|
Nilüfer KAS n.kas@hotmail.com
Bir ahtapot gibi kollarımla kızımı kavrıyorum.
Hata yapma
özgürlüğünü elinden
aldığımı biliyorum. Ama ne yapayım ben bir ahtapot kadınım ve ahtapot
kadının çocuğu olarak yaşamak gerçekten zor.
e zaman Nehir bir seçim yapsa ve ben o seçimi
onaylamasam
hemen kafasını karıştırıyorum. Yanlış yaptığımı biliyorum. Zaten o da
bundan şikáyetçi... Ama onun
gönlünü "Sen
daha küçüksün.
Büyüyene kadar annelerin
seçim konusunda destek olmaları normaldir" diye alıyorum.
Ama bu
huyumdan vazgeçmek zorundayım. Sorumluluğu,
kontrolü zaman
zaman Nehir’e bırakmam gerekiyor. Kendimi her an kollarıyla
avını
yakalamaya hazır ahtapotlara benzetiyorum. Aslında bu benzetmede NLP
uzmanı Cengiz Eren’in Milliyet Cumartesi ekinde
’ahtapot kadınlar’ üzerine
yazdığı yazı da etkili oldu.
Cengiz Eren, ahtapot kadınların özelliklerini
şöyle sıralıyordu: "Ahtapot kadınlar iyi bir eğitim almış veya
almamış olabilirler ama çevresi ile iletişimi diğerlerine
göre çok daha
güçlüdür. Kendi işinde, bir
kurumda çalışabilir veya ev kadını olarak hayatı
yönetebilirler. Eşi, çocukları veya dostları bir
sorun yaşadığında ahtapot kollar devreye girer. Sorunların kolaylıkla
çözülmesi ile bu kişiye duyulan hayranlık
biraz daha artacaktır. Ancak yakın çevresindeki insanlar
sorunlarını kendileri çözemedikleri için
hiçbir şey yapamaz hale gelebilirler. Kararlar ahtapot
kadına bırakılır veya onaylatılır, her an ve her yerde kontrol kabul
edilir. Çok izleyen, kontrol eden ve yorulan ahtapot kadın
her işi kendisinin yaptığını ifade etmeye başlayabilir bir
müddet sonra. İyi niyetle başlayan süreç
sonunda ailenin her ferdi için acı verir hale
dönüşecektir. Çevrenize bu gözle
bir bakın, sayılarının hiç de az olmadığını
göreceksiniz. Ya siz bir ahtapot kadın mısınız? Ya da bir
ahtapot kadın yönetiminde misiniz?"
Kontrolü ona bırakmıyorum
Bu yazıda en az üç dört
madde bana uyuyor. Sorun olduğunu fark ettiğim anda bir ahtapot gibi
kollarım harekete geçiyor. Koruyucu anne-babalık,
çocuğun bağımsızlık ve sorumluluk hissetmesini engelliyor.
Oysa çoğu kez çocuklarımıza iyi niyetle
yaklaştığımızı düşünerek onlar için her
şeyi yapmamız gerektiğine inanıyoruz. Yemeğinden giyimine, ev
ödevlerinden hobi ve arkadaş seçimlerine kadar,
çocuk adına her şeye karar veriyoruz.
Çünkü benim gibi ahtapot ebeveynlere
göre çocuklarımızın davranışları kendi anne
babalığımızın yeterliliğini yansıtıyor. Fakat çocuklarımızı
bütün sonuçlardan koruduğumuz
için onların öz güvenlerini ve
bağımsızlıklarını yok edebilme riskini göz ardı ediyoruz.
Bir taraftan kızımın iradeli olmasını isterken diğer taraftan buna
uygun davranmıyorum. Oysa irade eğitimi her yaşta olmalı. İrade
eğitiminde temel strateji, çocuğun tek başına verebileceği
temel bir takım kararları ona bırakmaktır. Yeni yılla birlikte bu
konuda net kararlar aldım. "Nereye gittiğini gerçekten bilen
insana, dünya kenara çekilir" cümlesini
buzdolabının kapağına asıp, ahtapot kollarımı gevşeteceğim.
Sorumluluk sahibi çocuklar için
bunları yapın,
Çocuğunuz sizinle işbirliği yapsa da yapmasa
da koşulsuz sevgi ve onay gösterin.
Çocuğunuzun size bağımlı olduğunu
düşünüyorsanız koruyucu tutumunuzu
değiştirin.
Sürekli sorumsuz davranan çocuklar anne babaları
tarafından sorumlu davranmalarına izin verilmeyen
çocuklardır.
Çocuğunuzun kendi davranışlarının sorumluluğunu almasına
fırsat verin.
Ev ile ilgili sorumlulukları çocuklarınız arasında
paylaştırırken adil olun.
Çocuğunuzun yaptığı yanlış seçimlerin (hayatını
tehlikeye atmadıkça) sonuçlarını yaşamasına izin
verin ki onlardan bazı dersler çıkarabilsin.
Çocuğunuza yardım edeyim derken, onun sorumluluğunun
gelişmesini engelleyebileceğinizi unutmayın.
Çocuğunuza uygun model oluşturun.
Çünkü sorumluluk kazandırmak istediğiniz
halde sizin sorumluluklarınızı yerine getirmemeniz onu olumsuz
etkileyecektir.
|