle üst katlarda otururlardı. Özellikle New York merkezli şirketlerde
en üstün bir alt katında otururlarken 11 Eylül’ün yaşanmasından sonra
alt katlara doğru harekete başladılar. Bu
kişiler kolaylıkla karar verebilen bir yapıda olmak zorunda olduklarından ve
kurum içinde ve dışında çok güçlü göründüklerinden kendilerine ulaşan
bilgiler içinde çoğunlukla çözülmesi gereken sorunlar ve kurumun kaynaklarını
çeşitli seviyelerde kullanmak için dışarıdan kendilerine ulaşan istekler
olmaktadır. Göreve başladıktan bir müddet sonra çevresindeki kişilerden
ulaşan bu isteklerden dolayı kendisini koruma altına alan CEO giderek yalnızlaşmaya
da başlamaktadır. Kendisine yaklaşan her kişinin kısa veya uzun dönemde
bir istekle karşısına çıkması durumu daha da zorlaştırmaktadır. Hayır
derse yalnızlığı artacak evet derse kendisini kötü hissedecektir. Hayırlar
arttıkça yalnızlık da artacaktır. Bir başka önemli nokta ise CEO görevine geldikten sonra
operasyonel süreçlerden uzaklaştığı için yeniden bu sürece başlaması
zor hatta imkansız hale gelmektedir. Hele CEO koltuğunun verdiği iktidar gücü
de, önce davranışlarını sonra da kişiliğini etkilemeye başlamışsa
sorun biraz daha artacaktır. Operasyonel süreçlerden her içerikte uzaklaşıldıkça
iş yapmaktan çok iş yaptırarak yönetmek gereği de kendiliğinden ortaya ve
operasyonel süreçlerde de farkında olunmayan tehlikeler yaşanacaktır. Bir örnek vermek gerekirse Gordion Düğümünün çözülemez
bir düğüm olduğu kimse çözemediği için düşünülmeye başlanmış
ancak Büyük İskender düğümü görünce çözmeye çalışmak yerine kılıcını
çekerek düğümü kesmiş ve sonuçta çözmüştür. Bu karar stratejik
karardır ve kararın verilme hızı İskender’e neden “Büyük” unvanının
verildiğini de göstermektedir. Anca böyle bir kararı hızlı verebilen İskender, çayı
geçerken attan düşmüş ve boğulmuştur. Bu ise kendisini operasyonel süreçte
koruyamadığını gösteren bir sonuç olarak algılanabilir. İlginç olan boğulduğu
çaya kendi adının verilmesi ve o yöredeki bir şehrin de kendi adını taşınmasıdır.
Büyük İskender operasyonel süreçlere ait kararları vermeyi ve kendisini
korumayı çok önceden bıraktığı için zarar görmüştür. İşte bu nokta
CEO’ler içinde önemlidir. CEO görevine başladıktan sonra ya hayat için
yer almaya devam etmeli ya da her içerikte korunmalı ortamlarda yaşamalıdır.
Alış veriş gibi, bankadan para çekmek gibi, mektup göndermek gibi, araba
kullanmak gibi, fiş priz tamiri, rezervasyon, tatil gibi ve buna benzer işlerden
kendisini tümü ile uzaklaştırmalıdır. Özel hayatındaki operasyonel süreçler
kendisine için tamamlanmış olarak gelmeli, kendisi sadece karara katılmalıdır. Zira kendisinin vereceği her karar kurumsal yapının büyüklüğüne
göre milyon dolarlar mertebesindedir. Bu açıdan zihinsel olarak temiz, algı
seviyesi yüksek, ortaya tavır koyabilen bir yapıda olması vereceği kararların
doğru olmasını sağlayacaktır. Kurumsal olarak geleceğin planlanmasında ve
en önemlisi geleceğin belirlenmesinde alınacak kararlar bu zihinsel sınırların
ötelenmesine bağlı olarak belirlenecektir. Sınırsız olarak hayal etmesi
gereken CEO bu hayallerinin uygulanabilmesi içinde varolan sınırları da gözlemlemelidir. CEO’lar güçlüdür ve iktidar sahibi olarak görülürler.
Bazıları sermaye sahibi aileden olsalar da, çoğu hem seçilmiş ve hem de
atanmış kişilerdir. Bu göreve gelebilmeleri için uzun yıllar elde
ettikleri tecrübelerin ve kaynakların olması da gereklidir. Stratejik
kararları doğru verebilmek zorunluluk olduğundan yaşadıkları tedirginlik
diğer insanlardan daha büyüktür. Sorun çözme konusunda net kararlar
verebilmesi ve bu kararları uygulayabilir olmalarından dolayı pek
sevilmezler. BU sebepten uluslar arası kuruluşlarda çalışan CEO’lar
o ülkede yetişen ikinci kuşak arasından seçilmeleri de bu yüzdendir.
Ofislerine gelen kişilerin çoğu sadece iş görüşmek amacı ile gelirler ve
kısa bir süre bu odada kalabilirler. Zira vakit onlar için çok da değerlidir. Yukarıda yazılı olanlardan dolayı CEO’lar yalnızdır. Hiyerarşik olarak organizasyonda yükselince yalnızlık da artmaya başlar. Piramidin en tepesinde kim varsa o en yalnız olacaktır, çevresinde fazla sayıda insan görünmesine rağmen. Yaşadıkları yalnızlıklara rağmen kaynaklarını en zengin olarak kullanan ve kendilerini yenileyebilen CEO’lar görevlerini uzun müddet yapmaya devam edeceklerdir. Diğerleri ise belirli bir süre sonunda sistem dışına itilirler. Bu noktada hayatlarının belki de en zor dönemlerini yaşarlar. Şimdi size sorulsa siz CEO olmak ister misiniz? Cevabınız ne olur? Evet cevabı veriyorsanız, kaynaklarınız zengin, bilgi alma süreçleriniz kendi kontrolünüzde, zekanız hızlı, kılıcınız keskin ve kararlarınız adil olsun. Cengiz Eren 17 Temmuz 2004 http://www.erenlp.com Kozyatağı |